ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin, Taraf Gazetesi'nin 'Yargıtay'ı Vuracaklardı' başlığı ile duyurduğu haberde kullanılan krokinin Taraf gazetesi'nden fakslandığını iddia etti. Taraf Gazetesinden yapılan açıklamada ise iddiaların komik olduğu belirtildi
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin, Taraf Gazetesi'nin 'Yargıtay'ı Vuracaklardı' başlığı ile duyurduğu haberde kullanılan krokinin faks metni olduğunu ve bu metnin yine Taraf gazetesi içinden bir fakstan geçildiğini iddia etti.
Gültekin, Taraf Gazetesi'nde, Ergenekon Soruşturması çerçevesinde İşçi Partisi'nde yapılan araştırmada Yargıtay'ın krokilerinin bulunduğu şeklinde çıkan haberler ile ilgili olarak, İşçi Partisi Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Yargıtay'ı Vuracaklardı başlığı ile verilen haberde kullanılan krokinin faks metni olduğuna dikkat çeken Gültekin, bu metinde yer alan faks numarasının da Taraf Gazetesi'nin Ankara Bürosu'na ait olduğunu iddia etti.
8 GÜN ÖNCE FAKSLANMIŞ
Faksın tarihinin de İşçi Partisi'ne düzenlenen operasyondan 8 gün öncesine ait olduğunu belirten Gültekin, haberin yalan ve komplo olduğunu ileri sürdü.
İşçi Partisi'ne yapılan baskınla ilgili polis tutanağında böyle bir belgenin olmadığını kaydeden Gültekin, Bu bir ölüm kalım savaşıdır. Türkiye'yi en ön safta savunan İşçi Partisi yok edilmek istenmektedir. Yalan haber yapanları uyarıyoruz. Yargı önünde hesap verecekler diye konuştu.
AKP KAPATILACAK
AK Parti'ye açılan kapatma davası ile ilgili konuşan Gültekin, 28 Şubat sonrası kapatılan Refah Partisi yetkililerinin sadece siyasi yasak almasına atıfta bulunarak, Bunlar, bununla kurtulamayacaklar. Yüce Divan'da yargılanacaklar dedi. Gültekin, AK Parti'nin kapatılacağını da iddia etti. Hapisteki bazı çete mensuplarına İşçi Partisi ve bazı komutanlar aleyhine konuşmaları karşılığında ceza indirimi teklifinde de bulunulduğunu iddia eden Gültekin, bu kişilerin isimlerini de verdi.
Gültekin'e göre, teklif götürülen kişiler, Yaşar Öz, Türk İntikam Tugayı ile bağlantılı olduğunu söylediği Semih Tufan, Danıştay Saldırısı'nı düzenleyen Alpaslan Aslan ve Osman Yıldırım.
TARAF GAZETESİ: AÇIKLAMA GERÇEĞİ YANSITMIYOR
İşçi Partisinin iddialarını sorduğumuz Taraf Gazetesinden İnci Hekimoğlu iddiaları şaşkınlıkla karşıladıklarını söyledi. İnci Hekimoğlu Gazeteport'a Bizim iddialarımız belgeli ve doğrudur. Ankara büromuz bu belgeyi ele geçirmiş ve bizim kullanmamız için bize fakslamıştır. Biz de faks cihazından çıkan bu belgeyi gazetede bastık. Ancak kadrajlama hatasından dolayı tarihlerdeki 3 rakamı İşçi Partisi yetkilileri tarafından bize karşı kullanılıyor. Perşembe günü yayınlanacak olan gazetede her iki belge de yayınlanarak İşçi Partisinin iddialarına yanıt verilecek. Okur gerçekleri burada görecektir dedi.
ŞULE PERİNÇEK İDDİALAR İÇİN EMNİYETE GİTTİ
İşçi Partisinden öğle saatlerinden yapılan açıklamadan sonra Şule Perinçek İstanbul Emniyet müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine gitti. Şule Perinçek burada gazetecilerle konuştu. Şule Perinçek gazetecilere yaptıkları açıklama ile ilgili olarak belge ve bilgi vermek amacıyla geldiğini söyledi. Şule Perinçek İşçi Partisi tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda açıklamalar yaparak, İşçi Partisinde ele geçirilen 'Yargıtay krokisinin' kendilerine Taraf Gazetesinden fakslandığını bununla ilgili olarak bilgi vermek istediğini belirtti. Şule Perinçek daha sonra Terörle Mücadele Şubesine gitti.
EMNİYETTEN SONRA SELÇUK'U ZİYARET ETTİ
İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in eşi ve İP Merkez Karar Kurulu Üyesi Şule Perinçek, Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk'u ziyaret etti. İP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Erkan Önsel, Genel Başkan Yardımcısı Servet Cömert ve Merkez Karar Kurulu Üyesi Haluk Dural ile Cumhuriyet gazetesine gelen Perinçek, Selçuk ile bir süre görüştü.
