Eveeeeeet, degerli Besiktas taraftarlari, yine problemli bir transfer ile karsinizdayiz. Neden problemli, iki sebepten; gecmisinde Fenerbahce formasi giymis ve sahadaki etik degerlere bagliligi biraz tartismali...
Simdi bu faktorleri tek tek degerlendirelim. Once Fenerbahce formasi giymis olmasina bir bakalim. Carsi her seye karsi durusumuz, gecmisinde Fenerbahce ve Galatasaray formasi giyenlere dogrudan bir tepki olusturuyor. Peki bu gunumuz futbolunda ne kadar mantikli? Artik futbol cok daha profesyonel ve tuketici bir sekilde oynaniyor, oyle 18 yasinda giydigi formayi 35 yasina kadar tasiyabilen adamlar iyice nadir goruluyor. Hele soz konusu olan Brezilya'dan gelen bir adam olunca yukaridaki ifade hic bir sekilde mumkun olamiyor, ustelik bu adama Fenerbahce bonservisini alacak kadar dahi sahip cikmamis, yani bu adam Fenerbahce ile ozdeslesmis bir isim bile degil, ama kendisini 2.5 sene kiralik oynatmis bir takimda futbol ahlaki acisindan cok basarili olmasa bile, is ahlaki acisindan hic tartisilmamis. Az cok futbolla ilgilenenler bu kadar uzun sure kiralik oynayan bir adamla, bonservisiyle alinan bir adamin ruh halleri arasindaki farki iyi bilirler. Futbol ahlaki konusuna ilerde deginecegim, ama bu adami Fenerbahceli diye almayacaksak, Galatasarayli adami Galatasarayli diye almayacaksak, Anadolu takimindan topcuyu Anadolu topcusu diye almayacaksak, Trabzon'dan adami 4. buyukten adam mi alinir diye almayacaksak; 6 yabanci hakkinin oldugu bir ulkede 11 adami nerden bulacagiz? Kimse cikip simdi altyapidan ciksin raziyiz demesin, 5 adamin 5'ini de altyapidan cikaramayacagimizi herkes biliyor. Kaldi ki, su anki tribun ortaminda (ki buna baska bir baslikta daha detayli bir sekilde deginmek gerek) 18 yasinda gencleri arenaya atmak, bu cocuklari oldurmekle esanlamli. O yuzden bu Fenerbahce'den, Galatasaray'dan adam alinmaz takintilarini birakmamiz lazim. Evet, bu takimlardan alinmayacak adamlar vardir, misal Tuncay, misal Ayhan, misal kaleciligini cok begensem de kaleci Volkan; cunku bu adamlar Besiktas taraftariyla ve Besiktas'la diyaloga girmislerdir, ne kadar iyi topcu olurlarsa olsunlar bu takimda isleri yoktur; ama Nobre gibi sadece sahadaki isine bakan (sahadaki isine bakarken cirkeflik yapmasi bir sonraki paragrafin konusu), ama isini yaparken diger camialarla veya taraftarlariyla polemige girmeyen bir adami bu tarz adamlarla ayni kefeye koymak yanlis...
