ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
M.Ö. 450'li yıllarda tarihçi Herodot Babil, yeryüzünde bilinen bütün diğer şehirlerin ihtişamını aşar. demiştir. Herodot, şehrin dış duvarlarının 80 kilometre uzunlukta, 25 metre kalınlıkta ve 97 metre yükseklikte olduğunu ve 4 atlı bir arabanın gezinmesine uygun olduğunu belirtmiştir. İç duvarlar, dış duvar kadar kalın değildi. Duvarların içinde som altından yapılmış büyük heykeller bulunan kaleler ve tapınaklar vardı. Şehrin içinde ünlü Babil Kulesi vardı. Bu kule, Tanrı Marduk'a yapılan bir tapınaktı ve cennete ulaşmak için göğe doğru yükseliyordu.
Babil, M.Ö. 605'den itibaren 43 yıl hüküm süren kral Nebuchadnezzar tarafından yapılmıştır. Daha zayıf bir rivayete göre ise M.Ö. 810 yılından itibaren 5 yıl hüküm süren Asur kraliçesi Semiramis tarafından yapılmıştır.
Bahçeler Nebuchadnezzar'ın sıla hasreti çeken karısı Amyitis'i neşelendirmek için yapılmıştı.Amytis, Medes kralının kızıydı ve iki ülkenin müttefik olması amacıyla Nebuchadnezzar ile evlendirilmişti. Onun geldiği ülke yeşil, engebeli ve dağlıktı. Mezopotamya'nın bu dümdüz ve sıcak ortamı onu depresyona itmişti. Kral, karısının sıla hasretini gidermek için onun memleketinin bir benzerini yapmaya karar verdi. Yapay dağlar ve suların akacağı büyük teraslar yaptırdı.
Yunanlı coğrafyacı Strabo'nun M.Ö. birinci yüzyıldaki tanımlamasına göre, bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat nehrinden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Zincir pompa, biri yukarıda, diğeriyse su kaynağında bulunan iki büyük volana gerili, üzerinde kovalar bulunan bir sistemdi. Nehirden dolan kova yukarıya çıkıyor içindeki suyu havuza boşaltıp tekrar nehre dönüyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu.
Yunanlı tarihçi Diodorus'a göre bahçeler yaklaşık 120 metre genişlikte ve 120 metre uzunluğunda ve 25 metre yüksekliğindeydi.
Ninova'daki Asurbanipal kitaplığında bulunan çivi yazısı tabletlere göre Babil'de 53'ü büyük, 650'si küçük olan toplam 703 tapınak, 360 sunak, 2 ayin yolu, 24 büyük cadde ve 3 kanal vardı. Şehir dörtgen bir plana göre kurulmuştu. Biri iç, diğeri dış olmak üzere 16,5 kilometre uzunluğunda 2 surla çevriliydi. Surların dışında bütün şehri çevreleyen su hendekleri de vardı.
İstilalar yüzünden sönmeye başlayan şehir, özellikle Pers Kralı Keyhüsrev'in Babil'i fethetmesinden sonra sönmeye başlamış, M.S. 5 ve 6. yüzyıllarda kumlara gömülmüş ve bir kum dağı haline gelmiştir. Bu şehrin, içindeki tapınakların ve asma bahçelerin kalıntıları ancak 20. yüzyılda yapılan kazılarla meydana çıkarılabilmiştir.
babil bana sanki o dönemde yapılmış bir şehir planlaması gibi gelmiştir hep.alışveriş merkezleri,dini alanlar barınaklar vs..turistik bir yer haline de getirmiş bulunduğu yeri.kim için yapılırsa yapılsın bence derinlere inilmesiyle bir yönetici başarısı taşıdığı ortadadır.taki günümüze gelebilen bir ün.taki günümüze gelebilen bir güzellik.siz bir de bunu o zamanlar düşünün..
