ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Yargıtay Onursal Başsavcısı Vural Savaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı Yüce Divan'a götürecek dosyanın da hazırlandığını iddia etti. ATV- Sabah Grubu'nun Çalık'a satışının da bu dosyada yer aldığını iddia eden Savaş, “Başbakan'ın yüce divan dosyası oluşuyor. Çalık işi de bu dosyanın içinde” dedi.
Akdeniz Üniversitesi'nde düzenlenen ‘Anayasa Hukuku ve Son Gelişmeler’ başlıklı panele Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ve meslektaşı Vural Savaş konuşmacı olarak katıldı.
Savaş, panelde yaptığı konuşmada 'Anayasa Mahkemesi'nin esastan inceleme yapamaz’ tartışmalarının getireceği tehlikelere değindi. “Diyelim ki ‘İlköğretim ve liselere türbansız girelemez’ şeklinde düzenlenen bir kanun mecliste kabul edildi. Anayasa Mahkemesi yeterli çoğunluğa bakacak. Anayasa'ya aykırı bir durum yok. Kabul edildi” dedi. Savaş, bu açıdan CHP'nin Anayasa'nın 10'uncu ve 42'nci maddelerindeki değişikliğin iptali için yaptığı başvurunun çok önemli olduğunu söyledi.
Vural Savaş, “Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın dolaylı ihlallerini göz önüne almaz, sadece şekli denetleme yapar derse Türkiye'nin sonunu getirecek yol açılır” diye konuştu. “Atatürk'ün yaptığı her yasayı değiştirirken, Anayasa'da değişikliğe giderken çok iyi düşünmemiz lazım” şeklinde konuşmasını sürdüren Onursal Başsavcı, AKP iktidarına yüklendi, “Hitler de seçimle iktidara gelmişti” dedi.
'Hakim, laik cumhuriyet karşısında tarafsızım diyemez'
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın Anayasa Mahkemesi'nin 46'ncı kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmayı eleştirerek, “Türkiye'de hiçbir hakim, laik cumhuriyet karşısında tarafsızım diyemez” dedi. AKP'nin başlattığı Sivil Anayasa tartışmalarına değinerek konuşmasına başlayan Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmanın 4 maddesine katılmadığını söyledi.
Kanadoğlu, “Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın konuşması hem oraya, hem şuraya, hem de buraya mesajlar verdi diye alkışlandı. Dikkatle incelendiğinde Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın yaptığı konuşmada değindiği 4 noktayı reddetmek durumundayım. Bunlardan birincisi ‘Hakim mutlaka tarafsız olmalıdır’ sözüdür” diye konuştu.
“Kastetmediği anlamda elbetteki hakim tarafsız olmalıdır” sözleriyle konuşmasını sürdüren Yargıtay Onursal Başsavcısı, “Ama bu tarafsızlık özel hayatında vermiş olduğu kararların doğruluğu yönünde kamuoyunda kuşku uyandırmayacak bir tarafsızlık olmalıdır. Yüksek hakim, özel hayatında herhangi bir tarafa iltizam ettiği veya herhangi bir düşünceyi kabul ettiğini gösterir hareketlerden mutlaka kaçınmalıdır. Tabi Başkanın kastettiği tarafsızlık bu değil” dedi. Kanadoğlu konuşmasına şöyle sürdürdü:
“Başkanın kastettiği tarafsızlık, düşünceler, kavramlar, idealler ortaya çıktığı zaman hakimin tarafsız kalması düşüncesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin hakimi her şeyden önce Anayasa'nın tarafı olmak zorurdadır. Neden Anayasa tarafı olmak zorundadır. Çünkü Anayasa Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini koruma görevini ona vermiştir. Bu mahkemede üye olan, başkan olan bir kişi ‘Ben laik Cumhuriyet karşısında tarafsızım’ diyemez. ‘Ben hukuk devleti ilkelerinin karşısında tarafsızım’ diyemez. Bu konuşmada kastedilen mutlak tarafsızlık sözü, Türkiye Cumhuriyeti hakimi için geçerli değildir.”
