gruplar
 hocalar
 okullar
 üye/içerik arama 

 

Grup Arama, Aranan: Edebiyat

 

 

Alain de Botton

Alain de Botton

1969'da İsviçre'nin Zürih kentinde doğdu. 8yaşına kadar Zürih'te yaşadı, bu dönemde iyi derecede Almanca ve Fransızca öğrendi. 1977'de İngiltere'ye geldikten sonra Oxford'daki Dragon School' a kaydoldu. Sonrasında eğitime Harrow School'da devam etti. Bu okuldan mezun olduktan sonra tarih okumak için Cambridge Üniversitesi'ne gitti. Felsefe doktorası yapmak üzere Harvard Üniversitesi'ne başladı. Ancak roman yazmak istediği için çalışmalarını bu yönde devam ettirdi. YAYINLANAN KİTAPLARI: Aşk Üzerine, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir?, Felsefenin Tesellisi, Seyahat Sanatı, Statü Endişesi, Mutluluğun Mimarisi. www.biyografi.info/kisi/alain-de-botton
 


kenan kalecikli

kenan kalecikli

Yazarın kendi sitesinden yazarı tarif eden cümleler... Bir dünyalı o. Herkesten daha zamansız, ama en çok yersiz, yurtsuz... Tek sığınağı yazdıkları belki. Kendisine zorlanan her aykırılığa direnerek taşıdığı protest kimliğin bedelini öderken yeryüzünün en cesur adamı. Bir dünyalı o. Ferhat'ların, Mecnun'ların soyundan geldiğine inanıyor. “Çiçek yüzlüm” dediği muhteşem insanı bulduğunu sandığı anda yitirmelerin yıkımını ne kadar taşıyabileceğini kendisi de bilmiyor. Yıllar yılı giderek etkisini artıran kapitalizmin boğucu kuşatmasına karşı her sözü, her satırı bir direniş çığlığı sanki. Sevginin gücünün, aşkın büyüsünün insanlaşma sürecindeki önemini sürekli vurgulayarak bir savaşım veriyor. ”İnsan kazanacak,” derken taşıdığı umut, kendi içinde adı konmamış bir destana dönüşüyor. Yaşadığına hiçbir zaman inanmadı. Bu nedenle de yaşı yok onun. Özgeçmişi de. Aramızdan ayrıldığında, geride bıraktığı kitapları “hoş bir seda” olarak sonsuza kadar hiç tanımadığı okurlarınca okunacak,dudak bükmelerinde bir gülümseme kadar kalacak. Bizden biri /belki, hiç kimse değil.
 


Marquis de Sade

Marquis de Sade

10 üye,  fotoğraf albümü
imperious, choleric, irascible, extreme in everything, with a dissolute imagination the like of which has never been seen, atheistic to the point of fanaticism, there you have me in a nutshell, and kill me again or take me as i am, for i shall not change..
 


tuna kiremitçi

tuna kiremitçi

2002 yılında ilk romanı 'Git Kendini Çok Sevdirmeden' yayımlandı ve o yılın en önemli edebiyat olaylarından biri olarak kabul edildi. 2003'de ise ikinci romanı 'Bu İşte Bir Yalnızlık Var' yine geniş bir okuyucu kitlesiyle buluştu. Bunu 'Yolda Üç Kişi' (2005) ve ‘Dualar Kalıcıdır’ (2007) adlı romanları izledi. romanlarını yalın bir dille yazan ve okuyucuya sanki gerçek yaşam öyküleri sunan bir yazar tuna kiremitçi
 


Trevanian

Trevanian

Uzun yıllar kimliği bilinmeyen yazarın Texas Üniversitesinde ders veren Prof.Rodney Whitaker olduğu açıklanmıştır. Başkada bilgi bulunmamaktadır. Yazarın kitaplarını okuyan yada merak eden herkesi bekleriz.
 


