ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
'Eşekle Gelen Aydınlık', 1940-50'li yıllarda eşekle yollara düşen ve Anadolu'nun elektriksiz, susuz köylerine kitap götüren Mustafa Güzelgöz'ün hikâyesi
Türk Kütüphaneciliğinin duayenlerinden' deniyor onun için, 'Eşekli Kütüphaneci' de , bilinen adıyla Mustafa Güzelgöz ya da... Bu isimler, bir şeyler anımsatır mı size? Belki evet, belki hayır. Bir döneme damgasını vurmuş bir isim oysaki Mustafa Güzelgöz. 'Eşekli Kütüphaneci', ne garip değil mi? Aynen öyle, eşekli... Eşek sırtında köy köy, bucak bucak, dağ tepe demeden gezen, insanlara eğitimi, bilgiyi, kitabı götüren birisi...
Kitapçılarda gezerken gözüme çarptı, Eşekle Gelen Aydınlık. Üstelik VCD hediyeli. Kitabı hazırlayan isim Aydın İleri, röportaj ise Tayfun Talipoğlu'na ait. Kitabın yayımlanışı, 'Eşekli Kütüphaneci' olarak bilinen Mustafa Güzelgöz'ün ölümünün birinci yılına denk düşüyor tam da. Anadolu'da yoksulluk içinde geçen 1940-50'li yıllar... Ürgüp ve çevresindeki yolsuz, susuz, elektriksiz köylere, sandıklar dolusu kitabı eşek sırtında yükleyerek 'eşeklerle' seyyar kütüphane hizmeti götüren Mustafa Güzelgöz diye değerli bir insan... Komik gelebilir size, gülebilirsiniz ya da umursamayabilirsiniz, ama Mustafa Güzelgöz'ün eşek sırtında köylere götürdüğü her bir kitap yeni bir hayatın kapısını açmış adeta. Anadolu'nun kıraç topraklarında umutlar filizlenmeye başlamış böylece.
Asırlarca Anadolu insanına yük taşıyan eşekler Mustafa Güzelgöz'ün bu buluşuyla aydınlığı, düşünceyi, edebiyatı, bilimsel bilgiyi taşımaya başlar artık. Bu aydınlık, 'Eşekle Gelen Aydınlık'tır bir yerde. Mustafa Güzelgöz şöyle diyor: "Çalışırken depoda kitaplara bakıyordum. Kendi kendime düşündüm. Biz burada kitaplara bekçilik yapmak için mi bulunuyoruz? Benim işim sadece burada kitapları beklemek mi? Hayır! Zamanın koşulları elverişsizdi. Adeta yokluk içindeydik. Ne yapabilirsek kendi gücümüz, kendi becerimizle yapmak zorundaydık. Bana düşen, bu insanların ayaklarına kadar kitabı nasıl götüreceğimdi. Aylarca değil belki kafamı yıllarca kurcalayan bu sorunun cevabını bir gün köy yerinde sohbet ederken buldum. O tarihlerde çok köyün yolu belki yoktu. Motorlu araçlar da hemen hemen yok denecek kadar azdı. Öyleyse ben de köylünün okuyacağı kitabı hayvanlarla taşıyabilirdim. Bu fikir denemeye değerdi. Denedim ve tuttu. Sonradan adına 'Ürgüp Sistemi' adı verilen üç eşek, üç katır, iki atla yollara düştüm. Her on beş günde bir köylünün elindeki kitabı değiştirerek bir yenisini kendisine bıraktım."
Mustafa Güzelgöz öyle narin ve estetik bir kitap zevkine sahiptir ki, insanlara yavaş yavaş bunu aşılar. Bu estetik onun kitap seçiminden belli olur. İlk önceleri; Karacaoğlan ve Hazreti Ali'nin Hayber Kalesi Cengi ile başlayan okuma zevki daha da gelişerek köylerde dünya klasikleri okunmaya başlanır, özellikle Karain köyünde Balzac'ın kitapları okunmaya başlanmıştır bile. Bu gelişmelerle beraber en çok okunan kitaplar tarih kitapları, tarihi romanlar, dini kitaplar, tarım ve sağlık kitaplarıdır.
Mustafa Güzelgöz'ün yaptığı şey, hayatını ortaya koyup o yıllar gerçek bir aydının yapması gereken şeydi bir yerde. Bu iş bir cesaret işi tam anlamıyla. Tayfun Talipoğlu'nun Güzelgöz ile yaptığı özel röportajı da izledim. Bu röportajda Güzelgöz'ün anlattıklarına inanamayacaksınız. Aydın İleri'nin emeği ve Tayfun Talipoğlu'nun muhteşem söyleşisiyle kotarılmış olan bu çok özel çalışmayı tüm kitapseverlere gözü kapalı öneriyorum.
EŞEKLE GELEN AYDINLIK
Aydın İleri/Tayfun Talipoğlu, Mephisto Yayınevi, 2006, 192 sayfa, 10 YTL.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/9547
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!