gruplar
 hocalar
 okullar
 üye/içerik arama 

 

Grup Arama, Aranan: Spor

 

 

Colin McRae

Colin McRae

Colin Steele McRae, MBE (5 Ağustos 1968, Lanark–15 Eylül 2007), İskoç asıllı Britanyalı ralli pilotu. Beş kez Britanya Ralli Şampiyonu Jimmy McRae'nin oğlu, profesyonel rallici Alistair McRae'nin abisidir. 1995'de Dünya Ralli Şampiyonası'nı kazanmış; 1996, 1997 ve 2001'de şampiyonluk için mücadele etmiş, 1998'de üçüncü olmuştur. Subaru takımının 1995, 1996 ve 1997 yıllarında; Citroën'in 2003'de üreticiler şampiyonasını kazanmasında önemli rol oynamıştır. Kraliçe II. Elizabeth tarafından 1996'da MBE (Member of the British Empire - İngiliz İmparatorluğu Mensubu) ünvanıyla ödüllendirilmiştir. McRae'nin 15 Eylül 2007'de saat 16.00 sonrasında 17. yüzyıldan kalma mansiyonunun yakınına düşen helikopterde öldüğü bir çok basın kuruluşunca rapor edilmiştir. Hayatı: McRae ralli kariyerine 1986'da kullandığı Talbot Sunbeam ile başladı. İskoç Ralli Şampiyonası'na düzenli olarak katılan McRae, hızı ve ilgi çekici sürüş tarzıyla ismini duyurdu. Sürüş stili, idolü olarak gördüğü ünlü Finlandiyalı ralli pilotu Ari Vatanen ile kıyaslanmasını sağladı. McRae kısa sürede önce bir Vauxhall Nova, daha sonra bir Ford Sierra XR 4x4 kullanmaya başladı. Dünya Ralli Şampiyonası'nda (WRC) ilk kez ortaya çıkması 1987 İsveç Rallisi'nde kullandığı Nova ile oldu. 1989'da ise aynı yerde kullandığı Sierra ile genel sıralamada 15.'liği elde etti. Daha sonra aynı yıl Yeni Zelanda Rallisi'ni arkadan itişli bir Sierra Cosworth ile genel klasmanda beşinci sırada bitirmeyi başardı. 1991'de Colin, Prodrive Subaru takımına İngiltere Ralli Şampiyonası için katıldı. 1991 ve 1992'de iki kez şampiyon oldu.
 


Kubilay Türkyılmaz

Kubilay Türkyılmaz

Gol atınca sevinmez, sadece scoreboard a bakıp kendi kendine söylenirdi. Galatasaray, Grasshoppers ve İsviçre milli takımı formasıyla unutulmaz maçlarda unutulmaz gollere imza atmıştır. Kornerden gol atmayı da bir aralar alışkanlık haline getirmiştir. İsviçreliler onu daha çok reklam filmlerinden tanısa da o futbolu futbol yapan, gönlümüzde taht kurmuş yerel bir efsanedir...
 


MAJJIT MUSSUSİ

MAJJIT MUSSUSİ

MUSSUSİİİ MUSSUSİİİ Arap MUSSUSİİİ Salla artık Sakarya'ya Kara sosiii... heyy.. Timsah yürüyüşünün babası Mussusiyi seven herkesi bekliyorum...
 


DENİZLİSPOR

DENİZLİSPOR

66da doğdu bu renkler taparcasına sevdi bu kalpler...
 


İstanbulspor

İstanbulspor

Forza İstanbulspor - Üniversiteli boğalar buraya!
 


