ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
İstanbul’da binden fazla yanlış budanmış ağacı fotoğraflayan Peyzaj Mimarı Prof. Dr. Cemil Ata, “kabak budama” adı verilen yöntemle ağaçların katledildiğini söyledi. Prof. Dr. Ata, “300-400 yaşındaki çınarlar, dişbudaklar, meşeler sopa oldu” dedi.
Yeditepe Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cemil Ata, “Ağaçların dili olsa, ‘Beni bu hale kim getirdi?’ diye sorardı” dedi. Prof. Dr. Ata, çektiği ağaç fotoğraflarını ilçe belediyelerine göndereceğini ve doğru budama tekniğini bir çizimle göstereceğini de ifade etti.
“Budamak güzelleştirme işidir. Senelerdir yapılan hatalı budama ağaçların şeklini bozdu. Ağaçlar ölüme götürüldü” diyen Prof. Dr. Cemil Ata, belediyelerin hatalı budamaya son vermelerini istedi. Prof. Dr. Cemil Ata şöyle konuştu:
TEKNİK EĞİTİM GEREK “Ağaçlar bu hale yanlış uygulamalar sonucunda geldi. Dilleri olsa, ‘Beni bu hale kim getirdi, neden getirdi?’ diye soracaklar. Yapılan budamalar ‘kabak budama’ adı verilen ve hemen hemen dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan bir budama şekli... Bundan vazgeçilmesi ve yüzyıllık ağaçların daha teknik bilgilerin ışığında budanması gerekir ama ne yazık ki bunu göremiyoruz.”
KABAK BUDAMA KOLAYCI BİR YAKLAŞIM
“Kabak budama en kolay budama yöntemidir ve zaman içinde ağaçların ölümüne neden olabilir. İşin kolayına kaçılmış.”
DİKİM DE YANLIŞ
“Ağaçların dikim yerlerine göre tür seçimi yapılması lâzım. Mesela meydanlara farklı, dar yerlere farklı ağaçlar dikilir. İklime uygun ağaç türleri seçilir. Işık ihtiyaçları da gözönünde bulundurulur. Görüyoruz ki bu seçimler doğru yapılmamış. Tür seçimleri ve dikim aralıkları da yanlış.”
DOĞRUSU GÖSTERİLMELİ
“Budamalar belediyeler tarafından yaptırılıyor. Bu işin başında mutlaka çok bilgili insanlar vardır ama uygulamanın özensiz olduğu belli. Belediyelere ‘Bu ağaç doğru budansaydı böyle olurdu’ diye çizim yapmayı, yanına da bugünkü fotoğrafını koyup göndermeyi düşünüyorum.”
SAÇ TARAMAYA BENZER
Budama güzelleştirme işidir; bir kızın saçlarının taranması gibidir. Burada budamıyorlar, adeta katlediyorlar. 300-400 yaşındaki çınarlar, dişbudaklar, meşeler sopa haline getirildi, şekilleri bozuldu ve pek çok ağaç ölüme götürüldü. Bu budama şeklinin kesinlikle terk edilmesi gerekiyor.”
Kalamış'ta bulunan 350- 400 yaşındaki bu ağaç yanlış budama sonucunda ölüme terk edilmiş.
1 Haziran 2008 22:56
meazzaa
bi işimizde düzgün olsun aq
1 Haziran 2008 22:57
e = m . c²
Gözüme çarpmıştı bu budanmış ağaçlar...hiç bir teknik bilgim olmamadan içimden de geçirmiştim ''bu ne lan böyle ağaç budanır mı? komple kesselermiş bari'' diye....haksız değilmişim demekki....
