Ben şiirlerini okurdum arada, ya da başkalarından dinlerdim. Mesela Mümtaz Sevinç de çok güzel okurdu onun şiirlerini..
Ama Nazım Hikmet'in ne kadar yurduna hasret kaldığını Can Dündar'ın belgeselinden yazıya döktüğü "Nazım" kitabında gördüm. O kitabı okuduğum gece ağlaya ağlaya uyudum.
Adam çok hasret gitmiş vatanına.. Çok yazık..
16 Nisan 2006 20:47
asmin,,
Nazım'ın "benerci kendini niçin öldürdü" şiirinin tiyatro uyarlaması aziz nesin sahnesinde sahnelenmektedir. Nazım Hikmet sevenler kaçırmasın derim..
dekoruyla ve oynayanların performansıyla bi daha gitme isteği uyandırıyor insanda. Tabi bunlara bir de Nazım'ın mükemmel şiirsel anlatımı eklenince mükemmel bir 1.5 saat geçiriyoruz..
Tavsiye ederim...
delikanlım!.
senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar
kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir. ..
16 Nisan 2006 21:17
atalay
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmenhala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken, o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla
kuş tutsan "Bu kuşun kanadı
neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin... ıki ucu
keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu
mahkemede hafifletici sebepler
yoktur. ıyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu
yaptım" derken o, "şunu
yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka
başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin,
ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı?"
deme
Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o
kendine engeller koyuyorsa bu
onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak ıçin
uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok
senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi
yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne
olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
hiçbir
zaman bir tek kişiye bağlamadın ki... Epeydir eline almadığın kitaplar
seni
bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç
görmediğin sokaklarında gezip yeni
yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını
balığın yanında. Üstelik
dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası... Sen yüreğinin sesini
dinleyenlerdensin ve
biliyorsun asıl olan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de
duymayanlar acıtsa da içini
unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte Sen yeter
ki koru yüreğini ve yüreğinde
taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
zaman kutuplarda yetişen cılız
ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
NAZIM HIKMET RAN
316 Nisan 2006 22:26
my slaves
soluğum kesilir okudukca Nazım Hikmet'i.. Babamdan öğrendim daha çok küçükken ben, ve o hala 80 zamanı içgüdüsüyle saklar Nazım Hikmet kitaplarını..
HİÇBİR AĞAÇ BÖYLE HARİKULADE BİR YEMİŞ VERMEMİŞTİR
Topraktan ateşten ve denizden
doğanların
en mükemmeli doğacak bizden...
..........
......... ve insanlar ellerini
korkmadan
düşünmeden
birbirlerinin ellerine bırakarak
yıldızlara bakarak:
-"Yaşamak ne güzel şey!"
diyecekler;
bir insan gözü gibi derin
bir salkım üzüm gibi serin
bir ferah
bir rahat
bir işitilmemiş şarkı söyliyecekler..
Hiçbir ağaç
böyle harikulade bir yemiş vermemiş
olacaktır.
Ve en vadedici
bir yaz gecesi bile
böyle sesler
böyle inanılmaz renklerle
sabaha ermemiş olacaktır..
Topraktan
ateşten
ve denizden
doğanların
en mükemmeli doğacak bizden...
17 Nisan 2006 03:49
kıyısız deniz
yaşamak şakaya gemez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela
yani yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden
yani bütün işin gücün yaşamak olacak...
ben nazımı bu kadar çok seven bir üniverste gençliğiyle aynı kantinde buluşmaktan büyük zevk aldım...benim belkide en çok hayatıma giren şiridir naım hikmetin 'yaşamaya dair' ama hiroşimadaki kız çocuğunu da unutmamak gerekir
kapıları çalan benim
kapıları birer birer
gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler
hiroşimada öleli
oluyor bir on yıl kadar
yedi yşında bir kızım
büyümez ölü çocuklar
saçlarım tutuştu önce
gözlerim yandı kavruldu
bir avuç kül oluverdim
külüm havaya savrudu
benim sizden kendim için
içbir şey istediğim yok
şeker bile yiyemezki
kağat gibi yanan çocuk
çalıyorum kapınızı
teyze amca bir imza ver
çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler
benim hergeceki ninnim zülfü livaneli tarafıdan bestelenen bu şiirdi
umarım bundan sonra kimse yanan çocuklar için şiir yazmaz ama bu şiir sayesinde de kimse savaştan ölen çocukların şeker yiyemediğini unutmaz...
17 Nisan 2006 23:19
smirnoff
Kız Çocuğu
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
bu şiiri Zulfu Livaneli de harika yorumlamıs...
18 Nisan 2006 10:06
kıyısız deniz
Ben Senden Önce Ölmek İsterim
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
Piraye Nâzım Hikmet
belki şaşırmışsınızdır arkadaşlar Piraye Nazım Hikmet ne demek diye ama bu da kendisine onlarca şiir yazan kocasına Pirayenin yazdığı çok güzel bir şiirdir.ben okuduğumda çok etkilenmiştim .umarım sizde beğenirsiniz:)
18 Nisan 2006 13:09
güven
almanya amerika harbediyo,
ama ordadan oraya para gidiyo...
para:vatansız
paraya sahip olan vatanlı mı?
hem, vaziyette biraz şöyle gibi:
onlar paranın sahibi değil,
para onların sahibi...
sonra birşey daha duydum,
dehşetli sinirlendim:
sözde, isviçreye deyip
almanyaya buğday yolluyormuşuz.
insan eti yiyenlere
memleketimin buğdayını yedirenlerin
allah belasını versin...
19 Nisan 2006 03:01
güven
fakında mısın
yalnız gözlerimiz değişmiyor,
ve kalıyor hatıralaşmadan orda
iyi ve kötü çocukluğumuz...
19 Nisan 2006 03:02
juventas
yasık ettiler
19 Nisan 2006 03:25
haluk
SÜPER BİR FORUM BRAVO ÇOK TAKDİRE ŞAYAN.. AÇAN ARKADAŞA SEVGİLER..
5 Haziran 2006 18:05
anakin
vatan haini
"nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi hikmet.
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
bir ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
kapkara haykıran puntolarla,
bir ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında amiral vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, amerikan amirali
amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi hikmet.
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, amerikan üsleri, amerikan bombası,
amerikan donanması, topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/3366
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.