Gözlerin!
Sana mı ait,
Yoksa ödünç mü aldın gökyüzünden?
Peki ya yüzün;
Hangi denize d ü ş m ü ş
Yanağının kenarında ki yakamoz?
Yüzün düşmüş gözlerime,
Ya da gözlerin mi düşmüş düşlerime?
Yağmur düşmüş yüreğe,
Yüzün gözlere.
Bir gül düşmüş dudağa;
Düş belki
Çiğ düşmüş yanağa….
Bir aşk düşmüş yol kenarına
Bir yaşam toprağa;
Yağmur misali
Kaldırım düşmüş aslında,
Bir beden düşmüş kaldırıma.......
Aşk düş!
Düş aşk!
Her şey düşmüş;
Ben düşmüş,
Sen düş……
Oysa…
Uyusak da düşmüş,
Uyansak da……
Nedja İvanic
(2) 10 Ocak 2008 01:53
uysalhan
İkinci Çoğul Yalnızlık
Bi gülücük borç versene amca!
........
Ah çocuk,
Ödünç versene saçlar ı m ı (!)
Bir zamanlar pas tutmuş aynalarda öper d i m,
Islanmış yalnızlıklar ı n ı (!)
Çocuk,
Kapama gözler i m i.
Yumma sakın
O küçük eller i n i.
Sus çocuk,
Ağlama!
Bırak sakallar ı n da kalsın,
Büyümüşte küçülmüş yan ı m.
Sen şu amcaya
Bi öpücük borç versene bakalım.
Annemi gördün mü ayna amca?
Ah afacan kahroluşlarım.......
Nedja İvanic
(1) 10 Ocak 2008 01:55
uysalhan
Gölge Oyunu
gelir gibi oluyorsun
oysa
uzuyor gölgen
gider gibi uğurluyorum sesini
buruşuk bir merhabanın cebinde
hoçakalıyor gölgem
duydum ki oralarda
telaffuzu yasak bir merhaba
sürüyormuş izini gölgenin
susar gibi oluyorum
ıslanıyor gölgem
Nedja İvanic
(1) 10 Ocak 2008 01:56
...desertrose...
Her şey düşmüş;
Ben düşmüş,
Sen düş…
çok güzel...
10 Ocak 2008 15:36
...desertrose...
ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ
gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım
ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım
eklendi mi bilmiyorum ama benim beğendiğim ender şiirlerdendir:
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya
kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.
ataol behramoğlu
10 Ocak 2008 22:46
skip james
rüzgar ıslık çalıyor gecede..
köpek hırlıyor, karanlık...
bir şey çekiyor beni...
döne döne gitmeye...
belli ki, var zamanın
ne istesem, yaptın, çünkü..
gezeceksin yabanları.
hissetmekten anlamayan.
taşıt ölü, biz canlı.
hava alayım camdan biraz..
uyandırsın hem, birazcık
asla açmam radyoyu
bombok çalıyor... yani..
güzel elin sikimdeyken...
çok hoş oluyordu..
ve madem bitti artık bu..
elde var sessizlik.
taşıt ölü, biz canlı.
hadi, mandolinler, çalın
Şiir yazmıyoRum artık..
beğenmiyorumda
bana şiir demeyin..
12 Şubat 2008 20:26
uysalhan
senin beğenmiş olmana bağlı aslında...
ya da... her neyse işte... :)
gizzia demis ki:
Bana yazılan bir şiir vardı olur mu?
12 Şubat 2008 20:26
uysalhan
Yitirilen...
Ola ki, yürürüm bir başka aşka
ya da! yürürüm mavi olmayan bir gülüşe...
unutma ki tek aşk olduğum sensin, âşık olduğum değil...
Karanlıkla süzülüyor içime yıkım.
dur diyorum,
yıkılıyorum.
uçurumları başucuma koyuyorum sonra,
okşuyorum saçlarını rüzgarda...
sıcak, ılık bir koku siniyor yüreğime.
gitme diyorum. gitme! düşüyorum...
sonra beni soruyorlar bana,
tanımıyorum diyorum. daha hiç karşılaşmadık
aynı çizgide, bilge susumu dinliyorlar, ben sustukça.
yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar.
önce bir bir, sonra hepsi...
sonra mı? bir ben kalıyorum, bir de yalnızlık.
uçurumlar... yıkımlar... ben ve yalnızlık.
Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi yatıyoruz yan yana.
öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta.
her şey oyunun yasaklarına uygun bir yasak oluyor sonra.
tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz; telli kanlı düğün işte...
Üşüyor saçlar...
biliyorum.
dargın mısın?
bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hâla?
vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün,
hala kaçıyor musun ağlayarak?
gözlerini bırakarak birilerinde...
hala ellerinden tutup sevgileri,
dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak?
küçücük bir dokunuşla, son sevilen olabiliyor musun?
kendin kadar aklımdasın:
Hala öyle savruk bir gök,
hala öyle yerini yurdunu yatağını bulamamış bir mavi !..
ve aşkını şaşırmış bir tanrı.
Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara...
Öyle misin; mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım?..
öyle bıraktığım gibi misin?
gerçeği yakmada hala usta mısın?
yoksa çırak mı yanar kendi yalanında...
Saçlarıma dolanan aydınlığımsın,
somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirde,
anlattıkça eksilen tek anlam!,
anlattıkça eksilen tek anlam...
Hala bıraktığım gibi misin?
Yoksa beni bıraktığın gibi mi?
kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma?
Kaç mevsimsiz kar(!) düştü benim toprağıma?
Hala bıraktığım gibi misin?..
Umut Altınçağ
(1) 12 Şubat 2008 20:53
uysalhan
çok uzun zaman, bunları yazabilmek için neler yaşamıştı diye merak edip durmuştum...
12 Şubat 2008 21:44 ~ 12 Şubat 2008 21:47
uysalhan
bir de dinlemek var onu,
dur sana link vereyim, dosya depolama sitelerinden birinde duruyor...
12 Şubat 2008 21:49
*yvaine*
Çay bardağında
Bırakılan dudak payı
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine
Yakın olsun isterim
Ellerime ellerin
Yanındaki beton binaya
Yaslanması gibi
Köhne bir evin
Seni bir çivi
Gibi çaktım
Çünkü beynime
Ve toplayıp
Bütün kerpetenleri
Attım denize
sunay akın...
12 Şubat 2008 22:19
mîrov
Bir ıslık çalışmıştık öbür dünya için
bir işaret, tanımak için birbirimizi.
Çalmayı deniyorum umarak
Çoktan ölmüşüz hepimiz de farkında değilmişiz.
eugenio montale
12 Şubat 2008 23:36
şpidişpidigezenkurba
en beğendiğim şiir profilimde var buraya kopyala yapıştır üşendim :S
13 Şubat 2008 00:17
yesugay
Gökte bulut ufacık
Hem ufacık hem akçacık
Böldüm oldu kırk parçacık
Ebem tarhana sermiş göğe
Tarhanamı yemeyin kuşlar
Söylerim sizi ebeme
13 Şubat 2008 00:29
yesugay
of ben kurutmuşum kapamışım başlğı
13 Şubat 2008 00:34
üstteki
nereye elini atsan kuruyo zaten
şu benim göbeğe de bi el atsana gjhgfj
(1) 13 Şubat 2008 00:36
uysalhan
:))
13 Şubat 2008 00:37
yesugay
üstteki demis ki:
nereye elini atsan kuruyo zaten
şu benim göbeğe de bi el atsana gjhgfj
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/17028
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!