ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
üniversitelerin paralı olması fikrine katılmıyorum ama herkesin üniversite okumaması fikrine katılıyorum. herkesin üniversite okumasındansa adam gibi kaliteli eğitim verilmeli az olsun ama öz olsun.. yeni açılan okullara baktığımızda 1-2 profesörle üniversite açılmış ve ödenekleri komik rakamlar. bunlar ne kadar üniversite eğitimi verebilirler acaba çok merak ediyorum yeterli alt yapı sağlanmadan yeni üniversiteler açılmamalıydı.
(1) 7 Ocak 2008 10:31
kretzsche
“Madem böyle düşünüyorsunuz, neden düşüncenizi uygulamak yerine, yeni üniversiteler açıyorsunuz?”
doğru demişler..
ayrıca bu iş üniversiteleri paralı yapmakla çözülmez, ülkedeki ücret seviyesi yükseltilir, insanlar kalifiye iş yapmadan da iyi paralar kazanmaya başlar o zaman üniversite okuma ihtiyacı kalmaz.. yahu en iyi okulları bitirsen de 1000-2000 ytl ancak kazanabiliyorsun niye insanlar meslek okullarına yönelsin ki? sanki iş ilanları verilirken 'meslek okulu mezunu arıyoruz' yazıyorlar.. hatta okul faşizmi bile var 'odtü boğaziçi itü mezunu arıyoruz' falan yazarlar...
7 Ocak 2008 10:41
kretzsche
arkadaşların anlattığına göre amerika'da benzincide çalışıp orada burada uyduruk uyduruk işler yapıp kazandığın parayla gezebiliyormuşsun, araba alabiliyormuşsun sonra ev kiranı falan ödeyip yaşayabiliyormuşsun..
bu ülkenin şartlarını amerika ile bir tutarken utanmıyorlar mı? amerika kadar taş düşsün kafanıza tam bir rezalet sömürü ülkesi durumuna geldik
(1) 7 Ocak 2008 10:45
asmode
doğru1: üniversitelere ipini koparan herkes gidiyor ve seviye düşüyor. doğru2: herkes üniversite okumak zorunda değil. eğer, ara bir katman olan meslek ve teknik yüksekokullarının seviyesi yükseltilirse ülke içinde daha faydalı bir hal alır. öğrenciler daha kısa süre okuyup daha çabuk iş hayatına atılabilir. yanlışşşşşş: eğer parayı yükselterek sadece belli sayıdaki öğrenciler alınacaksa sınıflaşma kaçınılmaz olur!!!mutlaka farklı bir yöntem ile yapılmalıdır yapılacaksada.
7 Ocak 2008 10:45
kretzsche
okulları paralı yapmak sosyal adaletsizliği daha da büyütmek olur.
ülkemizde hala çocuklarını okutup adam edeceğine inananlar, çocuklarının kendilerinden daha iyi hayat şartlarında yaşayacağını uman aileler var. bu insanlar yemez içmez çocuklarını okuturlar. yurtlar için para öderler, okullar için para öderler. çocuklarına harçlık yollarlar.
şimdi bir de bu insanlara 'okul parası' çıkartın.
yahu insanların ellerindekileri teker teker söküp alıyorsunuz. bu insanlar demeyecek mi 'bu ülke bana ne verdi de ben bu ülkeyi düşüneyim? beni okutmadı, kendi paramla okudum.'
insanların eğitim haklarını, kendilerini geliştirme imkanlarını ellerinden almayın sevgili amcalarımız.
(1) 7 Ocak 2008 11:12
kretzsche
'herkesin üniversite okumaması' gerektiğini de bahane olarak kullanıp hükümete bir gelir kapısı daha sağlama amacındalar.. yahu aynı adamlar '30 tane üniversite açtık' saçmalığıyla övünmüyorlar mıydı? ekonomi düz gidiyor görünecek ya hani.. insanları okutmak, onlara eğitim vermek masraf olarak görülüyor. insanları okutmak devlete yük olarak görülüyor.. ülkenin yönetimi kafakol ilişkileriyle yürürse atanan yök başkanı da öğrencileri düşünmez patronları düşünür tabii ki ..
7 Ocak 2008 11:15
asmode
birbirleri ile çelişiyorlar :sss
7 Ocak 2008 11:18
kretzsche
okulları paralı yapacakların ülke bütçesinde eğitim payını arttırsınlar..
