ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

ipucu ara
   
kantinsözlük
ilgili fotoğraflar
formasyon denemesi
ilgili gruplar
forumda yazılıp çizilenler
deneme
yorum ekle

 
*lokum*
 
denemek isteyenlere uyarı !

*lokum*    29 Eylül 2007 01:25

 
chi sj
 
korktum birden

chi sj    29 Eylül 2007 01:01

 
kahverengi
 
SEBEB-İ HAYATIM “MUTLULUK”…
Herkesin bir vakti var şu ömrü hayatında. Bu yüzden sayılı günleri güzel geçirmek amacımız. “Güzel” o kadar göreceli ve kapsamlı ki…
Benim sebeb-i hayatım “mutluluktur”.
Eğer genel olarak tatminkar ve mutlu bir insansanız inanın bu hayat her şeyiyle güzel geliyor size…Mutluluğa varmak için bilinçli bir arayış içinde olmak gerekir.Bunun ilk koşulu kendi içimizde güçlü , zengin ve renkli bir dünya yaratmaktır. Buna giden yollardan bir tanesi beş duyumuzu harekete geçirerek ,güzellikleri doya doya yaşayarak bir mutluluk iklimi yaratmaktır. Gerektiğinde sığınabilmek, tüm zamanlarda da hayatımızı kendimize özel kılmak için…
Beş duyumuzun hakkını vererek kullandığımızda yaşama sevinci ve yaşama bilincimizi geliştiriyor, yaşama kültürümüzün oluşmasına zemin hazırlıyoruz demektir.
En son ne zaman ayaklarınız yerden kesilircesine mutlu oldunuz? En son ne zaman doya doya, karnınız ağrıyana kadar güldünüz? Ya da bunun için çaba harcadınız?
Büyük ve daimi mutlulukları oluşturan küçük mutluluklardır. Onları yakalamamız için ihtiyacımız olan belki biraz çabadır.

“ Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın

Küçük mutluluklar;
Çıtır çıtır Kızılay simididir çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul
Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen

Kurumuş çamaşırlar belki bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Babanın hikayeleri annenin yemekleri
Tamir etiğin alet
Yeşil t-shirt’ ün yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı neler çektiğini bildiğin
Elini tutan minicik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk

Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar

Hoş gelenler
Hoş buldukların

Yalnız kalabilmek dilediğinde
Kavuşabilmek özlediğinde…”
………………………..
……………………….
Yalçın Ergin’in bu şiirinin gerisini ve milyonlarca mısrasını boş bırakıyorum. Kendi küçük mutluluklarınızı yazmanız ve bundan da küçücük mutluluk duymanız için!!!
Mutlu olmanın ilk koşulu onu aramaktır. Gerek içimizde gerek çevremizde.
-Daila Lama bir sözünde mutluluğa ulaşmanın, zihnin eğitilmesiyle başarılabileceğinden bahsediyor. Biraz düşünürseniz aynı kanıda olmamak elde değil çünkü ; tamamen insana bağlı bir duygudur mutluluk…
Etrafınıza bakın ve “GÖRÜN!” sizi hayrete düşürecek ve farkına varmadığınız mutlulukların farkına varacaksınız, belki küçük ama biliyorsunuz ki...
Belki de bazen cesur olmak kendi çapında dünyaya meydan okumaktır mutluluk.
İnsanları mutlu etmek çok kolaydır. Bir dokunuş doğru edilmiş birkaç söz…
Ya sizin mutluluklarınız? Üstün Dökmen’in dediği gibi,
“Kolidorlarda sabırsızca koşturmaktan ve kilometreleri saymaktan vazgeçin.
Dağlara tırmanın, daha çok dondurma yeyin, çıplak ayakla gezin, nehirlerde yüzün, gün batımını seyredin, daha çok gülün ve daha az ağlayın. Hayat yaşanmalıdır!!!
İstasyona çok geçmeden varacağız nasıl olsa…”
Tek arzum insanları mutlu görmek. Eğer bu arzunun gerçekleşmesi bizler ve tüm yaşam adına en iyisi olacaksa…


kahverengi    29 Eylül 2007 00:57



Yorum yazabilmek için siteye üye olman veya giriş yapman lazım.

ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008