Gelelim Nobre'nin sahadaki cirkefliklerine. Evet, Nobre'ye bir sebepten tepki gosterilecekse, o sebep bu sebep iste. Samimi olmam gerekirse, Nobre ismimi ilk duydugumda beynimin yarisi "Ulan, ne isi var bu cirkefin bu takimda?" diye alarm verirken, diger yarisi "Ulan, Bobolu Nobreli Gokhanli bir forvet ne kan kusturur rakip defanslara" diye zevke geldi. Gercekten hic tahammul edemedigim bir futbolcu tipi, her turlu cirkeflik ve emege saygisizlik var bu adamda. Ama sonra bir dusundum, bizim mevcut kadromuzda boyle adamlar yok mu hic? Tek tek sahneler geldi aklima, evet kumulatif olarak Nobre kadar cirkef olani yok, ama Nobre'nin yaptigi hareketlerin tumunun benzerini tek tek yapmis adamlarimiz var. Ben bu adamlari da bu takimda gormek istemiyorum orasi da dogru, ama bu takimda bu tarz adamlar varken sadece Nobre'ye bu kadar yuklenmek de o kadar adil gelmiyor bana. Ustelik bu transferi isteyen Tigana ve biz Tigana'ya saygi duyuyorsak, kararlarina da saygi duymak zorundayiz; bu yuzden isim olarak Nobre'den farkli bir isim gonlumden gectigi halde, Nobre tercihine saygi duyuyorum. Ayrica soyle bir farkli yorum da getireyim, Nobre'yi bu kadar cirkeflige iten kisiliginden once giydigi forma da olabilir, cunku bugune kadar formasini giydigi camia basari icin her turlu cirkefligi mubah gormus bir camia. Formayi giydigi zaman insanin cirkeflesebildigini gostermek adina da hemen aklima Fenerbahce basket maclarini izleyenlerin yakindan bildigi Remzi Dilli gelir aklima. Bu adam bizim formamizi giydigi ve gayet efendi ve duzeyli bir adam oldugu halde, Fenerbahce ceketini giydigi zaman yanindaki benchin her turlu soytariligina goz yumar hale gelmistir (bu soytariliklari tasvip etmiyor olabilir kendi icinde, ama bunlari kontrol etmek adina hic bir sey yapmamistir). Demek ki, cirkeflik camia felsefesiyle dogru orantili olarak degisebiliyor...
Ve gelelim biraz da futbola. Nobre ismi ile ilgili elestirileri bir derece anlayabiliyorum, ama Nobre'nin futboluna yonelik elestiriler gordugum kadariyla pek saglam temellere dayanmiyor. Nobre su anda Turkiye'nin en rahatsiz edici santraforudur ve Turkiye liginde kafaya oynayan ve kendi sahasindaki her maci kazanmak isteyen her takimin ihtiyac duyacagi turden bir santrafordur. Nobre neler yapar? Nobre top rakipteyken defansi surekli rahatsiz eder, Nobre'nin oynadigi bir takima karsi rakip hic bir sekilde geriden oyun kuramaz (hele Nobre'nin yaninda Alex, Anelka gibi kosmayan artist adamlar degil de; Bobo, Gokhan gibi kosan ve basan adamlar oynarsa, rakip defans oyun kuramamakla kalmaz, kan kusar), Nobre cok yakinda olmasa bile hic beklenmedik yerlere ayagini ve kafasini sokmasi sebebiyle rakip defansa surekli huzursuzluk verir, cok iyi pozisyon koklar ve hep dogru yerlerde olur (bu yuzden adi bos kale golcusune cikar, ama bos kale golcusu yoktur, dogru yerde durmayi bilen golcu vardir), Bobo'nun asiracagi veya indirecegi toplari takip eder, cok uzun boylu olmamasina ragmen iyi ziplamasi ve zamanlamasiyla hem duran toplarda, hem de kanat akinlarinda Bobo ile beraber cok iyi bir ikili olur, ayaginda top ezip akinlari oldurmez, kendisi adam gecip kaleye gidemeyecegini bildigi icin, en yakinindaki adama topu en basit sekilde verip dogrudan gol bolgesine gider (Galatasaray maciydi sanirim, direkten donen topundaki hareketleri dikkatli takip edilirse ne demek istedigim anlasilir), vucudunu cok iyi kullanarak forvet alaninda top saklar, bu da geriden gelen orta saha oyuncularinin ve beklerin hucuma katilmasina zaman kazandirir ve hucumda kalabaliklasmamizi saglar, hem ayaklariyla, hem de kafasiyla gol vuruslari ortalamanin epey uzerindedir (elbette ayaklari bir Ailton degil, ama ayak ve kafa ortalamasi Ailton'un cok uzerinde), formasini sonuna kadar terletir, yedek kalinca cok sorun cikartmaz, cok fazla sakatlanmaz, kendine iyi bakar. Aklima gelenler simdilik bu kadar. Peki Nobre neler yapamaz? Oncelikle top teknigi bir Brezilyali icin cok ust duzey degildir, dar alanda basarili olamaz, topu alinca driplingle adam gecerek kaleye kolay kolay gidemez, ozellikle cirkef mentalitesi ve Besiktas formasiyla kolay kart gormesine engel olamaz, henuz daha genc sayildigi icin zaman zaman tecrubesizlikten kaynaklanan basit hatalar ve tercih yanlislari yapabilir, bizim taraftardan tepki gorebilecegi icin konsantrasyon eksikligi yasayabilir. Ozetle artilari eksilerine gore oldukca fazla, ve bizim takim olarak artilarina olan ihtiyacimiz, eksilerine oranla cok daha fazla ve bu adam daha cok genc, Brezilyali (ustelik Brezilya tarihinin umit milli seviyesinde en cok gol atmis adamlarindan bir tanesi ve beraber oynayacagi Bobo ile ayni dili konusuyor) ve ilerde elimizde kalmayacak bir adam...
