ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > edebiyat > Nazım Hikmet Ran

Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  9  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 37 - 48
 
srknn
srknn
yaa nazım hikmet ran başka başka bir ülkede ülkesine bu kadar aşık olan bir insanın şu anda moskovada mezarının bulnması utanç vericidir...zaten hiç bişey istememiştir anadoluda bir köy mezarlığında olmak istemiştir..ülkesini bu kdr seven bir insanın vatan haini ialn edilip ülkeyi yağmalayaların ise kahraman ilan edilmesi beni çok utandırıyor:::(
29 Ekim 2006 23:25   mesajın adresini al  
 
phebe
phebe
yürümek;
yürümeyenleri
arkasında boş sokaklar
gibi bırakarak,
havaları boydan boya
yarıp ikiye
karanlığın gözüne
bakarak
yürümek ..

yürümek;
dost omuzbaşlarını
omuzlarının yanında
duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının
içine koyup
yürümek ..

yürümek;
yolunda pusuya
yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını
bilerek
yürümek ..

yürümek;
yürekten
gülerekten
yürümek ...

Nazım HİKMET
 1   1 Kasım 2006 14:02   mesajın adresini al  
 
siyabend
siyabend
Belki bu hâlin
fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır.
Belki de sebep buna
bana aylardır
kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
bu demirli pencere
bu toprak testi
bu dört duvardır...
31 Aralık 2006 15:08   mesajın adresini al  
 
siyabend
siyabend
...Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...
31 Aralık 2006 15:11   mesajın adresini al  
 
bylge
bylge
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum...
31 Aralık 2006 19:05   mesajın adresini al  
 
mezo nuko
mezo nuko
pek hazetmem kendisinden...
1 Ocak 2007 17:04   mesajın adresini al  
 
bylge
bylge
TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil...

1 Ocak 2007 18:03   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante
Seni Dünya paylaşamıyor, şiirlerin bin dilde
Seni senden okumak var ya seni aynı dile
Mezarın orada olsa burada olsa ne olur
Tepende bir taş olsa çınar olsa ne olur
Kitapların özgür artık, müjdeler olsun Nazım
Sen yazmaya devam et, hasreti yazma Nazım
Varna önlerindeydin, Sen artık döndün Nazım
Karadeniz köpürdü, memlekettesin Nazım
Nazım Hikmet memleket, memleket Nazım Hikmet
Kafiye için yazmadım, hasret sana memleket
1 Ocak 2007 20:30   mesajın adresini al  
 
uykuykuykuykuykuyku
uykuykuykuykuykuyku
'Olmadık biçimler
Olmadık düşlerle gelirdi ;
Sorardım...
Hangi ışık düşse duvarlarıma
Nazım'ın Kafka'yla kederlendiği,
Bilinmez köşelerden......'
7 Ocak 2007 01:37   mesajın adresini al  
 
eudomania
eudomania
hatun yapmak için iyi isim..
7 Ocak 2007 06:21   mesajın adresini al  
 
hayda.bre
hayda.bre

Nazım Hikmet RAN bu şiiri, Kore'ye gidecek Türk askerlerinin değeri 23 centtir dedeikten yazmıştır.Evet bir vatan haini bunları yazmıştır.


Nazim Hikmet RAN'in kore'ye asker gondermemize tepki olarak yazdigi siirdir. abd'nin bilimum emelleri icin turk askerini tekrar tahsis etmemizin gundemde oldugu su gunlerde tekrar aklimiza gelir bu siir; 50 yilda, genc bir turk insaninin yasaminin bedelinin amerikan dolari kurunun degeri karsiligi disinda, hicbirseyin degismedigi hatirlanir.

23 sentlik askere dair

mister dallas,
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti,
ankara'da 23 sente,
yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir tane insan
erkek,
ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeye, öldürülmeye hazır;
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akıllı,
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz,
(her kaba uymak meselesi)
belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki sevdalıdır.
yahut da aynı hesapla mister dallas,
(tanesi 23 sentten yani)
satarlar size bu askerlerin otuzbeşini birden
istanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,
seksen beş onda altısını yahut,
bir çift ıskarpin parasına.
yalnız bir mesele var mister dallas,
herhalde bunu sizden gizlediler.
size yirmi üç sente sattıkları asker,
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak,
mevcuttu,
tuhafınıza gidicek,
mevcuttu
hem de çoktan mı çoktan
daha sizin devletin adı bile konmadan.
mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
mesela mister dallas,
yeller eserken yerinde sizin new york'un,
kurşun kubbeler kurdu o,
gökkubbe gibi yüksek,
haşmetli, derin.
elinde bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
halı dokur gibi yonttu mermeri
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebem kuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
dahası var dallas,
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz
zulüm gibi,
hürriyet gibi,
kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o,
ve istiklal ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek
ve yarin yanağından gayri her yerde,
her şeyde,
hep beraber
diyebilmek için,
yürüdü peşince bedrettin'in…
o, tornacı hasan, köylü memet, öğretmen ali'dir,
kaya gibi yumruğunun son ustalığı,
922 yılı 9 eylülü'dür.
dedim ya, mister dallas,
herhalde bütün bunları sizden gizlediler.
ucuzdur vardır illeti.
hani şaşmayın,
yarın çok pahalıya mal olursa size
bu 23 sentlik asker,
yani benim fakir, cesur, çalışkan milletim,
her millet gibi büyük türk milleti.

nazım hikmet ran
16.7.1953

7 Ocak 2007 10:39   mesajın adresini al  
 
'su'
'su'
çok uzaklarda yuvarlanıyor başım
duruyor karanlıkta on dokuz yaşım...
7 Ocak 2007 15:44   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  9  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 37 - 48

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008