ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Reşat Nuri Güntekin'in yazdıgı bir roman. Aşkla ilgili bu kadar güzel baska roman okumadım ben hele Türk yazarlardan.
Aşk, Türkiye'den farklı insan portreleriyle, farklı sehirlerle; ve bir genç kadının tüm duygularıyla birleşip çıkıyor karsımıza.
Yazar bize hep anlatmıyor, ima ediyor, işaret ediyor bazı seyleri - ben buna göz kırpmak diyorum.
Bu forum konusu, Reşat Nuri için degil; Çalıkuşu için açılıyor. Arada yadsınamaz bir bag olması yine de fark oldugunu göz ardı etmemize neden olmaz umarım.
Çalıkuşu'nu okuyanların yorumlarını ve hatta akıllarında kaldıysa en çok hoslarına giden bölümleri merak ediyorum.
Buyrun efendim :)
~ 1046 gün
deniz
harika bir romandır elbette! okudukça insanın ordaki gibi eski dille konuşası gelir...
yeni bi filmi mi dizisi mi ne cekiliomus! umarım layıkıyla yaparlar...
~ 1046 gün
elif
Kamran'ın Feride'ye "Sarı Çiçek" romanını, yani Feride'yi neden aldattıgını anlattıgı bölüm; buradaki kelimeler... İşte bunlar da beni en çok etkileyenler:
"Seni kendi kendimden, hayatımdan, muhtelif saadetlerini birbirinden kıskanıyordum. Dünyada zamanla yıpranmayan, kuvvetini kaybetmeyen hiçbir his yok. "Ya bir zaman sonra Feride'yi bu kadar sevemezsem, ya bu leziz, nadide tahassürü kaybedersem?" diyordum. O vakit, yan yana bitmesinden korkulan ışıkları nasıl söndürürlerse ben de öyle yapıyor, hayalini gözlerimden uzaklaştırmaya çalışıyordum.
Dağlarda ismini bilmediğim bir ot yetişir. Feride, insan, onu daima koklarsa, bir zaman sonra kokusunu daha az duymaya başlar. Bunun ilacı, bir zaman kendini ondan mahrum etmektir. Hatta bazen -sırf o eski güzel kokuyu yeniden bulmak hırsıyla- herhangi bir kokuyu, mesela bir manasız "Sarı Çiçeği" yüzüne yaklaştırır.
Bu ot, güzel kokusu için bazen mihnete de uğrar, insanlar, onu parmaklarının arasında örseler, hırpalarlar. Feride, seni bu ıstıraptan derinleşmiş gözlerin, mahzun düşüncelerden yorulmuş güzel yüzünle ben, bu hırpalandıkça kokusu artan çiçeklere benzetiyorum. Beni anlıyorsun, değil mi?"
~ 1046 gün
deniz
ne kadar da kolay harcadın ya... olabilir, önemli değil, erkek zihnine veriyorum :)
~ 1044 gün
elif
Sığ bir kitap ve Çalıkuşu, aynı cümlede kullanabileni ilk kez görüyorum :)
Ben ne erkek zihnine ne de mühendis adaylığına veriyorum :)
En son ortaokulda okumussun (Gerçi ben de ilk kez orta birde okumuştum ama...) bence sığ bulman -hani erkekler daha geç olgunlaşır ya- ortaokulda okumandan kaynaklanıyor.
Bu kitap tersine çok derindir, bir aşktan öte bir memleketi tanırsınız aşkın her derecesinde.
Aldatılan, ama yine de seven bir kadının onuru ugruna adamı terk edişi, yazarın Anadolu hakkındaki bilgilerini bize aktarabilecegi, farklı farklı karakterleri sunabilecegi bir ortam hazırlıyor.
Duygularından açık açık bahsetmiyor, Feride'nin ne hissettigini bir olaya yanlıslıkla verdigi tepkilerden vs. anlıyoruz. Bir çocukluk ve gençlik yasıyoruz bu kitapla.
Günlük kısmına jurnal adı verilmiş de olsa, bu kitap sığ degildir hiçbir sekilde. Tam tersidir, edebiyat asıkları bilir. :)
~ 1044 gün
elif
Ben sana derinliginden bahsettim, sense bana sıg olarak buldugun noktalardan bahsetmiyorsun; sadece bana satasıyorsun.
Arada aynı frekanstan konusamama gibi bir sorun var. Devam et, gülümsemeye basladım.
~ 1042 gün
elif
"Ben ne erkek zihnine ne de mühendis adaylığına veriyorum :)"
Buradaki ne... ne... kalıbını bilmedigini düsünmeye basladım; mühendis adayı ya da erkek olmanla ilgili degil bence sorun dedim orada, ne... ne... kalıbı olumsuz anlam tasır; ben mesajda bu romanı ortaokulda okumana baglamıstım. (Daha buradan mı baslayacagım :))
Bir memleket hakkında bilgi edinmek için Resat Nuri iyi bir kaynaktır; Anadolu'yu anlattıgı kısımlar da (yirmi yaslarındaki bir genç kadın agzından anlattıgı) yazarın romanı yazdıgı agıza gayet iyi uyum saglamıs.
Sen Feride'yi begenmemiş olabilirsin; acıkca söylüyorum ee? Bu romanın karakterini begenmedim; bu karakter duygusal, bu karakter çok derin degil (zeka seviyesini de bilemiyoruz, ölçmemiş Güntekin)
Ama roman bu karakter üzerinden gayet basarılı. Bir aşk romanı olarak sahip oldugu basarının üzerine sadece bir ask romanı olmaması nedeniyle de basarılı.