üniversitelere büyük şirketlerle birlikte çalışma olanakları tanısınlar.. almanyada üniversitelerin enstitüleri büyük şirketler ile çalışıyorlar, okula gelir sağlanıyor.. öğrenciler de para kazanıyor çalışıp proje üretip .. üstelik eğitim de almış oluyorlar..
bu gibi atılımlar yapacaklarına varsa yoksa milletin cebini boşaltın
7 Ocak 2008 11:29
kretzsche
sözlükten güzel bir alıntı:
okur okumaz acaba bunu hangi vicdansiz insan soylemi$ olabilir dedigim ve gercekten $ahsimi utandiran soylem. 18 ya$inda universiteye giren ve 22 ya$inda universiteyi bitirdiginde boynunda devlete kar$i odemekle yukumlu oldugum 4 bilmemkackusur milyarlik kredinin bile bu devletin ayibi oldugunu dusunurken sen kalk, universiteler parali olsun de.
ve utanmadan krediden bahset.
ucuncu dunya ulkelerinde ( ya etkisi hafiflesin bazilari icin geli$mekte olan ulkeler diyeyim) insanin temel hakki olan egitim hakki devlet tarafindan kar$ilanmalidir. asgari ucretin 475 ytl (belki daha az? hic bi zaman kafam ermedi o hesaba asgari ucret veriyoruz diyerek 250 ytl maa$ aldigimi cok bilirimde.) oldugu bir memlekette 8-10 bin dolarlik krediyi kullandiktan sonra ne yapacak bu vatanin evlatlari ? adam okumasina omrunun geri kalanini bu krediyi bitirmek icin mi tuketecek ? calisip devlete olan borcunu odemekten ba$ka hedefler koyamayacak mi onune ?
koyamaz. ben hala ayda aldigim 150 ytl ( ki 90 ytl ile ba$lami$tim- evimin kirasina yetmesini birak tanesi 50ytl olan kitap parami bile kar$ilamiyordu) yi odemek icin hirpalaniyorum. o borcu odemeden ne alabilecegim bi vize, ne kurabilecegim bir hayal var. i$imi gucumu birakip, tum turkiye'yi gezip fotograf cekmek gibi efsanevi hayaller kurmayi isterim tabi, yada daga tepeye tirmanmak ve ya bir kitap yazmak! ama olmaz. once o borc odenmeli.
bu ulkede bu insanlar oldugu surece hayaller ancak ruyalarda kurulur. bu ulkede bu insanlar oldugu surece insan sadece kendi hayatini sebil eder. krediyle adam okutmak! senin ulken icin cali$acak olan insani borc icinde okutmak ? mantik bunun neresinde? devlet saglik ve egitim hakkini insanlara verirken bunu onlara verilmi$ lutuf gibi sunmamalidir. bu ulkenin devleti, bu ulkenin halki icin vardir. tepemizde ki 3-5 adam maa$ kazansin diye degil.
boyle bir sistem hic bir ulkede yok! 85 yillik cumhuriyetini kalkipta 200 yillik cumhuriyet olan amerikayla, 1783 yilinda devletin insanlar icin oldugunu kesfetmi$ fransayla, ingiltereyle kiyaslarsan senden az bi yogurtla ancak cacik olur.
bakalim venezuella'da neler oluyor, kulturel donu$um ve egitim adina. insanlar can hira$ halkini egitmeye cali$irken, biz var olan egitim hakkini onlardan almaya cali$iyoruz. bravo!!...
insanlarin hayallerini calip, o hayallerin ustune yatarken, nasil geceleri rahat uyuyabiliyorlar ve nasil bir utanmazlikla hala car car konu$abiliyorlar ben ona $a$iriyorum.
ve son olarak diyorum ki;
ben sana yok ba$kani olamazsin demedim, adam olamazsin dedim.
(a8n5x, 07.01.2008 09:39)
7 Ocak 2008 12:20
kretzsche
bir yorum daha:
yök başkanının görevi olan açıklama. salak mısınız da şaşırıyorsunuz ki? adamlar her şeyi özelleştirip çok uluslu şirketlere satabilmek için 12 eylül darbesini yaptı. eğitimi tamamen özelleştirebilmek için yök'ü kurdu. yök tarihi boyunca tüm başkanlarıyla birlikte hep çok uluslu şirketler için çalıştı. bir önceki başkan göstermelik birkaç arıza çıkardığı için de yerine bütün emirleri harfiyen yerine getirecek birisi getirildi.
türkiye'nin yakaladığı ivme, tüm insanların köleleştirilmesi ivmesidir. bunun devam etmesi için durmak yok, yola devam diyor adamlar. alkolik olmayan kahpelerin istediği bu köleleştirmenin başka boyutları da var. mesela yetkin mühendislik. akademik eğitimi hiçe saymakta ısrar edip, alaylıların her işi daha iyi bildiğini düşünen anglo sakson yalakaları bunlar. hem diplomayı satmayı, hem de o diplomayı geçersiz kılabilmek için 5 yıl boyunca ucuza stajyerlik yaptırmayı düşünecek kadar namussuzlar.
yök polis medya bu abluka dağıtılacak!