MADEM BEYNİSİNİZ ERGENEKON'UN ESASINI AÇIKLAYIN
Ziyaretin ardından AA muhabirine bilgi veren Şule Perinçek, ''Sayın İlhan Selçuk'a ve Cumhuriyet gazetesine, başarılarının ve mücadelelerinin devamı konusunda dileklerimizi iletmeye geldik'' dedi. Perinçek, ziyaret sırasında Selçuk'a şaka yollu ''madem beynisiniz, bu Ergenekon örgütünün aslı, esası nedir?'' sorusunu yönelttiğini ifade ederek, ''Tabii gerçek bir cevap almak mümkün değil. Bunun bir operasyonun parçası olduğunu söylüyor, zaten yazıyor da İlhan Selçuk fikirlerini bu konuda'' diye konuştu.
ÇIKAN HABERLERLE İLGİLİ İFADEME BAŞVURDULAR
Şule Perinçek, Emniyet Müdürlüğünden bir çağrı aldığını da dile getirerek, ''Terörle Mücadele'den bilgime başvurmak üzere çağırdılar. Bu, Yargıtay krokisiyle ilgili basına yansıyan haberler konusunda'' dedi.
.
26 Mart 2008 22:26
feykoğlufeyk
ha ha ha...
27 Mart 2008 05:04
mîrov
Ergenekon, Hürriyet’e nasıl haber oldu?
Günde 1 milyon dolar kazanıp bir o kadar parayı cıvır oğlanlarla yiyen, bulabildiği her otel odasına yakışıklı bir delikanlı atıp sevişme anlarını kasete çektiren, o filmleri de internet ve benzeri araçlarla dünyanın dört bir yanına dağıtan hayat kızı Paris Hilton memleketimize ayak bastığında, Türkiye’nin önde gelen meslek örgütlerinin ihtiyar heyeti Ankara’da toplanmış, rahmetli (dinsizlere rahmetli denir mi ey Engin Ardıç!) Lenin’e nazire yaparcasına herkese bulunduğu yerden bir adım geri gitmesini buyuruyordu.
Sahi, marşın güftesi nasıldı? Türk’e yakışmayan neydi?
Hêlin Avşar’a (isminin doğru imlası bu, çünkü Kürtçe) fena halde benzeyen Paris Hilton, Fatih Altaylı’nın ‘ancormen’lik yaptığı kanalın güzellik yarışmasında jüri üyeliği yapmak üzere memleketimize ayak bastığında toz duman içindeydi ortalık anlayacağınız. Ayağının tozuyla kızcağızı alıp müsabakanın yapılacağı yere götürdüler. (Bu arada CNN İnternasyonal, “Türkler kafayı mı yedi, bu kıza neden bu kadar ilgi gösteriyorlar?” sorusunun cevabıyla meşguldü.)
Paris hanımefendi kulis benzeri yere girer girmez, o aygır çekiciliğiyle, o çapkın gülüşüyle Jack Nicholson’la burun buruna gelmesin mi? Geldi! Los Angeles gibi yerlerde uzaktan görmüşlüğü vardı Nicholson’u, ama ilk defa bu kadar yakından görüyordu; hemen libidosu yükseldi, ama açık vermedi. Çünkü Türkler onu önemli bir şahsiyet sanıyordu, şimdi karşısınnda Nicholson’u görünce tavan yapmış libidosunu gösterip Türkleri uyandırmanın anlamı yoktu. Hemen yanına vardı Jack’in, konuşmaya başladılar. Ama o da ne? Nicholson’un İngilizcesi biraz tuhaftı, o Oklahoma aksanından eser yoktu. Hem burada ne işi vardı Jack’in, onun geldiği yere kendisini niye davet etmişlerdi ki? Allahtan çabuk farkına vardı, bu Jack falan değil, onun bir benzeriydi; zaten kendini bir Türk gazetesinin başyazarı olarak da tanıştırmakta geç kalmadı Jack Nickholson sandığı adam... Konuştuğu kişi, Milliyet’in başyazarı Güneri Cıvaoğlu’ydu. Kızcağızın libidosu pat diye düştü!
Sıra yarışmaya geldi. Hilton yarışmaya biraz geç kalınca, canlı yayında don indirerek vergi rekortmenlerinin arasına giren Mehmet Ali Erbil “Paris, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Serbest kalınca gelecek. Önce İlhan Selçuk çıkacak, ardından onu bırakacaklar” diye sulu bir şaka yaptı.
(Muhtemelen Cumhuriyet’in, ihtiyarladıktan sonra saçlarını at kuyruğu bağlayan ile Selami Şahin tadında kafiyeli şakalarla yazılarını süsleyip İzmirli kadınların takdirini toplayan iki yazarı, “aydınlanma bilgesi İlhan abiyle o şıllığın adını nasıl yan yana getirirsin bre densiz” diyerek aynı anda Erbil’e çok kızmışlardır ama bu kızgınlıklarını şu anada kadar yazılarına aksettirmiş değiller.)
