gruplar
 hocalar
 okullar
 üye/içerik arama 


Konu Dışı - Kaşığı büken adam Uri Geller
 Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      Listelenen Kayitlar 1 - 20
 Yazar: Mesaj:
red apple
red apple
İNSANLIK İÇİN ÇALIŞAN BASİT BİR ADAMIM

Ben guru değilim, insanlara şifa veren biri de değilim. Basit bir adamım. Ama birtakım yeteneklerimin olduğu kesin. Ve pozitif düşünceye inanıyorum. İnsanlık için bazı şeyler yaptım ve yapıyorum. İhtiyacı olanların yardımıma koşuyorum. Kanserli, özellikle de lösemili çocuklar için çalışıyorum...

5 yaşındayken çorba içiyordum elimdeki kaşık bükülmeye başladı

Bu kaşıkları filan eğebildiğinizi ne zaman fark ettiniz?

- 5 yaşındayken kendiliğinden oldu. Çorba içiyordum, elimdeki kaşık eğilmeye başladı. Ama daha önce çok acaip başka bir şey oldu.

Neydi o acayip şey?

- 4 yaşında bizim apartmanın karşısındaki oyun bahçesinde oynuyorum. Birdenbire nereden geldiğini bilmediğim bir ışık huzmesi gördüm, korktum tabii. Tepemde duruyor, çok güçlü, çok aydınlık bir ışık ve onun içinden lazer ışığı gibi bir şey çıktı ve alnıma çarptı. Ben yere düştüm. O kadar güçlüydü, 10 dakika filan yerde öyle yattım, sonra kalktım ve koşarak eve gittim anneme anlattım. Dedi ki Ah Uricim, hayal gücü çok geniş bir çocuksun. Hava sıcaktı tabii, parkta uyuya kalmışsındır ve rüya görmüşsündür! Yıllarca kimseye inandıramadım. Herkes, Ne yani? Uzaylılar geldi seni ışınladı mı? diye dalga geçti. Yine de kimseye aldırmadım, kitaplarımda yazdım, hakkımda yapılan belgesellerde anlattım. İki yıl önce BBC benimle ilgili bir belgesel hazırladı, yine aynı hikayeyi anlattım. Ve ertesi gün şöyle bir mail aldım: Uri Geller, ben o gün oradaydım ve bahsettiğiniz olayı gördüm. Hayatım boyunca da o beyaz tişörtlü, siyah saçlı çocuğa ne olduğunu merak ettim! Demek o sizdiniz! Adı Yakup Abrahim, 70’li yaşlarının ortasında yüksek rütbeli bir asker Tel Aviv’de yaşıyor, hali vakti yerinde bir adam, yani yalan söylemesi için bir sebep yok, benden bir beklentisi de yok. Genç bir adammış o zamanlar, anne ve babasının evi, parkın olduğu sokaktaymış, parkın köşesine geldiğinde o ışık huzmesini görüyor ve bir çocuk yatıyor yerde. Sonra bu çocuk, ayağa kalkıyor ve karşıdaki apartmana doğru koşuyor, ışık huzmesi de onun peşinden gidiyor, çocuk apartmana giriyor, ışık huzmesi birden simsiyah oluyor ve kayboluyor birazdan da her şey normale dönüyor. Bu görüntüyü hayatım boyunca unutmadım dedi. Ben tabii çok sevindim, 55 sene sonra bir tanığım olmuştu...

Sadece kaşıkları mı eğebiliyorsunuz?

- Hayır. Bütün metalleri.
Nasıl yapabiliyorsunuz?

- Bilsem. Kimse bilmiyor...

Peki çocukken doktora-moktora götürmediler mi sizi, Bu çocukta bir tuhaflık var diye...

- Annem götürdü tabii. Psikolog çok şeker bir adamdı, Belki soyaçekimdir dedi, Freud’la akrabalığımız var ya! Ama bir açıklık getirmedi.

Okulda arkadaşlarınız nasıl değerlendiriyordu bu durumu?

