Acıyla erir,yüzüne aşık çocuk
Ne zaman yüzüne baksam
yalnızlığın o mutlu gerilimi
O öksüz göl hızla derinleşir
biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir yeşil
Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum
ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım
bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
geçip giden yüzlerine bakar kalırım
Ömrün kısalığı çarpar camlara
ateş hızla yayılır içerilere
Akşam olur,evler dolar boşalır
acıyla erir,yüzüne aşık çocuk
Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum
İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
2 Mart 2008 14:38
bipolardisorder
Kalp atış çizgilerine,çamaşır mandallamış bir insanım ben
Gözümden süzülen bir damlada; eski film şeridinin sol yanında
Kedi gözleriyle, yoldan dışarı çıkmamaya çalışan otobüsün;
Bilmem kaçıncı koltuğundayım.
Asaletimi,çantama koyup yanımda taşımayı düşünürdüm, aptalcaydı bilirim..
Ayna kırmadım ben, kara kedi okşamadım kaderimle...
İzlemedim,görmek istemedim belki de..
Ya da sırtlandıklarımı yolun yarısında bırakıverdim..
Mızrapı,kendi gögüs kafesinde,
Senelik ağzında,asırlık sırları;
Okunmamış bir kitap gibi zekası;tozlu raflarında içinin
Küçük bir nefes aralığı bulmayı beklerdim..
Kapalı bir kapının,kırık kapı koluyum.
Kapana kısılmamış henüz kuyruğum,öyle derler..
İs lekesi,elimin acizane parmak izi, bir bilseler;
Umutlarım,son kullanma tarihi geçmiş,yanık kremidir içimde..
Zafer uğrunda savaşanlardan farklı ölmek,
Ya da,görünmez gibi;rahat anlayışımızı denetlemek..
Kendi vicdanlarımıza çamaşır suyu çekmek de,
Beyaz,hangi saflığın simgesi olabilir ki?
Ya da,saflık tek renge indirgenebilecek kadar adi mi?
Ruhuma işlemiş bir duygu ki,
Duygu demek belki hata..
Öyle ki,
Bir gökdelenin,gök delmeyen tarafından bir manzara..
Kara borsa,kara suratlarımız, farkında mıyız?
Plastik cerrahinin henüz ulaşamadığı,
İçimizin kalabalıkları...
Kır!
Hangisini kırmak istiyorsan onu kır,
İstersen içinin duvarlarını
İstersen de,dışının somut sevgi kalıplarını..
İnsan...
Canlı ırkının,cenaze adayı..
Bir dozaj merhametin altın vuruş geldiği zavallı!
Oysa ki,
Kimse alışmak zorunda değildi kendine..
Tanımak gereksiz bir başkasını,kendinle tanışmadan önce!
Hangi akla hizmet,yalnız omzumuzu,bir başkasına ödünçlemek,
Kalp atış çizgilerine çamaşır mandallamış birisini,
Yağmura,bilinçli teslim etmek?..
Ruhumun tek şeritli yolu..
Bir kaçış belki,normalimsi hayatımızdan,
En azından denemiş oluruz,
Kaçamasak da..
Çocukluğumdan,masumane gülücükler..
Şimdinin geyik muhabbetlerine yapışmış,bir sofralık geyikler!
İskambil kağıtlarıyla yaptığım kulenin,prensesini beğenmeyenler,
O kağıtlarla,pişti oynayarak kendilerini pişirsinler!
Aynı kalıp,farklı olmak derim ben bazen..
İmkansızda mümkünü görebilmek..
İçimizde,demir döverlerken,ağzımızı mühürletmek...
Oysa ki kan damlatıyor insan gözleri, bilirim..
Izdırap sızıyor her fısıltıdan, işitirim...
Zaman daralır,büyür tik tak çocukları,
Yuvadan uçar,vakti gelen kanatlar,
Uçmayanı da iterler aşağı..
Merhamet meselesi değil;
Gerekçemiz,ruhumuzdaki deprem alanı
Yüz binlerce ölü ve tek ben yaralı...