Genclerbirligi

Genclerbirligi

Genclerbirligi taraftarları ve Genclerbirligini seven herkes icin :)
 


E S K R İ M

E S K R İ M

Çarpışma Biçimi Taraflar hakem denetiminde karşılaşırlar.Elektrikli aletler hakeme yardımcı olduğundan yalnızca bir hakem vardır. Karşılaşmada tek söz sahibi hakemdir. Karşılaşmayı başlatır , durdurur , hareketlern kurallara uygun olup olmadığına karar verir.Turnuvalarda ilk önce 5 sayılık grup maçları yapılır.Daha sonra 15 sayılık eleme maçlarına geçilir.Kuralların çiğnenmesi durumunda çeşitli cezalar verilir:ilk çiğnemede uyarı tekrarı durumunda rakip lehine puan yazılması , vuruşun geçersiz sayılması gibi.Daha ağır olarak erteleme , karşılaşmaya son verme ve ihraç cezalarıda verilebilir. Eskrimde hangi silah söz konusu olursa olsun , iyi bir oyuncu için en önemli ve güç nokta , oyun sırasında gerçek niyetini gizlemek ve aynı zamanda rakibinin niyetini sezerek ona göre bir oyun stili ortaya koymaktır.Teknik hazırlıkları ve fiziksel güçleri denk de olsa , eskrimciler o günkü formlarına , doğru tahminde bulunma yeteneklerine ve taktiklerini uygulama biçimlerine göre birbirlerinden ayrılırlar. Elektrikli sinyal düzeni flöre ve epede dürtüşün gerçekten yapılıp yapılmadığını gösteren bir düzendir. Şu parçalardan oluşur:Silahın ucundaki yaylı düğme , bu düğme dürtüş anında temasla lambanın yanmasını sağlar , silaha bağlı tel , bu tel silahın siperinden geçerek gardın iç kısmına kadar gelir , burada oyuncunun yeleğinin altından geçerek arkasından çıkar ve sarıcı makaraya bağlanmış tel ile birleşir( apere: pistin ucuna yerleştirilen sarıcı makara , aşağı yukarı 20 metre uzunlukta esnek tel taşıyan bir bobindir; bobin sağlam bir yay sayesinde , eskrimcinin hareketine göre teli sarıp boşaltarak telin uzalıp kısalmasını sağlar). Son olarak sarıcı makara bir bağlantı kablosuyla kontrol aletine bağlanır.Üzerinde lambalar bulunan kontrol aleti dürtüş anında elektrik akımının kapanmasıyla yanan lambalarla sayı alan oyuncuyu belirler. Bir Eskrim Müsabakası Bir eskrim müsabakası takım ya da ferdi - farklı yas guruplarında, flöre, epe ve kilic olmak üzere üç branşta ve erkek-bayan olmak üzere iki kategoride yapılır. Maçlar, 4,5,6,7 veya 8 kişiden oluşabilen ve içinde bu kişilerden her birinin gruptaki diğer bütün eskrimcilerle maç yapma imkanının olduğu ve pul adi verilen bir sisteme göre düzenlenir. Her eskrimci kendi pulundeki butun sporcularla maç yaptıktan sonra galibiyetleri, mağlubiyetleri,aldığı tuş sayısı ve yediği tuş sayısı yazılır. Sonra her eskrimcinin aldığı tuş sayısından yediği tuş sayısının çıkarılmasıyla elde edilen averajı hesaplanır ve eskrimciler averajlarına göre derecelendirilirler. Barajı asarak farklı pullerden gelen eskrimciler direk eliminasyon adi verilen bir sistemde tekrar karşılaşırlar. Bu sitemde eskrimciler pulden çıkış derecelerine göre eşleştirilirler.