Vadi,
Bana sorsan söylerdim, ben gecen yaz dönemi Hamburg'ta yasadim (okudum degil yasadim, reeperbahn la okul bir arada yürümüyo cünkü).
Liman yilda (2005 yilinda) yaklasik 15 milyon TEU'luk (konteyner, twenty foot equialent unit) ihracat/ithalat islemi yapiyor. Ancak farketmissindir ki, deniz kenarinda degil, akarsu üzerinde olmasi, limanin büyümesini engelliyor, yeni nesil büyük gemi (8bin TEU kapasiteden büyük sinif) trafigine olanak vermiyor; bu yüzden de Avrupa'da Rotterdam Limani'nin arkasinda 2. büyük liman.
Metroda tramvayda Köln'de oldugu kadar rahat birbiriyle muhabbete giremiyor kimse, yani kuzeyli=soguk önyargisi Hamburg'ta biraz daha gercek. Pauli ve Kiez (Reeperbahn) gercekten tam bir liman sehri; Amsterdam havasinda, ögrenci icin cennet, zannedildigi gibi sadece sex turizmi ve uyusturucu ticareti demek degil; renklilik konusunda Taksim'le kapisir; ayrica Avrupa Birligi'nin Alkol/Nüfus orani en yüksek "mahalle"si.
Mahallenin güzide takimi, 1910'da kurulmus olan FC St.Pauli. Alman Birinci Ligi'nde zamaninda sampiyonluga bile ulasmislar, ancak su aralar Regional Liga Nord'dalar ne yazik ki. Korsan bayraklari nami diger "Jolly Roger" isaretleri, entresan formalari ve gelenegiyle Almanya'nin en sevilen takimlarindan. Özellikle sol kesimin ve ögrencilerin, liman iscilerinin destekledigi takim. Tribünleri her zaman politize, hooliganlarinin ayni zamanda sag uc veya neo nazi (bu da sagin cok ucu oluyo heralde) olmadigi, tribünlerinde sürekli neo nazi "sizma"larina karsi mücadele verilen takim. Münih'teki 1860 - Bayern rekabetinde oldugu gibi, St.Pauli, sehrin daha basarili takimi HSV'dan daha cok ilgi görüyor. Özellikle St.Pauli'de HSV formasiyla gezmek cok da hos karsilanmiyor.
Kayda deger yerlerden Altona'yi ve Schanzenviertel'i (Sternschanze) görmemen yazik olmus. Altona, iclerinde Fatih Akin'in da bulundugu cok büyük bir Türk toplumunu da icinde bulunduran, ve ögrenciler tarafindan da tercih edilen alternatif kösesi. Gercekten cok güzel, degisik ve alisveris icin fiyatlar bakimindan cok uygun bir yer.
Sternschanze ise, icinde Schanzenpark'i da bulunduran, Pauli'ye ve Landungsbrücken'e yakin mahalle. Burada cafeler, restoranlar, ve eglence yerleri var, sokaklar ve mekanlar turistik hale gelmis olsa da, Schanzenpark haftasonlari Hamburg'un en sevilen köselerinden. CDU'lu Senatör'ün bu parkin icinde bulunan eski su kulesini otel yapma ve parki özellestirme projesine karsi cikmak icin düzenlenen eylemler öyle bir hal aldi ki, eski su kulesinin etrafinda sürekli polis geziyor, gecen sene eylemcilerin en cok kullandigi protesto metodu olan grafitti'nin önüne gecebilmek icin (izinsiz) grafitti bir suc olarak tanimlandi ve Alman Ceza Yasasi'nin 303. maddesinde (Sachbeschädigung) yer aldi. Ayrica Hamburg Savciligi, grafitti yaparken yakalananlar hakkinda iddianamesinde zanlilari "cürüm isleme amaciyla cete kurmak"la sucladi. Okul harclari protestolarinda ögrencileri polis copuyla dagittiran Senatör'ün Hamburg halkiyla kavgasinin sahne aldigi yerlerden biri Schanzenpark.
Genel olarak, cok paranin döndügü, nüfus olarak olmasa da kendisi icin "Almanya'nin tek gercek metropolü" denilen, kendine has bir havasi olan, cok güzel bir sehir Hamburg. Beatles'in ünlü olmadan önce Hamburg'da bir pubda ciktiklarini da ekleyeyim, tam olsun.
Zamani ve firsati olan mutlaka gitsin görsün derim, benim yeniden büyük sehirde yasama hasretimi 6 ay icinde olsa dindirdi, herkesin hosuna gidecek birseyleri barindiriyor Hamburg.