ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Ben de bu sözün bir başlığını bekliyordum senden zaten:)
18 Nisan 2008 23:16
extremo
inanlımaz güzel bir söz
18 Nisan 2008 23:19
uysalhan
geçmiş olsun demeye dilim varmıyor, çünkü o şoförün yaptığı rezilliği sen de üstleniyorsun, bize de yüklüyorsun, daha doğrusu bütün toplumun ayıbı olduğu inancındasın ki hakkın var. gebzedeki utanç vesikası olay da hepimizin, yine aynı yerde, şehir içinde yerli birine tecavüze yardım eden memurun ayıbı da. (ben ekledim kusura bakma)
ama depolitizasyona maruz kalmış bir ülkeyiz. sendikaların, ünv.'lerin siyasetten uzaklaştırılması, gençliğin diskolara-barlara-futbol trübünlerine yığılması diyorum. şimdi merak ediyorum da, acaba halen halkta suç arıyor musun?
18 Nisan 2008 23:20
uysalhan
bu ayıplar halkın değil, eğitimini, siyasetini ve ekonomisini çarpıtanların utancıdır ki, faturasını bu halk çok sancılı bir şekilde ödüyor.
18 Nisan 2008 23:22
aslan67
Bumi sen ne diyosun olm bir keresinde ikea'da yapılmış bir yazım hatası var dedim de başlık açtım,az daha taşlıyorlardı beni:D
Başka işin yok mu falan diyenler çıktı:D
Ne gerek var beyaz masaya falan dimi,koyun gibi güdülelim,etrafımızdaki hiçbir gelişmeye kulak asmayalım..
ha deyince olmuyor boomerang. uzun vade hesapları bunlar. kusura bakma, yeni bir Atatürk gelmeyecek. bunu bildiğinden, devriminin devamlılığını gençliğe emanet etti.
ilk hedef, gençliğin hem trübünlerden, hem de disko-barlardan bir daha girmemecesine çıkarılması. futbol muhabbeti çeviren birkaç bunağın çuvalla para kaldırmadığını gördüğümüz zaman, işin zor kısmı bitmiş olur.
18 Nisan 2008 23:31
ripcord
kendi geçmişinden kendi kültüründen utanmaya bu kadar zorlanan başka bir ülke var mıdır acaba ?
yaşamış olduğumuz ya da dayatılarak yaşanmaya zorlandığımız yaşam tarzları ve standartlarının sonuçlarına bakalım:
yeni nesillerle konuşmaya kalktığınızda bildiği türkçe kelime sayısı 100ü buluyor mu sanmıyorum.
yeni nesil gençliği ingilizlerin 15 lik kewaşelerinin oynadıı lahana bebeklere özenmekten başka bir şey yapmıyor. kadınlar çocuk doğurmayı evcil hayvan sahibi olmakla eş değer tutmaya başlıyor.
aslında kirlilik ve bizlere sunulan yaşam tarzları ve standartları iletişim sektörünün hızlandırdığı bir başka nokta.
şimdi modernlik denilen anlayış bize düşünce özgürlüğü adı altında kendi kültürlerimize, kendi yaşamlarımıza, sosyolojik ve kültürel unsurlarımıza sırt çevirmemizi salık veriyor.
o kadar ki gazeteleri karıştırdığımızda bir ingiliz ya da bir amerikalının giyinme, konuşma, oturma, kalkma hatta sevişme tarzlarının nasıl cirit attığına tanık oluyoruz.
bir ingiliz gibi sevişmek. modern bir sevgili olmanın 10 kuralı...
yaşam tarzlarının satışının sonuçları.
şimdi de 301 i satıyorlar bize.
levis 301 için üç kere sağol sağol sağol
18 Nisan 2008 23:34
buz mavisi-lilith
her halk hakettiği gibi yönetiliyor yönetilmeklede kalmayıp hakettiği oranda da güdülüyor.bu muhabbetten hepimiz sıkıldık evet ama gerçek bu.bişey var üstümüzde bi ölü toprağı sanki bi uyuşukluk.görmüyoruz duymuyoruz tepki göstermiyoruz.ve bu öğretiliyor bazen ailemizde bazen okulda bazen arkadaşlarımız tarafından.sen kendi işine bak karışma deniliyor.karışmıyoruz hani evde olup biten olayların sorunların üstü örtülüp babadan saklanır ya hersey aynen öyle.kendimiz örtüp olayları kendimizden saklıyoruz.sonracok büyük patlamalar oluyor ama belki üstü örtülmese daha az şiddeti olcakken üstü örtüldükçe sorunlar büyüyor.
bunun yolu nedir bilmiyorum.bir kurtarıcıyı beklemek değil ama yapılması gereken.şu ölü toprağını savurmak gerek sanırım.tepkini en demokratik yollarla en ınsancıl yollarla ortaya koymak belkide yapılması gereken...