(En iyi dereceyle çıkan en kotu dereceyle çıkanla eşleştirilir). Maçı kaybeden elenir ve bu elemeler sonucunda birinci, ikinci , üçüncü belirlenir. Eskrim Nedir? Eskrim, epe, flöre ve kılıç olarak isimlendirilen, kesici ya da delici olmayan, birbirinden farklı üç silahla yapılan, belirlenmiş uluslararası kuralları olan, olimpik bir mücadele sporudur. Eskrim, • Fiziksel ve zihinsel özellikler önceliklerini en iyi şekilde kullanma imkanı veren, • Geniş tekniği ve inceliği olan, • Sinir sistemi üzerindeki düzenlemeyi sağlayan, • Görme ve elle dokunma hislerinin koordinasyonunu geliştiren, • Vücudun değişik yerlerine en geniş ölçüde uzanma ve gerilme imkânı veren, • Kasların çabuklukla harekete geçmesini, gerektiğinde tekrarlanmasını kolayca sağlamak bakımından çabukluğu geliştiren, • Fiziksel olduğu kadar zihinsel güçlerin ön planda olduğu, önemli ölçüde zekâ gerektiren bir spordur. Eskrim ;Savaşçı ama estetik iki ruhtan çıkan çekişmeli bir mücadele... Eskrim ;Geçmişin kahraman şövalyelerinden günümüz kent eskrimcilerine kalmış bir miras, hüznün ve heyecanın, gücün ve onurun sporu Eskrim ;Hayattır Eskrim Tarihçesi Kılıç ile yapılan ilk sporlara eski Hintliler parma , Yunanlılar perme derlerdi. Sözcük kuzey germen dilindeki skermen ya da scheirmen'den gelir.Başka bir germen kavimi olan iskandinavyalılar sözcüğe skermederler Sözcük latin kökenli dillere de escremie biçiminde girmiş , terim Türkler tarafındanda kılıç sporları anlamında kullanılmıştır. Çin'de İ.Ö. 2000 yıllarında bu sporun yapıldığı bilinir.Eskrim daha sonraları antik Yunan'da hoplomakhos denilen gladyatör öğretmenleri tarafından gymnasion denilen okullarda ders olarak verilirdi. Roma döneminde de eskrim çok tutulan bir spor ve savaş dalı oldu. Çağdaş eskrimin İspanya'da doğduğu ileri sürülür.Toledo kentinde sağlam ve zarif kılıçlar yapılmaya başlanmış , kesici kılıçların yerini ince , uzun , batıcı kılıçlar almıştı.Buna koşut olarak eskrimde de kaba güçten çok beceri , çeviklik ve bilgi önem kazandı.Spor , XVI. yy'da her ülkeden eskrim meraklılarının ustalıklarını arttırmak amacıyla geldikleri İtalya'da gelişti.Eskrimle ilgili ilk kuralları İtalyanlar koydular.Bu döneme eskrim spordan çok düello için başvurulan bir döğüşme aracıydı.1588-1608 yılları arasında yalnız Paris'te düellodan 8000 kişinin ölmesi tepkilere yol açtı.İtalyanlar'ın meçinden (epe) vazgeçilerek daha hafif ve kısa , içi çiçek biçiminde bir düğmeyle örtülü bir kılıç kullanılmaya başlandı.Bu yeni kılıca çiçek(fleur) sözcüğünden türetilen flöre adı Besnard tarafından verildi.Taraflar korumasız olduğundan hamleler son derece dikkatli yapılıyordu. Maske koruma yeleği ve eldiven XVIII. yy'ın sonlarında ortaya çıktı.Bu dönemin bir başka önemide La Boessiere , La Faugere , Gomard büyük ustalar tarafından karşılaşma kurallarının yeniden belirlenmesi oldu. Bazı süvari birliklerinde kullanılan kılıçta önemli bir gelişme görülmezken , epe düello silahı olarak geçerliliğini korudu. XX. yy'ın başlarında eskrim sporunun kuralları kesinleşti.Eskrim 1896'dan başlayarak olimpiyat oyunlarında yer aldı.Bu alanda dünya şampiyonlukları düzenlendi.Rakibin karşısındaki sporcuya yaptığı vuruş yada dürtüş önceleri hakemler tarafından saptanırken , 1934'te epe , 1954'te flöre'de tuşlar elektrikli aygıtlarla saptanmaya başlandı.Kılıç dalında ise bu silahın elektrikli göstergelerle donatılması tüm çabalara rağmen 1980lere kadar gerçekleştirilemedi. Eskrim günümüzde bütün dünyada yapılan bir spor durumuna gelmekle birlikte bu dalda Avrupalıların üstünlükleri sürmekte genelde epede İtalyanlar flörede Fransızlar kılıçta ise Macarlar başarı sağlamaktadırlar. 