(loststone, 07.01.2008 12:20)
7 Ocak 2008 12:24
kretzsche
bir güzel yorum daha..
dışsallık denen kavramdan bihaber birinin beyanatıdır bu olsa olsa.
bir kere üniversite eğitimi dediğimiz şey hem bireysel fayda (yani üniversite mezunu olacak kişinin emekli olacağı döneme kadar alacağı ücretin bugünkü değeri üzerinden hesaplayacağımız fayda) hem de sosyal fayda sağlar. yani bir ülkede üniversite mezunu olan insan sayısının toplumun toplam refahına katkısı vardır bu biiiir. yeni büyüme teorileri dikkate alınırsa, bu toplumsal refaha katkı çok daha önemli hale gelmekte, hatta büyüme oranını belirlemektedir bu da ikiii. abd'de bazı iktisatçıların varolan büyüme oranlarının sürdürülebilmesi için devletin fen bilimleri ve mühendislik eğitimlerine teşvik vermesi gerektiğini savunduğu bir dönemde (kim diyeceklere mesela paul romer diyeyim), gelişmekte olan bir ülkenin üçüncü sınıf üniversite sisteminin başındaki adamın derdinin üniversiteleri ücretli yapmak olması gerçekten insanı delirtebilir.
o kredi sistemi, yök başkanının anladığı gibi bir sistem değildir. bir kere abd'de mesela, ailelerin büyük bölümü çocuklarının üniversite eğitimleri için küçük yaşlardan itibaren bir fon oluştururlar. modern bir çeyiz düzme yöntemi olarak görebilirsiniz bunu. öğrenciler üniversitedeki eğitimlerinin belli bir bölümü için borçlanırlar. bu tür bir sistemin işlemesi için öncelikle finansal olarak faiz oranlarının düşük olduğu, istikrarlı bir ekonomi gerekir. sen önce mortgage piyasasını bir oturt baba, ondan sonra konuş yüksek öğrenimde kredi işini derler burada adama. üstüne üstlük türkiye'de aileler zaten devletin eksik verdiği ilk ve orta öğretimin açığını kapamak, öğrencinin üniversiteye girmesini sağlamak için az harcama yapmamaktadırlar . üniversiteye giren ortalama bir öğrencinin özel ders, dershane masrafları bir öğrencinin dört yıllık üniversite harcamalarının büyük bölümünü karşılayabilir. sen öncelikle velilerin çocuklarının geleceği için yaptıkları yatırımı hafife alma, dershanelerden üniversitelere doğru kaydır bu yatırımları, gör bakalım ne oluyor.
bitmedi, ücretli sistemde aynı zamanda önemli burs imkanları vardır. bu burs sisteminin işleyebilmesi için öncelikle sen ilk ve orta öğretimde ülkenin her yerinde üniversiteye girişte fırsat eşitliğini sağlayacak bir kalite tutturmak zorundasın. burs sistemi zira yoksullar arasında çıkacak, çıksa da bir mucize yaratıp üniversite kazanacak dahiler için bir sistem değildir; başarılı öğrencinin etkin bir biçimde ayıklanmasını gerektiren bir sistemdir. sen şimdi özel okullar ile çok sayıda kentli, beyaz türk öğrencinin büyük bir avantajla başladığı yarışta bu burs sistemini nasıl oturtabilirsin? mevcut uygulamaları görüyoruz, ezbere dayanan bir sistemde öss sonuçlarının, lise başarılarının üniversite için çok anlam teşkil etmediği ortada.
son olarak da, elbette kredilerin geri ödenmesi için istihdam yaratılmalı böyle bir sistem için. yani ya istihdamı artırmak için politikalar uygulayacaksın, veya üniversite sayısını, öğrenci alımlarını, bölüm dağılımlarını varolan istihdam düzeyi ile tutarlı bir noktaya çekip etkinliği sağlayacaksın. öğretim üyesi olmayan binalarda üniversite açılan bir sistemde kalkıop bunu nasıl yapacaksın? açıkça sormalı burada yök başkanına açılmış üniversitelerin bazılarını kapatma gücü var mı? çok sayıda öğrencinin bulunduğu, mezun sayısının optimal miktarı geçtiği alanlarda öğrenci sayısını düşürme imkanı var mı? veya öğretim üyesi yetiştirmek için varolan fonları artırma imkanı var mı? mevcut öğretim üyelerinin ders sayılarını düşürerek, araştırmaya vakit ayırmalarını sağlamak için teşvikleri var mı? yoksa yök başkanı yayın sayısının/kalitesinin yukarıdan emredilince kendiliğinden artan bir şey olduğunu mu sanmakta?
