ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
arkadaşlar zahmet edip bi okuyun derim.bu ne, konusu nedir demeyin anlayan anladı ... :)
SAHTE MAZLUM
Son zamanlarda artık iyice can sıkan , organize ve devamlı bir sekilde işlenen 'Mazlum ve fakir galatasaray / Zalim ve zengin FENERBAHÇE' konusu hakikaten kabak tadı vermeye başladı. Ziya Paşa'nın meşhur sözündeki gibi, 'herkesi kör , alemi sersem sananların' sergilediği bu ortaoyunununa, bu beyin yıkama fırtınasına karşı FENERBAHÇE taraftarları nasıl aklına mukayyet olacak? Gelin konu başlıklarına ayırarak hususları birer birer inceleyelim:
MADDİYAT KONUSU
Türk filmleri ile büyümüş bir soyun evladı olarak yurdum insanı her zaman fakirin yanında olmuş , zengine karşı bir antipati beslemiştir.Ancak zenginliği ve fakirliği yaratan sebepler bu filmlerde hiç işlenmemiştir. Oysa futbolda bugün yaşadığımız FENERBAHÇE - galatasaray karşılaştırması için inceleme yapmak mümkündür.
Mazlum galatasaray Riva arsalarını , Kuruçeşme açıklarındaki adasını, Kalamış tesislerini , Florya'daki arazileri alıp bünyesine katarken mazlum muydu? O zamanlar 'Biz dunyanın en zengin kulüplerinden biriyiz, bizdeki arsa - tapu hiç kimselerde yok !' diye böbürlenirken mazlum muydular? Hagilere , Popesculara 4-5 milyon dolarlar ödenirken mi mazlumdu bu arkadaşlar? UEFA kupasını ya da 4 sene seri şampiyonluğu paraya çeviremezken - ya da çevirip de bunları çarçur ederken - mi mazlumdunuz efendiler?
Kupayı alıp meclise giderken ve orada para isterken mi başladı mazlumluğunuz? Siz 2 senede 40 küsür futbolcuya 40 küsür milyon dolar öderken, 1 maç oynatmadığınız adamlara UEFA'nın cezası ile 2 milyon dolar öderken mi mazlumlaştınız? Yoksa vergi borçlarınızın üstüne çizik attırıken mi farkettiniz mazlum olduğunuzu? Sahi şu anda bile yabancı futbolcularınızın kontratları 50 - 100 milyar TL üzerinden yapılmışken ve sırf buradan bile trilyonluk vergi kaçırırken nasıl bir mazlumluktur bu yaşadığınız? 'Aç aç futbol oynayan gariban futbolcularınızın' hangisinin altında Mercedes'ten daha kötü bir araba, villadan daha dusuk seviyede ev
var? Kendi taraftarınızın sahip çıkmadığı bir kulüp olarak bir stad projesine 10 milyon dolar ödeyecek kadar zenginken, kendi elinizle paranızı batırdıktan sonra Seyrantepe gibi bu ülkenin en büyük rant getirecek arsalarından birini taraftarınız olan bir belediye başkanının mahareti ile 'götürmeye' çalışırken halamazlum oldugunuzu mu iddia ediyorsunuz efendiler !!
FENERBAHÇE zengin kulüptür; çünkü siz 'biz 4 sene ütüste şampiyon olduk , biz UEFA şampiyonuyuz' diye kasım kasım kasılır, ağustos böceği gibi cırlarken FENERBAHÇEliler böğrüne taş basıp , kan tükürüp 'kızılcık şerbeti içtim' diyerek ve karıncalar gibi çalışarak o stadı bitirdi , o Fenerium zincirini kurdu, kendi televizyon kanalını hayata geçirdi.Siz kendiniz para batırıp zararınızı devletten dilenirken FENERBAHÇE taraftarı o stada yılda 35 milyon usd karşılığı parayı kombine bilet ve maç hasılatı olarak cebinden ödedi. Siz 'mazlumuz biz' diye ağlarken gene o FENERBAHÇE tarftarı senede 20 milyon doları Feneriumlara forma , kaşkol vs parası olarak ödedi. O yönetim FENERBAHÇE taraftarının aşkını iyi biliyordu. Ve FENERBAHÇE seyircisi deonları hiç mahçup etmedi.
