| |
deliveren
|
Sabah'ın ortağı Katar Emiri'ni tanımaya devam ediyoruz... Katar Emiri kendisinden habersiz evlenen prensesi üç yıl sarayda hapsetti
Çalık Grubu’na ait Turkuvaz’la birlikte Sabah-atv’ye yüzde 25 ortak olan Katar Emiri Şeyh Hamid bin Halife El-Tani’nin hayatını araştırdıkça ailesine korku saçan bir hükümdar olduğu da ortaya çıkıyor.
Ailede ibretle anlatılan hikayelerin başında Katar Prensesi Hamda Fahd Jasem Ali Abd Allah El-Tani’nin kaçışı ve hapsedilmesi geliyor. Prenses Hamda 2002 yılında ailesiyle birlikte Suudi Arabistan’da tatile gider. Cidde Sheraton’da 42 yaşındaki boşanmış Mısırlı işadamı Sayid Saley ile tanışır. Uzun bir süre sadece telefon ve e-posta aracılığıyla görüşebilen çift sonunda evlenmeye karar verir. Ancak prensesin ailesinden izin çıkmaz. Çift bunun üzerine kaçmaya karar verir. Ancak Prenses Hamda o sırada henüz 26 yaşındadır. Şeriatla yönetilen Katar kanunlarına göre ise 30 yaşın altındaki kadınların babasından, kocasından izin almadan seyahat etmesi bile yasaktır. Bu yüzden Prenses, Suudi bir kadından ödünç aldığı pasaportla kaçmak zorunda kalır. Çift Mısır’da evlenir. Olay diplomatik skandala dönüşür. Katar Emirliği’nin yöneticileri Mısır hükümetinden Prensesi ister. Ancak Mısır, Prensesi ve eşini Katar’a teslim etmeyi reddeder. Sonunda Emir zor kullanmaya karar verir. Prenses Hamda, evlendikten sadece 9 gün sonra kaçırılarak Katar’a geri götürülür.
Zorla düşük yaptırdılar
Evine dönmesi reddeten prenses hapse atılır. İddialara göre burada hamile prensese, düşük yapması için “vitamin” iğneleri yapılır. Hapisten çıkıp saraya gönderildiğinde ise onu daha da zor günler bekler. Sarayda karanlık bir odaya atılır, fiziksel şiddete maruz kalır. Buna rağmen boşanmayı reddeder. Eşi Sayed ise Hamda’yı kurtarmak için her yolu denedi.
Uluslararası Af Örgütü büyük bir kampanya başlatarak dünyanın dört bir yanından Katar Emiri’ne mektup gönderilmesini sağlar. Katar Emiri, kampanyadan birkaç ay sonra “en kısa zamanda” bir soruşturma başlatacağını belirtir ama adım atmaz. 2006’da Af Örgütü’nden artan baskınlar sonunda Emir, artık 30 yaşına basan Hamda’nın Katar’daki yaşamını ve prenses ünvanını geride bırakarak Mısır’a taşınmasına izin verir.
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
souvereign jr.
|
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
deliveren
|
Atatürk bizi 85 yıl önce bu araplardan kurtarıp yüzümüzü aydınlığa,eşitliğe,hakka hukuka cevirdi. Biz 85 yıl sonra yine o noktaya döndük,pacamızı bu araplardan bir türlü kurtarmadık,alısmadık popoda don durmazmıs hesabı bizde bir türlü cumhuriyeti,demokrasiyi,laikliği, kadın-erkek eşitliğini yasatamadık!Ne işi var emirlerin
|
|
4 ~ 132 gün
|
|
| |
hayal kıran
|
sker misin sabaha mı bırakırsın ?
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
bitli kedi
|
way be hakikaten film gibi bir hikayeymiş.
acıdım yahu kızcağıza
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
hayal kıran
|
bitli kedi demis ki: way be hakikaten film gibi bir hikayeymiş.
acıdım yahu kızcağıza |
harbiden bitli misin sahiden kedi misin ?
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
aslan67
|
Kız Kulesi'nin hikayesi gibi..
Kızkulesi ile ilgili anlatılan ilk hikaye; Ovidius'un kaydettiği bir aşk hikayesi. Zamanında Üsküdar sırtlarında Tarnıça Afrodit adına bir tapınak vardır. Hero'da genç kızların görev yaptığı bu tapınağın rahibelerindendir.
Kulede kumrulara bakmakla görevlidir. Aşka yasaklıdır. Her ilkbaharda doğanın uyanışı adına tapınak çevresinde törenler yapılır, çevre şehirlerden insanlar akın akın tapınağın çevresine gelir, yenilir içilir, aşkı bulamayanlar Afrodit'e mabedinde yakararak aşkı yaşayabilmek için yakarırlar. Boğazın karşı kıyısında oturan Leandros'ta bu törene katılmak için tapınağa geldiğinde Hero'yla karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç, Leandros'un gece kuleye gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kızkulesi her gece iki gencin gizli aşkına tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde kıskanç bir rahip feneri söndürür. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğazın sularına gömülür. Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini Kızkulesi'nden Boğazın sularına bırakır.