sonuç olarak işte üniversitelerinin kalitesi neyse, yök başkanının da kalitesi o kadar olabiliyor bu ülkede. şaşırmamalı. bence gazetelere demeç vermek ücretli olmalı, her lafım var diyenin ağzına mikrofon bedava dayanmamalı. saçmalayana ceza filan kesmeli.
(chiquitita, 07.01.2008 11:39 ~ 11:40)
7 Ocak 2008 12:42
jeandarc
Türk Dil Kurumunun sözlüğünden sosyal devletin tanımına baktım. Ekonomik ve sosyal alanlarda bireylere sosyal güvenlik ve adalet sağlayıcı politikalar üreten devlet modeli diyor. Sonra tekrar yök başkanının açıklamasını okudum ve bana hiçte adalet sağlayıcı bir politika gibi görünmedi. Adalet sağlamak yerine daha çok adaletsizlik yaratmak gibi gözüküyor. Sosyal devletin temel görevlerinden biri olan eğitimi de sağlamazsanız nasıl sosyal devlet olucağız biz anlamıyorum??
Yukarıda önerilen üniversiteleri şirketlerle beraber projeler üstünde çalışarak para kazanması gibi güzel çözümler bulmaktansa en kolayı nedir? Para isteyelim o zaman bunlar üniversite falan okumaz, sorun falan kalmaz gibi bir mantığın yürütülmesi üzücü.
(1) 7 Ocak 2008 12:46
boomerang ¹³
çok güzel bir yaklaşım tüm üniversitelerin vakıf üniversitesine dönüştürülmesi.. aşırı derecede sol görüşlü biri olmama rağmen asıl adaletin sağlanacağı bir sistem..
7 Ocak 2008 12:57
kretzsche
bir alıntı daha:
bu, öğrenciyi müşteri yapma yönündeki bir anlayışın belirtileridir. sosyal devlet, okuyandan para almaz. abd'deki sistemi taklit etmek için oranın olanaklarına sahip olmak gerek.
7 Ocak 2008 13:02 ~ 7 Ocak 2008 13:03
kretzsche
bir alıntı daha
türkiye gerçeklerine bu kadar uzak bir insan olduğunu bilmiyordum. hakkında ettiğim tüm iyi kelamlar bir tarafımda patlamış oldu. bana da ders olsun.
ne diyor bu ülkenin yüksek öğretim kurumu başkanı: (milliyet'ten alıntıdır)
devlet üniversitelerini paralı yapmak istediklerini söyleyen özcan amaç, sadece belli sayıda insanı üniversiteye taşımak olabilir. okullar bedava. hiçbir yerde görülmemiştir
evet küçük amerika istemiş. demek onca yıl odtü'deki korunaklı mekanında, hitler'in führerbunker'inde oturduğu gibi oturmuş. bir kere öğrenci yemekhanesine uğradı mı bilmiyorum. türkiye'de okuyan, okumaya çalışan öğrencilerin garibanlığına sahit oldu mu, olmamış belli oluyor. yazık, öğrencileri varmış sözlükte, eğer ulaşabilirlerse, artık kendisini görebiliyorlarsa, bir zahmet yazdıklarımı, eskisi yenisi dahil, kendisine iletsinler.
hükümet için anket şirketi yönetmekle, özel danışman olmakla bu kadar yönetici olunuyormuş. çok eleştirilen ihsan doğramacı bile bu kadar aşırısına gitmemiş, efendice özel üniversitesini açmıştı. binlerce öğrenciyi, dünyanın en iyi doktorlarını yetiştiren devlet üniversitesi hacettepe'nin yaratıcısıdır. halefi yusuf ziya özcan, herhalde artık kendisini yök e getirip götüren söförünü, çayını koyan hizmetlisini, sekreterini, korumasını, varsa tanıdığı maddi sıkıntıdaki memurlarının cocuklarını, paralı üniversite'de okutmak için maaşından yardım eder.
ne yazabilirim, ne söyleyebilirim bilmiyorum. yalçın küçük bir kez daha haklı çıkmış, yeter artık haklı çıkmasın bu adam, yeter, bıktım.