Cok uzun zamandir buyuk takim gibi surekli atak ve hucum gucu yuksek adamlarla oynamanin ozlemini duyuyorduk, Nobre de bu tarz futbol oynayan bir takimin ideal forvet tiplerinden biridir. Hatta elimizde Bobo, Nobre ve Gokhan gibi genc, dinamik ve savunma anlaminda da agresif forvetler varken, biraz ucuk da olsa tipik Fransiz ekolunden gelen 4-3-3'u bile oynamamiz mumkun. Bu sistemin en temel ozelligi, forvet ve orta saha oyuncularinin cok kosan ve basit futbolu tercih eden adamlardan olusmasidir ve bizim forvetlerimiz de bu sistem icin gayet uygun adamlar. Zaten Bobo sola, Gokhan da saga acilarak oynamayi seviyorlar. Su andaki 4-3-1-2'ye devam edersek de, muhtemelen Gokhan daha az zaman alacak, ama zaten ozellikle ust duzey futbolda daha etkili olmasi icin biraz daha tecrube kazanmasina ihtiyac var, Nobre'nin basit verip kacan futbolunu kendine ornek alirsa uzun vadede cok komple bir forvet yetistirebiliriz. Nobre bu acidan da takima katki yapabilir...
Ozetle Nobre kisiligini tasvip etmesem de, 2.5 senedir hep imrendigim ve keske boyle bir adam da Besiktas'ta olsa dedigim turde bir adamdir. Benim fikrimdir, isteyen katilir, isteyen katilmaz, ama ben Nobre transferine teknik olarak kesinlikle karsi degilim, Nobre'nin kisiligine yonelik elestirilerimi de Tigana'ya olan saygimdan dolayi askiya aliyorum. Zaten kendini yere atan oyuncusuna hakemden once tepki veren bir teknik direktor olarak Tigana da Nobre'yi etik anlamda yontacaktir benim gorusum. O yuzden abarti tepkiler vermek yerine biraz daha sagduyulu olmamizda fayda var...
Son olarak da biraz seytanin avukatligina soyunmam gerekirse, surekli bir Besiktaslilik degerlerinin erozyonunundan, Nobre gibi bir adami almalari dolayisiyla yonetimdeki adamlarin Besiktasli degerlerine sahipliginin sorgulanmasindan bahsediliyor. Ama once biraz kendimize bakmak lazim; cift turnikeler yapip kendi kulubumuzu dolandiriyoruz, emniyet bakmazken tribunden tribune geciyoruz, alttan uste adam cekiyoruz, uc milyonluk basket macinda beles girmek icin cakallik kovaliyoruz, Besiktas formasini giyen adama ana avrat kufur ediyoruz, isportada satilan cakma formalari giyip gururla stada geliyoruz, daha burda sayamayacagim nice islere kalkisiyoruz. Yonetimlerin Besiktaslilik degerlerini sorgulamadan once kendimizinkileri, sagimiz, solumuzdakileri duzeltmemiz lazim ki, sonrasinda gidip yukarilari duzeltebilelim. Onemli bir sezon bizi bekliyor, artik biraz daha dikkatli olmamizin zamani geldi...