Bugün FENERBAHÇE'nin zenginliği kendi halkından gelmektedir. Siz şampiyonluğa oynarken 8.000 kişi maça gelirsiniz biz 6.lığa oynarken Saracoğlu'nu 35.000 kişi ile doldururuz. O yüzden siz Seyrantepe'yi götürseniz bile parasızlığa mahkum kalacakken, elindeki avucundakini maca bilet , Fenerium'a forma parası olarak vermeye hazır milyonlarca taraftarı sayesinde FENERBAHÇE dünyanın en zengin kulübü olacaktır
FENERLİ MEDYA
İşte bir başka büyük yalan , büyük aldatmaca konusu daha. Medyadaki 'baronlarınız' ısrarla , bıkıp usanmadan Fenerli medya söylemini devam ettirirler. Ancak medyada kimin hangi takımı tuttuğu istatistiklerinde hiç de öyle sonuçlar çıkmaz. galatasaraylılar birbirini yerken 'kol kırılır yen içinde kalır' sözüne uygun davranılır ancak FENERBAHÇE'nin piresi tiraj uğruna deve yapılır. Bizler zaten 'en büyük olmanın doğal diyeti' olarak budurumu kabullenmişizdir. Fenerli o kadar zengindir ki , takımına öyle bir aşkla bağlıdır ki, takımının adını gördüğü gazeteleri çekirge sürüsü gibi tüketirken size de para kazandırır , ne traji-komedidir ki bunu da bize sövesiniz diye yapar adeta.
Zengin FENERBAHÇE'nin TV kanalı vardır, kalan bütün kanallar ise mazlum galatasarayın(!) dır. Dikkat edin , tüm galatasaraylı, beşiktaşlı ve trabzonlu yazarlar yılda yazdıkları yazıların en az % 50'sinde - ki bu oran baronların yazılarında % 70'tir - FENERBAHÇE'yi yazmaktadırlar. Sorarım size, kaç FENERBAHÇEli yazar bilirsiniz ki FENERBAHCE dışında gs ve bjk için kalem oynatsın?
FENERBAHÇE'nin ayağa kalktığı bu son 2-3 sezon ne tesadüftür ki medyamızca ligin kalitesizleştiği 2-3 seneye denk gelmektedir. Oysa istatistikleri azcık inceleyen ahmaklar bile bu yalanı görür. Üstelik bu sene, ligimizin 4.sü ile 18.si arasında sadece 10 puan fark varken, Avrupa liglerinde 1. ve 2.ci arasındaki en az farklardan biri Türkiye'de iken birden bu lig kalitesizleşmiştir.
Avrupa kupalarında FENERBAHÇE'nin başarısızlığı hep bu Fenerli medya (!) sayesinde bilinçaltımıza pompalanır. Ülke futbolunun gerilemesinin, milli takımın başarısızlığının sebebinin FENERBAHÇE olduğu hep ince ince, satır aralarında sokuşturulur belleğimize. O FENERBAHÇE ki son 2 sezonun öyle ya da böyle Avrupa'da en çok puan toplayan Türk takımıdır, ve o mazlum takımdır ki 1 sene Avrupa'ya çıkamamış bu sene de eskimolara elenmiştir, ancak gerilememizin sebebi hep FENERBAHÇE'dir. O yüzdendir ki UEFA tarafından 'Ölüm Gurubu' olarak adlandırılan grupta sonuncu olan FENERBAHÇE'nin son maçının ardından atılan manşet: 'Bir FENERBAHÇE klasiği' , bjknın o muazzam gruptan (!) elenişinden sonra atılan manşet : 'Canın Sağolsun ' dur.
O medya ki aradan geçen 15 seneye rağmen 6 gol yediğimiz Aydın maçını , 20 seneye rağmen 4-0'lık Samsun maçlarını hatırlatır ancak gsnin daha 3 sene önce Rize'den kendi evinde(üstelik başlarında imparator(!) varken - 5 yediğini , gene çok değil 4-5 sene evvel müthiş (!) Lucescu ile Bursa'dan bir diğer 5 yedikleri itina ile unutturulur.
