ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > edebiyat > kerem ile aslı

Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  9  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 61 - 72
 
mikrop®
mikrop®
Hayatını hep bir satranç tahtası olarak gören Kerem,bugün dizginleri salıvermişti...Kaybedecek hiçbirşeyi olmayan bir adam gibi davranıyordu,ki bu onun hiç hazetmediği bir davranış idi.Şu an dışarıyla bağlantısı sadece avucunun içinde sıkıca tuttuğu ellerdi.Aklı ise çok uzaklardaydı.Sanki karların içerisinde uzanmış yatıyordu.Hava soğuktu,bunu nefes alıp verdikçe ağzından ve burnundan çıkan buharlardan anlayabiliyordu.Ama içi sıcacıktı,huzur doluydu.Aniden rüya bitti ve tekrar o 'an'a döndü.Ağzından çıkan şu cümleye hala inanamıyordu:

'Eğer müsaitseniz sizinle bir kahve içmeyi çok isterdim.'

...Ve gözlerini kapatıp gelecek cevabı beklemeye koyuldu.
9 Ocak 2008 19:49   mesajın adresini al  
 
küçük bir kız çocuğu
küçük bir kız çocuğu
bi bakış.. sadece ürkek bi bakıştı ikisi arasındaki ortak nokta..2 saniyeden uzun olmayan bir göz temasıydı aralarındaki bağı oluşturan.. sıcak bir yaz gününde deniz kenarındaki bankta oturan bir kızla 100 metre ötedeki vapura yetişmek için koşan çocuğun arasındaki o 2 saniyelik bakış.. kız gözlerini çekti önce, erkek duraksadı..vapura yetişmeliydi bir sonraki vapur 1 saat sonraydı ama duraksadı işte, biliyordu başını çevirecekti kız, bir daha göz göze geliceklerdi.. sonradan o anı düşündüğünde hep aynı şeyi garipserdi Kerem.. o birkaç saniye içinde kafasının içinden milyonlarca düşünce geçmişti.. adı neydi? ne güzel gözleri vardı hareketlenmeliydi yoksa vapuru kaçırıcaktı ama ya tekrar bakarsa.. tüm bunlar olup biterken kız ışıl ışıl gülümsemesiyle kafasını çevirdi ve Kerem'e baktı.. ve 2. bakışmalarını yaşadılar.. bu seferki daha ayrıntıya yönelikti.. Aslı, bu güzel giyimli çocuğu birkaç saniye içinde baştan aşağıya süzdü.. güzel bir gömlek vardı Kerem'in üzerinde açık mavi renkte ve ketenden o sıcakta kısa kollu elbette.. altında da sıradan bir kot pantalon ama Kerem'e çok yakışmıştı.. Aslı, bu huyunu hiç sevmezdi aslında.. ilk kez gördüğü birisini detaylı olarak incelemek zorunda hissederdi kendisini.. ama nedense bu sefer gözlerinin birleştiği insanın farklı olduğunu hissediyordu.. daha fazla incelemedi o yüzden.. zaten yüreğinde bir çarpıntı vardı, çocuğun vapur'a koştuğunu fark etmişti işte vapur'a binicek ve gidicekti .. büyük bir ihtimalle de bir daha birbirlerini göremeyeceklerdi..ne yapmalıydı?? hiç bir zaman ilk adımı atan o olmamıştı ki.. hep kendini geri çekerdi bu tip durumlarda.. keşke vapura binmese diye geçirdi içinden .. sonra da böyle düşündüğü için kendine kızdı.. öyle sokakta gördüğü bir adamla tanışacak değildi heralde??Aslı,içinden bunları geçiredursun Kerem hala vapura binip binmemek konusunda bir bocalama yaşıyordu.. eğer vapura binerse bir daha görüşemeyecekleri çok büyük bir olasılıktı.. ama binmezse de önemli bir görüşmeye geç kalıcaktı.. bocaladı.. kıza baktı, kız tekrar gözlerini kaçırdı.. Kerem kendi kendine söylenerek bilet gişelerine yöneldi.. tüm fırsatları kaçırırsın zaten korkak Kerem ve turnikelere yöneldi..
Aslı, Kerem'in vapura doğru gidişini izledi büyük bir panik içerisinde .. gidiyordu işte.. kalbini yerinden çıkıcakmışçasına çarptıran adam birazdan vapura binicekti ve gidicekti.. onu bir daha göremeyecekti..işte o an Aslı belki de hayatının en önemli kararlarından birini verdi: yerinden kalktı ve vapura doğru koştu..Aslı’nın jeton alıp turnikelerden geçmesiyle vapura binmesi en fazla 3 dakika sürmüştü.. vapurun halatlarını çözüp de yola çıkması ise aslı’nın vapura binmesinden birkaç saniye sonra olmuştu.
Aslı kendini vapura atıp gözlerini etrafta gezdirince, gözleri Kerem’in gözleriyle buluştu. Aslı ve Kerem’in gözleri birleşti vapurun girişinde..Aslı son anda vapura binmiş, Kerem ise bindiği için pişman olmuş arkasına bakmaktaydı. İşte o an birleşti Aslı ve Kerem’in gözleri..Aslı kendine inanamıyordu “ben gerçekten vapura bindim mi?” diye sordu kendine.. Kerem’in gözlerinin içine bakmaktaydı büyülenmişçesine.. “Çek şu gözlerini Aslı” dedi kendi kendine ama beyninin verdiği komutları vücudu pek uyguluyor gibi değildi.. Kerem’in durumu da Aslı’dan farklı değildi.. “Vapura binmiş” diye düşündü Kerem.. Hep kendisini en kötüsüne alıştırmaya alışık olduğu için arkasından düşündüğü ilk şey “benim için binmiş olacak değil ya” oldu.. Tam o sırada vapur sallandı, Aslı vapurun ucunda olduğu için bir an sendeledi.. Kerem’in elini uzatmasıyla Aslı’nın o eli tutması birkaç saniye sürdü.. Eleleydiler.. Maksat elele tutuşmak değildi ama eleleydiler işte..