Bipolar Disorder
2006
2 Mart 2008 17:08
siyah masaldaki cadı
mantığımın bittiği yerde başlarsın içimde
köşede kaldığını sandığım anda
maviyle gelmem yok mu
isyan etsemde
gerçekten istediğimsin
beni bana unutturan sen
hayattaki en güzel rengimsin!...
ddreamm
(3) 2 Mart 2008 23:38
antinick
Rüyamda bir pencere; mavi, beyaz ve sarı
Uykulu gözlerimle seçmeye çalıştım onu
Dışarsı yeşillikti belli ki bir bahçeydi bu
Uyandım gözlerimde hala aynı saf buğu
Mavi gökyüzü gibi bakan gözlerin
Sarı saçlarınsa, tenin de beyaz derim
Bahçedeki yeşillik mutluluk olsa gerek
Aramızda hep böyle çelikten bir pencere
İndiğimde Kuğulu'ya elimde bir buketle
Affetmedim dedin sen gözlerime bakmadan
Bitmişti artık bu aşk başlayamaz birdaha
Hatalıydım zaten affedilmemeliydim asla
Ellerim üşüyordu, gidişini izledim
Elimde son sigara, böyle olsun istemedim.
Antinick (eski bi şiir aslında gençlik yılları işte:P)
(1) 3 Mart 2008 15:35
siyah masaldaki cadı
nedenSEN...!
seni neden sevdiğimi sorguladığım akşam üstlerinde
nedensiz cevapların anlamsızlığında buldum kendimi
baktım ellerime
sonra gözlerime
ağız birliği yapmış gibi
kimse bişey söylemedi..
kendime bile itiraf etmemiştim sevgimi
korktum ihanet duyar adını
korktum korkularım çalar kapımı
ve açar gururum
kapanır aşkım..
oysa yüreğim gözlerinin afişiyle doluydu
duvarlarında bağıra bağıra sloganlar
'seni seviyorumm..'
kızdığımda,
kırıldığımda,
bir hışımla söküp atmak istedim hepsini..
kimbilir belki de istemedim
yani demem o ki;
öyle gizli
öyle saklı sevmişim ki seni
bana bile söylememişim..!
böyle sayıklayıp uyandığım sabahlarda
yüzümü elimdeki izmarit kokularıyla yıkadım..
sapsarı bir hüzün avuçlarımda
hala bir yanım yarım
ve birkezdaha sordum aynalara;
bu adam kaderim mi yoksa inadım..?
Dilek Eğri
(1) 11 Mart 2008 02:17
matters.iz
elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
Attila İLHAN
11 Mart 2008 11:52
matters.iz
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Cahit Sıtkı Tarancı
11 Mart 2008 12:13
torettoo
Bazı biçimlerde ihanetten kaçınılabilir.vücutlarımız bize ihanet ettiğinde ameliyat genellikle iyileşmenin anahtarıdır bazı biçimlerde ihanetten kaçınılmaz. Bir birimize ihanet ettiğimizde. Bir birimize ihanet ettiğimizde ise iyileşmenin yolu pek net değildir.
bide çok daha ağır ihanetler vardır. Ama bazı yaraların, bazı çok derin ihanetlerin kaybettirdiklerini onarmak için, hiç bir yolu olmadığını anladığınızda beklemekten başka yapacak bir şeyiniz yoktur.
Beklemek ve affedilmeyi ummak
11 Mart 2008 12:27
ripcord
Kırmızı benekli alabalıklar ağzında
eylül sabahları
Ahtapotlar emzirir kara sular
ve yürekler güneşlenir uçurumlarda
ve yüreklerinde uçurumlar
Munzur! Deli Munzur! De Bana!
Köpük başlarında hangi kuşlar uçar?
Bıyıkları terlememiş delikanlılar yosunlarını tarar
ve çiçeklenmiş sevdalara mı akar?
ve uçurumlar sertleştikçe yüreklenir
ve yürekler sertleştikçe uçurumlar
Munzur! Deli Munzur! De Bana!
Kaç yapraklı yoncalarda
Kaç sevdanın fotoğrafı var?
aks/i munzur
14.09.06
Tunceli
12 Mart 2008 01:57
siyah masaldaki cadı
sonbaharda düşen yapraklara benzetiyorum kendimi
rüzgarın ilk darbesiyle tutunduğu daldan
istemeyerek yavaşca ayrılan
belki de tuaf bi umursamazlıkla yere düşen..
yalnızlığa gömülceklerini bilselerdi
umursamazlıktan gelirler miydi
aptal yapraklar neden fark edemediler ki
istenmeyen yerde durmanın acı vereceğini...
ddreamm
(1) 12 Mart 2008 02:44
siyah masaldaki cadı
yalnızlık sevgiliye bağlanmamalıymış
hani güzelmiş de üstelik
düşünmeyi gecelere taşırmış
çoğu zaman gözyaşlarını severmiş
isyan etmene sebebmiş
nedense benim yalnızlığım
bunları değil sensizliği getirmiş...
ddreamm
12 Mart 2008 03:15
zâtı muhterem
tek sevdiğim sendin
tek bildiğim de
unuttuğumda..
