ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek grubumuz "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka grupla ilgili olmalı!
artık bu gruba ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu grubu arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Grubun sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/grup/bertolt-brecht
Grubu resmiyle birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
Grubu sadece adıyla web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
bertolt brecht'in kuramı ışığında ya da bireysel bakışımızla bu günkü tiyatro ve eleştirel faliyetlerini tartışıyoruz. Bahsettiği denge unsurunda eğer seyrci kalkmayı göze almıyorsa tepki(eylem ) olurmu? Şu an yayılan tiyatro anlayışı ve bu anlayışın sıkıntıları nelerdir? devlet tiyatrolalrını nasıl buluyoruz? devletin tiyatrosu olur mu?
tiyatro sanatına günümüz içinden eleştirel ya da destekleyici bir bakış çarpışması doğuruyoruz? hadi bakalım.......
grup hakkında
Bertolt Brecht, kısaca Bert Brecht (asıl adı Eugen Berthold Friedrich Brecht) (10 Şubat 1898, Augsburg - 14 Ağustos 1956 Berlin), Alman şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmenidir. Epik tiyatro görüşüyle geleneksel tiyatronun sunduğu illüzyonu kıran ve tiyatroyu sosyal ve ideolojik bir foruma dönüştürmüş sosyalist tiyatro devrimcisidir.
HALKIN EKMEĞİ
Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.
bakarsınız bol olur bu ekmek,
bakarsınız kıt,
bakarsınız doyum olmaz tadına,
bakarsınız berbat.
Azaldı mı ekmek,başlar açlık,
bozuldumu tadı,başlar hoşnutsuzluk boy atmaya.
Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerle yuğurulan,iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız,kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!
Bolsa insanın önünde ekmek,lezzetliyse,
gözler öbür yiyeceklere yumulsada olur.
Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire...
Bilirsiniz,nasıl bolluk doğurur ekmek:
Adaletin ekmeğiyle beslene beslene.
Ekmek her gün nasıl gerekliyse nasıl,
adalet de gerekli her gün,
hem o,günde bir çok kez gerekli.
Sabahtan akşama dek,iş yerinde,eğlencede,
hele çalışırken canla başla,
kederliyken, sevinçliyken,
halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe,
günlük, has ekmeğine adaletin.
madem adaletin ekmeği bu kadar önemli,
onu kim pişirmeli, dostlar, söyleyin?
Öteki ekmeği kim pişiren?
Adaletin ekmeğini de
kendisi pişirmeli halkın,
gündelik ekmek gibi.