ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum  güncel  Danıştay Başkanı'ndan önemli açıklamalar
anayasa sumru cortoglu hsyk
Sayfalar: 1      şu anda 1 - 3
 
deliveren
deliveren
Danıştay Başkanı'ndan önemli açıklamalar
Anayasa değişikliği toplumda huzursuzluk yaratır

Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, yargıya intikal eden konularda, gerek ulusal, gerekse uluslararası çevrelerce yargı organlarını yönlendirme ve etki altına alma girişimlerini doğru bulmadıklarını söyledi.

Çörtoğlu, Kendi ülkelerindeki yargı organlarına ve bu organların karar ve dava süreçlerine gösterdikleri saygıyı aynı şekilde, Türk milleti adına karar veren bağımsız Türk yargısına da göstermelidirler dedi.

Yargı kararlarının da irdelenebileceğini, eleştirilebileceğini ve hukuki bir tartışmaya konu edilebileceğini belirten Çörtoğlu, ancak eleştirilerde dikkatli ve duyarlı olunması, yargı mensuplarını suçlayıcı ve hedef gösterici davranışlarda bulunulmaması gerektiğini söyledi.

Çörtoğlu, Yargıya güvensizlik yaratacak, yargı kurumlarını yıpratacak,vatandaşın hukuka ve mahkemelere olan inancını zedeleyecek her türlü eylem ve söylemden kaçınılması yargı bağımsızlığı ve hakim-savcı teminatının bir gereğidir diye konuştu.

Yargı kararlarının uygulanmasının hiçbir makam veya organın takdiri, beğenisi ve denetimine tabi olmadığını, sübjektif değerlendirmelere dayalı olarak kısmen veya şeklen uygulanmasının da söz konusu olmadığını kaydeden Çörtoğlu, yargı kararlarının yerine getirilmesinin yalnızca kararı veren yargı yerinin değil, aynı zamanda devletin saygınlığıyla da ilgili olduğunu söyledi.

Çörtoğlu, Yargı denetimini etkisiz kılmaya, yargı kararlarını uygulamamaya,sonuçlarını bertaraf etmeye yönelik anayasal ve yasal değişiklik girişimlerinin yargı bağımsızlığına ciddi darbe indireceği gibi toplumda huzursuzluğu da yol açabileceğini anlattı.

Danıştay Başkanı, Yargı dışındaki güçler, yargı üzerinde egemen olma, yargı mensuplarına yönelik maksatlı yorum ve nitelendirmelerde bulunmak suretiyle yargı faaliyetini kontrol etme ve bu yolla yargı mensuplarının hür iradeleri ile karar vermelerini etkileme, hatta engelleme yanılgısına düşmemelidirler şeklinde konuştu.

Hukuk devletinde son söz yargıya aittir

Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesini benimsemiş toplumlarda son söz yargıya aittir diyen Çörtoğlu, hukukun üstünlüğünün Anayasa ve yasaların eksiksiz uygulanmasını, iktidarın gücünün yargı ile dengelenmesini, yasama ve yürütme organları ile idarenin eylem ve işlemlerinin yargısal denetime bağlı tutulmasını gerektirdiğini dile getirdi.

Çörtoğlu, çağdaş demokrasilerde kuvvetler ayrılığı ilkesinin genel kabul gördüğünü ve ana hukuki metinlerde yerini aldığını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde de kuvvetler ayrılığı ilkesinin anayasalarındaki yerini aldığını ifade ederek, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ilke vedevrimlerine dayanan, anayasal ilkeler ile yönetilen, kurumlar ve kurallar devleti olup, egemenliği elinde tutan organlardın birinin diğerine üstünlüğü söz konusu değildir dedi.

Hakim-savcı adaylığı sınavı

Çörtoğlu, Hakim ve savcıların nitelikleri, göreve seçilmeleri,eğitimleri, mesleğe kabul yöntemleri de bağımsızlık ve teminat ögelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hakim ve savcı adaylığına girişin,tarafız, nesnel ve sadece liyakati ölçmeyi amaçlayan sınavla yapılması,yargı bağımsızlığının ilk ve önemli şartımı oluşturmaktadır diye konuştu.

Sumru Çörtoğlu, Hakim ve savcı adaylığına girişte yapılan ve objektif ölçütlere sahip olmadığı kaygısı taşıyan mülakatın bakanlık görevlilere tarafından gerçekleştirilmesinin yargı bağımsızlığı ve hakim-savcı teminatı ilkesiile bağdaşmadığını ifade etti.

Çörtoğlu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda 5720 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler ise evrensel normlara uygun olmadığı gibi bu konudaki eleştirilerimizi karşılamaktan da uzaktır. Hatta 5720 sayılı Kanun ile getirilen, avukatlık mesleğinde fiilen 5 yıl çalışmış ve 35 yaşını doldurmamış olanların kendi aralarında yapılacak özel bir yarışma sınavıyla ve sakıncaları belirtilen mülakat yöntemiyle adaylığa kabullerinin yapılacak olması, yargının, siyasi otoritenin etkisialtında kalabileceği yolundaki tartışmaları pekiştirmiş ve Başkanlar Kurulumuzun bu konudaki 7 Temmuz 2005 günlü açıklamasında da belirtilen endişelerimizi daha da artırmıştır ifadesini kullandı.

Yetki HSYK'ya verilmelidir

Çörtoğlu, Hakim ve savcı adaylığı giriş sınavında, yargı bağımsızlığını gölgeleyecek, yargının siyasallaşmasına yol açacak yöntemlerden uzak durulmalı. Seçme sınavlarında Adalet Bakanlığı'nın belirleyici olma vasfı sona erdirilerek bu konudaki yetki Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) verilmelidir dedi.