Kuleyle ilgili söylencelerden biri de Kleopatra'nın sonuna benzer bir sonun anlatıldığı yılan hikayesidir. Kehanete göre kralın birine, çok sevdiği kızı onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir.Bunun üzerine kral denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesi zehirler. Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikayeler anlatılır.
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
under a violet moon
|
çok kötü bir olay olan ama bence araplar şöle böle diyip atıp tutmaktansa insanlık açısından bu olaya bakmak lazım.. ırkçı tadında bi yaklaşım hiç yakışmıo bizlere.. kii töre cinayetlerinin yaşandığı bi çağda yaşıoruz türkiyede.. yanii bu tip olayları bizim vatandaşarımız da yapıo .. o yüzden araptı almandı türktü gibi söylemlere hiç lüzum yok.. bu benim nacizane fikrim:))
deliveren demis ki: Atatürk bizi 85 yıl önce bu araplardan kurtarıp yüzümüzü aydınlığa,eşitliğe,hakka hukuka cevirdi. Biz 85 yıl sonra yine o noktaya döndük,pacamızı bu araplardan bir türlü kurtarmadık,alısmadık popoda don durmazmıs hesabı bizde bir türlü cumhuriyeti,demokrasiyi,laikliği, kadın-erkek eşitliğini yasatamadık!Ne işi var emirlerin |
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
qwerty
|
insanlar niye demokrasi hak hukuk laiklik diye götlerini yırtıyor?
din dünya tarihi boyunca insanları baskı altına almak ve yönetmek için kullanılmış
gerçekten dindar olan birisi dinini kendisi yaşar, yaratan ile karşılıklı
bu tür baskıcı din rejimiyle yönetilen ülkelerin tek derdi halkı köle etmek, birtakım insanların gücü kolayca ellerinde bulundurması
şu anda ülkemizde de nasıl ümmet ilişkileriyle iş veriyorlar sana, yarın ağzına edecekler ama şu anda bile kamu kurumlarında hakkını aratmazlar adama, ancak milletin ağzının içine bakman lazım.
o yüzden dini kullanan pisliklere kanmayın. avrupa orta çağda bu pisliklerden kendini kurtardı islam dünyası hala pisliklerin elinde
|
|
2 ~ 132 gün
|
|
| |
deliveren
|
Medya Grupları Yavaş Yavaş İslamı Amaçları İçin kullananların Tekeline giriyor
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
for v
|
Nasılda çözdün şifreyi hemen. Aferin sana deliveren. Sakın başkalarına başka bişi verme ama. Anladın sen onu inş.
deliveren demis ki: Medya Grupları Yavaş Yavaş İslamı Amaçları İçin kullananların Tekeline giriyor |
|
|
1 ~ 132 gün
|
|
| |
deliveren
|
Sakın başkalarına başka bişi verme ama. Anladın sen onu inş.
Cehaletini Deliverenin Sezen Aksu'nun Çıkardıgı Bir Albüm Adı Oldugunu Bilmeyerek Ortaya Koydun Zaten
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
under a violet moon
|
vaay bee ne güzel bi tespit yapmışın sen ölee.. bravoo :))
deliveren demis ki: Medya Grupları Yavaş Yavaş İslamı Amaçları İçin kullananların Tekeline giriyor |
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
boomerang ¹³
|
hm, katar veyahut diğer arap ülkeleri din eksenli.. kaka..
avrupa, sarkozy var mesela, daha geçen gün dedi; ''türkiye bir avrupa ülkesi olamaz''..
amerika, yahudiler yönetiyor diyorlar, hem zaten ne kadar pislik olduklarını açıklamaya gerek yok..
gerek yok, bir şeyler için bir yerlere bir şeyler vermeye..
|
|
~ 132 gün
|
|
| |
vi0let de mars
|
laf konuştu bal kabağı, doldur doldur ye tabağa
deliveren demis ki: Atatürk bizi 85 yıl önce bu araplardan kurtarıp yüzümüzü aydınlığa,eşitliğe,hakka hukuka cevirdi. Biz 85 yıl sonra yine o noktaya döndük,pacamızı bu araplardan bir türlü kurtarmadık,alısmadık popoda don durmazmıs hesabı bizde bir türlü cumhuriyeti,demokrasiyi,laikliği, kadın-erkek eşitliğini yasatamadık!Ne işi var emirlerin |
|
|
1 ~ 132 gün
|
|
| |