ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > edebiyat > Ahmet Arif

Sayfalar: 1  2  3  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12
 
comandante
comandante
AKŞAM ERKEN İNER



Akşam erken iner mahpusaneye.

Ejderha olsan kar etmez.

Ne kavgada ustalığın,

Ne de çatal yürek civan oluşun.

Kar etmez, inceden içine dolan,

Alıp götüren hasrete.



Akşam erken iner mahpusaneye.

İner, yedi kol demiri,

Yedi kapıya.

Birden, ağlamaklı olur bahçe.

Karşıda, duvar dibinde,

Üç dal gece sefası,

Üç kök hercai menekşe...



Aynı korkunç sevdadadır

Gökte bulut, dalda kaysı.

Başlar koymağa hapislik.

Karanlık can sıkıntısı...

"Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri,

Bense volta'dayım ranza dibinde

Ve hep olmayacak şeyler kurarım,

Gülünç, acemi, çocuksu...



Vurulsam kaybolsam derim,

Çırılçıplak, bir kavgada,

Erkekçe olsun isterim,

Dostluk da, düşmanlık da.

Hiçbiri olmaz halbuki,

Geçer süngüler namluya.

Başlar gece devriyesi jandarmaların...



Hırsla çakarım kibriti,

İlk nefeste yarılanır cıgaram,

Bir duman, kendimi öldüresiye.

Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,

Ama akşam erken iniyor mahpusaneye.

Ve dışarda delikanlı bir bahar,

Seviyorum seni,

Çıldırasıya
19 Temmuz 2006 17:35   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM



Seni anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara.

Seni anlatabilmek seni,

Namussuza, halden bilmeze,

Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu

Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana

Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara.

Akan yıldıza.

Bir kibrit çöpüne varana.

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inen akşamdan,

Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,

Seni anlatabilsem seni...

Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini...
19 Temmuz 2006 17:37   mesajın adresini al  
 
tutaste
tutaste
terketmedi sevdan beni,
aç kaldım susuz kaldım,
hayın karanlıktı gece,
can garip can suskun
can paramparça...
ve ellerim kelepçede,
tütünsüz uykusuz kaldıım
terketmedi sevdan beni..
19 Temmuz 2006 17:59   mesajın adresini al  
 
tutaste
tutaste
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin
yitirmiş öpücükleri
payı yok apansız inen akşamdan
bir kadeh bir cigara dalıp gidene
seni,anlatabilsem seni...
yokluğun vehennemin öbür adıdır.
üşüyorum kapama gözlerini..
 1   19 Temmuz 2006 18:02   mesajın adresini al  
 
kıyısız deniz
kıyısız deniz
Doğdun,
Üç gün aç tuttuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş Bebem,
Hasta düşmeyesin diye,
Töremiz böyle diye,
Saldır şimdi memeye,
Saldır da büyü...

Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü...

Bu, namustur
Künyemize kazınmış,
Bu da sabır,
Ağulardan süzülmüş.
Sarıl bunlara
Sarıl da büyü...


işte ahmed arif'in insancıllığını en güzel anlatan şiiri...
19 Temmuz 2006 19:55   mesajın adresini al  
 
ceteris paribus
ceteris paribus
AY KARANLIK

Maviye
Maviye calar gozlerin,
Yangin mavisine
Ruzgarda asi,
Korsem,
Senden gayrisina yoksam,
Bozuksam,
Can benim, dus benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlik...

Itten ac,
Yilandan ciplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmussam kapina
Var mi ki doymazligim?
Ille de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmus yazicilar
Fermanim yazar
N'olur gel,
Ay karanlik...

Dort yanim pust zulasi,
Dost yuzlu,
Dost gulucuklu
Cigaramdan yanar.
Alnim operler,
Suskun, hayIn, ciyansi.
Dort yanim pust zulasi,
Donerim donerim cikmaz.
En leylim gecede olesim tutmus,
Etme gel,
Ay karanlik...
19 Temmuz 2006 20:49   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
Anadoluyu memleketi em güzel anlatan şair. Yine Ahmet Arif

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh'a

Salıncaklar, hamaklar,

Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,

Anadoluyum ben,

Tanıyor musun ?



Utanırım,

Utanırım fukaralıktan,

Ele, güne karşı çıplak...

Üşür fidelerim,

Harmanım kesat.

