ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Sabah'ın ortağı Katar Emiri'ni tanımaya devam ediyoruz... Katar Emiri kendisinden habersiz evlenen prensesi üç yıl sarayda hapsetti
Çalık Grubu’na ait Turkuvaz’la birlikte Sabah-atv’ye yüzde 25 ortak olan Katar Emiri Şeyh Hamid bin Halife El-Tani’nin hayatını araştırdıkça ailesine korku saçan bir hükümdar olduğu da ortaya çıkıyor.
Ailede ibretle anlatılan hikayelerin başında Katar Prensesi Hamda Fahd Jasem Ali Abd Allah El-Tani’nin kaçışı ve hapsedilmesi geliyor. Prenses Hamda 2002 yılında ailesiyle birlikte Suudi Arabistan’da tatile gider. Cidde Sheraton’da 42 yaşındaki boşanmış Mısırlı işadamı Sayid Saley ile tanışır. Uzun bir süre sadece telefon ve e-posta aracılığıyla görüşebilen çift sonunda evlenmeye karar verir. Ancak prensesin ailesinden izin çıkmaz. Çift bunun üzerine kaçmaya karar verir. Ancak Prenses Hamda o sırada henüz 26 yaşındadır. Şeriatla yönetilen Katar kanunlarına göre ise 30 yaşın altındaki kadınların babasından, kocasından izin almadan seyahat etmesi bile yasaktır. Bu yüzden Prenses, Suudi bir kadından ödünç aldığı pasaportla kaçmak zorunda kalır. Çift Mısır’da evlenir. Olay diplomatik skandala dönüşür. Katar Emirliği’nin yöneticileri Mısır hükümetinden Prensesi ister. Ancak Mısır, Prensesi ve eşini Katar’a teslim etmeyi reddeder. Sonunda Emir zor kullanmaya karar verir. Prenses Hamda, evlendikten sadece 9 gün sonra kaçırılarak Katar’a geri götürülür.
Zorla düşük yaptırdılar
Evine dönmesi reddeten prenses hapse atılır. İddialara göre burada hamile prensese, düşük yapması için “vitamin” iğneleri yapılır. Hapisten çıkıp saraya gönderildiğinde ise onu daha da zor günler bekler. Sarayda karanlık bir odaya atılır, fiziksel şiddete maruz kalır. Buna rağmen boşanmayı reddeder. Eşi Sayed ise Hamda’yı kurtarmak için her yolu denedi.
Uluslararası Af Örgütü büyük bir kampanya başlatarak dünyanın dört bir yanından Katar Emiri’ne mektup gönderilmesini sağlar. Katar Emiri, kampanyadan birkaç ay sonra “en kısa zamanda” bir soruşturma başlatacağını belirtir ama adım atmaz. 2006’da Af Örgütü’nden artan baskınlar sonunda Emir, artık 30 yaşına basan Hamda’nın Katar’daki yaşamını ve prenses ünvanını geride bırakarak Mısır’a taşınmasına izin verir.
28 Nisan 2008 20:42
souvereign jr.
pislikler.
28 Nisan 2008 20:44
deliveren
Atatürk bizi 85 yıl önce bu araplardan kurtarıp yüzümüzü aydınlığa,eşitliğe,hakka hukuka cevirdi. Biz 85 yıl sonra yine o noktaya döndük,pacamızı bu araplardan bir türlü kurtarmadık,alısmadık popoda don durmazmıs hesabı bizde bir türlü cumhuriyeti,demokrasiyi,laikliği, kadın-erkek eşitliğini yasatamadık!Ne işi var emirlerin
(4) 28 Nisan 2008 20:44
bitli kedi
way be hakikaten film gibi bir hikayeymiş.
acıdım yahu kızcağıza
28 Nisan 2008 20:46
aslan67
Kız Kulesi'nin hikayesi gibi..
Kızkulesi ile ilgili anlatılan ilk hikaye; Ovidius'un kaydettiği bir aşk hikayesi. Zamanında Üsküdar sırtlarında Tarnıça Afrodit adına bir tapınak vardır. Hero'da genç kızların görev yaptığı bu tapınağın rahibelerindendir.