Aslı’nın kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu.. Eli, peşinden koşup vapura bindiği adamın ellerindeydi.. Az önce düşmek üzereyken uzanan eli tutuvermişti.. Şimdi muhtemelen çocuğun ellerini bırakmalı ve sadece teşekkür etmeliydi ama yapamıyordu.. ellerini onun ellerinden çekemiyordu işte..
Kerem, şaşkınlık içerisindeydi..gözlerine vurulduğu kız,belki de peşinden, vapura binmiş ve az önce de düşme tehlikesi geçirmişti..Kerem onu düşerken görünce hiç düşünmeden ellerini uzatmıştı; kız da, büyük bir ihtimalle can havliyle, Kerem’in ellerini tutmuştu.. Gözlerine vurulduğu kızla eleleydi şimdi Kerem, ne kadar durum hoşuna gitse de, muhtemelen kızın ellerini bırakmalı ve “İyi misiniz?” diye sormalıydı ama yapamıyordu işte..
Elini ilk çeken Aslı oldu.. Hemen arkasından da “Teşekkür ederim siz olmasaydınız düşecektim, vapur sallanınca dengemi sağlayamadım” dedi.. Kerem’in cevabı hazırladığı gibi oldu “Rica ederim ne demek benim yerimde kim olsa aynısını yapardı. İyisiniz umarım”. İlk konuşmalarını yapmışlardı işte.. gereklilik sonucu olmuştu belki ama nedenin ne önemi vardı.. önce elele tutuşmuşlar sonra da konuşmuşlardı.. daha şimdiden sonradan anlatacakları bir anıları bile olmuştu..
Aslı, tekrar vapurun sallanma ihtimaline karşı Kerem’e doğru yürüdü.. Kerem, Aslı’nın yanaşması için yer açtı.. Beraber iskele tarafında bulunan oturma yerlerine yürümeye başlamışlardı herhangi bir teklif olmadan.. Boş bir sıranın önünde durdular.. Kerem Aslı’nın oturması için bekledi.. Aslı oturunca Kerem de oturdu Aslı’nın yanına.. Bir süre sessiz kaldılar, sadece birkaç dakika.. oysa Aslı’ya da Kerem’e de o dakikalar asır gibi gelmişti.. “Alt tarafı yerım saatlik yolculuk birazdan da biticek bir şeyler söyle Kerem” diye düşündü Kerem içinden.. Aslı bikaç defa ağzını açıp birkaç kelime laf etmek istemiş ama heyecandan konuşamamıştı.. Kerem cebini yokladı, en büyük zevklerinden biri vapurda sigara içmekti, önce paketi çıkarmak için yeltendi ama sonra “ya o içmiyorsa” diye düşündü, paketi çıkarmaktan vazgeçti..
“Korktunuz mu?” diye sordu Kerem.. sonunda bir şeyler söyleyebilmişti.. “Biraz korktum evet” diye cevap verdi.. “nasıl bir soru sordum” diye düşündü Kerem “elbette korkucak az kalsın denize düşecekti”.. “ama allahtan siz vardınız” diye devam etti Aslı.. “tekrar teşekkür ederim”.. “rica ederim” dedi Kerem.. “karşıya neden geçiyorsunuz?” diye sordu.. soru ağzından çıkar çıkmaz pişman oldu “sana ne oğlum” dedi kendi kendine “neden geçiyorsa geçiyor bundan sana ne?”.. Aslı bu soru karşısında afalladı, niye geçiyordu ki karşıya ? “senin arkandan geldim” diyecek hali yoktu heralde.. “bir arkadaşımla buluşucam” dedi, aklına ilk gelen buydu ve kısmen doğruydu.. Aslı’nın o saatte o bankta bulunmasının sebebi bir arkadaşıyla buluşacak olmasıydı.. ama Kerem’in arkasından koşunca arkadaşını da unutuvermişti..”neyse sonra açıklarım” diye düşündü.. “ya siz?” diye sordu Aslı.. “iş toplantım var ona yetişicem” diye cevap verdi Kerem..