1913'te kurulan 100'e yakın ülkenin üye olduğu Ulaslar arası eskrim federasyonu çeşitli yaş sınıflarında dünya şampiyonlukları düzenlemektedir. Eskrİmde Sİlahlar Eskrimde Flore , Epe ve kılıç olmak üzere üç temel silah vardır. Üç silahta birden mücadele etmek eskrimciler için alışılmış dışı olmamakla birlikte çoğunlukla bir silahta ustalaşmayı tercih ederler. Yakın zamana kadar bayanların sadece flörede mücadele etmesine izin veriliyordu fakat günümüzde Uluslararası Eskrim Federasy bayanlara epe ve kilic dallarında da fırsat tanımaktadır. Bayan epe dünya şampiyonasına 1989 yılında dahil edildi ve Olimpiyat Oyunlarında ilk kez 1996 yılında oynandı. Flöre ve epe dürtücü silahlardır. Kılıç dürtücü olmasının yanında kesici bir silahtır. (Dürtüş dışındaki bir takım harekelerle de sayı alınmaktadır).Üçü de elektrikle score edilmesine rağmen hedef olan bölgeler üç silah için farklılık gösterir. Bir eskrim silahı genel olarak lam, tas, fiş, yastık ve kabzadan oluşur. Flöre en çok 110cm uzunluğunda ve 500 gram ağırlığında olabilir. Bu branşta rakibin (eskrim dilinde çoğunlukla hasım olarak geçer) gövdesine -ön tarafta boyun ile kasık kıvrımları arsına, sırt tarafına ve yanlarda kollar dışında kalça çizgisine kadar olan yerlere - yapılan dürtüşler geçerlidir. Epe ise en çok 110cm uzunluğa ve 770 gramın altında ağırlığa sahip olabilir. Uzunlukla ağırlık dışında flöreyle epe arasındaki en önemli farklardan biri de epenin tasının flöreye göre eli dürtüşlerden korumak amacıyla daha büyük oluşudur. Epede hedef tüm vücuttur yani rakibin vücudundaki her hangi bir noktaya yapılan her dürtüş geçerlidir. Kılıç flöreyle eşit uzunlukta ve ağırlıktadır. Kılıcı flöre ve epeden ayıran en temel fark, epe ve flöre gibi dürtücü olmasının yanında kesici de bir silah olmasıdır. Kılıçta kalçanın üstünde kalan her yere yapılan dürtüşler geçerlidir (kollar da dahil). Eskrim: Branşları Tanıyalım EPE / FLÖRE / SABR( KILIÇ) Epe Genel Bilgi Epe, flöreden daha keskin ve ağırdır. 16. yüzyılda, iki elle tutulan ağır kılıçların geleneği ile ortaya çıkmıştır. Flöredeki gibi, puan almak için rakibe net bir basınç uygulamak gereklidir, sadece değmek yeterli değildir. Bu basınç en az 750 gram gücünde olmalıdır. Rakibin herhangi bir yerine dokunmak vuruş sayılır. Aynı anda yapılan vuruşlar iki tarafa da sayı kazandırır. Kılıç hem dürtme hem de kesme silahı olarak kullanılır. Düz ve yassı olan kılıcın yarı yuvarlak bir koruyucusu vardır. Rakibin belden yukarısına kılıcın ucuyla ya da kenarlarıyla yapılan vuruşlar sayı kazandırır. Flore Genel Bilgi Flöre 1,1 metre uzunluğunda, maksimum 500 gram ağırlıkta, ucunda çan şeklinde koruyucusu olan, hafif ve esnek başlangıç silahıdır. 