ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
ipucu'nun forum mertebesine gelmesiyle açılmış bir başlıktır..
17 Ağustos 2008 02:39
boomerang ¹³
efenim bu hususta iki durum var.. fen edebiyat akademisyen yetiştirir.. akademisyen demek öğretmen demek değildur..
çoğu kişinin e, ben matematik okudum bok gibi ortada kaldım feryadından dolayıdır ki bu formasyon geyiği..
17 Ağustos 2008 02:41
boomerang ¹³
ek olarak; öğretmenliklerin puanının artması formasyon alacak fen edebiyat mezunları ile öğretmenlik okuyanların çekişmesinden çok, meslek liselerine verilen kat sayı arttırımı buna büyük etkendir..
artık çoğu öğretmenin özel okul ve dershanelerde çalışıyor olması da bir o kadar etkilidir..
17 Ağustos 2008 02:43
lithium
şimdi ordakileri buraya kopyalamayalım değil mi:?
ben fikrimi belirttim.
17 Ağustos 2008 02:46
lithium
özetle şunu söyleyim: sen eşek gibi onun bilimini alırken, bitirnce senden daha az bilgiye sahip adam öğretmen oluyor işi garanti diye sende öğretmen olayım diyorsan kendine yazık edersin.
aldığın integraller, yaptığın deneyler, parçaladığın kurbağalar, okuduğun kasideler,...
rüyanda boynuna dolanır alimallah!
317 Ağustos 2008 02:48
boomerang ¹³
‘’ya ne diye bölüm okuyoruz biz ya madem sonunda bşey olamıyoruz ne diye o kadar sikindirik bilgiyi kafamıza sokuyosunuz işsiz güçsüz kaldım edebiyattan nefret ettiricekler insanı yaaa...ben dahil bütün arkadaşlarımın psikolojisi bozuldu yok kpss yok tezsiz yüksek lisans....offfffffffffff offfffffffff’’
Öfkeyle kalkan zararla otururmuş, her ne kadar günümüzde öfkeyle kalkan bir güzel oturtsa da bu doğru bir özdeyiş.. Çünkü ‘’ ya ne diye bölüm okuyoruz biz ya madem sonunda bşey olamıyoruz ne diye o kadar sikindirik bilgiyi kafamıza sokuyosunuz işsiz güçsüz kaldım edebiyattan nefret ettiricekler insanı yaaa...’’ bu öfkeyle kalkışın ve öfkenin getirdiği yanlış düşüncenin ürünüdür.. Burada ‘’okuyoruz sonunda bir şey olamıyoruz’’ tamamen yanlıştır.. Keza, okuduğun bölüm Edebiyat, ve Fen Edebiyat fakültesinde.. ‘’Merhaba, mezun oldun ve sen artık bir bilimcisin..’’
Bilimsel kariyer Türkiye’de pek yanlış anlaşılmaktadır.. Bir asistan olmak, bir bölümün başkanı olmak, öğretim görevlisi olmak zannedilir.. Halbuki ‘’yüksek lisans’’, ‘’doktora’’ ve üstü rütbeler herhangi bir okulda ‘’görevli’’ olmaksızın yapılabilinmektedir..
Artık bilimcisin, ve yayın yapmak, bilim yapmak, üretmek ve geliştirmektir gidişatın.. Yani aslında formasyon sana verilen bir hediyeden ibarettir.. ‘’Hani olur da öğretmenlik yapmak istersen al bak sonra laf etme formasyon var burada babalar gibi’’ dir..
Fen edebiyat ise akademinin kalbidir.. Tüm bilim buranın üzerinden döner.. Keza kimyacı olmadan kimya mühendisliğinden bahsetmek komik olur..
Ama pek tabi demokrasilerde çareler tükenmeyeceğinden dolayıdır ki artık bu kavram yerlebir olmuştur..
Akademisyenlik ise, mevzu bahis bölümde eğitim verecek ve eğitimi geliştirecek, metodik araştırma yapacak ve mevkisinde yetkin olma durumudur.. Yani bilim adamı olmak ile akademisyenlik farklıdır.. Bunu en çarpıcı olarak ‘’uzman eğitmen’’ kısmı ile anlayabiliriz.. Bir birey 10 yıl iş tecrubesi olduğu noktada o konu ile alakalı öğretim görevlisi olma yetkisine sahip olabilir. (Buna da rektör ve yök karar veriyor sanırım).. Örnek olarak, reklam sektöründe 10 yıl deneyimli biri paşalar gibi öğretim görevlisi olabilmektedir..