karşı kıyıya yaklaşmak üzereydi vapur.. Kerem de Aslı da panik içerisindeydi.. birinden biri bir şey söylemeli, bir daha görüşmeyi garanti edebilmeliydi..

Kerem'in aklı allak bullak olmuştu.İlk defa gördüğü bir insan zihnine hızla girmiş,aklını hızla bulandırmaya başlamıştı.Aslında bulandırmak yanlış kelimeydi.Sanki bu kız,Kerem'in tüm düşüncelerini kendi üzerine odaklamayı başarmıştı.

Kendini disiplinli birisi olarak tanırdı Kerem.Yapması gereken şeye odaklanmayı çok iyi bilirdi.Bu çocukluğundan beri süre gelen bir alışkanlığı,aynı zamanda da yeteneği idi.Konsantrasyonunu hiçbirşeyin bozmasına izin vermez,her zaman hayır demesini bilirdi.

Ama bu kez nasıl olduysa bir anda zihni bulanıvermişti.Zihninden gelen sesi bir süreliğine duymaz olmuştu.Neredeyse yapması gerekenden ödün verecekti.Ancak kızın vapura binmesi Kerem'i inanılmaz derecede sevindirmişti.Yapması gereken işi boşvermeyi düşünmeye başlamıştı Kerem,kız yanına oturduktan sonra.Kızgınlığı,sevinci,şaşkınlığı ve tam olarak anlam veremediği bir iç kıpırdamasını yaşarken,o anın keyfini sürmeye karar verdi....

Aslı, kıyının yaklaştığını görünce iyiden iyiye panik halinde buldu kendini.. vücudunun verdiği tepkilere kendisi bile inanmıyordu.. susuyorlardı.. Aslı, bu susmaları oldum olası sevmezdi zaten.. şimdi ise bu susmalar işkence gibi gelmeye başlamıştı.. Aslı, onun için vapura bindiği adamın kendi kendine gülümsediğini fark etti.. acaba ne düşünüyordu, aklından neler geçiyordu? başkalarının düşüncelerini okuma fikri her zaman ürpertici gelmişti ama şimdi yanında oturan adamın aklından geçenleri okumayı çok isterdi..

bir anda Aslı'nın aklına bu iyi giyimli yakışıklı adamın adını bile bilmediği geldi.. Kerem'e dönüp gülümsedi Aslı, '' hayatımı kurtardınız ama daha adınızı bile bilmiyorum '' dedi.. doğru ya, Kerem'in nasıl aklına gelmemişti bu.. onu ilk kez gördüğünde adı nedir acaba diye düşünmüştü ama olaylar sonradan o kadar hızlı gelişmişti ki ismini sormak aklına gelmemişti.. '' Ne kadar kabasın Kerem '' diye düşündü içinden.. elini uzattı, ''Ben Kerem'' dedi..

