ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
O kadar çok alıştık ki herşeye....
Ülkenin dinamikleri ile şaka olmaz, dinamit gibi patlar.
1 Mayıs 2008 16:26 ~ 1 Mayıs 2008 21:14
aslan67
Demek ki eskiden bunun kadar fazla olay gelmiyormuş başımıza,insan daha kötüsüne alıştıkça bağışıklık kazanıyor ve artık ondan o kadar da etkilenmiyor..
yada iletişim ağı gelişti artık her zaman olan olaylar daha fazla duyuluyor. eskiden bu kadar medya kuruluşu internet filan yoktu ki, olsa bile nerden duyacak Türkiye'nin diğer ucundaki insan
aslan67 demis ki: Demek ki eskiden bunun kadar fazla olay gelmiyormuş başımıza,insan daha kötüsüne alıştıkça bağışıklık kazanıyor ve artık ondan o kadar da etkilenmiyor..
aslında baya bir açıldı, biz cocukken dünyadan haberimiz yoktu şimdiki bebebler daha ilkoul cağına gelmeden çoğu şeyden haberdar oluyorlar, iy mi kötü mü tartışılır ama sanırım bu bir gerçek.
1 Mayıs 2008 16:54
ukerila
arkadaşım bu memlekette tepki çözüm getirmez,bu memlekette tepki tepkiyi doğurur...
hepsinin üstüne gidemezsin ömrün yetmez sorunların kaynaklarında ortak noktaları bulup kökten kurutmak gerekir. bunun için de siyasi irade veya örgütlü sivil toplum kuruluşları gereklidir bunlar da henüz Türkiye'de mevcut değildir. Artı sorunlar ne kadar soru veya gerçekten sorun mu orası da var. bilgiye ulaşım çok kolay gerçekten ama bilgi kirliliği de bir o kadar çok. Haber sana gelene kadar üzerine 1000 katılıyor, aslında ne olup bittiğini bilmen imkansız hale geliyor, hepsini tek tek inceleyemeyeceğine göre haber kaynağına güvenmek durumunda kalıyorsun. ama bu haber aslında, olayın yorumunun yorumunun yorumunun yorumu belki de. Duyduğunun hiçbirine gördüğünün yarısına demiş bir bilen, bu lafa bakarak medyadakilere asla demek çok dayanlış değil.
boomerang ¹³ demis ki: olayın gidişatı bu evet.. artık her şeye kolay ulaşabiliyoruz.. amma velakin bu bunlara tepkisiz kalmamızı mı gerektirir? sorunların üstüne büyük küçük demeden gitmek gerekmez mi?
bir ülkede bir vatandaş herhangi bir ama ne olursa olsun herhangi bir yolsuzluğa nasıl olur da tepki vermez? nasıl normal der?
hep diyorum ya cakalllar puslu hava severler, havayı öyle bi dumanladılar ki, neyin ne olduğunu anlamak imkansız belgelere güvenemiyorsun, yargya güvenemiyorsun, siyasetezaten hiç güvenemiyorsun, kime neye dayanarak tpeki vericeksin? hade tepki verdinne yapabilceksin? istediğin kadar düzgün tepki var, kantinde varolan olayın aynısı olcak
çak etiketi: akpli ondan böyle yapıyor
çak etiketi laikçi ondan böyle yapıyor
çak etiketi pis solcu ondan böyle yapıyor
çak etiketi alçak faşist ondan böyle yapıyor
belge mi? sahtedir ki sahte olma ihtimali de yok değil
mahkeme kararı mı, tarafsızlığı muallakta artık yargının
eskiden asker vardı güvenilen artık ona da güvenilmiyor, şu güvenilen kurumlar anketinin yenilenmesini bekle orduda bariz bir düşüş bekliyorum. Sebebi AKPnin iktidar olması,insanların akpye inanıyor olması da değil, bazıları bir şey yapmadığı için bazıları bir şey yapmakla tehdit ettiği için, bazıları amerikanın lafıyla iş yaptığı veya öyle sandığı için. Çok feci bir güvensizlik ortamı mevcut, insanlar kimseye güvenemiyor bu da toplumsal çözülemlere yol acıyor açmaya da devam edicek. Bunun başlıca sorumlusu devletin başındakiler meclsitekiler beyaz türk tabir edinlenler, ordunun yargının, siyasetin tepesindekiler. amahiç kimse sorunun dışında değil taraf olmayan benim gibiler dahil zira hiç birimizi çözümün parçası değiliz, çözümün ne olduğu da belli değil zaten, beklemekten başka yapacak fazla bir şey bulamıyoruz. yada en fazla sen gibi ben gibi kendi capımızda bilinçlendirmeye care üretmeye çalışyıoruz ama bu kargaşanın icinde kendimiz bile kendi sesimizi duyamayız ki. gerçi sen daha ümitlisin bu konuda sanırım, ben şahsen enseyi kararttım gibi
1 Mayıs 2008 17:44
souvereign jr.
