şiirden çok düzyazı..
şiir olarak hiç beğenmiyorum..
cemal süreya, turgut uyar, attila ilhan şiirleri yanında yılmazınkiler düzyazıdan farksızlar..
20 Ocak 2007 06:15
tuğçé
soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam....
21 Ocak 2007 00:48
zebra finch
Ankara`ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri
Oysa Ankara`da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim...
(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak...)
seviorumm bu adamı beeeeeeeeeeee
31 Ocak 2007 01:38
a. bandini
Arkadaş yollamıştı bana şiirini. İŞte Yılmaz Erdoğan kendisi okumuş. Hiç beğenmedim. Ağlıyorum bu şiirde demişti bir de. Fena bir durum.
Belki de şiirden haz almadığım için -çokca- sevmemişimdir. Bilemiyorum.
31 Ocak 2007 02:30
ufk
bayılıorum onun şiirlerine....
Acil Şifalar
Bahçe kapısından sızdılar...
Aralık kalmış neresi varsa hayatımın...
Bünyede bastırılmamış ne kadar isyan varsa ordan.
Daha asitli bir yalnızlık için
Dilek tutuyorum şarkılara,
Sıradaki benim şansıma diyorum;
Haberler başlıyor birden,
Benden,
Hazin biçimde bahseden.
Kumsalların istenmeyen kaç kum tanesi varsa
Önde gideniyim her tazyikli alkışta..
Zayii makamında bestelenmiş yazılar kaldı avluda.
Gitme diye
Yalan bile söylerim,
Yerini söylerim
Ne saklamışsan
Kal diye!
Bu yaz'ı serin tutalım diye
Çıplak tenlerde,
Geceyarısı tatlı bir soğukluk olsun diye
Her sevişme,
Aramızdaki her üryan gelişme!
Hem gidenedir bu şiir
Hem gelecek olana....
O da biraz oyalanıp
Gider nasılsa?
Hep haberler başlayacak biliyorum,
Hangi şarkıyı seçsem şansıma.
Şimdi şifa niyetine giriyorum sulara.
Mavisine değil denizin.
Sade tuzuna.
31 Ocak 2007 03:05
ufk
daha iiler olması onun şiirlerini sewmememız ıcın sebep mı??? biraz sacma bi yaklasım oldu bence....
banshee demis ki:
Yılmaz Erdoğan'a gıcık kapmam ama be kardeşim bırak şu kağıt kalemi, popülersin diye bak insanlar senin saçma sapan şiirlerini seviyor. Sen git bir oyun yaz, ne bilim senaryo yaz, yönetmenlik yap;ama şiir de yerin yok. Populer diye insanlarımız şiirlerini sevip okudu;ama ona bin basıcak yazarlarm şiirlerini okumadan. Bir tane daha vardı bu yılmaz erdoğan gibi, Sadri alışık'ın oğlu. O da beceriksiz ama insanlar geberip geberip diriliyorlar. Populer olmak lazım efendim....
31 Ocak 2007 03:08
gizeeem
Yılmaz Erdoğan-SANA BAKMAK....
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır...
benmde favorim bu...
31 Ocak 2007 03:52
dogujan
sana bakmak allaha inanmaktır dio ya
bayılıom o şiire
31 Ocak 2007 11:48
bigbang
ankara gerçekten çok ii
31 Ocak 2007 22:08
ahmet altuğ
iki albümünüde ezbere bilirim..halen en çok dinlediğim albümdür ilk albümü..en sevdiğim şiiri de beyoğlundan dolmabahçeyedir aşağıdaki gibidir..dinlenesi gerekir..yılmaz abii ..ben yine ilk albümünü 3-5 defa dinleyeyim bu başlıı gördüüm ii olmadı..
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...
Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...
Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!
Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!
Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
31 Ocak 2007 23:03
geronimo
Yüksekten uçan herkesle akrabayım.
Belli bir rakımının üstünde doğdum.
Seslerin önce kayalara vurup sonra
Kulaklara aktığı bir yerde çıplak.
Uzak. Yüksek.
Kışın çok yağışlı yazın seyrek..
Uzun anlattım uzaktaki yakın ve
Yakın doğunun uzak günlerini...
Uzatmayalım...aydım çıplak..yürüyorum çıplak.
Yüksek.
Kışın çok yağışlı,yazın seyrek.
Doğdum büyük bir hadise olarak geçmedi kayıtlara.
Büyüdüm yalınayak.
Ve yüksek!
Kışın çok yağışlı yazın seyrek.
İçindeki her şeyin pahalı değil
Değerli olduğu evlerin hep soğuk
Sularla sulanan akşamüstlerinden geçtim..
Vesikalık için taktığım ço
Oldu fotoğrafçı gravatlan....
Saçları m ıslak..üstümde önlük...
Ve (evet)
Yüksek!
Kışın çok yağışlı yazın seyrek.
Bir otobüs yolculuğudur ki bitmez
Hala aklımda bazen hayat sanki elazığ malatya arasında
Bir uzun uzun yayla molasında..
Evet yüksek!
Kışın çok yağışlı yazın seyrek
Bir hayatta kalma mücadelesidir aslında yoksun doğmak.
Çok yoksun kaldığımız oldu ama çok şükür hiç yoksul olmadık
Alabileceğimiz şeylerin sayısı bulabildiklerimizden
Birazcık daha olsa fazla idi canım...
Yani şehirde her daim limon olsa niye almayaydık ama yol uzun.
Zap vadisi yokuşa sürüyor ve bazen alıp gidiyor
Koca koca kara parçalarını..
Ve dedik ya yüksek kışın çok yağışlı yazın seyrek...
Herkese kısmet olmuyor maalesef
Her yoksun öğünden tok kalmak üzerine eğitilmek!
Yüksek kışın çok yağışlı yazın seyrek...
11 Şubat 2007 10:04
rastignac
güzel bahçeli bir okulun penceresinden dünyaya
hayret , hasret ve birazda bayat bayram şekeri kederiyle bakan
aklı cambaz , yanakları al , sesi ise çilek aroması
bir çocuk oturuyor gözlerinde ....
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/2812
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.