- Hafif çatlak olduğumu düşünüyorlardı! Çünkü saatleri hareket ettirebiliyordum, sınıftaki duvar saatini bir saat ileri alıyordum, öğretmen dersin bittiğini zannediyordu. Bir de tabii çok iyi kopya çekiyordum. Çalışkan öğrencilerin cevaplarını telepatiyle görebildiğim için aynısını ben de kağıdıma yazıyordum. Her zaman başarılı oldum.

Öğretmenler?

- Kopya çektiğimi biliyorlardı ama kanıtlayamıyorlardı. Sinir oluyorlardı.

Siz kendinizi nasıl gördünüz: Ucube mi, üstün yetenekli mi?

- İkisi de değil.

Peki sorununuz ne?

- Sorun-morun yok, ben böyleyim.

Nasıl açıklıyorsunuz böyle olmayı?

- Açıklamıyorum, çünkü açıklayamıyorum. Kimse açıklayamıyor. Bunu bir yetenek gibi kabul ettim. Başka çocuklar resim çizebiliyordu, müzik aleti çalabiliyordu, ben akıl okuyordum ve metal büküyordum, bir de saatleri hareket ettirebiliyordum.

Kadınları da hep etkilemişsinizdir...

- Tabii, tabii. Kıbrıs’tan döndükten sonra savaşa katıldım, kolumdan kurşunlandım, hálá elim tam çalışmaz. Mecburen insan öldürmek zorunda da kaldım. Felaket zamanlardı. Sonra tekrar sivil hayat. 20 yaşında filanım. Hálá fakirim. Bir Vespam var, tek mal varlığım. Fakirim ama bütün güzel kızlar benimle. Model kızlar. Babamın Tel Aviv’de küçük bir evi var, o şehirde değilse kızları oraya götürüyorum. Çünkü kendi evim dökülüyor, otele götürecek param da yok. Kadınlar gizemli şeyleri sever. Onlara numaralarımdan gösteriyorum, hoşlarına gidiyor. Sonra bir gün, kız arkadaşlarımdan birini çekime götürdüm. Erkek model gelmeyince fotoğrafçı bana dönüp dedi ki Hadi onun yerine geç de seni çekelim, şu çekimi bitirelim. Nasıl yani? dedim. Senin fiziğin de uygun dedi. Yere yatıp poz verdim, plaj havlularıyla ilgili bir reklam çekimiydi. İki hafta sonra gazeteyi bir açtım, gözlerime inanamadım, tam sayfa fotoğrafım var, Aman Alah’ım! dedim, Hayatımda ilk defa gazetedeyim. Ondan sonra gerisi geldi, İsrail’deki en meşhur erkek model oldum.

Ama telepatik yeteneklerinizi henüz sergilemiyorsunuz?

- Hayır, hayır daha kimse adımı bile bilmiyor. Sadece düzgün fizikli bir adamın orada burada fotoğraflarını görüyorlar. İsmim yok, sadece yüzümün ve bedenimin görüntüsü var. Bir gün Bu iş daha ne kadar sürecek?diye düşündüm. Sadece poz veriyorum, başka yaptığım bir şey yok ve resimlerimi çeken fotoğrafçıya Cebinden anahtarlarını çıkarsana dedim, Neden? dedi, Bir şey göstereceğim de ondan! Ve anahtarlarını bükmeye başladım. Bu korktu, Nasıl yapıyorsun? dedi. Beynimle dedim. Bu inanılmaz bir şey! dedi. Bu akşam bir parti veriyorum. Bir sürü insan gelecek, sen de gel ve bu numarayı yap. Para ödersen gelirim dedim. Kabul etti.

O zaman mı anladınız bu elinizdeki gücü paraya çevirebileceğinizi?