gene bumiden harika bir uzun yazı daha. çok haklısın ya , ülkenin elden gitmesini isteyen birkaç kişi , medyayı da arkasına alarak basıyor yaygarayı , böylece halk tırsıyor...
Polisin coplamasını, adamın eşini bıçaklamasını, tribünde küfreden ve sahaya bir şeyler fırlatan adamı, halk otobüsünün zamanında kalkmamasını, alkollü bir sürücünün dehşet saçmasını, okullarda rüşvetin ve kadrolaşmanın iyiden iyiye yayılmasını, okul arazisine alışveriş inşaatını, yeşil alana iş merkezi inşaatını, hastanelerdeki olumsuzlukları, yanı başımızdaki inşaat yolsuzluğunu
polisin coplmasına tepki direkt olarak siyasi, tribünde küfreden sahaya bir şey atan adama tepki göstermek için ya takım yönetimine yada polise gidiceksin -kendinde uyarırsın ama dayak yeme ihtimalin artar, alkollü sürüc polis, alışveriş inşaatı için belediyeye, hastanedeki olusmluklar için hastane yönetimi yada devlete. yani eninde sonunda bi yerde kimi kime şikayet ediyorsun durumu olcak, olayı mahkemeye intikal ettirsen yıllarca sürünür mahkeme salonlarında artı bazıları kamu davası-aslında savcının kendiliğinden acması gereken davalar yani-, senin tepki göstermekten kastın ne onu sorayım madem? artı katillerden çok var hepsine tepki gösterebilcek misin? onu da geç katillere tepki göstermekçözücek mi olayı? hani balık baştan kokar derler, tanrılar olmasa katiller bu kadar çok olur mu? tanrıların üstüne gerçekten gidilse onlar halledilse katiller bu kadar rahat fink atabilir mi? devlet devlet olmadıktan sonra, devlet can ve mal güvenliğini sağlamadıktan sonra sen istediğin kadar katillere tepki göster, gösterdiğin tepkiyle kalırsın muhtemelen. ya devlet devlet olucak yada halk tek ses olucak
1 Mayıs 2008 20:41
adamın1i
Tepkisizleşmiyoruz sayın bomerang .İnsan kendi içinde ki anlayışa tepki göstermez.Rüşvete karşı tepki yok neden çünkü artık ilk okul çocuğu bile kapıda ki güvenliğe rüşvet veriyor.
Tribünden atılan bıçağa tepki vermiyoruz , çünkü herkes fanatik.
Yolsuzluklara tepki vermiyoruz, çünkü herke aynısını yapmak için fırsat kolluyor.tepki vermesi gerekeni irdeleyip yol yordam öğreniyor.
Çöpü gelişi güzel yola atana kızmıyoruz ,iaynısını bizlerde yapıyoruz.Okulda kadrolaşmaya sinirlenmiyoruz , bir sonra ki yönetmimin bizden olup heer alana yerleşmesini canı gönülden istiyoruz.
Aslında eskiden yala nedir bilmiyorduk ,şimdi en güxzel yalanları söylüyoruz.
pekala, herkes bu ufak sorunların peşine düşüp, üsteleyerek arasa? o zaman devlet irkilmez mi? irkilir..
bu da bir değişim değil midir?
