ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut aleyhine, bir köşe yazısında “köylüye ve çiftçiye hakaret ettiği” gerekçesiyle açtığı tazminat davasından 5 bin YTL kazanan Bursa'nın Karacabey Ziraat Odası Başkanı Nuri Karaca, tazminat parasıyla vatandaşlara tavuklu pilav ve ayran ikram etti.
Karacabey Ziraat Odası önünde verilen ikram öncesi vatandaşlara hitap eden Karaca, Serdar Turgut'un 15 Şubat 2006 tarihinde “Köylülük Meselesi Üzerine” başlıklı bir köşe yazısını kaleme aldığını anımsattı.
Bu yazının kendilerinin dikkatlerinden kaçtığını, ancak okuyan köylülerin yazıyı kendisine getirerek çok rahatsız olduklarını bildirdiklerini anlatan Karaca, şunları söyledi:
“Yazı sonrası çiftçi ve köylü arkadaşlarımız adına çok üzüldüm ve hemen 50 bin YTL'lik tazminat davası açtım. Bu davada çiftçi arkadaşlarımızı şahit gösterdik. Dava 2006'dan beri devam etmekteydi. Bu sırada Türkiye genelinde bu yazı dolayısıyla çok dava açıldı, fakat bir tek biz davayı kazandık. 5 bin YTL tazminat ödemesine karar verilen sayın Serdar Turgut'tan parayı tahsil ettik. Bu para benim şahsi param olamazdı, bu davayı çiftçiler ve köylüler için açmıştım. Dolayısıyla arkadaşlarla böyle bir şey planladık.”
Nuri Karaca, tarımla ilgisi olmayan bazı profesörlerin televizyonlarda tarım aleyhine konuşmalar yaptıklarını, kamuoyunu yanlış yönlendirdiklerini savundu.
Tarımla ilgili yazı yazan kişilerin ilgili kişilerle görüşmeden yazı yazmamalarını isteyen Karaca, şöyle konuştu:
“Çünkü bizim çiftçimiz, köylümüz Türkiye genelinde çok özveriyle çalışan bir kesim; bu hakaretleri kesinlikle hak etmiyor. Onlar, 35 milyon insan, kendileri yemiyor, içmiyor, 72 milyonu en sağlıklı, en kaliteli ürünlerle doyurmaya çalışıyor. Biz bu hakaretlere layık değiliz. Ben buradan yüce Türk adaletine de çiftçilerimiz adına şükranlarımı arz etmek istiyorum. Bu dava tarım kesimine prestij kazandırmıştır.”
Karaca, daha sonra vatandaşlara, pilav ikram etti.
Pilav ve ayran ikramına İnegöl, Osmangazi ve Nilüfer Ziraat Odası başkanlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.
afiyet olsun.
3~ 90 gün
trevanian
zamanında aynısını melih gökçek te yapıyordu emin çölaşandan aldığı paralarla ama değil pilav,döner vb şeyler dağıtmayı para dağıtsa yine adam olmaz ondan...
3~ 90 gün
atalay
güzel güzel..
~ 90 gün
*yvaine*
Bir çiftçinin Başbakan Erdoğan ile giriştiği sert atışmayı her hatırladığımda ben gerçekten unutmak ve onlar yokmuş gibi farz ederek yaşamak istediğim köylülük meselesini hatırlıyorum. Gerçekte o çiftçi, köylü filan da değildi bence. Çünkü gerçek köylüler bir Başbakan’ı karşılarında gördüklerinde köylerine gelen devlet trenini karşılamaya çıkan ‘Selamsız Bandosu’ üyeleri gibi saygı duruşuna geçer, ve Başbakan ‘rahat olun’ deyinceye kadar da öylecene dururlar. Başbakan ‘rahat ol’ lafını etmeyi unutursa da hep aynen hazır olda kalıverirler. Bu köylüler belirli pozisyon olarak hareketsiz durma uzmanıdır. Örneğin; köylüler yere çömelip ayakları üzerinde oturur gibi durabilir. Bir kez bu pozisyonu almayı deneyeyim dedim, neredeyse ciddi bir sakatlık geçiriyordum. Ben bir kalabalıktan kendime arkadaş seçerken bu çömelme kriterini kullanırım. Köylü gibi çömelmeyi başaranlarla katiyen arkadaş olmam. Çömelemeyenler ise benim kafadandır mutlaka. Alaturka tuvaleti katiyen kullanamamın temelinde de bu vardır. Köylüler alaturka tuvaletin üstüne bir çömelirler, ondan sonra mandaları bile kıskandıracak şekilde tuvaletlerini ederler. Köylülerden bizi ayrıştıran bir başka özellik de dışkılarımızın şekli ve büyüklüğüdür, bu konuya da girecektim ama başka bir yazıya saklayacağım bunu.
Türkiye’nin ciddi bir köylü meselesi vardır. Sağ partiler bunlara yalakalık yapar, solda ise köylülüğü imha edecek yürek çıkmamıştır ne yazık ki.