17. yüzyılda kılıca ilk başlayan gençler için tasarlanmıştır. Ucundaki mekanik düzenek rakibin iletken yeleğine değerse sayı alınır. Eğer iki oyuncu aynı anda birbirine değerse hücumu başlatan sayı alır. Eğer hakem karar veremiyorsa sayı sayılmaz. Temasın 500 gramdan daha kuvvetli olması gereklidir yoksa sayı olarak kabul edilmez. Flöre, diğerlerine göre daha hızlı olmayı gerektirir, hızlı ileri geri adımlarla rakip şaşırtılmaya çalışılır. Kılıç Genel Bilgi kılıç, diğerleri kadar nazik bir silah değildir. Delici değil, kesici kılıç geleneğinden ortaya çıkmıştır. Belin üstüne temas puan kazandırır. Üstelik sadece ucu değil, herhangi bir kısmı rakibe değdiği an puan kazanılır. Sabre, hızlı ve sert olmayı gerektirir. Sanırız bu sebeple epe ve flörenin aksine kılıççılar çok gürültülü oynarlar. ESKRİMDE TEKNİK TEKNİK Eskrim fizik ve ussal öncelikleri en iyi şekilde ve en geniş ölçüde geliştirilmesi yönünden herkese sağlık verecek bir spor olarak kabul edilmiştir.Eskrim , yapılmasındaki geniş tekniği ,inceliği ve adelelerin yerine göre düzenini sağlaması bakımından bir sanat olarak anılmaktadır. Her hamle hareketinde oldukça ağır olan vücudu üstün süratle , çeviklik ve kolaylıkla ileri götürmek geri getirmek için çok büyük adele çalışmasını gerektirmektedir.Bu çalışma sayesinde solunum hareketinin gelişmesi ve kan dolaşımının artması , buna bağlı olarak vücut ısısının yükselmesi alınan gıdaların kolayca yakımı ve kana geçirilmesi sağlanmaktadır.Bunlardan başka besi yakımı üzerinde büyük etkisi olduğu gibi ter ve idrar salgısı yönünden bu sporun önemi büyüktür.Ayrıca sinir sistemi üzerinde düzenlemeyi sağlar , özellikle görme ve elle dokunma hislerini geliştirir. Eskrim vücudun değişik yerlerine en geniş ölçüde uzanma ve gerilme imkanını vermekte adelenin en kısa anda harekete geçmesini , gerektiğinde de tekrarlamasını sağlamakta , olduğundan en süratli spor olarak kabul edilmiştir.Ayrıca eskrim süratle hareket halinde iken karar verme , hareket ve yön değiştirme imkanını vermekte olduğundan refleksi en geniş ölçüde geliştirmektedir. Eskrimin 3 dalı vardır:flöre, epe ve kılıç.Bu 3 dalın kuralları ve silahları birbirinden farklıdır.Örneğin flörede sayı alabileceğiniz bölüm belden yukarısıdır , kafa ve kollar dahil değil , epede ise vücudun her yerinden sayı alabilirsiniz son olarak kılıçta ise belden yukarısından fakat bu sefer kafa ve kollarda dahil olmak üzere sayı alabilirsiniz. Kimi temel öğeler eskrimin 3 dalında da vardır.Gard , hamleye yada savunmaya hazır tarafın temel pozisyonudur. Bu durumda sağ bacak önde , sol bacak yana dönük (oyuncu solak ise tam tersi) bacaklar hafifçe bükülmüş , gövde dikçe silahı tutan kol yere paralel ve öne doğru uzanmış, öteki kol el baş hizasında olmak üzere yukarı kalkık ve bükük durumdadır.Hareketler ileri yada geri olabilir.Her iki hareketde de adımlar ya art arda yada aynı anda sıçramayla atılır.Hamlenin silahın hareket sayısına ve yapıldığı ana göre değişen çeşitli biçimleri vardır. Hamleyi paradla (savunma) çelip savuşturduktan sonra öteki oyuncunun yaptığı hamleye karşı hamle denir. Savunma , silahın dürtmesi yada çırpmasından kurtulmaya dayanır ve silahla alınan paradlardan , yanıltmalardan , ileri geri gidilerek yapılan yer değiştirmelerden oluşur.Karşı hamle kendisine atak yapılanın başvuracağı bir karşı saldırı yoludur.Flöre ve kılıçta karşı hamlenin sayı alıcı biçimde olması için rakibe net olarak vuruş(kılıç) veya dürtüş(flöre) yapılması gerekir , bu ikisinde atak üstünlüğü vardır ve çok önemlidir. Epede ise karşı hamlenin geçerli olması , hamleden 1/25 saniye önce yapılmasına bağlıdır.
 


