Türker Alkan
Avrupalı dostları AKP'ye destek babında Allah Allah diyor,
hiç de dinci bir partiye benzemiyor! Hani seri cinayetler işleyen katilin komşularının genellikle söylediği gibi: Hiç de böyle bir şey yapacak bir çocuğa benzemiyordu. Sessiz, sakin, efendi biriydi!
Avrupalı dostları AKP liderlerine akıl veriyor: Türkiye'yi İran'a değil, Avrupa Birliği'ne taşıyacağınıza halkı inandırmalısınız!
Halkı inandırmak kolay. Hele de Erdoğan gibi namazında niyazında biri için çok kolay.
Bir çırpıda oyların yüzde 40'ını alıp gidiyor.
Zor olanı, buna kendilerinin inanması. Daha birkaç gün önce değil miydi koskoca Başbakanımızın Biz Batı'nın ilmini, fennini değil, ahlaksızlığını aldık demesi!
O zaman sormazlar mı adama AB'de ne işin var diye.
Sorarlar elbet. Bunu Avrupalılar da soruyor, AKP'liler de soruyor, Türk halkı da soruyor. Ve net bir yanıt yok. Başbakan'ın ortaya koydu sorunun gerisinde AKP'nin ikircikli yapısı var.
AKP, Avrupa Birliği'ni hem istiyor, hem istemiyor...
AKP hem laik, hem şeriatçı...
AKP hem ezberci eğitime karşı, hem Kuran kurslarında ezberci eğitim verdiriyor...
Hem içkili lokantalara karşı, hem değil...
Hem demokratik, hem otoriter...
Listeyi uzatıp gidebilirsiniz. AKP, diyalektik jargonu kullanırsak, karşıtların birliği gibi bir parti. Ama sorunu şurada ki, bu karşıtlardan bir sentez oluşturamamış. Karşıt görüşler dipdiri ayakta duruyor.
Bu niteliğiyle partiyi değerlendirmek güç. AKP laik, çağdaş, Batıcı, özgürlükçü bir partidir diyenlerin ileri sürebileceği pek çok kanıt olduğu gibi, AKP şeriatçı, dinci, yüzü Doğu'ya dönük bir partidir, takiye yapmaktadır diyenlerin de ileri sürebileceği pek çok kanıt da vardır.
Kişilik bölünmesini andıran bu durum sadece partinin liderlik kadrosunu bölmekle kalmıyor, görünüşe göre liderlerin durum değerlendirmelerinde zaman içinde farklı tutumlara yol açıyor. Bir gün laik ve Batıcı olan, ertesi gün dinci kesilen siyasetçilerin en azından bir kısmı, sözlerindeki çelişkiyi farkında olmadan, veya farkında olsalar bile önemsemeden, zıt görüşleri savunabiliyorlar.
AKP'yi değerlendirmede ve yargılamadaki en ciddi sorun burada sanırım: AKP nasıl bir partidir, dünya görüşü nedir, nasıl bir sentezin ürünüdür, veya ulaştığı bir sentez var mıdır, buna karar vermek kolay değil.
AKP'nin 'İlk ve ortaöğretimde ve kamusal alanda dini siyasi simgeler kullanılamaz' diye bir Anayasa değişikliği yapabileceği söyleniyor. Bunu yaparlarsa isabet ederler, imajları olumlu yönde etkilenir. Böyle bir değişiklik yapsalar bile ne ölçüde uygularlar, o ayrı mesele. Okullarda ve devlet dairelerinde türban takılması şimdi de yasalara aykırıdır.
Ama gün geçmiyor ki liselerde türban takan öğrencilerin, hastanelerde türban takan doktorların resimleri gazetelerde yayımlanmasın.
Çelişkilerden senteze ulaşmak kolay değil işte.
Türker Alkan(radikal)