Biz tek ve kendimize ait kanalımızla mücadele ederken mazlum galatasaray onlarca kanalı ile ve o kanalların en etkili isimleri ile üzerimize gelmekte ve inanılmaz bir propaganda yapmaktadırlar. İşte bu mazlumun ve zalimin, yoksulun ve fakirin medyadaki durumudur.
HAKEMLER VE FEDERASYONLAR
Mazlum galatasaray hakemlerden çok çeken takımdır. Öyle ki o hakem hataları olmasa bu sene ilk devreyi 4-5 puan öde bitireceklerdir (!). Şimdi adı 'Fenerasyon'a çıkmış olan Levent Bıçakçı dönemine bir göz atalım :
Bu sene zalim ve zengin FENERBAHÇE ne olduğunu ve nasıl olduğunu kimsenin anlamadığı bir şekilde Everton maçı yüzünden Kadıköy'deki ilk maçını seyircisiz oynamış ve 2 puan kaybetmiştir.Nasıl Konya maçı için 'o gol olmasa maçı alamazdı' deniyorsa ben de 'o seyirci tribünde olsaydı Diyarbakır maçını kazanırdık' diyorum. Ardından 'Fenerasyon(!)un Tahkim Kurulu inanılmaz bir karar ile bjknin % 1000 ceza alması gereken maçı sırf FENERBAHÇE ile oynadığı için İnönü'de ve seyircili oynatmıştır. Aynı senaryoyu geçen sezon Diyarbakır deplasmanından önce yaşayan bizler bu duruma hiç şaşırmamışızdır. Ancak FENERBAHÇE çıkıp 'çatır çatır' ve 'can acıtacak' bir şekilde o maçı kazanmıştır. Peşinden Deniz Barış olayı patlak verir ve bu kez de bu oyuncumuzun lisansı geçisi olarak iptal edilir. Dikkat buyurun, bu saydığım olayların hiçbiri saniyelik hakem kararları değildir. Hepsi için düşünecek, araştıracak ve karar verecek uzun süreler vardır, hepsinde de doğrunun ne olduğu belirgin ve tektir ve hepsinde de kararlar yanlış, yanlı ve FENERBAHÇE aleyhine tecelli etmiştir. En sonunda şaytana pabucunu ters giydirecek bir yönteme başvurulmuş , FENERBAHÇEli Semih'e önce saçma sapan bir ceza verilip ardından da iptal ettirilerek 'Bakın FENERBAHÇEli futbolcunun czası iptal oldu' havası yaratılmıştır.
antu.com dan alıntıdır.
24 Şubat 2006 10:42
palali
1) kupayı alıp meclis'e gitmek: söz konusu olay 2000 yılında yaşanmıştır ve GALATASARAY'ın başarısı göz önüne alınarak ülkemizdeki tüm spor dallarında uluslararası başarı kazanan her sporcuya uygulanmasına karar verilen uygulama bu tarihte başlar, halen devam etmektedir. dünya şampiyonu tüm sporcularımızın başarısı bu kanunla ödüllendirilmiş, pek tabiki bu kanundan GALATASARAY'da yararlanmıştır. (belki bir gün sizde yararlanırsınız)
2) Vergi borçları bu ülkedeki GALATASARAY'da dahil her kulübün kocaman bir ayıbıdır. daha geçen sene 3 büyük kulübün başkanı bu konuda bir araya gelmedilermi? bakana gitmedilermi? tüm eleştiriler haklıdır.
3) biz 4 sene üstüste şampiyon olduk, UEFA kupasını namağlup kazanan TEK takım olduk, ama hiçbirzaman bir fenerbahçe galibiyetiyle cırlamadık. eğer sen bunun adına cırlamak diyorsan yukarıda yazdıklarının tümü cırıltıdan başka bir şey değildir. sen bu sene ülke puanına şöyle yada böyle en çok katkıda bulunan takım fenerbahçe diyebiliyorsan, fenerbahçenin bu sene avrupadaki durumundan bu şekilde övgüyle bahsedebiliyorsan sana sadece gülerim ve bir tavsiyede bulunurum: son 10 yılda fenerbahçenin kazandırdığı puanları topla 10'la çarp bakalım GALATASARAY'ın kazandırdıklarına yetişebilecekmi?