19 Nisan 2008 01:06
mîrov
bkz. jakobenizm
19 Nisan 2008 01:07
adamın1i
Koyunlar kendi içinden seçtikleri koyunlar tarafından yönetiliyor.Güdende güdülende koyun .
Ne mutlu Türk`üm diyene . Ya istiklal ya Cadde bostan
Bu, aynı zamandan ripcord için iyi bir haber olarak düşünülebilir. Çünkü O 100 kelime olduğunu varsaymıştı ama bu rakam 600 imiş !
600 fazla demiş bence, en çok buna üzülüyorum ders anlatırken.Arada dilbilgisi kurallararını düz cümlelerle yazdırıyorum, ben söylüyorum siz yazın diyerekten. Bzen dehşetle farkediyorum ki abartısız farklı dil konuşuyoruz, sölediğim kelimelerin bir kısmını hiç duymamışlar, yazıyor ama anlamını bilmeden. Aynı anlama gelen farklı cümle kurduğumda ya ama hocam böyle dediniz itirazları; evladım aynı anlama geliyor zaten diyorum ama o boş bakışlar beni kahrediyor o esnadaki. Türkçe'de gayet sık kullanılan deyimlerin bir kısmını ilk defa benden duydular. Bazen öyle bunalıyorum ki, kendi dillerini bilmeyen örencilere ne diye İngilizce öğreteyim ben? Yazım kurallarından bihaber coğu, noktalama işaretleri keza aynı. Hayır cocuk bunlar diyorum ama ilerde ne kadar düzeltebilcek ki kendini? Ağaç yaşken eğilir demiş atalarımız, bir bildikleri vardır elbet. Dersin yarısında Türkçe dilbilgisi anlatıyorum.Şikayet ediyorlar, dersimiz Türkçe mi İngilizce mi diye ama yapacak başka bir şey yok. Karşılaştırmalı anlatıyorum, kafalarına çivi gibi cakmaya çalışıyorum, Türkçe'yi bilmeyen yabancı dili öğrenemez diye. Onları geçtim cevremdekilerle de aynı dili konuşmuyoruz bazen. O ne be? diyor söylüyorum, öğrenmek yerine artistlik mi yapıyorsun?. Gecen bir arkadaş demişti, eğer eğitilmişsen eğitmek yükümlülüğünü de üzerine almışsın diye, sonuna kadar haklı. Eğitimimi aldım ben düzgün birey vatandaş odlum demek yetmiyor, ablama bunu bir türlü anlatamadım, hala sen mi kurtarcan okulu, ülkeyi diyor ve demeye devam edicek. Gel gör ki ben de aynı şeyleri söylemeye ,sen kurtarmazsan , ben kurtarmazsam kim kurtarcak? demeye devam edicem. Dalga halinde yayılması gereken şeyler bunlar, önce kendin sonra ailen ve yakın cevren, sonra mahallen, yayılarak devam edicek. Ha ben çok mu dikkat ediyorum, hayır özensizim aslında ama iyice yerleştiği için artık genelde özenli kullanıyorum karşıdan bakılınca.. Ben de bilirdim hocam nush-yazımdan emin değilim- ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdirile uslanmayanın hakkı kötektir. dediğinde bunu merak etmeyip direktman unutmayı kelimeleri öğrenmemeyi ama işin kolayı, öğretmenim diyorsa bir bildiği vardır deyip öğrenmiştim ne demek, ena zından anlam olarak. Şimdi en sevdiğim laflardan biri oldu, belki benim öğrencilerimden biri de ilerde öğretmen olduğunda kullanıcak ve bu deyim ölmeyecek.
