ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > edebiyat > Sevdiğimiz Birkaç "Mısra"

Sayfalar: 1  2  3  4  5  35  36  37  38  39  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 37 - 48
 
abbas
abbas
Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa...
19 Mart 2006 01:20   mesajın adresini al  
 
3daysofpeaceandmusic
3daysofpeaceandmusic
karnın yardım kazma ile bel ile
yuzun yırttım tırnak ile el ile
yıne karsıladın benı deste deste gul ile
benım sadık yarım kara topraktır...
19 Mart 2006 01:20   mesajın adresini al  
 
yavruş :)dişikartal
yavruş :)dişikartal
AH!
sen ağlama
ben ağlayayım güzel yar
yüreğimde hasret kor
aramızda yollar war :p
19 Mart 2006 01:24   mesajın adresini al  
 
atakan
atakan
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin

Bedri Rahmi Eyüboğlu
19 Mart 2006 01:53   mesajın adresini al  
 
abbas
abbas
BOYLE BIR SEVMEK

ne kadinlar sevdim zaten yoktular
yagmur giyerlerdi sonbaharla bir
azicik oksasam sanki cocuktular
biraksam korkudan gozleri sislenir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

hayir sanmayin ki beni unuttular
hala arasira mektuplari gelir
gercek degildiler birer umuttular
eski bir sarki belki bir siir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir

yalnizliklarimda elimden tuttular
uzak fisiltilari icimi urpertir
sanki gokyuzunde bir buluttular
nereye kayboldular simdi kimbilir
ne kadinlar sevdim zaten yoktular
boyle bir sevmek gorulmemistir.
Atilla iLHAN
19 Mart 2006 02:16   mesajın adresini al  
 
steelgrave
steelgrave
"Ey milletim,
Ben, Mustafa Kemal'im...
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
Kurusun damağım, dilim.
Özür dilerim...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Özgürlük hâlâ,
En yüce değer
Değilse eğer...
Prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Özlediyseniz fesi, peçeyi.
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
Hâlâ medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten.
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek...
Diyorsanız ki, okumasın
Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
*
Fazla geldiyse size, Hürriyet, Cumhuriyet...
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın...
Hâlâ önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın...
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
RAHAT BIRAKIN BENİ..."

Süleyman Apaydın
19 Mart 2006 02:16   mesajın adresini al  
 
atakan
atakan
Sen Venüs'den Ay'a kadar şöyle bir gezin

İçkiden şaraptan hoş ve güzel göremezsin.

Kafa mı var şarap satanda Tanrı aşkına;

Üzüm suyundan üstün ne var almak dilesin?


Ömer Hayyam
19 Mart 2006 02:47   mesajın adresini al  
 
_kundera_
_kundera_
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisân-ı hafidir ki rûha dolmakta
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta.
20 Mart 2006 21:11   mesajın adresini al  
 
suit up!
suit up!
Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin

O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici - hep, hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim, / Can Yücel
20 Mart 2006 21:18   mesajın adresini al  
 
giz3m
giz3m
simdi biz neyiz biliyor musun?
yikintilar arasinda yakinlarini arayan oksuz savas cocuklari
gibiyiz.umut
ve korkununhicbir anlam tasimadigi bir dunyada bir sey buldugunda
neyi,ne
yapacagini bilemeyen cocuklar gibi.
artik hicbir duygusunu anlayamayan cocuklar gibi
ve elbet biz de bu askda buyuyecek
her seyi bir baska aska erteleyecegiz
Murathan Mungan
20 Mart 2006 21:23   mesajın adresini al  
 
morgana
morgana
Ölüyorum Tanrım;bu da oldu işte.
"Her ölüm erken ölümdür!"
Biliyorum Tanrım...
Ama ayrıca aldığın şu hayat;
Fena değildir;üstü kalsın...
----------------------------------------------------------------------------------
O yalnız ayna satardı.
Ve bir gün aynalı çarşıda öldü.
Talih bu ya!
Tabutunu taşıyanlar;aynasızlardı...
20 Mart 2006 21:35   mesajın adresini al  
 
system failure
system failure
belalı aşklar gazeli

O masum çocuk bakışlarıyla başlar
Çıkmazlara saplanacak en koyu aşklar

Sevinçle serpilir kuytularda, gözden ırak
Suçlansa da büyür sevgi, gizli ya da aşikar

Boşanır yürekte zincir, kopar kelepçeler
Köpüren sevda selidir, bendleri aşar

Kuşkunun akrebidir, durur taşın altında
İki gövde bir iken, ansızın ordan çıkar

Yüreğe akan zehir, zehiri akıtan iğne
Güneşe çekilen perde, ışığa örülen duvar

O karanlık kapılar, girilen sonsuz dehliz
Bütün yollar kapalı, mevsim kış, her yer kar

Dişler kamaşır tadından o yasak meyvenin
Oysa her büyük günahın sonunda mutlak ölüm var

Cinnetin kıranından geçilir, sokaklar bile kan
Biter mi belası aşkın, nelerle yüklüdür rüzgar

Kim ola uslanan, çılgınsa yaşamın ta kendisi
Akmadan kan, boşalmadan son kılcal damar

Kemikler sürme olmadan, külleri savrulmadan
Unutulmaz o yangın, güze erse de bahar

hüseyin yurttaş

mehmet aslantuğ'dan dinleyin
20 Mart 2006 21:49   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  5  35  36  37  38  39  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 37 - 48

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008