Düş Hekimi

Düş Hekimi

AYRILIKLAR - BİRLİKTELİKLER ayrılıklar da emek ister birlikteliklerin istediği gibi her ayrılık biraz gecikmiştir ama kağıt üzerindedir bazı ayrılıklar kağıt üzerinde bile değilken bazı birliktelikler hiçbir yerde yazmayabilir bazı kopmaz ayrılıklar her yerde yazarken çoktan kopmuş birliktelikler silinmez izler kalabilir bazı ayrılıklardan tek iz kalmazken bazı birlikteliklerden...
 


Fotoroman

Fotoroman

bu isimde bir dergi de olmasına karşı daha ziyade hürriyet gazetesinin kelebek eki ile anılır. 70 sonu ve 80li yılların okuma alışkanlığı olmayan kitlelerine gazete dergi alışkanlığı kazandırdığı bir gerçektir. hikayeleri tipik türk filmleri ile aynı ayardadır zaten dönemin bütün film yıldızlarının da en az bir fotoromanı vardır. cumartesi saat dörtte ilk turk fotoromanıdır. senaryo: turgut ozakman oyuncular: ısık yenersu, çigdem selısık, semih sergen, savas basar..
 


Halil cibran

Halil cibran

Aşk Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım. Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü. Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk 'ı soran sizler, Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum. Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum. İçinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir? Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir? Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir? Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var. Neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum? Uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor. Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir? Başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir? Yaşam 'dan ve Ölüm 'den, Yaşam 'dan daha acayip, Ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir? Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı? Yüreğinin sevdiğinin çağrısıyla babasından ve annesinden vazgeçmeyecek kimse var mı? İçinizden kim ruhunun seçtiği kişiyi bulmak için uzak denizlere açılmaz, çölleri aşmaz, dağların doruğuna tırmanmaz? Hangi gencin yüreği tatlı nefesli, güzel sesi ve büyülü dokunuşlu elleriyle ruhunu kendinden geçiren kızın peşinden dünyanın sonuna gitmez? Hangi varlık dualarını bir yakarış ve bağış olarak dinleyen bir Tanrı 'nın önünde yüreğini tütsü diye yakmaz? Dün kapısından geçenlere Aşk'ın sırları ve değeri sorulan tapınağın girişinde durmuştum. Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi: 'Aşk bize ilk insandan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür.' Yiğit bir genç karşılık verdi: 'Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar.' Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi: 'Aşk cehennem mağaralarında sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir. Zehir çiy gibi taze görünür, susuz ruhlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler.' Sonra gül yanaklı bir kız gülümseyerek dedi ki: 'Aşk Şafak 'ın kızları tarafından sunulan ve güçlü ruhlara güç katıp onları yıldızlara çıkaran bir şaraptır.' Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi: 'Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir.' Bir başkası gülümseyerek açıkladı: 'Aşk insanın tanrıları mümkün olduğunca fazla görmesini sağlayan kutsal bir bilgidir.' Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu: 'Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir; yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar.' Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi: 'Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır. Yaşam 'ı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar.' Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi: 'Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, Sonsuzluk 'un derinliklerinde ruhun huzura ermesidir.' Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki: 'Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı.' Ve böylece Aşk'ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak. O anda tapınağın içinden gelen bir ses duydum: 'Yaşam iki yarıya ayrılmıştır: biri donar, biri yanar; yanan yarı, Aşk 'tır.' Bunun üzerine tapınağa girdim, sevinçle diz çökerek dua ettim: 'Tanrım, beni yanan alevin besleyicisi yap... Tanrım beni kutsal ateşine at...'   Halil Cibran HALİL CİBRAN OKUMAK AYRICALIKTIR
 


Esquire

Esquire

erkeğin ağırlık merkezi
 


Sade Ve Masoch

Sade Ve Masoch

sadistler ve mazoşistler el ele
 


Sayfalar: 1  2  3  4  5  7  8  9  10  11  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      Listelenen Kayitlar 81 - 90
OrtaKantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008