Yakup Kadri'yi nereden soktun lafa? İki romanı karsılastıracagız da ne konuda? İkisini de Türk yazarlar yazmıs, ikisi de Anadolu'da geçtigi bölümlere sahip. ee?
Yaban bir aşk romanı mı? Çalıkuşu ise bir aşk romanı. Aşk romanları sana sıg öö kaka kitaplar olarak görünebilir; ama "sana"... Anladın umarım bu sefer; çünkü her zamanki gibi anlasılabilecek sekilde yazıyorum.
Roman türleri farklı. Yaban'ın yazındaki yeri apayrıdır. İkisini degerlendirmek ve birine bakarak digerini derin olmamakla suçlamak; elmayla armutu her ikisi de meyve diye aynı kefeye koymaya çalısmaktır.
Mühendis adayı erkeklere (senden bahsetmiyorum tabi ki, bogazici sozlukun sir duke'siyle evrim vardır geçirmek günahtır'ı yeter mühendis adayı erkeklere önyargılı davranmamaya... -sözlügün de reklamını yaparım böyle şte;)) laf etmedigimi en bastan anlayabilseydin sanırım son paragrafını yazamazdın. Her neyse, ben giderek gülümsememi derinlestiriyorum. Hele de Oguz Abi konusunda :) Ne demişti : Gereksiz taramalardan kaçının!
Bak bu sana iyi uydu ;)
~ 1041 gün
godmode
feride ve kamran..
orta okulda okumuştum..
ben hala feridenin kamranı sevmediğini düşünüyorum..
~ 587 gün
chakil!!!
ewet çok haklısınız
~ 584 gün
jure
nassı bi özleştirme yapmışım sormayın...bazen karışıyoz.korkunç bişe. ama sormak istedigim gültekinin aslında bunu bi öğretmenin günlügünden uyarladığıyla ilgili, yoksa nasıl bu kadar başarılı anlatabilir bi kadın ruhunun inceliklerini...?
~ 579 gün
nemesismls
uzun yıllar okuyup hazmetmeye çalıştığım psikoloji,felsefe ve siyaset bilimi türü yazılar yazan yazarların haricinde(ki bunların çok büyük bir çoğunluğu yabancı yazarlardı),türk yazarlardan toplumbilimciler,şairleri özümsemeye çalışıp diğer tür yazarları bir kenara itiklemiş maalesef(!) seçici bir okur olarak şunu belirtmeliyim ki;yakın zamana kadar olan bu katı düşüncelerimi çok yakın bir arkadaşımın bana reşat nuri'nin 'bir kadın düşmanı' adlı kitabını hediye edene kadardı.yazarın dili inanın ne çalıkuşu ne de başka bir eserden daha yalın olamazdı,çok sürekleyici,film tadında bir kitap çalıkuşunun da haricinde onu önyargılarını henüz (!) aşmış biri olarak şiddetle tavsiye ederim.Bu bahsi geçen bir kadın düşmanı adlı kitapta yer alan 'homongolos' karakteri ayrıca ilgimi çekmiş ve sonunda hüzne boğmuştur:(
not:homongolos aslında kaya balığının latincesidir.karaktere bu lakabın takılış hikayesi ise; kaya balığı gibi suratsız çirkin,taş kalpli adamın kadınlara olan nefretidir.ama nefretinin asıl nedeni kitabın son bölümlerinde gizlidir.
~ 538 gün
:ceя;en:
feride=)
çok güzeldi yahu
ayrıca bende başka bir anısıda var
inceleme yamıştım kitap üzerine
~ 537 gün
alakayamaydonoz
Edebiyatımızda çok çok önemli yeri olan bir eserdir.okumaktan büyük tat aldığım nadir kitaplardan biri,bu eser bizi ,bizim insanımızı Anadolu'yu ve daha da önemlisi müthiş bir aşkı anlatan güntekin in en başarılı omanlarından bir tanesi.
beni en çok etkileyen bölümü feride nin jurnali nin bittiği bölüm gözlerim dolmuştu:
"Kamran ben,seni sevmesini,senden ayrıldıktan sonra öğrendim.Hatta yaptığım tecrübelerle,başkalarını sevmekle sanma sakın.Gönlümün içindeki derin,hazin,ümitsiz hayalini sevmekle.
Zeyniler mezarlığının karanlığında,rüzgarın sonbahara kadar haykırıp ağladığı uzun gecelerde,Çeçen arabalarının ince sesli,yanık çıngıraklarının titrediği bu ovalarda,söğütlük bahçelerinin ılık iğde kokularıyla dolu yollarında,ben hep seninle yüzyüze,senin hayalinin kollarında yaşadım.Yarın karısı olacağım biçare adam,beni zambak gibi masum bir kız zannediyor,ne yanlış!
Sevdanın hiçbirinin,bu dul kadın ruh ve vücudunu benim kadar hırpaladığını,yıprattığını zannetmiyorum.
Kamran,biz asıl bugün birbirimizden ayrılıyoruz.Ben asıl bugün dul kalıyorum..Bütün olan,geçen şeylere rağmen,sen yine bir parça benimdin;ben bütün ruhumla senin..."
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/217
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!