sol adına bir şey yapmayanlar...reforministler,oportinistler...tarihimizi ağzına alamaz...biz o marşı ve o günü kan ve can pahasına aldık...tarihe bunu böyle yazdık...kimse kimseyi bilmeden atıp tutmayacak...kişilere laf söylenecekse söyleyip rahatlayın..ama insanların kanla yazdıkları değerlere,sözlere,marşlara laf etmeyin...
1 Mayıs kavgası, dünyada da ülkemizde de zorlu olageldi. Gün geldi, kanımızın döküldüğü, gün geldi zaferlerimizi kutladığımız bir gün oldu.
Ezilenlere birlik olmanın, proletaryaya sınıfının bilincini taşıyan bir gündü sonuçta ve böyle olduğu için de hep engellemeye çalıştılar.
Gün oldu yasaklarla, gün oldu katliamlarla engellemeye çalıştılar. İşte bu sayfada adı olanları bu saldırılarda şehit verdik. Onlar, kavganın içinde, proleteryanın en özel gününde, kızıl bayrakların en çok yakıştığı bir kavga gününde şehit düştüler.
*
1 Mayıs'taki ilk şehitlerimizi 1 Mayıs 1977'de İstanbul Taksim'de verdik.
Kontrgerillanın kurşunları aldı onları aramızdan. 35 şehit verdik o gün Taksim Meydanı'nda ve o gün 1 Mayıs Alanı oldu orası. İşte 1 Mayıs Alanı'nı 1 Mayıs Alanı yapan şehitlerimiz:
Ali Sidal, Kadir Balcı, Hasan Yıldırım, Hikmet Özkürkçü, Ramazan Sarı, M. Elmas, Mültezim Oltulu, Mahmut Atilla Özbelen, Ömer Narhan, Bayram Çıtak, Kahraman Alsancak, Aleksandros Konteas, Meral Cebren, Kadriye Duman, Leyla Altıparmak, Ahmet Gözükara, Ercüment Gürkut, Garabet Ayhan, Sibel Açıkalan, Nazan Ünaldı, Hatice Altun, Ali Yeşilgül, Niyazi Darı, Mehmet Ali Genç, Hacer İpek Saman, Bayram Sürücü, Hüseyin Kırkın, Nazmi Arı, Jale Yeşilnil, Kenan Çatak, Rasim Elmas, Diran Nigiz, Hamdi Toka, Ziya Baki, Bayram Eyi...
Farklı mesleklerden, her milliyetten emekçiler vardı aralarında. Birlikte halktılar.
*
Cunta yıllarının ardından 1 Mayıs'ı yasaklayanlara karşı mücadelenin her biçimini, tüm araçları kullanarak mücadeleye giriştik.
Öztürk ACARİ ve Salih KUL zor yıllarda mücadeleyi sürdüren iki Devrimci Sol militanıydılar. 1 Mayıs 1988'in hazırlıkları içindeyken 30 Nisan'da, İstanbul Okmeydanı'nda katledildiler. Öztürk ve Salih, onlar da 1 Mayıs eylemine hazırlanıyorlardı. 1 Mayıs'ı yasaklayanlara söyleyecek sözleri vardı. İstanbul Okmeydanı Gürsel Mahallesi'nde kaldıkları evde kuşatıldılar. Teslim olmayı reddetti Öztürk ve Salih, ertesi gün 1 Mayıs alanına onların direniş ruhu taşındı...
*
Yıl 1989'du. Binlerdik Taksim
önünde. Bir işçiydi Mehmet Akif DALCI. Binlerden biriydi. Öfkesini, sınıf bilincini kuşanıp gelmişti 1 Mayıs Alanı'na.
Çatışmada en öndeydi. Kortej Kasımpaşa'ya yöneldiğinde elinde taşları savaşıyordu Mehmet. İşte tam o anda, elindeki taşı fırlatmaya hazırlanırken vuruldu. 4 Mayıs günü yaklaşık 5 bin kişi katıldı cenazesine. 1 Mayıs'ta savaşandı Mehmet, kavgayı öğretendi...
*
U. Yaşar KILIÇ ve Şengül YILDIRAN, İYÖ-DER'li iki devrimci öğrenciydiler. Ertesi gün 1 Mayıs'ta taşıyacakları pankartı yazarken, 30 Nisan'da İstanbul Moda'da kaldıkları evde katledildiklerinde, 1993 1 Mayıs'ının arifesiydi.
Uğur, İ.Ü.Veteriner Fakültesi öğrencisiydi. 1992-1993 öğretim yılında katıldı mücadeleye. Kısa sürede İYÖ-DER yöneticilerinden biri oldu.
30 Nisan'da infazdan 6-7 saat önce Belediye-İş Sendikası Beyoğlu Şubesi'ndeki işçi temsilcileriyle yapılan 1 Mayıs konulu toplantıda gençliği temsil etti. 6-7 saat sonra terörist denilerek katledildi.
*
Şengül, örgütlü mücadele ile '89-90 yılında İ.Ü.'de tanıştı. Dev-Genç çalışmaları içinde yer aldı. Onları katlederek gençliği yıldırmayı hedefledi düşman. Ertesi gün 1 Mayıs'ta yoldaşları, Uğurları Şengülleri Tüketemezsiniz pankartıyla yürüdüler.
*
1990'larda 1 Mayıs yasaklarını kırmış, alanları kazanmıştık. Hızla kitleselleşiyordu 1 Mayıslar. Devrim, devrimci hareket kitleselleşiyordu. 1996 1 Mayıs'ında işte bunun için kurşunlar yağdırdılar üzerimize.
Gecekondular, İstanbul'un dört bir yanından Kadıköy'e akmıştı o gün. Onbinler toplanmıştı. Yüzbini aşkın emekçinin yürüyüşü başlayacakken saldırdı katiller. Toplanma yerlerinden biri olan Hasanpaşa'da polisin kitlenin üzerine açtığı ateş sonucunda Dursun ODABAŞ ve Hasan ALBAYRAK şehit düştü.
Buna rağmen sürdü yürüyüş, buna rağmen kutlandı 1 Mayıs. Ateş altında! Mitingin dağılışında yeniden saldırdı düşman. Kurtuluş okuru Yalçın LEVENT şehit düştü bu saldırıda da.
Onlarca kişi gözaltına alındı sonrasında. Onlardan biri olan Akın RENÇBER, kısa süre sonra gördüğü işkenceler sonucunda şehit düştü ve 1996 1 Mayıs şehitlerinin sayısı dört oldu.