Neyse... Tam o sırada villasında, pahalı bir şarap açıp sosyolojik tefekküre dalmış olan Ertuğrul Özkök’ün telefonu isot kıvamında acı acı çaldı. Arayan gazetenin ‘derin magazin’ muhabiriydi. Mehmet Ali Erbil’in olağanüstü şakasını anında aktardı Özkök’e. Özkök tefekkürü mefekkürü bir kenara bırakıp fırladı yerinden, gazetede gece çalışanlarına haberin yerini söyledi. Erbil’in şakasının yeri, gazetenin sürmanşetiydi, yani en tepesi...
Derin bir nefes aldı Özkök, gönül rahatlığıyla şarabına döndü. Hatta bir ara “Gülben mi, Demet mi” diye kısa bir tereddüt geçirdikten sonra müzik setine Demet Akalın’ın cd’sini koydu. En gevşek zamanlarda böyle yapardı. Keyfine diyecek yoktu.
Gazeteye girecek bir Ergenekon haberi kendiliğinden gelip kurulmuştu gazetenin tepesine. Yarından itibaren artık hiç kimse Hürriyet gazetesine, “Neden Ergenekonla ilgili haber yapmıyorsunuz?” diye saçma bir soru soramayacaktı.
Haberde her şey vardı. Bir kere ‘insan unsuru’ eksik değildi. Kuru kuru belgeler, ordu malı çalıntı bombalar, telefon dökümleri, krokiler gibi can sıkıcı şeyler yoktu haberde. Magazin vardı (Erbilin ağzından çıkıyordu, bağlamı Paris Hilton’du), politik yanı vardı (İlhan abiye reva görülen muameleye gönderme yapıyordu) ve en önemlisi içinde ‘Ergenekon’ kelimesi geçiyordu.
İşte haber diye ben buna derim. Hem bu haber daha çok su kaldırırdı. Kendisiyle ilgili yapılan bütün eleştirilere de cevap teşkil edecekti. Bundan bir süre önce ordumuz Kandil’e doğru sefere çıkmadan önce arka arkaya yazdığı “gidelim, Erbil’deki Kürtlerinin camlarını kıralım” yolundaki askeri stratejistlere ilham kaynağı olan onlarca yazısına rağmen, neden Ergenekon’la ilgili tek bir sosyolojik analiz kaleme almadığı şeklindeki eleştirilerin de sonunu getirecekti.
Bir sonraki günün yazı konusu da böylece bulunmuştu. Şimdi herkesin ağzının payını vermenin sırası gelmişti işte. Bir sonraki gün gazetede çıkan Ergenekonla ilgili o muhteşem analizini düşünürken şişe dibini bulmuş, Demet Akalın’ın kaseti sonuna gelmişti.
Tam o sırada Paris Hilton kuliste, Layla’daki partiye katılmak üzere donunu çıkarıyordu.
Ha Güneri Cıvaoğlu mu, onun uykusu gelmişti.
Muhsin Kızılkaya Birgün / 01.04.2008
1 Nisan 2008 19:47
mîrov
görünen o ki hürriyet gazetesi de her zamanki gibi çıkarlarının tarafı olmuş..
21 Nisan 2008 19:48
mélodie
taraflı bir yazı..ergenekon adı altında bütün aydınları, türkiyeyi savunanları, ermeni soykırımının aslını anlatanların hepsini tutukladılar..
birşey biliyorsanız yazın laf olsun diye değil.!
1 Nisan 2008 19:57
red4
keşke bende CUMHURİYET savunucusu olduğum için tutuklansam... bu bana olsa olsa büyük bir onur verir...
11 Nisan 2008 20:20
feykoğlufeyk
sen ne bılıosun?
mélodie demis ki: taraflı bir yazı..ergenekon adı altında bütün aydınları, türkiyeyi savunanları, ermeni soykırımının aslını anlatanların hepsini tutukladılar..
birşey biliyorsanız yazın laf olsun diye değil.!
1 Nisan 2008 20:25
mîrov
sen biliyor musun ermeni soykırımının aslını? orada bulundun mu?
mélodie demis ki: taraflı bir yazı..ergenekon adı altında bütün aydınları, türkiyeyi savunanları, ermeni soykırımının aslını anlatanların hepsini tutukladılar..
birşey biliyorsanız yazın laf olsun diye değil.!
1 Nisan 2008 21:47
mélodie
evet oldukça iyi biliyorum..
1 Nisan 2008 22:31
kazma tohunç
ergenekoncuları hapse tıksınlar
1 Nisan 2008 22:42
mélodie
ne demekki ergenekoncu??
1 Nisan 2008 22:45
mîrov
görmediğin bişeyi nasil da iyi bildiğini saniyorsun, merak ediyorum doğrusu?
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/18772
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.