Kulede kumrulara bakmakla görevlidir. Aşka yasaklıdır. Her ilkbaharda doğanın uyanışı adına tapınak çevresinde törenler yapılır, çevre şehirlerden insanlar akın akın tapınağın çevresine gelir, yenilir içilir, aşkı bulamayanlar Afrodit'e mabedinde yakararak aşkı yaşayabilmek için yakarırlar. Boğazın karşı kıyısında oturan Leandros'ta bu törene katılmak için tapınağa geldiğinde Hero'yla karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç, Leandros'un gece kuleye gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kızkulesi her gece iki gencin gizli aşkına tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde kıskanç bir rahip feneri söndürür. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğazın sularına gömülür. Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini Kızkulesi'nden Boğazın sularına bırakır.
Kuleyle ilgili söylencelerden biri de Kleopatra'nın sonuna benzer bir sonun anlatıldığı yılan hikayesidir. Kehanete göre kralın birine, çok sevdiği kızı onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir.Bunun üzerine kral denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesi zehirler. Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikayeler anlatılır.
28 Nisan 2008 20:54 ~ 28 Nisan 2008 21:10
under a violet moon
çok kötü bir olay olan ama bence araplar şöle böle diyip atıp tutmaktansa insanlık açısından bu olaya bakmak lazım.. ırkçı tadında bi yaklaşım hiç yakışmıo bizlere.. kii töre cinayetlerinin yaşandığı bi çağda yaşıoruz türkiyede.. yanii bu tip olayları bizim vatandaşarımız da yapıo .. o yüzden araptı almandı türktü gibi söylemlere hiç lüzum yok.. bu benim nacizane fikrim:))
deliveren demis ki: Atatürk bizi 85 yıl önce bu araplardan kurtarıp yüzümüzü aydınlığa,eşitliğe,hakka hukuka cevirdi. Biz 85 yıl sonra yine o noktaya döndük,pacamızı bu araplardan bir türlü kurtarmadık,alısmadık popoda don durmazmıs hesabı bizde bir türlü cumhuriyeti,demokrasiyi,laikliği, kadın-erkek eşitliğini yasatamadık!Ne işi var emirlerin
28 Nisan 2008 20:56
qwerty
insanlar niye demokrasi hak hukuk laiklik diye götlerini yırtıyor?
din dünya tarihi boyunca insanları baskı altına almak ve yönetmek için kullanılmış
gerçekten dindar olan birisi dinini kendisi yaşar, yaratan ile karşılıklı
bu tür baskıcı din rejimiyle yönetilen ülkelerin tek derdi halkı köle etmek, birtakım insanların gücü kolayca ellerinde bulundurması
şu anda ülkemizde de nasıl ümmet ilişkileriyle iş veriyorlar sana, yarın ağzına edecekler ama şu anda bile kamu kurumlarında hakkını aratmazlar adama, ancak milletin ağzının içine bakman lazım.
o yüzden dini kullanan pisliklere kanmayın. avrupa orta çağda bu pisliklerden kendini kurtardı islam dünyası hala pisliklerin elinde
(2) 28 Nisan 2008 20:57
deliveren
Medya Grupları Yavaş Yavaş İslamı Amaçları İçin kullananların Tekeline giriyor
28 Nisan 2008 21:00
for v
Nasılda çözdün şifreyi hemen. Aferin sana deliveren. Sakın başkalarına başka bişi verme ama. Anladın sen onu inş.
deliveren demis ki: Medya Grupları Yavaş Yavaş İslamı Amaçları İçin kullananların Tekeline giriyor
(1) 28 Nisan 2008 21:06
deliveren
Sakın başkalarına başka bişi verme ama. Anladın sen onu inş.
Cehaletini Deliverenin Sezen Aksu'nun Çıkardıgı Bir Albüm Adı Oldugunu Bilmeyerek Ortaya Koydun Zaten
28 Nisan 2008 21:09
under a violet moon
vaay bee ne güzel bi tespit yapmışın sen ölee.. bravoo :))
deliveren demis ki: Medya Grupları Yavaş Yavaş İslamı Amaçları İçin kullananların Tekeline giriyor
28 Nisan 2008 21:21
deliveren
Keşke Bazılarının da Savunacakları Birşeyleri olsa
29 Nisan 2008 14:56
psikolojik manyak
prens, prenses, kral, kralice.. bilmem ne! bu ne lan hangi devirde yasıyoruz halen krallık mı kaldı suudi arabistan, kralicelik mi kaldı elizabeth milleti sömürmeye devam edin. çalışmadan yemeye devam edin
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/19569
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!