27 Temmuz 2008 01:11
hiyelk@r
varlığı hakkında ciddi şüpheler olan yapı ya da yapılar grubu.
bi kere herodot, kendi gidip görmediği yerler konusunda, duyduklarını (ki çoğunun gerçekle uzaktan yakından alakası yoktur) kitabında sanki görmüş gibi anlatan bi arkadaştır. bu bahçeler hakkında verdiği bilgiler de, işte o sıktığı şeyler kadar doğrudur.
varolan bir yapının, yönetici kesime ait olmasından ötürü inanılmaz derecede abartılıp, harika olarak sunulduğunu düşünmekteyim. bölge insanının bana göre harikaları, yazma konusunda getirdikleri yenilikler, yasalar, tarım ve matematik alanındaki çalışmaları. çünkü hepsi de insanlığa varolmayan bir bahçeden daha yararlı oldular.
herodot gibi, yazdığı tarihçede gerçekleri biraz süsleyerek (!) anlatan bizden biri için; evliya çelebi
127 Temmuz 2008 01:17
astiyag_keyaksar
evliya çelebi heredotun tırnagı sayılmaz.bu konuda.evliya celebi kendisinden 2000 yıl önceki bir olaya mudahil olamaz.bagdata konvoyla giden birdir benim için.
neyse diğer kısma gelirsek.gerçeklik payı varmıdır diye sormak salakça olmuş al sana ıspat.
tarih 2008 google earth ten bir resim.alsana babilion...
27 Temmuz 2008 01:22
umurr
az daha kassalarmış klımayı bulcklarmiş zaten
127 Temmuz 2008 01:24
scoobydoowhereareyou
burada benim dikkat çekmek istediğim nokta suyun o topraklardaki önemine göre bu yapıda gereken yatırımı görmesidir.bahçelerden aşağı akan su bence bir görsellik değil bahçeleri sulama sistemidir.yapıyı çevreleyen su hendekleri de yapının su ihtiyacı karşılamaya yöneliktir.
ilk mesajımda da yazdığım gibi..o dönemde yapılmış muhteşem bir şehir planlaması..
27 Temmuz 2008 01:26
hiyelk@r
salakça sormuşum gibi gelebilir, o zaman götümüzle okunulduğunu düşünerek, ben de yazıdığımı ekleyeyim ki, anlaşılmayan kısımlar bi tekrar edilsin:
varolan bir yapının, yönetici kesime ait olmasından ötürü inanılmaz derecede abartılıp, harika olarak sunulduğunu düşünmekteyim. bölge insanının bana göre harikaları, yazma konusunda getirdikleri yenilikler, yasalar, tarım ve matematik alanındaki çalışmaları. çünkü hepsi de insanlığa varolmayan bir bahçeden daha yararlı oldular.
görülenin antik bir yapı olduğu konusunda sanırım herhalde kimsenin bir itirazı yok. bölgede varolan medeniyetin ölçüsünün, görmeden yazanların söylediklerinden çok daha önemli olduğunu söylemişim. tabi neye isterseniz ona inanabilirsiniz.
ha kimin neyin tırnağına olacağına ben karar veremem, daha götümüzü kaldırıp ne yaptık ki böyle çükümüzden sallayıp konuşalım di mi :)
227 Temmuz 2008 01:28
nestlee klasik
adamlar suni baraj yapmışlar sankii?
27 Temmuz 2008 01:29
astiyag_keyaksar
hendekler savunma amaclı olsada senin dediğin şekilde,yine babil ve mezopatamyada kullanılan özel bir teknikle su yukarılara taşınmıştır.kum makinası denen bir araçla su o dönemin koşulları ile 60 metreye kadar çıkarılmış.
bu teknik çok ilginçtir mısır pramitlerindede kullanılmış.
27 Temmuz 2008 01:29
astiyag_keyaksar
27 Temmuz 2008 01:34
astiyag_keyaksar
adi köpeklerin istilası altındaki bailion...
27 Temmuz 2008 01:36
nestlee klasik
yapıtlar çok görkemli.....adamlar m.ö de neler neler yapıor.....som altın kullanıorlar biz ise 4 yanımız denizle cevrili olduğu halde denizden su arıtamıoruz....sene 2008...20.yy dayız.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/21114
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.