‘LAİKLİK ANAYASA KORUMASINDADIR’
Türkiye Cumhuriyeti'nin hakiminin, laik, demokratik sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin tarafında olduğunu kaydeden Kanadoğlu, Kılıç'ın ‘Laiklik toplumun koruması altındadır’ açıklamasını ise talihsizlik olarak niteledi. Kanadoğlu şunları söyledi: “Laiklik her şeyden önce Anayasa'nın koruması altındadır. Başkan farkında olmayabilir, ama Anayasa Mahkemesi'nin de koruması altındadır. Hakim, laik Cumhuriyetin tarafında olacaktır. Ve laiklik ilkesininin korunmasını, Anayasa'nın uygulanması sağlayacaktır.”
Yargıtay Onursal Başsavcısı Kanadoğlu, Kılıç'ın ‘Yeni Anayasa için toplumsal mutabat gerekir’ sözleri ile de siyasi iktidara hizmet ettiğini savundu. Kanadoğlu, “Eğer siz belirli amaçlarla Anayasa yapma sözcüğünün ortaya atıldığını bilerek ve yeni bir anayasa yapma yetkisinin 23'üncü dönem TBMM'de olmadığını görerek bu sözü söylüyorsanız, siz farkında olmadan siyasi iktidarın gayretlerine hizmet eder duruma düşmektesiniz” diye konuştu. Kanadoğlu şunları söyledi:
“Bir Anayasa Mahkemesi Başkanı, yeni bir anayasa yapma olanağının olmadığını bile bile yeni anayasa yapmaktan bahsedemez. Anayasa'nın belirli hükümlerinin değiştirilmesi için fikirlerini ortaya koyabilir, ama öğretinin, uygulamanın bütün gerçeklerine rağmen bir Anayasa Mahkemesi Başkanı, mevcut siyasi iktidar gibi yeni anayasadan bahsediyorsa onun samimiyetinden şüphelenmemek olanaksız hale gelir.”
‘YOL AYRIMINA GİDİLİYOR’
Kanadoğlu, son olarak, Haşim Kılıç'ın 46'ncı yıl konuşmasında milli iradenin temsili için Anayasa Mahkemesi'ne meclis tarafından da üye seçilmesinin yerinde olacağına yönelik açıklamasına değindi, “Yargıyı siyasallaştırırsınız” dedi. Sabih Kanadoğlu, AKP iktidarının devletin tüm kademelerinde büyük kadrolaşma hareketi içinde olduğunu belirterek, “Türkiye yol ayrımına doğru hızla yürüyor. Kendi kafalarındaki ideolojik rejimi yerleştirebilmek için devletin tüm kadrolarında büyük bir kadrolaşma hareketi kesinlikle görünüyor. 17 kişilik Anayasa Mahkemesi kadrosunun 8'inin meclis tarafından seçilmiş olduğu bir an düşünürseniz ortaya çıkacak tablo siyasallaşmış bir yargı olacaktır” diye konuştu.
29 Nisan 2008 16:24
jaja of opobo ® .iz
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın Anayasa Mahkemesi'nin 46'ncı kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmayı eleştirerek, “Türkiye'de hiçbir hakim, laik cumhuriyet karşısında tarafsızım diyemez” dedi.
çok doğru söylemiş sayın Kanadoğlu..lakiklik değil midir zaten hukuk devleti olabilmenin baş şartı?.laiklik olmayan bi yerde haktan hukuktan bahsedilebir mi?
laikliğe karşı olmadan önce bikaç kez düşünmek lazım...laiklik nedir ne değildir?..laikliğe saldırmak kolaydır.hep kendini savunmak zorunda bırakılmış bir sistem maalesef..tabi toplumlardaki eğitimsizlik bunun en baş nedeni..
ama tabi şöyle bişeyde var üniversitede tıp okuyan biri bile laikliğe karşı olduğunu söyleyebiliyor..işte burda bahsettiğim okulda verilen eğitim değil..kişinin kendini eğitmesi birnevi genel kültür ve vizyon meselesi diyebilirz..
