ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > konu dışı > tutum, yatırım ve Türk malları
misir pamuk findik cay pirinc kestane uzum portakal elma uretmeden tuketmek sanayilesme turk mali yatirim tutum tutumlu olmak uretim tuketim yerli mallar yerli mali
Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12
 
cigdém
cigdém
Ben beş yaşında idim
Babaannem rahmetli,pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü.Babaannem eğildi,aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyor. Çocukluk iste,'aman babaanne dedim.
Bir pirinç tanesi için bu kadar caba
harcamaya,yorulmaya değer mi?' Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. 'Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi. 'Hiç pirinç üretilirken gördün mü?
İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

*Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım. Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa,bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.

*On dokuz yıl evveldi.**
Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi.
Sabahleyin, traş olmak için lavaboya
gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
Lütfen diyordu, traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın.
Yanda bir kutu var,oraya bırakın. Bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun.Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya
denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde'
İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. *

*İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda, radyolar, televizyonlar, bir haberi duyurur.
Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın.** Okumadığınız,ilgilenmediğ iniz, kullanmadığınız ne kadar kitap,dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj,kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun.
İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun. *

*Japonlar son derece sade, basit,yalın mütevazı yasayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş, hayatın manasını anlayamamış , zavallı kimselerdir.
Böyleleri ile, zavallı, evini mezat salonuna çevirmiş diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır. Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç borçlar,dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve su andan itibaren der, Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Su üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...

*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, Suyu
kapamadan bos yere akıtmakta, Gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, Yemek
yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de
zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı,bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..

Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım, ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız. Bunda parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.


alıntıdır.
 3   2 Şubat 2008 10:50   mesajın adresini al  
 
cigdém
cigdém
eskiden diye düşününce aklıma geldi birden, eskiden yerli malı haftası kutlanırdı okullarda, hala kutlanır mı bilmiyorum ama zamanın çocukları bizler için çok eğlenceli olurdu bu hafta kutlamaları :)
2 Şubat 2008 10:55   mesajın adresini al  
 
luca leotardo
luca leotardo
Nerden alıntıdır?

2 Şubat 2008 11:01   mesajın adresini al  
 
cigdém
cigdém
posta kutuma düşen bir elektronik postadan alıntıdır. :)
2 Şubat 2008 11:04   mesajın adresini al  
 
küçük bir kız çocuğu
küçük bir kız çocuğu
Çin malları piyasaya girdikten sonra Türk malı falan yalan oldu.

http://www.ortakantin.com/showtopic.asp?tid=8773
2 Şubat 2008 11:09   mesajın adresini al  
 
tohunç
tohunç
2 Şubat 2008 11:27   mesajın adresini al  
 
cigdém
cigdém
nostalji yaşadım birden :D
ya da yaşlandım ben :))
2 Şubat 2008 11:33   mesajın adresini al  
 
başrahip ve şürekası
başrahip ve şürekası
bildiğim kadarıyla hala kutlanıyor okullarda fakat eskisi kadar önemi kalmadı sanırım....
2 Şubat 2008 19:57   mesajın adresini al  
 
cigdém
cigdém
azizim senin bu başlığa geleceğini tahmin etmiştim :)
2 Şubat 2008 19:58   mesajın adresini al  
 
başrahip ve şürekası
başrahip ve şürekası
lemloğlu bir kibrit çöpü için karısını boşamışderler bizim buralarda da:)))bu eleman kimdir bilen yok ama....

babaannem hala sağdır....eskiden onların orta yaşlılığına gelen bir döneme kadar buğday unu neymiş,buğday ekmeğiyle yapılan ekmek neymiş bilmezlermiş....varsa yoksa mısır unu ve mısır ekmeği....

günün birinde pazar mendireğine gemi yanaşıp çuvallarca buğday unu getirmişler...bu ta ardeşende köylere kadar duyulduğunda(ki pazarla ardeşen arası 9 km dir bir de köye çıkan yol var üstüne)....babaannemler koşturmuşlar limana buğday unu almışlar da buğday ekmeği yiyebilmişler...
bunlar tastamam demirel dönemlerinden birinde olmuş...o yüzden babaannem için demirel dedin mi akan sular durur:))))
2 Şubat 2008 20:04   mesajın adresini al  
 
başrahip ve şürekası
başrahip ve şürekası
hatta bu haftalarda mıydı fındık kuru üzüm vb dağıtılırdı...bununda tarihçesini yazacağım az sonra diğer başlıklara bakayım bir.....
2 Şubat 2008 20:07   mesajın adresini al  
 
cigdém
cigdém
süt, fındık ve kuru üzüm dağıtılan zamanlar vardı evet hatırlıyorum biraz biraz :)
2 Şubat 2008 20:16   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008