4) Zengin FENERBAHÇE'nin TV kanalı vardır, kalan bütün kanallar ise mazlum galatasarayın(!) dır. komiksin, gerçekten komiksin. bu ülkede yaşayan herkes 1 gazete hariç tüm gazetelerin spor müdürlerinin fenerbahçeli olduğunu bilir. hatta bazı gazeteler işi o kadar abartmışlardırki her gün sürmanşetten mutlaka bir fenerbahçe haberi verirler. GALATASARAY'ın geçtiğimiz hafta açık penaltısının verilmediğinden nedense (!) hiçbir gazetede bahsedilmez.
5) Sorarım size, kaç FENERBAHÇEli yazar bilirsiniz ki FENERBAHCE dışında gs ve bjk için kalem oynatsın? sadece pazartesi gününe ait olan milliyet gazetesinin spor köşesine bak görürsün.
6) hakemler ve fenerasyon: nasılki beşiktaş stadyumunda öldürülen seyirci için beşiktaş ceza almışsa elbette fenerbahçede alacaktır. bunun hala nesine neen itiraz edilir anlamış değilim. bu sezon ligin sadece 2. yarısında yapılan hakem hatalarına bak ve ne büyük bir tesadüfki fenerbaçenin puan kazanmasına, GALATASARAY'ın puan kaybetmesine nedfen olan hatalar zincirlemesi vardır.
SON OLARAK: fenerbahçe neden bu kadar antipatiktir? aşağıdaki yazı ŞEKİP HAZAR'In yeniçağ gazetesindeki yazısıdır. bu arada söz konusu yazar fenerbahçelidir.
GEL DE SEV BU FENER'İ
F.Bahçe İkinci Başkanı Nihat Özdemir buyurmuş: “Kulübün gelirlerini büyüttük. Önemli tesisler yaptık. Kimsenin alamadığı yerli ve yabancı yıldızlar transfer ettik. Oyuncularımıza karşı her türlü yükümlülüğümüzü yerine getiriyoruz. Ancak spor kamuoyu, anlaşılmaz bir şekilde sporcularına para veremeyen G.Saray’a daha çok destek veriyor. Onları sürekli motive ediyor. Bu bize yapılan büyük bir haksızlık...”
Allah Allah!...
Sevgili Nihat Özdemir, siz kamuoyunun keyfinin kâhyası mısınız? Kimi severlerse severler, kime destek verirlerse verirler, bundan size ne?
Diyorsunuz ki; “Spor kamuoyu G.Saray’a destek verirken, F.Bahçe’nin yapmış olduklarını da düşünmeli...” Olur, düşünelim. Bakalım G.Saray ne yapmış, F.Bahçe ne?
***
G.Saray Başkanı Özhan Canaydın, 6-0 yenildikleri maçtan sonra şeref tribününde, F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın elini sıkarak tebrik eder...
F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım ise, G.Saray’ın kazandığı UEFA Kupası için “tesadüf” der...
***
G.Saray Başkanı, hemen her sezon açılışında, bayram ve kandil gibi kutsal günlerde basın tribününe gelerek, yazar, muhabir veya kameraman, kendisine muhalif veya değil, hiç bir ayrım yapmadan gazetecileri tek tek öperek kutlar...
F.Bahçe Başkanı ise böylesi günlerde gazetecileri (Alaattin Metin hariç), aklının ucundan bile geçirmez...
***
G.Saray Başkanı, kendisinin fotoğraflarını, görüntülerini çeken foto muhabiri ve kameramanların, yanaklarını okşayarak hatırını sorar...
F.Bahçe Başkanı ise bu gibi durumlarda onları, “Çekmeyin ayaklarınızı kırarım” diye korkutur...
***
G.Saray’da gazete ve televizyon muhabirlerinin hiçbirisi, futbolcularla röportaj yaparken zorlanmaz... F.Bahçe’de ise muhabirler oyucuların yüzünü sadece basına açık idmanlarda görür...
