bi tane daha yazıyım senlensin ortalık...ilk defa adam gibi baslık gordum uzun suredir...
DAKİKA DAKİKA ZİRVE KRİZİ
04:45: Başbakan Ecevit, sabahki MGK toplantısı için erkenden kalktı. İçinde kötü bir his vardı. Sıcak süt içip, diyet kraker yedi. Mikrodalga fırını kurcalayan kedisi Köykent'i feci şekilde azarladı. Rahşan Ecevit, eşinin bu öfkesine bir anlam veremedi, çünkü Bülent Bey en son 11 Eylül 1980 gecesi sinirlenip ekranda izlediği italyan şov yıldızı Raffaella Carra'ya ağır sözler sarf etmişti.
05:22: Ahmet Necdet Sezer yatağından kalktı ve Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu'nu arayıp Söyleyin, bankaları denetleyenleri denetleyecek olan Devlet Denetleme Kurulu'nu da çaktırmadan denetlesinler, dedi. Uyku sersemi olan Nehrozoğlu'nun Ne? Demet Şener mi? demesi üzerine sinire kesen Sezer, önce biraz yoga yaptı, sonra da tasarruf amacıyla, durmadan şıp şıp damlayan üst kattaki musluğu söküp boru deliğini sıvayla kapattı!
06:17: Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan da uyandı. Hatice'nin Fidayda şarkısı eşliğinde biraz dans edip ter attı, sonra duş aldı, bıyıklarını özenle kurutup, Ürdün Ticaret Bakanı'nın hediye ettiği briyantinle saçlarını güzelce sıvazladı.
06:43: Dokuzuncu Senfoni Süleyman Demirel fırlayarak uyandı. Başucundaki pekmezi ısırırken, Her MGK sabahında aynı stres be. Bensiz saadet neymiş, tatmadım, bilemem ki diye söylendi.
07:26: Mesut Yılmaz hâlâ uyuyor, rüyasında Hasan Şaş'la Cumhur Ersümer'i Sıhhiye'de verkaç yaparken görüyordu. Ersümer'in forma numarası %10'du.
08:34: Ecevit'le Yılmaz başbakanlığın kapısında buluşup Çankaya Köşkü'ne doğru yola çıktılar. Takside Ecevit, Yılmaz'a Devlet Bey katılacak mı toplantıya? diye sordu. Yılmaz Devlet Bey'den kastınız sayın Sezer mi? dedi. Ecevit Bahçeli dedi. Yılmaz Ha, o Türkmenistan'da, dış gezide dedi. Ecevit Turan dünyası diye mırıldandı. Yılmaz ise otomatik pencere düğmesiyle oynayarak, pencereyi açıp açıp kapayarak sinir dağıtmaya çalıştı.
09:00: Sezer makamında, Serdar Bilgili'yle konuşuyor, takımdaki hainin kim olduğunu soruyordu. Tam o sırada Ecevit ve Yılmaz içeri girdi. Sezer Ben Süleyman Bey'in yeğeninden şüpheleniyorum diyerek telefonu kapattı, böylece hem Süleyman Seba'nın yeğeni Tayfur'u kastetti, hem de odaya giren Yılmaz'la Ecevit'e sanki Demirel ailesinden bahşediyormuş imajı vererek durumu kurlardı.
09:10: On dakika boyunca hiç konuşma olmadı. Sadece bir kez, Yılmaz sessizliği bozmak için Ecevit'e Pasaportumu yenilemek için fotoğraf çektirdim, gözlerim kırmızı çıktı diye muhabbet açmayı çalıştı. Herhangi bir cevap gelmeyince Yılmaz susup sigara içti. Zirve üçlüsü kalkıp toplantı salonuna geçtiler.
09:50: Generallerin, bürokratların, ilgili bakanların ve o saatte başka işi olmayan bir-iki ilgisiz bakanın katılımıyla MGK zirvesi başladı. Toplantıdaki konuşmalar şöyle oldu.
