Önceleri yazardım
Her gece, her gece ölür,
Dirilir de gene yazardım...
Karamsarlık boğazıma sarıldığında,
Dibe inmeye başladığımda,
Hemen gökten zembille iniyor kağıt-kalem
Şimdi o kadar monoton ki her şey
Ne yazabilirim,
Ne anlatabilirim,
Herkes gibi olduğumu
Çığlıklar attığımı ya da
Tarlanın ortasında, günebakanların arasında
Güne bakarken,
Gözlerim güneşten kör olduğunda ,
Kargalar beni korkulup sanıp ama-
Korkmayıp –benden intikam alırcasına
-kahretsin, ne istiyor bu hayvanlar benden-
Gözlerimi oyduklarında ,
Kaçmaya çabalarken
Hiç görmediğim zincirlerin beni tutması
Uçmaya uğraşırken
Aslında kanatlarımın kağıttan olması,
Tam o anda
Beynimde şimşek çakması – sanki –
Ve önce kocaman olan yağmur damlalarının sonra küçülüp
Beynimin mağarasında
Şıp, şıp, şıp
Aryalarıyla beni delirtmesi ,
Öte dünyaya kılavuzluk edercesine...
Bir koridordayım,
Gidiyorum ve bitmiyor
Bitiyorum ve gitmiyor
Sınırımdayım bak!
Bir tür fanus
Bir örümcek beni ağının ortasına yerleştirdi,
Az sonra afiyetle yiyecek
Of gözleri öyle güzel ki..
Zevk pırıltıları var, bu beni şehvetli kılıyor
Öyle siyahım ki..
Sadece siyahım
Aynaya bakınca bulamıyorum
Kendimi,
Yokluyorum yüzümü
Bulamıyorum elmacık kemiklerimi
Yine düşmüşüm
Meleklerim nerede?
Sonsuz adalet nerede?
Tutsa ve çekse
Bana gizem verse
Biraz da fesleğen
Ah öyle koksam ,
Öyle tazelensem,
Çiçeklensem öyle...
Denemiştim
Denemek istemiyorum şimdi
Neden minnet duyayım ki ?
-şükredeyim ki- onlara..
-meleklere-
neden aydınlatmıyorlar yolumu ?
Şöyle iki tarafını birden, kıpkırmızı..
“gel bak, burası senin için iyi, bu sefer olacak..”
Zamansızım
Zamansız olmak istiyorum
Peşi sıra devrilsem
Bir de üstüne üstlük
Yuvarlansam
Prematüre halime dönsem!
Kurtar beni
Kurtar beni
Beni kurtar
Koyu bir kahve
İçsem,
Baksam içine ve düşünsem
Sonra da düşşem
Boğulsam
Kahve bir katran gibi olsa ve beni yutsa
Ölsem keşke!
Bu gece şiir gecesi
Bu gece ölüm gecesi
Hadi yazalım
Hadi ölelim...
Uzun zamandır yazmıyordum
Şimdi tam zamanı
Kendimi hiç bu kadar zavallı hissetmemiştim..
Biri yakalasa beni de
şöyle bir evirip-çevirse
“ne lan bu halin?” dese
keşke biri bunu yapsa!
"Alice in Chains" dinlemek bile fayda etmiyor
Ruhum kayıp,
Kurtulmanın imkanı yok,
Ya ölüm ya ölüm...
Ölümü hissediyorum
Hissedebiliyorum
Öylesine yakınımda ki
Kucağımda,yanağımda,
Gözümde, yüzümde
İçimde, dışımda
Keşke!
Keşke!
Galiba şimdi tam sırası
Kimse yok , gerekte yok
Hep kendim için yaşadım zaten
Boşmuş
Kokuşmuş
Rezil hayat
Çağırıyor ya beni
Kelebekler gibi uçma zamanıdır
Kısa ömür ama iyi yaşanmış
Saf değilim
Katışıksız değilim artık
Başardı onlar
Beni yok ettiler işte
Sildiler
Geçtiler üzerimden öylece..
Kimim ben bu bok çukurunda?
Varlığımla yokluğum bir iz sadece
Üzülmezler ben yoksam,
Ağlamazlar olmazsam
Hücrelerim
Beynimin
Karanlık
Gece
Siyah
Soğuk
Ölümün kokusu
Ölümün tadı
Keşke!
Keşke!
Niye istiyorum?
Çünkü tekim
Birim
Yalancı özgürüm
O yüzden...