***
G.Saray’da yöneticiler önemli açıklamaları ve bilgileri, önce bir gazeteciye verip iki gün sonra diğerleriyle paylaşmaz...
F.Bahçe’de ise bilgi ve belgeler önce Akşam Gazetesi’nden Alaattin Metin’e verilir, sonra diğer medya kuruluşlarıyla paylaşılır...
***
G.Saray yönetimi yeni bir stat yapsa, basın tribününü mükemmele yakın inşa eder... F.Bahçe yönetimi ise şimdi olduğu gibi, küçücük basın odalarında görev yapmaya mecbur bıraktıkları gazetecilere, daracık koltuklarda, kuşlarla birlikte maç izletir...
***
G.Saray’da teknik direktör Eric Gerets, ekonomik sıkıntıya rağmen, medyaya bir gün bile serzenişte bulunmaz... F.Bahçe’de ise bir eli yağda, bir eli balda olan Christoph Daum, Alman basınına hemen her gün, “Beni anlamıyorlar. Çok sıkıntılıyım. Bir gün bu ülkeden defolup gideceğim” diye beyanat verir...
***
G.Saray Teknik Direktörü, sakat ve cezalı oyuncuların çokluğunu asla dert etmez. Genç veya yaşlı, kadrosundaki tüm futbolcuları eşit kalitede görür... F.Bahçe Teknik Direktörü ise elinde Anelka, Alex ve Appiah gibi dünya yıldızları olmasına rağmen sürekli kadrosunun eksikliğinden şikayet ederek, transfer ister...
***
Eric Gerets 17 yaşındaki Aydın, Ferhat, Uğur gibi futbolcuları sahaya sürmekten asla çekinmez... Christoph Daum ise Olcan, Can, Kerim gibi genç yıldızları çoğu kez maç kadrolarına bile almaz...
***
Sevgili Nihat Özdemir! Bu örnekler say say bitmez. Emin ol yazmaya da gazete sayfaları yetmez.
Şimdi anladın mı, spor kamuoyu sizin kulübü neden sevmiyor?
Tüm yönetim, şapkanızı önünüze koyun ve bir kez daha düşünün. Gelin F.Bahçe’ye bir de bizim yanımızdan bakın. Bakalım siz sevebilecek misiniz?
Haa, güzel antrenman sahaları yaptınız, sporcularınız size minnettar...
Harika sosyal tesisler yaptınız, üyelerinizi mutlu ettiniz..
Şahane stad yaptınız, taraftarlarınız zevkten dört köşe...
Sporcunuz, kongre üyeniz, taraftarınız sizi seviyor...
Ancak “İllâ da herkes sevsin” diyemezsiniz.
Zira sevgi parayla satın alınamıyor...
TECRÜBE KAZANIYORUZ (!)
Türkiye’nin üç bir yanı denizle kaplı. Ancak uluslararası platformlarda yüzücülerimizin bizi gururlandıran bir tek başarısı bile yok. Türkiye’deki yüzme havuzları, genelde zenginlerin yazın güneş banyosu yaptığı, kışın ise kaplıca gibi kullandığı mekanlar olarak biliniyor. Haliyle de bu branşta dünyaca tanınan bir tek sporcumuz bile olmuyor. Bir başka trajikomik spor dalımız da kayak. Aslında ülkemizde bu sporun yapılabileceği bir çok mekan var. Uludağ, Palandöken, Sarıkamış, Bitlis, Erciyes, Kartalkaya ve Maşukiye gibi. Ancak bu merkezler de genelde Etiler, Levent sosyetesinin kayak yaparak eğlendiği, Alex gibi kış görmeyenlerin kar kayağı merakını giderdiği yerlerden öteye geçemiyor. Kars, Ağrı, Sarıkamış, Erzurum ve Kayserili gariban sporcularımız ise kısıtlı imkanlarla bir şeyler yapmaya çalışıyor. Böyle olunca da Kış Olimpiyatları’nda, kar yağışının hiç olmadığı Kenya ve Madagaskar gibi ülkelerin sporcuları bile bize nal toplatıyor. Bu durumda Gençlik ve Spor Genel Müdürümüz Mehmet Atalay’a da tabii ki; “Tecrübe kazanıyoruz” demekten başka bir şey düşmüyor.