Köylü meselesi üzerine çok düşünmüş olan ve toplu eserlerinin birçok sayfasını (özellikle de dokuzuncu cildi) bu meselenin çözümüne ayıran Lenin, sonunda bakmıştır ki sorunu çözemiyor, yapılabilecek en iyi işi yapmış ve işi Stalin’e delege etmiştir. Stalin de her rasyonel insanın yapması gerekeni yapmış ve köylü sorununu kökünden çözmeye girişmiştir, öldürmede yeterli hız ve ivmeyi tutturamadığından Rusya’da köylülük bitmemiştir ama onlar şimdi terbiye edilmiş haldedir. Bu arada Mao, Çin’de köylülük meselesini benzer ama birazcık daha dolambaçlı yoldan (onları çalıştırır gibi yapıp öldürerek) çözmeye soyunmuştur. Mao’nun yazılarını okuduğunuzda (evet ben hem Stalin’in hem de Mao’nun toplu eserlerini okudum. Bence delirmiş olmamın temelinde de bu var. Ayrıca Kapital’i ve Grundrisse’yi de okudum) köylünün nasıl da dev gibi dalgalar halinde ayaklanıp burjuvayı, feodal beyleri ve onların uşaklarını yutacağını anlarsınız. Mao’nun yazılarında yutulacak unsurlar arasında bir de Şeytan Shensiler de geçiyor. Samimi olarak söyleyeyim, bu sınıf düşmanımızın ne olduğunu tam anlamadım ama tahmin ediyorum ki Şeytan Shenshi’dan güzel bir macera filmi çekilebilir. (Yeri gelmişken Geyşa filmindeki güzel kadının Japon değil de Çinli olduğunu öğrenince ne kadar büyük hayal kırıklığı yaşadığımı umarım tahmin edersiniz. Kadınla tam gayrımeşru evlilik dışı ilşkiye girme hayalleri kuruyordum. Çinli olduğunu öğrenince hayallerimin içine edildi)
Açıkça söyleyeyim; ben köylülük meselesinin çözümünde hangi aşamada olunduğunu anlamak için Peru Komünist Partisi’nin deklarasyonlarını ve eylemlerini sıkı bir şekilde takip ederim. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki; köylülük meselesi hâlâ daha dünya üzerinden silinebilmiş durumda değil. Çünkü Peru Komünist Partisi büyük ihtimalle utangaç olduğundan Stalinist yöntemleri uygulamaktan kaçınıyor. (Peru Komünist Partisi, köylülük ile uğraşmayı kesip Peruluların neden bu kadar çirkin olduklarını bize anlatsa sevinirim. Bence Japon ile Latin köylüsü çiftleşince ortaya şebek götü benzeri bir şey çıkmış işte. Ne olmasını bekliyordunuz ki yani...)
Türkiye’de ise köylülük meselesini çözmek için özel politika oluşturmak gerekmiyor, çünkü Türkiye’de köylüler ilginç bir toplu intihar yolunu kendilerinden açıyor. Güneş doğar doğmaz kahveye gidiyor, batıncaya kadar da orada sabit olarak oturuyorlar. Bu nedenle Türkiye’de Stalinist olabilmek de çok kolay. Yapacağınız tek şey; bir kanun hükmünde kararname yayınlayıp okey oynanmasını yasaklayacaksınız o kadar. Ertesi gün köylü nüfusun tümüne yakını sıkıntıdan ölür, hayattaki tek işin ellerinden alınmasından sonra yaşamak için de nedenleri kalmayacak tabii ki. Sonunda intihardan korkanları da bulup siz öldürüverirsiniz. Alın işte köylülük meselesi bitiverdi.
sözedilen köşe yazısı da budur arkadaşlar...
~ 90 gün
trevanian
güzel yazı,teşekkürler...
~ 90 gün
hüzün abi
aferin Nuri Karacaya
~ 90 gün
*yvaine*
bu ülkede en çok maddi ve manevi olarak yüklenilenlerden biri çiftçilerdir ve yine bu ülkede en çok saygı gösterilmesi gereknlerden biri de çiftçilerdir...
~ 90 gün
trevanian
hey gidi ATATÜRK boşuna dememiş köylü milletin efendisidir diye,en çok üretilen en çok tükettiğimiz ürünlerden olan buğday,arpa gibi ürünleri yakında dış ülkelerden almaya başlayacağız,çiftçilerimize gereken önemi göstermezsek işimiz gitgide zorlaşacak yiyecek ekmek bulamayacağız...
*yvaine* demis ki: bu ülkede en çok maddi ve manevi olarak yüklenilenlerden biri çiftçilerdir ve yine bu ülkede en çok saygı gösterilmesi gereknlerden biri de çiftçilerdir...
~ 90 gün
*yvaine*
bunun önemini ama tarım çökünce anlıcaklar, biraz daa zmanları var...
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/20363
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!