| |
**imalısır**
|
Bir hastahane odası;
İki yatak ve hayatla ölüm arasındaki çizgide yaşamdan yana kalmaya çalışan iki kalp hastası.
Yataklardan biri pencere önünde, diğeri duvar dibinde.
Pencere kenarındaki sabahtan akşama, pencereden dışarı bakıp seyrettiklerini duvar dibinde bir şey görmeyen, aynı kaderi paylaşan hasta arkadaşına anlatıyor:
Bugün deniz, dünden daha durgun. Rüzgar hafif esiyor olmalı. Beyaz yelkenliler denizde belli belirsiz ilerliyor, kuğu gibi süzülüyorlar. Park mı? Ha, park henüz tenha. Salıncakların ikisi dolu, ikisi boş. Geçen haftaki sevgililer yine geldiler. Hep eleleler. Bir sıraya oturdular. Gözlerini birbirlerinden ayırmıyorlar. Erkek bilgiç tavırla bir şeyler anlatıyor. Şimdi erkek, kızın saçlarını okşuyor.
Ne kadar da birbirlerine yakışıyorlar. Ah kardeşim görmelisin. Erguvanlar bugün çıldırmış. Öyle bir çiçek açmışlar ki etraf mora boyanmış. Erikler desen keza, tepeden tırnağa beyazlar giyinmiş, gelinler gibi.
İşte parkın neşesi çocuklar geldi. Ellerinde rengarenk uçurtmalar, balonlar. Umutlarını göğe uçuruyorlar. Bugün martıların keyfine diyecek yok. Masmavi denizin üzerinde gösteri uçuşu yapıyorlar. Arada bir suya söyle bir dokunup günlük yiyeceklerini topluyorlar.
Bu böyle her gün sürüp giderken, her gördüğünü anlatıp dururken ansızın yeni bir kalp krizi geçirir pencere yanındaki. Duvar dibindeki düğmeye bassa doktoru çağırabilir ve belki de arkadaşı kurtulabilir.
Ama, ama yapamıyor işte. Şeytan karışıyor işe. Arkadaşı ölürse pencere kenarı boşalacak ve kendisi oraya geçecek. Bugüne dek kulaklarıyla duyduklarını gözleriyle de görecek. Ve duvar dibindeki düğmeye basmaz ve arkadaşı ölür. Ertesi gün duvar dibindeki yatağından pencere kenarındaki yatağa taşırlar kendisini. Beklediği an gelmiştir artık. Yattığı yerden pencereden dışarıya bakar.
Dışarıda kapkara bir duvar... İşte hepsi o kadar...
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
off the record
|
Hepsini götünden uydurmuş demek ki
|
|
1 ~ 134 gün
|
|
| |
*yesil*
|
uydurmakla kalmamış diğer hastayı da fena halde kıskandırmak suretiyle ağır ağır tahrik etmiş
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
**imalısır**
|
bence o bir tahrik etme değildi arkadaşına yaşam umudu vermeye çalışıodu
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
off the record
|
yoo bence ağır tahrik var bu hikayede
|
|
1 ~ 134 gün
|
|
| |
*yesil*
|
umut verseydi şu an ikisi de hastalıklarını yenmi, kırlarda çoşuyor olurlardı
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
eterlielbisemudguard
|
neden forward maillerden başlık açıyoruz ayrıca baya da eskimiş olanlarından özellikle onu anlayabilmiş değilim..
|
|
4 ~ 134 gün
|
|
| |
eterlielbisemudguard
|
ayrıca bir soru daha başlık neden edebiyatta? :D
|
|
1 ~ 134 gün
|
|
| |
feykoğlufeyk
|
oha kac senelik lan bu...
|
|
2 ~ 134 gün
|
|
| |
ıssız
|
başlığı görünce sean pen in hastane odasındaki hali geldi aklıma
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
ivy
|
çok edebi bi eser zannımca...
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
tohunç
|
duvara karşı, ne yalan bi hikaye ya aptal bi roman resmen iğrenç bir betimleme
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
ıssız
|
duvara karşı filmini tavsiye edelim bunun yerine
|
|
1 ~ 134 gün
|
|
| |
suyursuz
|
ölmeyi haketmiş zaten, yalan söylemek ayıp ..:D
|
|
~ 134 gün
|
|
| |
deliveren
|
Daha önce de Okumuştum.Güzel Bir Hikaye
|
|
~ 134 gün
|
|
| |