24 Şubat 2006 11:26
bonaventure
bir ilerleyin yaa...
yazık sen ve senin gibi tüm ezikbahçelilere.
24 Şubat 2006 17:29
palali
Galatasaray o 5-6 yıl önce dediğiniz zamanda da mali krizdeydi ve o zaman kazandı tüm başarılarını. nobresi alexi anelkası appiahı var ümit özatı (bunu anlamış değilim :D) ama naptı fenerbahçe? şu ülkeyi nasıl temsil etti? Tarihinizdeki en iyi zamanı yaşıyorsunuz durumunuz ortada. efe ne kadarda haklısın? gidemeyip gidenlere çamur atmak dimi? tıpkı azize yıldırımın yaptığı gibi UEFA kupasını yenilgisiz kazanan tek takımın başarısına tesadüf(!) demek. hala hazmedemediniz.
25 Şubat 2006 21:52
kaan
yazı angut.com dan alıntıdır. www.angut.com da yer alan başlıktada herkesin bugün bu şekilde bilet aldığı yazıyor. Biletler elde patlayınca sanırım yönetim böyle bir çare buldu.'
ve hatta diğer konuşmlarada,daha sadece 8bin bilet satıldığı tartışılıyor..
'Az önce biletixten bilet almaya gittiğimizde bizden taraftar kart numarası istemediler. Biletleri kartsız tıkır tıkır aldık.
25 Şubat 2006 23:30
kaan
büyük! febe taraftarı
büyük! febe yönetimi
bu olsa gerek
endüstriyel futbol war oldukça bunlar olacaktır
GALATASARAYı parası için dünya starı topçuları için sevecekler sevmesin maça gelecekler gelmesin daha iyi
arma ve kutsal renkler için biz ölene dek orda olacağız
10 kişi kalsakta bağırırız yine
25 Şubat 2006 23:33
palali
bana bak efe akgün: terbiyeni takın, sözlerine dikkat et, zeka seviyeni sıkıştığında başkalarına hakaret ederek gösteriyorsun burası açık.
25 Şubat 2006 23:37
palali
önce hakaretinden dolayı özür dileyeceksin aksi takdirde seninle konuşacak hiçbirşeyim yok!
25 Şubat 2006 23:41
palali
yazdığından haberin yok. git çocuk parkında oyna.
25 Şubat 2006 23:44
the_apparition
50 milyon dolarlık mı 70 milyon dolarlık kefaleti için yeniden baskan olmayaa çalışan bi adam hakkında daha bişi yazmam bn
25 Şubat 2006 23:50
palali
demişsin ya biz daha kaç kere girdik cl'ye tecrübe vsvs. yahu biz 9 kere girerken siz nerelerdeydiniz? o zamanlarda neden tecrübe kazanamadınız avrupa kupalarında oynama yasağınızmı vardı? bildiğiniz tek bişey var tromso evet rezaletti ve biz bundan gereken dersi çıkardık, seneler sonra oldu tökezledik 10 kez karşılaşsak fark atacağımız bir takıma elendik peki ya siz? yahu senelerce kan kusturmadınızmı?
samiyende 0-0 deplasmanda 1-1 demişsin. namağlupluk değilmi bu? yanlış bişeymi var? kaldıki bu söylediğin tek bir tura ait diğer turlar?
hem madem bu kadar iyi ürün yapıp satıyorsunuz fenerbahçeyle ilgili yapılan sinema filmini kaç kişi izledi? belgeseli kaç kişi izledi? derginiz ayda kaç satıyor? Galatasaray DVD'sinin satış rakamlarından haberin varmı? yada eski açık sarı desene'yi kaç kişi izledi? Türkiyede en çok satın alınan dergiler sıralamasında Galatasaray dergisi kaçıncı sırada biliyormusun?
25 Şubat 2006 23:58
palali
ha bide aklıma geldi konu dışı kalıyor ama. ortakantinde en çok üyesi olan gruba bakmanızı rica etsem :D
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/2705
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.