ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > sinema-tv > en sevdiğiniz replik

Sayfalar: 1  2  3  4  5  24  25  26  27  28  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 289 - 300
 
white child
white child
Şeytan insan gibidir anı düşünür..Tanrı ise sonsuzluğu.
dejavu filmi-danziel washington
19 Mart 2008 11:38   mesajın adresini al  
 
hayal kıran
hayal kıran
tanrı
+bahisi kaybettim
şeytan
-bi daha ?
19 Mart 2008 11:41   mesajın adresini al  
 
off the record
off the record
Güncel olan bir filmden yazayım.
Kabadayı Filminde rasim Öztekin bir gay'i oynamaktadır, Mafya onu tehdit etmektedir...
- Bendeki göt hiçbirinizde yok... (Kabadayı)
19 Mart 2008 12:32   mesajın adresini al  
 
cıvıkbacımafedersin
cıvıkbacımafedersin
eşikya da uğur yücel şener şen
çiçek topraklı konuşması
19 Mart 2008 17:15   mesajın adresini al  
 
fanfan
fanfan
-yanağında sinek var. (ardından çaatt diye tokat basma efekti)
19 Mart 2008 20:04   mesajın adresini al  
 
paslı eyfel
paslı eyfel
vizontelenin bütün replikleri diyerek kesip atıyorm
19 Mart 2008 20:05   mesajın adresini al  
 
____________
____________
turev de acıma nazımmmm ... kopmusutm ona :Pp
19 Mart 2008 20:09   mesajın adresini al  
 
cinmax
cinmax
Tüm umudunuzu kaybetmek özgürlüktür!!!
19 Mart 2008 20:12   mesajın adresini al  
 
secret smile(: l
secret smile(: l
hıh bu da laf mı şimdi bırak yaa bırak(:

cinmax demis ki:
Tüm umudunuzu kaybetmek özgürlüktür!!!
19 Mart 2008 20:14   mesajın adresini al  
 
cinmax
cinmax
Ressam olur insanlar başkalarının kalbini kazıya kazıya, ya da resim olurlar benim gibi; kazına kazına
19 Mart 2008 20:18   mesajın adresini al  
 
cinmax
cinmax
Bir şeyler kırılıyordu, bir şeyler kırıldı. Kendini
-nasıl demeli?
- dayanıklı hissetmiyorsun artık
Sana bugüne kadar güç veren
yüreğini ısıtan şey, varoluş duygun, neredeyse önemli olduğun duygusu, dünyaya bağlanma, dünyada kalma duygusu eksikliğini hissettirmeye başlıyor. (...) Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı! Karşı karşıya getirilebilen başparmaklara, iki ayak üstünde duruşa, omuzlar üzerinde başın yarım dönüşüne fazla ağır bir bedel bu. Yaşam denen bu kazan, bu fırın, bu ızgara, bu milyarlarca uyarı, kışkırtma, tembih, coşkunluk, bu bitmek bilmeyen baskı ortamı, bu sonsuz üretme, ezme, yutma, engelleri aşma, durmadan ve yeniden baştan başlama makinesi, senin değersiz varoluşunun her gününü, her saatini yönetmek isteyen bu yumuşak dehşet.

Fazla ağır olduğunu düşündüğün bu bedeli ödemek istemiyorsun artık. Bu yumuşak dehşetin baskısına daha fazla karşı koyamıyorsun. Kendinden usulca vazgeçiyorsun. Kendinden, bilincinden, epey bir zaman dünyanın merkezi olduğunu varsaydığın konumundan el çekiyorsun. Dünyanın selameti için vazgeçilmez bir unsur değilsin. Yaratılmışların en şereflisi olmadığını biliyorsun artık. Bu çılgın hızdan, bu çılgın hızın senden bağımsız olarak almış olduğu gidişattan korkuyorsun. Korku tüm hücrelerini ele geçiriyor. İçinde, kanına kardeş dolaşan bir şey oluyor korku. Yapacak tek bir şey kalıyor senin için, yenilgiyi kabul etmek. Kabul ediyorsun. Dünya üzerindeki yerini, konumunu, koordinatlarını tekrar belirliyorsun. Mağlupların sinikliği var üzerinde. Kaybetmişlerin çaresizliği. Her yanına sinmiş çıkışsızlığın ağır kokusu. Dünya senin etrafında dönmüyor artık.

Peki ben kim mi oluyorum? Hiç kimse olmuyorum. Bu söylediklerimi nerden mi biliyorum? Kahin söyledi. Yirminci yüzyılın en büyük kahini: Sinema.

Modern yaşamın sorunlarına çözüm bulan bir çok Şeyin var. Kanepe sorununu çözdüğünü düşünüyorsun. Oldukça saygın bir gardırobun var. Kaliteli bir müzik setine sahipsin. Yin Yang desenli kahve sehpan oturma odana ihtiyacı olan farklılığı getirdi. Ne tür bir yemek takımının kişiliğini yansıtacağını biliyorsun. Eve kızgın ve sıkıntılı geldiğin zamanlarda daireni temizliyorsun. İskandinav mobilyalarını cilalıyorsun. Şeylerle tam olarak çevrilebilmen için az kaldı. Yakında tamamlanacaksın. Bir süre sonra hayatta kalma oranın sıfıra inecek ama sen o an gelinceye kadar satın almaya devam edeceksin.

Şeylerin etrafında kalabalık oluşturduğu bir merkezsin sen.

Şeyler dünyasına bağımlısın. O güler yüzünün yansıyacağı parlak Şeylere ihtiyacın var. Boşluğa, tamamlanmamışlığa tahammülün yok. Sen eşya katalogu müptelasısın. Telefonla sipariş dünyasının bir parçası. Kablolu her oyunda (fax, lap-top, telefon...) oynamak isteyen bir gönüllüsün. Sen bir ölüsün. Sen insanı öldürürsün. SÜN. SÜN. Sünepesin. Süngersin. ‘Şeyler’i emen emen emen ve ‘Şeyler’ tarafından emilen doymak bilmez bir süngersin. Sürgündesin. ‘Şeyler’in soğuk ve ele geçirici dünyasının sayısız sürgününden birisisin. Sürgünlüğünü seçme özgürlüğü zanneden bir süzmesin. Ah! Sen, beni kelime oyunlarına mecbur edensin.

Efendisin. Kölesin. Bir çok ‘Şey’e sahip olan bir efendisin. Sahip olduklarının sonunda sana sahip olduğu bir kölesin.
19 Mart 2008 20:41   mesajın adresini al  
 
secret smile(: l
secret smile(: l
bu replik güzeldir cidden..bide şeydeki güzel bradin edwardın eline bişeyler yaptığı kısım warya orda ona bişelr anlatmaya çalişiodu

zaten film baştan ayağa süper..
19 Mart 2008 21:00   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  5  24  25  26  27  28  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 289 - 300

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008