! mayısta taksim neden kapandı? devlet irkildiği için, devlet irkilince ne tepki veriyor bunu veriyor yada korkutma yoluna gidiyor. Ama tabii ki de bir değişiklik yapar ama çok da fazla değil, bizim devlet sadece örgütlü hareketlerden korkar ama ona da nasıl tepki vereceği malum işte. kanıksamamak da care değil haklısın sen de abisi ama balığın sonunu yerine başına yönelinse daha bir hoş olmaz mı, sonuyla uğraş yine de.
kendimden örnek, cocuklara yada cevrede gördüklerime örnek olarak uyararak yada anlatarak cevre bilinci aşılamaya çalışıyorum ama fabrikalara bir şey yapamıyorum. muhatap yok ki bir şeyler anlatasın,aslında herkes muzdarip bundan. coğu da tepki göstermiş şu veya bu zamanda. ama duvarla muhatapsın. mahkemeye versen yasal kılıf bulurlar bulamasalar bile cezayı kesecek olan belediye. cevrenein ırzına geciliyor resmen yaşadığım yerde, ama yetkililerle muhatap olunamayınca yapabileceğim tek şeyi yapıyorum cevremde ulaşabildiğim duvar etkisi yapmayacak nsanlara anlatıyorum, onlar da birilerine ulaşsınlar ki kitlesel olabilsin hareket, ha belediye de yine de muhatap bulamayabilir ama daha üst seviyeden muhatap bulunabilir belki diye, 2 aydır burdayım en az 150 kişi ismen temayı, kyoto protokülünü, greenpeace'i biliyor sayemde, bunlar da birilerine aktarmış olsa, yada aktarmasa bile kendileri biraz incelese temaya katılanı da cıkar, greenpeace katılanı da cıkar, yarın öbür gün bir gösteri yada imza kpmanyası geldiğinde kyotonun iyi bir şey olduğunu da bilir. kantinde bile bunun ne olduğunu bilmeyen cıkar. söylesen ya dinlemez yada bir bahane bulur. Demek istediğim tepki göstercem diye boşa kürek cekme taraftarı değilim, bir kere denerim en fazla. ondan sonra alternatif güzergah ararım.
1 Mayıs 2008 21:15
adamın1i
Güzel insanlar bu sorun ilkokul sıralarında aşılır diye düşünürken .Ya yeni nesile örnek teşkil edecek bir önce ki nesil nolucak sorusu belkirdi aklıma ,sonrada dayımın bir sözü geldi .Bu ülke 7 yaşının üstünde ki heriflerin kellesini almadan düzelmez.
Bir düşünsenize Avusturalyada her sokağın başında bir telefon külübesi var ,devlet acil durumlarda kullanılsın diye yerleştirmiş.Her tülü aramaya müsait.Türkiye böyle birşey olsa kuyruk oluşumunu ve kavgalar yüzünden öelnleri düşünebiliyormusunuz ?
Nasıl eğitirsin ki devletin verdiği hizmetleri yerine göre kulanılacağını .
Devlet sokaklara kaldırım yapmış ,ben sabahları aracımla giderken 3 metrede bir kornaya basmak zorundayım.Yoksa çekilen yok.Her bastığım kornada kulağım çınlıyor evinde rahatsız olanların küfürlerini işitiyorum,ve keşke diyorum şu devletin hizmetini kullanmaktan aciz o.çocukalrıda beni işitse vesaire. Ve her gün dayıma hak vererek yoluma devam ediyorum .
ya demem o ki, her şeyi değiştirmeye zaman yetmez, ufak bir sorun olsa da onu ortadan kaldırmak içn zaman harcamak gerekiyor. sorun çok çünkü, herkes her şeye tepki verse bile yine bir şey değişmez, her akfadan bir ses cıkarsa genelde gürültü oluşur. önce sorunlarda secici olmak ondan sonrada öncelik sırası oluşturacaksın, ufaktan başla daha sonra yine ufak benzer sorun, gittikçe büyüyecek, bu arada biz de öğreneceğiz ilave şeyler artı yol yordam. bizimle aynı yolu izleyen insanlar olcak yollar kesişcek beraber yürüncek, sivil topum böyle böyle oluşcak, yoksa ben kurdum şu kadar üyem var binam var tabela astımla değil:)toplumun refleksi böyle gelişir bence, ama diğer sorunlara gözlerini kapat demek değil tabii ki de bu, ama benim kişisel düşüncem bu yönde, aslında gerçekçilikten uzak idealistliğe yakın bir düşünce ama insan bi yerde bir şeylere inanmak istiyor naparsın
ama işte secicilik mühim azizim, neye göre seciceksin neye öncelik vericeksin? demem o ki eğer her şeye yetişmeye çalışırsan hepsini ıskalarsın gibi geliyor
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/19636
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!