Kardeşliğin, çalışmanın,

Beraberliğin,

Atom güllerinin katmer açtığı,

Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,

Kalmışım bir başıma,

Bir başıma ve uzak.

Biliyor musun ?



Binlerce yıl sağılmışım,

Korkunç atlılarıyla parçalamışlar

Nazlı, seher-sabah uykularımı

Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,

Haraç salmışlar üstüme.

Ne Iskender takmışım,

Ne şah ne sultan

Göçüp gitmişler, gölgesiz!

Selam etmişim dostuma

Ve dayatmışım...

Görüyor musun ?



Nasıl severim bir bilsen.

Köroğlu'yu,

Karayılanı,

Meçhul Askeri...

Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.

Sonra kalem yazmaz,

Bir nice sevda...

Bir bilsen,

Onlar beni nasıl severdi.

Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı

Minareden, barikattan,

Selvi dalından,

Ölüme nasıl gülerdi.

Bilmeni mutlak isterim,

Duyuyor musun ?



Öyle yıkma kendini,

Öyle mahzun, öyle garip...

Nerede olursan ol,

İçerde, dışarda, derste, sırada,

Yürü üstüne - üstüne,

Tükür yüzüne celladın,

Fırsatçının, fesatçının, hayının...

Dayan kitap ile

Dayan iş ile.

Tırnak ile, diş ile,

Umut ile, sevda ile, düş ile

Dayan rüsva etme beni.



Gör, nasıl yeniden yaratılırım,

Namuslu, genç ellerinle.

Kızlarım,

Oğullarım var gelecekte,

Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.

Kaç bin yıllık hasretimin koncası,

Gözlerinden,

Gözlerinden öperim,

Bir umudum sende,

Anlıyor musun ?
21 Temmuz 2006 12:24   mesajın adresini al  
 
gregory house
gregory house
benim bildigim kantinde bi mehmet arif var :)
21 Temmuz 2006 13:39   mesajın adresini al  
 
ba
ba
Ahmed Arif'in ''suskun''isimli şiirini severim,fikret kızılok şiirin şu kısmını bestelediğinden az çok kulak aşinalığı vardır hepimizin(öhöm genellemenin aşırısı da böyle bir şey olsa gerek) :

Rüya bütün çektiğimiz
Rüya kahrım,rüya zindan
Nasıl da yılları buldu
Bir mısra boyu maceram
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
bilmezler nasıl sevdik
iki yitik hasret
iki parça can
20 Ağustos 2006 07:27   mesajın adresini al  
 
tuğçé
tuğçé
Hırsla çakarım kibriti...
İlk nefeste yarılanır cigaram,
Bir duman alırım, dolu.
Biliyorum, "Sen de mi?" diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpushâneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya...
21 Ocak 2007 01:21   mesajın adresini al  
 
tuğçé
tuğçé
Mağlup mu desem mahçup mu
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu
Öyle bir tuhafım bu akşamüstü
Sevgilim
Canavar götürür gibi
Iki yanım
Iki süngü
21 Ocak 2007 01:24   mesajın adresini al  
 
tuğçé
tuğçé
Şarkılar bilirim çiğ tutmuş
Resimler, heykeller, destanlar
Usta ellerin yapısı
Kolsuz, yarı çıplak Venüs
Trans-nonain sokağı
Garcia Lorca'nın mezarı,
Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin
Kar altındadır.

Duvarları katı sabır taşından
Kar altındadır varoşlar,
Hasretim nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin
Asfalttan yürüsün Aralık,
Sevmem, netameli aydır.
Bir başka ama bilemem
Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
Kalbim, bu zulümlü sevda,
Kar altındadır.

Gecekondularda hava bulanık puslu
Altındağ gökleri kümülüslü
Ekmeğe, aşka ve ömre
Küfeleriyle hükmeden
Ciğerleri küçük, elleri büyük
Nefesleri yetmez avuçlarına
-İlkokul çağında hepsi-
Kenar çocukları
Kar altındadır.

Hatıp Çay'ın öte yüzü ılıman
Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir'de
Karanfil Sokağında gün açmış
Hikmetinden sual olunmaz değil
"mucip sebebin" bilirim
Ve "kafi delil" ortada...
Karanfil sokağında bir camlı bahçe
Camlı bahçe içre bir çini saksı
Bir dal süzülür mavide
Al - al bir yangın şarkısı,
Bakmayın saksıda boy verdiğine
Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır
21 Ocak 2007 01:25   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008