- Aynen. Herkesin ağzı açık kaldı. Sonra bir şehir efsanesi oluştu, Genç bir adam var, Uri Geller, bir erkek model, beyniyle kaşıkları ve anahtarları eğip büküyor... Beni ev partilerine davet etmeye başladılar. Bu partiler gittikçe daha önemli oldu. Avukatlar, yargıçlar, generaller ve derken bir partide İsrail Başbakanı Golda Meir vardı...

Ooooooooooooooo!

- Evet, yanına gittim, bir kalem ve boş bir kağıt uzattım, Lütfen dedim, Kendinizi tuvalete kilitleyin, bu kağıda bir şekil çizin ve kimseye göstermeyin. Size o şeklin ne olduğunu söyleyeceğim. Kimse beynimi okuyamaz genç adam! dedi. İçeri gitti, bir şeyler çizdi. Dışarı çıktığında, ben de kağıda onun çizdiği şekli çizdim ve gösterdim. Gözlerine inanamadı. Davut’un yıldızıydı. Ertesi günkü yapılan bir röportajda ona İsrail’in geleceğini nasıl görüyorsunuz? diye sormuşlar, o da espri yapmış, Bana değil, Uri Geller’e sorun! diye. O andan itibaren telefonlarım çalmaya başladı. Dünyanın her tarafından arıyorlardı. Partilerde yaptığınız gösterileri sahnede de yapar mısınız? Tabii dedim, Kaç para vereceksiniz?

Tek motivasyonunuz para mıydı?

- Gençken anneme ev almak istiyordum, televizyon almak istiyordum. Tabii ki para kazanmak istiyordum. Daha 22 yaşındaydım. Bir süre sonra doyuma ulaşıyorsunuz. Büyük şirketler için petrol buldum, altın buldum, pırlanta buldum. Çok para kazandım, kazandırdım da. Artık ihtiyacım yok, kazandığımın büyük bir bölümü yardıma muhtaç çocuklara gidiyor.

Peki bu yeteneğiniz nasıl bir şey? Egzersizi filan var mı? Çalışmak gerekiyor mu?

- Hayır, hayır, hiçbir şey yapmıyorum.

Solak olmanızın bu işle bir alakası olabilir mi?

- Bilmiyorum ki.

Peki doğmamış 8 kardeşinizle bir bağlantısı olabilir mi?

- Bir sürü teori var. Parapsikolojiye göre başka bir şey, metafiziğe göre başka bir şey. Telekinesis olduğunu söyleyenler de var. Herkesin farklı bir yorumu var.

Size hiç ürkütücü geldiği olmuyor mu?

- Yok canım. Neden ürkütücü gelsin? Hayatta her şeyin enerji olduğuna inanıyorum. Annem üç yıl önce öldü, ama ondan hálá işaretler alıyorum. Hepimiz ölülerin enerjisini hissederiz. Bu söylediğim de soyut değil, gayet somut bir şey. Einstein’ın E=MC2 ile anlatmaya çalıştığı bu. Yeryüzündeki her şey enerji aslında. Sen de enerjisin, ben de enerjiyim, enerji yok olmuyor. Annem de yok olmadı, sadece artık farklı bir boyutta.

Peki bu yetenek kafanızı hiç karıştırmadı mı?

- Karıştı tabii. CIA ve FBI benimle çalışmak istediği zaman. Kendimi bir action filminin içindeymişim gibi hissettim. Ruslara yönelik olarak nükleer silahların azaltılması için bir şeyler yapmamı istediler. Müthiş bir tecrübeydi.


Ayşe Arman'ın röportajından alınmıştır.....