Kesinleşen yargı kararlarını eleştiri sınırlarını aşarak eleştiren beyanları üzülerek izlediğini söyleyen Çörtoğlu, bu eleştirilere cevap vermemelerinin sebebinin yüksek yargının saygınlığı ve tarafsızlığı konusunda gösterdikleri hassasiyetin ve Anayasa tarafından gerekliliği vurgulanan devlet organları arasındaki medeni işbirliği ve iş bölümüanlayışının bir sonucu olduğunu kaydetti.

Yargı kararlarının özenli bir üslupla tartışılması ve siyasi tartışmalara konu edilmemesi gerektiğini ifade eden Çörtoğlu, Bukararların hükümete karşı bir tavır gibi gösterilmesi suretiyle yargının kamuoyunda şikayet edilmesini doğru bulmuyor, bu bağlamda Danıştay'a yöneltilen eleştiri ve yakınmalarda haklılık payı görmüyoruz dedi.

Toplantıya kimler katıldı?

Danıştay'ın 140'ıncı kuruluş yıldönümü ve İdari Yargı Günü dolayısıyla Danıştay'da düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı Ahmet Akyalçın, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Muammer Aydın, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyat Paksüt, Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Anayasa Mahkemesi üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı.
 1   ~ 111 gün   mesajın adresini al  
 
yerleyeksan
yerleyeksan
[i]boş konuşuyor bu kadın..işi gücü boş konuşmak ..Bu kadına kalsa..Askerlerin yaptığı anayasayla kıyamete kadar ülkenin içine edilsin...Ayıptır.. Ülke töröRle mücadele ediyor..Ülkenin baş komutan rütbesini taşıyan Cumhurbaşkanı yargılanıyor bu ne saçmalıktıR..ayıptır AB de kıçıyla gülüyor bilmem hangi ülkede..Yargı bağımsız olmalı diyor siyasallaşmamalı diyorsunuz..ÜLKE MENFAATİNE NE KADAR YASA.. HÜKÜM VARSA HEPSİNİ İPTAL ETTİNİZ..E ÖYLE YA HESap SORACAK KİMSE YOK SİZE MEYDAN BOŞ..
~ 111 gün   mesajın adresini al  
 
comandante
comandante


boş konuşuyor bu kadın..işi gücü boş konuşmak ..Bu kadına kalsa..Askerlerin yaptığı anayasayla kıyamete kadar ülkenin içine edilsin...Ayıptır.. Ülke töröRle mücadele ediyor..Ülkenin baş komutan rütbesini taşıyan Cumhurbaşkanı yargılanıyor bu ne saçmalıktıR..ayıptır AB de kıçıyla gülüyor bilmem hangi ülkede..Yargı bağımsız olmalı diyor siyasallaşmamalı diyorsunuz..ÜLKE MENFAATİNE NE KADAR YASA.. HÜKÜM VARSA HEPSİNİ İPTAL ETTİNİZ..E ÖYLE YA HESap SORACAK KİMSE YOK SİZE MEYDAN BOŞ..


Ülkenin hıyanet içindeki hükümeti yaptığı yargı reformlarını Türk yargı sisteminin bireylerinden önce sömürge komiserlerine gösteriyor. Sonra birileri çıkıyor tepkilere karşı böyle saçmalıklarla cevap veriyor.

Bu ülkenin en önemli hukuki kurumlarından birinin başındaki insanı boş konuşmakla itham eden şahıs ne kadar dolu konuşuyor acaba? 81 Anayasası askerler tarafından yapılmıştır doğrdur. Ancak o yasanın temöelleri 24 anayasasıdır. 80 döneminde yapılan değişikliklerin bir çoğu da Daha sonra yapılan değişikliklerle kaldırıldı zaten. AKP hükümetinin derdi sivil bir anaysa yapmak değil, özgürlük adına Kemalist çizgiden saptırmak AB'nin istediği tüm ucubelikleri koymak ve kendisine engel olan maddeleri kaldırmak. bunu yaparken yaşattığı hukuksuzluklara tepkiş verecek kişi tabii ki danıştay başkanı Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Yargıtay Başkanı olacaktır. Ülkede erkler ayrılığı vardır ve hiçbir erk diğerini saf dışı bırakamaz. AKP diktası döneminde bir parti devlete ve hatta tek adamla yönetim dönemine bir gidiş var. Hukuk kanun tanımazlık had safhada. Yargıçların yerini ulemaya bırakılması isteği Başbakan tarafından bile dillendiriliyor. Sıkmabaşla ilgili verilen kararlar yüzünden yargıçlar makamlarında şehit ediliyor.

Anayasa mahkemesinin yada Danıştay'ın hangi kararı ülke menfaatlerine karşıdır?? AKP menfaatine karşı olmakla ülke menfaatine karşı olmak arasında büyük farklar vardır. Ayrımı iyi yapmak lazım. Ayrıca o AB dediğiniz sömürgeci bize bugün akıl veren hizniyet değil mi kendisine zararlı gördüğü Heider'i seçim kazanmasına rağmen engelledi. Bırakın bu ağızları. Doğrudur birileri bu ülkeyi sahipsiz zannetti möeyadın boş buldu atıp tutuyor. Taşları bağlayıp köpekleri saldılar ama bu halk o köpeklere atacağı taşı onları kovmnak için gereken muhimmatı er geç bulur. MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR
~ 111 gün   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1      şu anda 1 - 3

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008