...................................GUNCEL KARALAMA...............................................
varolmaya çalışırken tükendigimizin farkına varmak kadar acı verici sensizlikle sevişmek...kayıp bir ruh seçtim ömrüme bedel..varoluşlarıma selamlar...
==========================================================
yürüyorum ..aslında hep yürürüm ben yağmurdan sonra...bir elime aldığım karanlık...diğer elimi uzatmışım hatalarıma....doğrumuydu.?..yanlış nerdeydi..? bilmediklerim nelerdi..?varolmayan ülkenin sınırdışı edilmiş insanı gibi davranmak nedendi.?...neden direniyorsunki sanki ayakta kalmış son savaşçı gibi neden inat ediyorsun...sana sundugum bir avuç papatya toprağını gözyaşımla suladığım.....
=================================================================
gitar manyağı çılgın romantik.bilek güreşi deve güreşi yağlı güreş ve cirit en sevdiğim spor dalları .horoz dövüştürmek de ayrı bir fantazim.her yıl kırkpınarda en ön sıralarda izleyiciyimdir.
gene her yıl bir ilçemizin bahar şenliklerinde kılıç kalkan takımında görev alırım.kutlamalardan sonra hemen memlekete dönmem.üç gün o ilçenin belediyesinde gönüllü otoparkçılık yapıp geri dönerim.
profesyonel çalışıyorum. yanımda iki psikolog bir strateji uzmanı bi de bana gerek poğaça ve çayları ile gerekse manevi olarak destek veren apartman yöneticimiz rasim abi var..
ÖNEMLİ:victor hugonun ipiyle kuyuya inilmez .bunu bana hayat bunu bana zaman bunu bana aşağı mahalledeki düğün salonunun sahibi ragıp abi öğretti.
============================================================
O gün herşey bambaşkaydı....neden güneşli bir günde ıslanıyordum..çok koştugum için terlemiş olabilirmiydim.dokunup anlamak yerine varsayımlarla sonuca gitmeye çalışıyordum..türevini aldıgımda sıfır çıkan hayatın sevgiye oranı nı alıp integralini aldıgımda sonsuz limite uzanıyor...matematik mi yetmemişti buna fizigi denedim momentumunu bulmaya çalıştım merkezi bulamadım...dewam etmeliydi varsayımlar..sokagın köşesindeki simitciden aldıgım yarım ekmek döneri yerken..yere düşen kırıntıları sayıyordum,,ben mi dökülüyordum acaba kişiliğim miydi yerlere dökülen..lunaparkta buldum kendimi atlı karınca ile başlayan macera dönme dolabın tepesinden çevreye bakarken gördügüm bir çift martının havalanışını seyretmek için daldıgımda martı gibi hissetmenin nedeni yere düşmem degil ruhumun kanatlanmasıydı sanki...en hatırladıgım sanki birşeyler vardı içimde doktorun bıçagından başka...unutulan sargı bezleri midemde onlar degildi bahsettigim...bir kere daha çıkarken taşlı yokuştan bastonumu geride bıraktıgımı farkettim keşkelerim gibi..az berideki mahalle bakkalı muhterem abinin çaldıgı ibrahim tatlıses şarkıları okşuyormuydu benliğimi yoksa ben önceden niyetlimiydim sevişmeye duygularımla bu serenat eşliğinde....en son hatırladıgım,,okudugum tüm kitaplarımı..araştırma raporlarımı hepsini sobada yaktıgım kendimi idam edercesine...hafifleten nagmeler şakıyor hayat duymayan kulaklarıma....turşuyu fazla kaçırmıcam bi daha
sevgiliye özlem....
===========================================================
unutmayin siz damla degil,,okyanusun ta kendisisiniz.........
restricted_mind
===========================================================
|