çok acılar çekiyorum
yalnızlığında..
bitmeyecek olsa da..
bu şansı vermedi bana
ister şanssızlık de
ister kader..
sensizim işte..
anlatmak istesemde
anlatmak zor
ne duyacaksın dilimden
ne de beni bir daha
görmeyeceksin.
senden gidiyorum
bir ceza verdim kendime
sensizlik işte..
12 Mart 2008 03:18
@li
geliyorum pencerelerde kar
ve bileklerimde bayat bir intahar
oysa ölünecek bişey yokmuş gidince sen
yaşanacak ta birşey omadığı kadar..
12 Mart 2008 03:21
axisheytan
şimdi sana sensizliğin nedemek olduğunu anlatacağım
belki sana söylemek istediğim için belkide kendime söylemek istediğim için anlatacağım
seni düşünmediğim bir tek anım bile olmadı elimde değil seni düşünmemek
seni düşlerimde görmediğim bir tek gecem bile olmadı elimde değil seni düşlerimde görmemek
düşlerim bana umut oldu kurtuluş oldu huzur oldu
seni göremediğim geceler ise karanlık ve uzundu
sensizlik soğuk ve keskin bir metalin boğazımdan aşağıya yavaşça süzülmesi gibi
sensizken nefes alamıyorum ,soluduğum hava canımı acıtıyor
gözyaşlarımın çığlıkları duyulmuyor çünkü onlar sessizce akmasını biliyorlar
herseferinde karanlığında kayboluyorum gecelerin ,sensizlik beni zayıf düşürüyor
yapabildiğim tek şey seni düşlemek ve düşlerime tutunmak
düşlerine tutunabildiğim sürece varlığımı hissedebiliyorum ve nefes alabiliyorum
sensizlik üzeri parçalanmış cam kırıklarıyla dolu soğuk bir mermerde yalınayak yürümek gibi
yapabildiğim tek şey göremediğim karanlıkta gözlerimi kapatıp seni düşlemek ve beni bulmanı beklemek
seni bekliyorum nerdesin?sen bana gelinceye kadar ben bu karanlığın içinden çıkamayacağım
etrafımda gölgeler tanımadığım yüzler ilk kez duyduğum sesler var,korkuyorum,nerdesin?
sonnunda beni bulduğunda sensizliğimin tüm karanlığı aydınlanıyor çünkü sen ışıksın
sen soluksuz kalınan uzun zamanlardan sonra alınan o derin hayat veren nefessin
sen karanlık gecelerimde tutunduğum yolumu aydınlatan ışıldayan perisin
EmRe
12 Mart 2008 03:41
hepsi eren
AYLAK BAKKAL
TAŞŞAĞINI TARTAR...
HÜZÜN
AŞK
SEVGİ
EDEBİ ESERLER TOPLULUĞU:((((
12 Mart 2008 13:08
su-yeon
ananın a.ına çam dikerim gölgesinde bacını mikerim
12 Mart 2008 13:10
torettoo
Bazı biçimlerde ihanetten kaçınılabilir.vücutlarımız bize ihanet ettiğinde ameliyat genellikle iyileşmenin anahtarıdır bazı biçimlerde ihanetten kaçınılmaz. Bir birimize ihanet ettiğimizde. Bir birimize ihanet ettiğimizde ise iyileşmenin yolu pek net değildir.
bide çok daha ağır ihanetler vardır. Ama bazı yaraların, bazı çok derin ihanetlerin kaybettirdiklerini onarmak için, hiç bir yolu olmadığını anladığınızda beklemekten başka yapacak bir şeyiniz yoktur.
Beklemek ve affedilmeyi ummak
(alıntı)
12 Mart 2008 13:11
_bambam_
edebiyat baslıgının bok edildigi dakikalar. bunlar icin geyik ya da konu dısı forumlari var arkadaslar. orda sovun...
12 Mart 2008 13:11
hepsi eren
edebiyat başlığını seviyorum
burda yazmaya bayılıyorum
doğrusu
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/17028
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!