bence sinemada zengin olmaktan önce yaratıcılık düşünülmeli...
3 Ocak 2006 01:22
hafriyat
dinim imanım para diyorsun yani.
3 Ocak 2006 01:22
felix post coitum
Sinema denince akla hemen reklamı iyi yapılmış yapıtlar ya da hollywood gelmesin mesela iran sineması için çok iyi diyolar ne kadar haberdarzz
3 Ocak 2006 01:24
moviebiker
majid majidi'inin color of paradise sini getiricektik ama olmadı.yollamadılar sanırım :)
3 Ocak 2006 01:28
aerodynamics
güme gidiyor kimse beğenmiyor beğenmeme çağı
3 Ocak 2006 01:48
zekiye
Bence bu devirde herseyi cok cabuk tüketiyoruz.
3 Ocak 2006 02:08
lucy luyi
eski bir filmin çevriminin doğru olup olmadığı filmin tarzıyla birlikte düşünülmelidir. zira bu kolaycılık değildir. atıyorum matrix'i 40 yıl sonra yeniden çekseler, görsellik mi önemli yoksa konunun tekrarı mı?
3 Ocak 2006 02:58
willow is blessed
Postmodernizm der ki, her şey zaten söylendi, yapıldı, tüketildi. Bundan sonra yapılacaklar öncekilerin kopyalarından başka bir şey olmayacaktır.
Ben yine de insan aklının sınırsız yaratıcılıkta olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki yüz yıl yeni hiçbir şey yapılmayabilir belki ama sonra bir anda yepyeni bir şey de bulunabilir.
Ha tabii tarih tekerrürden ibarettir o da var, ama ne demiş Heraklitus, değişmeyen tek şey değişimdir :p
Yani aslında her şey bir öncekinin tekrarı bile olsa asla aynısı olmayacaktır müsterih olalım :b
yaratıcılık olmez arkadaşlar, hele sinemada-edebiyatta hiç olmez, yuzuklerin efendisi için uyarlanması imkansız idolardı, noldu? elbet yeni şeyler bulurlar, ama bu biraz arz talep meselesi, demem oki coğunluk değişiklik aramay başladığında popular kultur değişir:)
3 Ocak 2006 09:24
bahar
Yaratıcak bişe kaldımıkiii...herşey yaratıldı gbi sanki...Hayal gücü kuvvetli olan warsaa belki ufak çapta bişiler olabilirr
3 Ocak 2006 16:55
moviebiker
adem nerden osmanlıya bağlamışsın. :)
3 Ocak 2006 17:43
metehan
bence yaratıcılık gerçeklikle savaşıyor.bi tarafta kurgusal filmler tamamen kurmaca, bi tarafta tamamen hayattan tadlar sunan ve tanıdık gelen filmler.hani hollywood kurmacalara ağırlık veriyor ama diğer avrupa filmleri ya da asya filmleri dediğimiz olayda gerçek hayattan küçücük bir kesit sunuluyor ve o kadar etkileyici oluyor ki.sonuç yaratıcılık dursa da ki ölmez gerçek hayatı görmek isteyen milyonlarca insan olur.yüzüklerin efendisi bence bi kere izlenir kurmaca zaten ama bir içimdeki deniz hep hatırlanır bizden çünkü...
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/1715
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.