dib not. kötek kısmını uygulamasam da söylüyorum, seviyorum bu sözü çok da melodik geliyor kulağa:)
Ya cocuklara kızmıyorum zaten, ailesi problemli olmayan öğrencim yok gibi nerdeyse. Bazılarının ailesi Türkçe konuşmaya ya yeni başlamış yada hala konuşamıyor, ana dilleri Kürtçe diğer bir deyişle. İYani azınlıkta olmayan bir kısım yabancı dil üzerinden bir başka yabancı dil öğreniyor. Aileler çalışıyor, cocukla ilgilenmiyorlar, kitabı romanı bırak gazete bile girmiyor evlerine. Kelime hazinesinin yolu en başta kitap okumaktan geciyor bence, bunların yaşındakilerin en azından Ömer Seyfettin'le tanışma vakti çoktan gelmiş ama sorsan adını bile duymamışlardır. ilçe merkezinde kütüphane varmış daha gitme fırsatım olmadı, üyelik biraz bürokrasi istiyormuş üşendim ama üye olcam, 3 aydır yeni bir kitap alamadım. Diğer bir deyişle ben bugün ailemden daha fazla kelime biliyorsam bunda okuduğum kitapların payı oldukça fazla. Her şeye vakit buluyoruz ama kitap okumaya gelince gereksiz oluyor. Şahsen hiçbir kitabın gereksiz olduğunu kabul etmem, istediği kadar yanlı olsun, istediği kadar populist olsun yine de bir şeyler katar insana. Ama ben bu ülkenin başkentinde, otobüste kitap mı okunur kardeşim lafını duydum, burdaki cocuklara ne kalmış ki.
şikayet ettiğimden değil aslında, hak ediyorum diyorum. Aileme sorduğum da oğlum biz okuyamadık cahil kaldık, iyi kötü seni okuttuk işte bizim yerimize diye cevap veriyorlar. Yarın öbür gün benim cocuğum bana sorduğunda, yada herhangibir cocuk bana sorduğunda ben ne cevap verebilirim? Hiç bir bahanem özrüm yok, onlar bunu haketmesinler diye tüm cabam aslında
19 Nisan 2008 15:27
ripcord
tüm bunların bi ton nedeni var taner ve aslında biz bunların hepsini pekala biliyoruz.
hala gazetelerimizin verdiği eklerin en arka sayfalarında kolay yaşamın ipuçları sunulur. yıllardan beri böyledir bu.
bir ne idim ne olacağım, bir ilk köşebaşından dönelim sevdası wesaire wesaire.
kuaför ayhan mekan açar, fransızca sevdiğinden ya da bildiğinden değil ama göze ve kulağa hoş geldiği ve ülkemizdeki beyinsiz kadın potansiyelinin oluşturduğu faciayı öngörerek. geçmişin berber ya da kuaför Ayahn'ı oldu mu sana Coiffeur Ayhan ? Tabelaya bak hizaya gel. Görüntü kirlilikleri.
sanki kuaförlük nişanını Ayhan'a Fransız aristokrasisi vermiştir. üstümüze iilik sağlık. Osmanlı toplumundaki Ahi teşkilatının bir adım dahi önüne geçememişiz.
Dilimiz kuruyor abiler. o şimdi bir dil yarasından ibaret.
Ne demişti Ece ? Şiirimiz karadır abiler. Kötülük Toplumunun yeşerttiği..
Kitap okumayan, Şiir okumayan, Okumayan, günlük kelime alışverişini 5 bilemedn on kelimeyle sınırlı tutan, aklına gelebilecek kelime dahi bulamayan, günlük dili al gülüm ver gülüm hesabı kısa süreden sevişmenin yolları olarak gören, yaşayan ve yaşatan bir güruh.
hatırı sayılır bunlar.
bunlardan çok var.
wesselam kötülük toplumu bu toplum tanercan.
biz tüzüklerle ve de büzüklerle çarpışarak büyüsek neolur.
odun tanercan odun.
elalem odun
tane® can demis ki: Bu, aynı zamandan ripcord için iyi bir haber olarak düşünülebilir. Çünkü O 100 kelime olduğunu varsaymıştı ama bu rakam 600 imiş !
600 fazla demiş bence, en çok buna üzülüyorum ders anlatırken.Arada dilbilgisi kurallararını düz cümlelerle yazdırıyorum, ben söylüyorum siz yazın diyerekten. Bzen dehşetle farkediyorum ki abartısız farklı dil konuşuyoruz, sölediğim kelimelerin bir kısmını hiç duymamışlar, yazıyor ama anlamını bilmeden. Aynı anlama gelen farklı cümle kurduğumda ya ama hocam böyle dediniz itirazları; evladım aynı anlama geliyor zaten diyorum ama o boş bakışlar beni kahrediyor o esnadaki.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/19314
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!