Aslı'nın yüzündeki gülümseme biraz daha canlandı.. bu nasıl bir tesadüf olabilirdi ki.. '' Ben de Aslı '' dedi ''memnun oldum''..

Bu nasıl bir tesadüftü ki ? Halbuki, Kerem tesadüflere pek de inanmamıştı hayatı boyunca. Daha doğrusu, şimdiye kadar ona hayatında tesadüflerin değil kendi yarattığı fırsatların yardımcı olduğunu düşünürdü. Ama işte bu sefer ibre tersine dönmüştü. Birbirlerinin isimlerini öğrendiklerinden sonraki iki üç saniye içerisinde, Kerem'in aklından bu düşünceler ardı ardına geçivermişti. Bu da duraklamasına sebep olmuştu. Aslı, hemen durumu anlayıp çocuğu şaşkınlığından kurtarmak istercesine ''ne tesadüf değil mi?'' deyiverdi. Kerem halen düşüncelerdeydi, cevap veremedi. Aslı, devam etti: ''yani isimlerimiz'' dedi. Kerem anlamıştı. Aslında çoktan anlamıştı ama bunu muhtemelen karşı tarafa yansıtmak istemiyordu. Bunun kendisini zayıf mı göstereceğini düşünüyordu ? Kim bilir ..

İsmi Kerem'miş diye geçirdi Aslı..Tek bakışıyla kendisini peşinden sürükleyen bu çocuğun ismi 'Kerem'di.. Ne müthiş bir tesadüftü.. Hikayelerdeki gibi.. Bu bir fırsattı işte.. Kerem suskundu, kıyıya da oldukça yaklaşmışlardı. Bir kaç saniye daha yerinden çıkacakmış gibi atan kalbini ve nefesini kontrol altına almak için sustu ve kendisinin bile duymakta güçlük çektiği, titreyen bir ses tonuyla ''ne tesadüf değil mi?'' deyiverdi Aslı, sessizliği bozmak için ilk adımı o atmıştı. Sonra kendine şaşırdı Aslı.. Sevmezdi ya ilk adımı atmayı, Kerem karşılaştıkları ilk andan itibaren Aslı için farklı olacağını hissettirmişti işte bu yaptıklarıyla.. Suskundu Kerem, düşünceliydi.. Hay Allah boşboğaz Aslı, ne gerek vardı şimdi şu tesadüfü araya sokacak, başka konu mu yoktu diye hayıflandı içinden Aslı.. Şirin bir gülümsemeyle toparlamak istercesine yani isimlerimiz'' dedi.. Aslı için saatler kadar uzun olan bekleyiş Kerem'in cevabıyla, derin bir iç çekişe döndü.. Evet,gerçekten hoş bir tesadüf dedi Kerem sessizce.. Sonra yeniden düşüncelerine geri döndü.. Hayıflanma sırası tekrar Aslı'daydı.. Bakışlarını bir an olsun Kerem'den denize çevirdi ve Gördün mü çocuğun bunu umursadığı, seninle konuşmak istediği filan yok, neden burdasın ki diye sordu.. Kırılmıştı içten içe bu yabancıya.. Oysa ki o sadece onun için, onu bir daha görememek kaygısıyla Pınar'ı karşı kıyıda bırakmıştı. Kıyıya varmak üzereydiler artık. Aslı'nın hiç bir umudu kalmamıştı Kerem'n devam eden sessizliği karşısında.. Son bir deneme Aslı, son bir deneme diye geçirdi kendi cesaretine kendisi de şaşırarak. Nefesini tuttu, tam ona doğru dönecekken, ellerini kavrayan Kerem'in ellerini farketti.. Hiçbirşey düşünemiyordu,. Kalbi yerinden çıkacakmışçasına atıyordu.. Kerem'in ellerindeydi elleri.. Korkarak bakışlarını, Kerem'inkilere dikti.. Hiçbirşey söyleyemedi..