23 Nisan 2008 17:29 ~ 23 Nisan 2008 17:29  mesajın adresini al  
just ivy
just ivy
açtım ben bu adamla ilgili başlığı banane bananeeeeeee

23 Nisan 2008 17:29  mesajın adresini al  
red apple
red apple
CİDDİMİ?
ya ben foruma yazdım uri geller diye çıkmadı bişii...

bide kaşık bükmek falan dedim gene çıkmadı..

hayallah :( açıldım demek


ivy mrs holi şit demis ki:
açtım ben bu adamla ilgili başlığı banane bananeeeeeee

23 Nisan 2008 17:30  mesajın adresini al  
red apple
red apple
neden kıskanıorsun pekmez kardeşim?? sende de doğa üstü yetenek varmı :D

23 Nisan 2008 17:31  mesajın adresini al  
just ivy
just ivy
fenomen diye aratsaydın ya :D

23 Nisan 2008 17:31  mesajın adresini al  
red apple
red apple
fenomenle...hmm :) oki.

23 Nisan 2008 17:33  mesajın adresini al  
jaja of opobo ® .iz
jaja of opobo ® .iz

23 Nisan 2008 17:34  mesajın adresini al  
yokum ben artık...
yokum ben artık...
gün geliyor ki açılmış bir başlığı açmayalım... :D:D

23 Nisan 2008 17:34  mesajın adresini al  
under a violet moon
under a violet moon
şu kopya çekme olayı iyiymişş yaww.. keşke bende öle olaydımda şuan ders çalışıo olmazdım dışarda gezio olurdum :)

23 Nisan 2008 18:01  mesajın adresini al  
cabin cross
cabin cross
herkes bükebilir, önemli olan istemek :D:D

23 Nisan 2008 19:02  mesajın adresini al  
' işte o benim
' işte o benim
uri geller herkesi eller

23 Nisan 2008 19:03  mesajın adresini al  
o şimdi plajdaa
o  şimdi  plajdaa
benim de güçlerim varr...:):)

23 Nisan 2008 19:36  mesajın adresini al  
luckylive
luckylive
sımdı adam kalkacak, tv den benım evımdekı bıseylerı yamultacak.. yamulturum lan ole adamı =)

23 Nisan 2008 21:03  mesajın adresini al  
souvereign jr.
souvereign jr.
tanıyom ben bu adamı ya.

24 Nisan 2008 18:09  mesajın adresini al  
technostyle34
technostyle34
adadmın biri çıkmıs bi gun ortaya demişki ben uflediğim herşeyi havaya kaldırıyorum inanmamışlar getirin demiş bi metal uflemiş metal havaya kalkmıs püf deyincede iniyomus neyse herşeyi getirmeye başlamışar adam uf püf herşeyi indirip kaldırıyo...80 lik bi nine gelmiş demşki bnm kocamın kinide kaldır da görelim demiş adam kocasını karşısına almış üf demiş kalkmıs herkes şaşırmıs ..adam dönmüş püf diyenin azınaa..................... :DD::D

24 Nisan 2008 18:30  mesajın adresini al  
tbc
tbc
james randi
adam ömrünü harcamış bu tarz ayılıklar adına..
uri geller için kitap bile yazmış..
uri geller denen ayı oğlu ayı da en son kancayı bizim ülkeye attı..
şaka gibi..
vatandaşımızı bunlara layık gören prodüksiyonculardan utanmak lazım..
bırakalım artık soytarılara para kazandırmayı..

9 Mayıs 2008 02:56  mesajın adresini al  
tbc
tbc
kendine dışarıdan kaşık verilince şu an kendimi güçlü hissetmiyorum demesi de komik bile değil..

9 Mayıs 2008 02:57  mesajın adresini al  
bart-
bart-
haydi bre pehlivan

9 Mayıs 2008 02:57  mesajın adresini al  
tane® ©an
tane® ©an

9 Mayıs 2008 03:01  mesajın adresini al  
_angelus_
_angelus_
Kaşığı büküyosun da noluyo,işe yarar bişeyler yap be adam! İnsanlığa katkın ne?

9 Mayıs 2008 03:06  mesajın adresini al  
 Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      Listelenen Kayitlar 1 - 20
bloguna / web sayfana ekle Bloguna / Web Sayfana Ekle     arkadaşlarına gönder Arkadaşlarına Gönder     başlığın adresini al Başlığın Adresini Al     favori başlıklarına ekle Favori Başlıklarına Ekle


  Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
Hoşgeldin!

OrtaKantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008