Inter Milan

Inter Milan

tam adı Football Club Internazionale Milano olan ve Milano şehrinde kurulmuş bir futbol klubüdür. Renkleri Mavi Siyah. Kuruluş 1908. Stadyum Giuseppe Meazza. Serie A da oynamaktadır ve tarihi boyunca küme düşmeyen tek İtalyan takımıdır. Yine yapılan istatistiklere göre Juventus'dan sonra en çok taraftarı olan ikinci İtalyan klubüdür. 2006'da yaptığı flaş transferler ile büyük beklentiler içine girilmiştir.Belki de bir anlamda hedeflerden birine ulaşıldı.Roma'nın 11 maçlık galibiyet rekoru kırılmıştır. yılında şehrin diğer takımı A.C. Milan ile bölünerek kuruldu. A.C. Milan'dan ayrılmasına sebep takım içindeki başta İsviçreli oyuncular olmak üzere bazı oyuncuların takımdaki İtalyan egemenliğine karşı çıkmaktı. Zaten bu yüzden kuruluşundan beri Inter Milan yabancı oyunculara açıktır ve takımın adı bunu belli eder şekilde Internazionale olarak konulmuştur. İki dünya savaşı arasındaki zaman dilimi arasında faşist lider Benito Mussolini döneminde takım adını Ambrosiana-Inter olarak değiştirlmeye zorlanmıştır. Ve 1942 ye kadar bu ismi kullanmak zorunda kalmıştır. Kulüp tarihinin en başarılı dönemini 1963 ile 1966 yılları arasında yaşamış ve bu dönemde üç İtalya Şampiyonluğu ve iki Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonluğu kazanmıştır. Altın çağı geride bırakırken Inter 11. şampiyonluğunu 1971`de, 12.sini 1980`de kazanmıştır. Inter, son olarak 2007-2008 sezonunu şampiyon olarak tamamlamıştır.
 


Jelena Dokiç

Jelena Dokiç

her sarışına meyil vermez bu vandal yürek
 


Alex de Souza

Alex de Souza

Alex 20 Haziran 2004 tarihinde Brezilya'nın Cruzeiro Esporte Clube takımından Fenerbahçe ile 3 yıllık sözleşme yapılarak transfer edildi. Temmuz 2004'de Copa América'yı kazanan Brezilya Millî Futbol Takımı'nın kaptanlığını yaptı. 2006-2007 sezonunda Türkiye Süper Ligi'ni 19 golle tamamlayarak, Fenerbahçe tarihinde gol kralı olan ilk yabancı futbolcu olma (TSL'de 3.) onuruna erişmiştir. 65 kez Brezilya A Millî Takımı'nda oynadıktan sonra 2004'de Fenerbahçe takımına gelmesinin ardından ulusal takıma 2 kez daha çağrılmıştır. Fenerbahçe'nin 2007 sezonunda kaptanlığını üstlenmiştir.
 


Sayfalar: 1  2  3  4  5  11  12  13  14  15  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      Listelenen Kayitlar 111 - 120
OrtaKantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008