Hayatını hep bir satranç tahtası olarak gören Kerem,bugün dizginleri salıvermişti...Kaybedecek hiçbirşeyi olmayan bir adam gibi davranıyordu,ki bu onun hiç hazetmediği bir davranış idi.Şu an dışarıyla bağlantısı sadece avucunun içinde sıkıca tuttuğu ellerdi.Aklı ise çok uzaklardaydı.Sanki karların içerisinde uzanmış yatıyordu.Hava soğuktu,bunu nefes alıp verdikçe ağzından ve burnundan çıkan buharlardan anlayabiliyordu.Ama içi sıcacıktı,huzur doluydu.Aniden rüya bitti ve tekrar o 'an'a döndü.Ağzından çıkan şu cümleye hala inanamıyordu:

'Eğer müsaitseniz sizinle bir kahve içmeyi çok isterdim.'

...Ve gözlerini kapatıp gelecek cevabı beklemeye koyuldu.






 3   9 Ocak 2008 19:58   mesajın adresini al  
 
no control
no control
yapılan ufak bir kominle hikayeyi tamamladınız.
helal :)
9 Ocak 2008 19:59   mesajın adresini al  
 
no control
no control
ayrıca hikaye enfes olmuş...

öykücüsünden şairine yetenek yumağı oldu kantin
:))
9 Ocak 2008 20:00   mesajın adresini al  
 
tutaste
tutaste
devamını merakla bekliyorum..
hiç bitmesin bu hikaye..
kantinin hikayesi olsun..biz yaşadıkça onlar da yaşasın..
arada kavga etsinler falan:))

şaka bir yana da hakikaten güzel olmuş..
teşekkürler..başta Aslı'ya sonra Reinforced Gattuso'ya,Denizhan'a Sengül'e..
9 Ocak 2008 20:10   mesajın adresini al  
 
kertenkelebek
kertenkelebek
bana ne ben de alkış isterim.. insan teşvik edilmeli ki yazabilsin
9 Ocak 2008 20:25   mesajın adresini al  
 
mikrop®
mikrop®
baktım mesaja bastım alkışı,bastım alkışı...



kertenkelebek demis ki:

bana ne ben de alkış isterim.. insan teşvik edilmeli ki yazabilsin

9 Ocak 2008 20:26   mesajın adresini al  
 
kertenkelebek
kertenkelebek
Önce ellerini kavramıştı parmak uçları havanın soğukluğundan nasibini almış ama alev alev yanan elleriyle, şimdi de vaktinin olup olmadığını soruyordu. Elleri mi titriyordu? Yok canım. Kahve içmeyi çok isterim dedi..Kahve içmeyi çok isterim.. Peki ya görüşmesi ? Şaşkındı Aslı.. Aklından binlerce kelimenin yer değiştirerek dans ettiği yanıt cümleleri geçiyordu. Ne demeliydi ? Hangisini seçmeliydi, lanet olsun.. Bu kez suskunluk sırası ondaydı..
9 Ocak 2008 20:35   mesajın adresini al  
 
küçük bir kız çocuğu
küçük bir kız çocuğu
Aslı Kerem'le vakit geçirmeyi.. bu iyi giyimli yakışıklı adamı daha yakından tanımayı çok istiyordu.. bir yandan da bencillik etmek istemiyordu.. ''peki ya toplantınız?'' diye sordu Aslı..
9 Ocak 2008 20:37   mesajın adresini al  
 
no control
no control
ben hikayeye gireyim mi :))
9 Ocak 2008 20:38   mesajın adresini al  
 
kertenkelebek
kertenkelebek
kahraman olarak mı :) Şimdilik sadece Kerem'le Aslı olsun :) Öccan sen sonradan dahil ol gittikleri kafenin garsonu olarak ? olar mı ?
9 Ocak 2008 20:39   mesajın adresini al  
 
küçük bir kız çocuğu
küçük bir kız çocuğu
Kerem'le Aslı'ya elleşmeyin başbaşa kalsınlar =)
9 Ocak 2008 20:42   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  4  5  6  7  8  9  << Önceki Sayfa  Sonraki Sayfa >>      şu anda 61 - 72

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2008