A. Necdet Sezer: Hepiniz hoşgeldiniz.
Hüsamettin Özkan: Boş lafları bırakıp gündeme geçelim
A. Necdet Sezer: Gündemden önce söyleyeceklerim var. Yolsuzluğun üzerine yeterince gitmiyorsunuz. Olayı ciddiye almıyorsunuz. Bu, operasyonlara verdiğiniz isimlerden de belli. Balina, Buffalo, Beyaz Enerji. Çizgi film ismi mi desem, bar ismi mi desem. Yürütme olarak yürütenlere destek olmak mı sizin işiniz kardeşim? Ne yargıda huzur bıraktınız, ne yasama sevinci. Savcıya niçin müdahale ediyorsunuz n'olmuş IMF'den belge istediyse? Cotarelli bizden bel-genin kralının istemiyo mu yeri gelince? Ne acaip ülkeymiş burası! Ters ters bakmayın, öyle yerli dizi kötü adamı gibi.
Bülent Ecevit: Bitti mi konuşmanız, yoksa coşku sürecek mi?
A. Necdet Sezer: Susun. Bu yoksul halkın bankalarda 12 milyar doları gitti. Uykularım kaçıyo, Andorra Cumhurbaşkanı dilim ki, neşe içinde gezeyim. Anayasa'yı tanırım ben arkadaş, bana denetleme hakkı veriyo mu, veriyo. Kullanalım bakalım.
Mesut Yılmaz: Sokaktaki adama sorma hakkınız da var, hatırlatırım.
A. Necdet Sezer: Yok, ben anayasal hakkımı kullanıcam. Bilmem, haberiniz var mı sizin anayasadan?
Hüsamettin Özkan: Enerjiler kesikti, çalışamadık. Hangi anayasaymış o, bi de biz görsek ya.
Bu cümle üzerine Sezer, cebinden anayasa çekip Ecevit'e doğru fırlattı, anayasa Özkan'ın önüne, masaya saplandı. Ecevit ivedi, ivedi diyerek ayağa fırladı, çıktı, hemen arkasından Yılmaz da kalktı. Yılmaz'ın çıkarken Biz böyle böyle zor gireriz AB'ye. AB eraş negatif gibi bu adam diye homurdandığı duyuldu. O sırada, Hüsamettin Özkan Bizim bunla işimiz olmaz, gene sende dursun diyerek aynı anayasayı Sezer'e fırlattı. Sezer, masadaki Türk Ceza Kanunu'nu kapıp Özkan'a girişecekken araya generaller girdi. Sonra şu konuşma yaşandı:
H. Özkan: Tribüne oynuyorsunuz, yemezler.
A. Necdet Sezer: Konuşma, müdür yardımcısı kılıklı adam.
H. Özkan: Sizi oraya biz getirdik, iki dakka delikanlı olup hukuku unutsanız ya. Hayatta her şey hukuk mu? Bakınız, saldırıyı bile anayasayla yaptınız. Sizi ordan indirmeyi de biliriz ama.
A. Necdet Sezer: İndiremezsen indirirler! Yarası olan gocunur. Seçtiniz diye susayım mı a sağa-sapiens? Ben buraya kariyerimle geldim.
H. Özkan: Sizdeki kariyerle Sarıyer'e bile gidilmez. Hukuk hukuk diyosunuz, eviniz kirasını dolar bazından % 25 artırmışsınız. Nasıl olacak?
A. Necdet Sezer: O kiracının dayıoğlu sızdırdı size di mi bunu? Hani sarışın kıvırcık olan. Biliyorum o söyledi.
H. Özkan: Kim söylediyse söyledi. Herkes % 10 artırırken, siz nasıl kanunu çiğniyorsunuz? Sizi tutukluyorum!
A. Necdet Sezer: Bu ne şımarıklık böyle milenyum ortamında? Artı, avukatımı istiyorum!
Hüsamettin Özkan da hışımla odadan çıktı, çıkarken Nankör Kedi, Doğu Roma hukuku, banka güvenlik görevlisi, Erdener Abi, Evita Gülbence! şeklinde mırıldandı.
Bir süre sonra, Sezer askerlerle yalnız kaldı. Bir kuvvet komutanı son komando dansı figürlerini anlattı.
13:00: Ecevit, Bakanlar Kurulu'na girerken yaptığı açıklamada MGK'nın yapısında değişiklik yapalım derken, MGK benim yapımı değiştirdi. Şu an istifa yok. 28 Şubat'ın yıldönümü kutlansın hele bi, bakıcaz duruma dedi! Hüsamettin Özkan ise mutlakiyet ya da meşrutiyete dönüşün yollarını araştırdıklarını söylemekle yetindi.
ha bunun da butun hakları vedat abinindir...ulan bi tarafımızda patlıcak ya hadi bakalm =S