Tabi, tüm küreselleşmenin ve işte şu ağza sakız olan emperyalizmin gereğidir ki yozlaşma ve çarpıklaşma sayesinde bizim gibi tam olgunlaşamamış ülkelerde bilimin 2. Plana atılmasıyla fen edebiyat fakülteleri de pek bir öksüz kalmışlardır..
Şahsi fikrim ise, öğretmenlik bölümlerinin kaldırılması gerektiğidir.. Bir kişi ‘’Bilgisayar’’ bölümüne girer.. 2. Veya 3. Sınıftan sonra tercihini yapar.. Eğitimci olmayı tercih ettiyse, pedagojik öğretimini tamamlar.. Yok ben almayayım derse bilimsel öğretimini devam ettirir düşüncesindeyim..
217 Ağustos 2008 03:01
sevda_linka
İyi demişsin, hoş demişsin de ÖSS'deki eğitim puanlarıyla fen edebiyat puanları kıyaslanırsa kimlerin temeli sağla, kimler daha çok biliyor anlaşılır bence...
lithium demis ki: özetle şunu söyleyim: sen eşek gibi onun bilimini alırken, bitirnce senden daha az bilgiye sahip adam öğretmen oluyor işi garanti diye sende öğretmen olayım diyorsan kendine yazık edersin.
aldığın integraller, yaptığın deneyler, parçaladığın kurbağalar, okuduğun kasideler,...
rüyanda boynuna dolanır alimallah!
17 Ağustos 2008 03:02
____________
tabı anadolu ogretmen lıselerınden gelen artı 24 puanı da kenara atmamak lasım olaya bole bakıcaksak..
17 Ağustos 2008 03:04
astiyag_keyaksar
lithium demis ki: özetle şunu söyleyim: sen eşek gibi onun bilimini alırken, bitirnce senden daha az bilgiye sahip adam öğretmen oluyor işi garanti diye sende öğretmen olayım diyorsan kendine yazık edersin.
aldığın integraller, yaptığın deneyler, parçaladığın kurbağalar, okuduğun kasideler,...
rüyanda boynuna dolanır alimallah!
:)))))))
bu bir sistem hatasıdır.kimsenin sucu yok.ab uyum paketinin geömesini bekleyin.tekeli eline geçirmiş tüm mesleklerin tahtı sallanacak...
17 Ağustos 2008 03:06
sevda_linka
buna ben de karşıyım. Kiminden kesiyorlar, kimine ekliyorlar. Saçma bir sistem; ama düzen böyle. Ben de Anadolu lisesi çıkışlıyım, kimse bana koltuk çıkmadı. Sizin anlayacağınız MİRAS DEĞİL, ALIN TERİ...
____________ demis ki: tabı anadolu ogretmen lıselerınden gelen artı 24 puanı da kenara atmamak lasım olaya bole bakıcaksak..
17 Ağustos 2008 03:10
uysalhan
aslında sistem hiç kimseye hak ettiği değeri vermiyor. hak verme görevini üstlenenler, yalnızca götlerinin hakkını veriyorlar, sağlama alarak. geri kalanların (altta kalanın) canı çıksın..
17 Ağustos 2008 03:11
lithium
İyi demişsin, hoş demişsin de ÖSS'deki eğitim puanlarıyla fen edebiyat puanları kıyaslanırsa kimlerin temeli sağla, kimler daha çok biliyor anlaşılır bence...
seni kimse liseden itibaren o branşta terbiye etmiyor.
üniversiteden sonra senden daha donanımlı bitiriyorlar.. mesela fenciler için diyorum: tübitakta bilmem nerde bölüm mezunu adam alınır,öğretmen almazlar..
çünkü seni o bilimle ilgili ıncık cincik şeylerle doldururlar..
o insan da oraya temelsiz girmyor sonuçta.
alın tamam hepsi sizin olsun ya.. siz bilimadamı da olun öğretmen de olun.. hatta mühendiste olun ya..
ben burda öğretmenliğe verilenle temel bilime verilen eğitim farkını anlatıyorum.
nasıl ki formasyon almamaları gerektiğini, onun tamamen sizi hakkınız olduğunu söylüyorsam bırak da bilimdalı komple onlara kalsın..
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/21418
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.