bırak budamayı yapmayı, budamaya bile üşeniyorlar:( çok anlamam ama rahmetli dedem, düzgün budamazsan yada hiç budamazsan ağaç büyümez derdi, bi de kavakları yanlardan buda üstünden budama derdi hep, boya gitmesi gerekiyomuş kavağın
1 Haziran 2008 22:59
carlitoo birigante
a.q ülkede hangi iş doğruki ağacı budamayı doğru yapacaklar
1 Haziran 2008 23:10
aslan67
Zamanın Ankarası kurak, çorak bir köy. Çankaya’dan meclise gelirken yol üzerinde sadece ama sadece bir tek iğde ağacı varmış. ATATÜRK o iğde ağacının önünden geçişlerinde arabasını durdururmuş, inermiş ve o iğde ağacına selam verirmiş. “Aman demişler paşam ne yapıyorsunuz böyle?”, “Eee o demiş yediğim meyvenin, sığındığım gölgenin, soluduğum havanın bir neferi. En az diğer neferler kadar bunun da selama hakkı var”. Yani “niye şaşırıyorsunuz?” der gibiymiş. Ve bir gün yanında bulunan arkadaşına “İşte bu benim...” derken bide bakıyor ağaç yok ortada hemen iniyor “Ne yaptınız bu ağaca” diyor. “Paşam” diyorlar “yolu genişletmek için mecburduk kestik o ağacı”. “Yahu diyor bir tek bana soraydınız bu ağacı kurtaracak bir yolu mutlaka bulurdum” diyor. Daha fazla dayanamıyor, arabasına biniyor, şoförünün ve arkadaşının gözü önünde hüngür hüngür ağlamaya başlıyor. Bir tek iğde ağacı için mi dersiniz? Hayır. Çok zor şartlarda kurtardığı bu topraklarda yetişen bir canlıdır ve lideri olduğu için de bu toprakların da o iğde ağacının da sorumluluğu Mustafa Kemal’in omuzlarındadır da onun için.
Yıl 1930 ATATÜRK Yalova köşküne doğru çıkmakta. Bir de bakar bir bahçıvan koca bir çınar ağacını kesmek üzeredir. “Yahu” der “sen hayatında hiç böyle bir ağaç yetişdirdinmiki? Kesmeye muktedir görüyorsun kendini ve niye ?” der. Bahçıvan derki; “Paşam çınar ağacının kökleri köşkün temelini kaldırdı, yaprakları da köşkün pencerelerine müdahale ediyor. Ya köşkü kaybedeceğiz ya ağacı keseceğiz. Onun için de kusura bakmayın ama biz ağacı kesiyoruz”. Bir an düşünür; “Hayır gerekirse köşkü ağaçtan uzaklaştırırız” der. Derlerki bu gün Mustafa Kemal bir hoş. Ne demek köşkü tutupta ağaçtan uzaklaştırmak? Ama inanırmısınız mühendis değil, mimar değil, ziraatçı değil ama ne yapar biliyormusunuz? İstanbul’daki köprü altındaki tramvay raylarını Yalova’ya taşıtır. Köşkü hiç yıkmadan olduğu gibi tutarak kendisi de kazma kürek temelini kazar ve köşkün altına tramvay raylarını döşeyerek köşkü ağaçtan 4 metre 80 santim kenara çekerek hala Cumhuriyetimiz gibi ayakta durmakta olan çınar ağacının kurtuluşunu temin eder.
O zamandan bu zamana..
1 Haziran 2008 23:16
e = m . c²
lalelere verdikleri milyonlarca ytlnin binde biri ile çevre düzenlemesi işinde çalışanları eğitseler ya....
1 Haziran 2008 23:21
'' i l k o ''
bakılmıcaksa kesılsın barı ya bole bır ıse yaramıyor ayrıca trafıgede etkısı cok bu ağaçın fenerbahceye gırısı bılen bılır
1 Haziran 2008 23:22
max.j.one
insanları budamasını biliyorlar da ağacı öğrenememişler demekki
eğitmek yerine işi bilenleri almak daha makbül aslında ama, beldiyelerde işler öyle yürümüyor, ayrıca ne kadar eğtebilcen, bahcıvanlık deneyim siter eğitimden önce
e = m . c² demis ki: lalelere verdikleri milyonlarca ytlnin binde biri ile çevre düzenlemesi işinde çalışanları eğitseler ya....
1 Haziran 2008 23:26
vulcao
bir de ben cesmelere cok uzulurum eskiden oralardan su icilir, kullanilir simdi hic.. ... Osmanli cesmeleri...
1 Haziran 2008 23:26
e = m . c²
eğitmek yerine işi bilenleri almak daha makbül aslında ama, beldiyelerde işler öyle yürümüyor, ayrıca ne kadar eğtebilcen, bahcıvanlık deneyim siter eğitimden önce
ozaman bi peyzaj mimarına danışsınlar... ki kendi kadrolarında da vardır mutlaka.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/20225
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.