| |
| |
Prof. Tarık Minkari, Mizah Zekânın Zekâtıdır adlı yeni kitabında 1950'lerdeki bir ameliyatı anlatıyor: - Bir adamı yatırdılar. Bileklerine kelepçeler taktılar, bacaklarını dizlerinin üstünden bağladılar. Sonra, Hasta hazır dediler. Ben de eldivenlerini giydim, karnını temizledim, ameliyat sahasına uyuşturucu ilacı yaptım ve sonra hocaya haber verdim. Hoca orta hattan kesiği yaptı, ben de ekartörü taktım, karaciğeri kenara çektim, böylece ameliyat sahasını açtım. Hoca elini karnının içine soktu, mideyi tuttu yukarı doğru çekti ve o sırada Bırak diye bağırdı. Hasta yanıt verdi: Sen bırak... Sen bırak, hayır sen bırak, bir kavgadır gidiyor. Bu arada ben ekartörü bıraktım. Hoca, Sana değil hastaya söylüyorum dedi. Meğer sağ kelepçe gevşek takılmış, bu nedenle hasta elini sıyırmış kurtarmış, sonra hocanın öyle münasebetsiz bir yerini tutmuş ki o sıktıkça hoca, Bırak diyor. Hoca, mideyi çektikçe, hasta da ona Bırak diyordu. Bu komediye son vermek için hastayı eterle uyutmak zorunda kaldık..
|
|
|