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin meclisnde bile laiklik tartışmaya açılabiliyorsa vah bu ülkenin haline...laik bi ordu kaldı bi de yargı gerisinin nolduğu az çok belli zaten...yargıya burda büyük görevler düşüyor.her fırsatta laikliğin bekçileri olduklarını belli etmeliler..ve elbetteki laiklik taraftarı olmalılar.....çünkü hukuk mahkemelerinin var olabilmesi bile laikliğe bağlıdır.lakiklik bikez elden gitti mi ne hukuk kalır ne mahkeme...
29 Nisan 2008 16:55
luca leotardo
Bence de :)) Zaten mahkemenin laiklik ilkesini ihlal etmesi gibi bir husus sözkonusu olamaz:
Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
Egemenlik
MADDE 6. – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
Bu arada şahsi görüşüm de özellikle Sabah atv olayının çok kişinin başını yakacağı ve bir milat olabileceği şeklindedir...
jaja of opobo ® demis ki: .her fırsatta laikliğin bekçileri olduklarını belli etmeliler..ve elbetteki laiklik taraftarı olmalılar.....çünkü hukuk mahkemelerinin var olabilmesi bile laikliğe bağlıdır.lakiklik bikez elden gitti mi ne hukuk kalır ne mahkeme...
29 Nisan 2008 17:06
jaja of opobo ® .iz
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
değiştirilemez ve değiştirilmesi bile teklif edilemez olan 4 maddeden 2.si:)
29 Nisan 2008 17:12
luca leotardo
Öyle değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez 4 madde mi var:))
jaja of opobo ® demis ki: MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
değiştirilemez ve değiştirilmesi bile teklif edilemez olan 4 maddeden 2.si:)
29 Nisan 2008 17:25
jaja of opobo ® .iz
var tabi anayasanın ilk dört maddesi.bilmiyon mu yoksa?:))
29 Nisan 2008 17:27
uysalhan
değiştirilemez ve değiştirilmesi bile teklif edilemez olan 4 maddeden 2.si:)
değiştirilemez olan 4 değil 3 maddedir. 4.maddeye göre ilk 3 madde değiştirilemez. fransa'daki benzer madde kendisini de koruyor. ama anayasamızda öyle değildir..
229 Nisan 2008 17:27
tohunç
madde değil anayasa değişir oluur biteeer :)
29 Nisan 2008 17:28
luca leotardo
Bilmez olur muyum:))
Ben az önce 3 madde de bırakmıştım da:))
Uysalhan da yazmış zaten:)
4. maddenin içeriği konuya dairdir:)
Peki 4. maddeyi değiştirebilir miyiz sayın jaja:D
jaja of opobo ® demis ki: var tabi anayasanın ilk dört maddesi.bilmiyon mu yoksa?:))
29 Nisan 2008 17:28
sweetdreams
Evet bu da ayrı bir komik durum:)
uysalhan demis ki: değiştirilemez ve değiştirilmesi bile teklif edilemez olan 4 maddeden 2.si:)
değiştirilemez olan 4 değil 3 maddedir. 4.maddeye göre ilk 3 madde değiştirilemez. fransa'daki benzer madde kendisini de koruyor. ama anayasamızda öyle değildir..
29 Nisan 2008 17:28
uysalhan
amaç devrim ise, farklı olur tabii :)
tohunç geldi kaçın demis ki: madde değil anayasa değişir oluur biteeer :)
129 Nisan 2008 17:28
jaja of opobo ® .iz
I. Devletin şekli
MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/19588
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.