kaç yoksul insan devlet okulu bitirdi, adam oldu. zorlanarak, paraya sıkışarak, ne çilelerle okudular. gözlerimle gördüm, şahit oldum. çilenin bir kısmını yaşadım. aslında paralı üniversiteye gerek yok. çözüm basit, en iyisi hepsini toplama kamplarına gönderelim, nazilerin yahudilere yaptığı gibi fakirlerden, yoksullardan kurtulalım. sadece zenginlerin var olduğu, okuyabildigi, yaşayabildiği bir ortam olsun.
ama allah'tan türkiye'de aklı başında insanlar var, ne demişler :
bu, öğrenciyi müşteri yapma yönündeki bir anlayışın belirtileridir. sosyal devlet, okuyandan para almaz. abd'deki sistemi taklit etmek için oranın olanaklarına sahip olmak gerek.
amerika sistemini öyle kurmuş. başarılı olan adamı koruyor kolluyor. bizde ise torpil, arka, kayırmacılık var. işte görüyoruz, kurumlarımızın başına atanan kimselerin türkiye gerçeklerine ne kadar uzak olduğunu. okuyunca aklım almıyor. hayır doğramacı, gürüz, teziç bu adamlar öteki türkiye'ye uzaktılar ama hiç böyle toplumu dışlayan önerilerde bulunmamışlardı. inanç sahibi olduğu söylenen, üstelik üstüne sosyolog olan bir adam en olmayacak açıklamaları yapıyor.
ben türkiye'ye uzak öğretim üyeleri görmüştüm de ziya hoca, senin kadar uzağını görmedim. tebrik ederim, aferim, ne güzel konuşmuşsun. ne güzel konuşuyorsun, devam devam.. sosyoloji profu olmuşsun, nasıl olmuşsun artık aklım almıyor. hakkı ile profesör olan bir hocam bu ülkede eşşeği bağlasan prof olur derdi. sayın özcan sizin icin hakkı ile prof oldu diyorlardı. yaşadığı toplumun gerçeklerine uzak bir adam nasıl sosyolojiden profesör oldu, anlayamıyorum.
yoksa insanlar, makam, iktidar ellerine geçtiğinde mi böyle acımasızlaşıyor, böyle vahşileşiyor. o zaman ormanda birbirlerini boğazlayan hayvanlardan ne farkımız kalıyor . üniversiteler paralı olsun demek maddi imkanı olmayan nice insanın okuyamaması demektir. herkes ileri zekalı, çalışkan çok başarılı olup bursla okumak zorunda değildir. ortalamadan okuyan, ortalamadan başarılı olanlar vardır. işin doğrusu türkiye'de toplumun belkemiğini bu kişiler oluşturur. memur, öğretmen, astsubay, doktor, nicesi ortalamadan, devlet üniversitesinden mezun olup topluma hizmet eder.
amerika'da ortalama bir öğrenci bile yarı bursla, yarı çalışarak giderini cikartır. okulunu bitirir. türkiye'de ise 400 ytl'li asgari ücret icin sizi bir ay köpek gibi çalıştırırlar. bozdur bozdur harca, okul taksitleri, yurt parası, yol parası, yemek parası yaparsın, üstüne sinema, gezme tozma, kitap parası kalır. değil mi hocam. 400 ytl büyük para, harca harca bitmez. gerçi yök başkanının maaşının yanında lafı olmaz ama büyük paradır. yazık, gerçekten yaşadığım, çok sevdigim ülkeden bir kez daha utanıyorum. bizi nasıl insanlar yönetiyor, tanrım, allah'ım anlayamıyorum, inanamıyorum.
böyle böyle amerika oluruz, umuyorum. heryerde hak eden, başarılı insanlarımızla yükseliriz. yaşadığı toplumun düzenini dinamiklerini kavramış sosyologlar ile gelişmiş ülke oluruz. en tepede yönettikleri makama yakışan açıklamalar yapan yöneticilerimizle cihana hükmederiz...
hakkında yazdığım iyi sözler nedeniyle utanç duyuyorum. ibretlik olsun diye silmeyeceğim, bir insanı tanımadan konuşmamak gerekiyormuş, dersimi aldım. sözlükte avukatlığını yapan öğrencisi varsa bir devlet üniversitesi mezunu olarak selam gönderiyorum, paralı olsaydı okuyamazdım. selamımı iletsinler.
7 Ocak 2008 13:04
kretzsche
iskandinavya genelindeki senelik 5-10 euro'luk üniversite harcından bihaber kişidir.
(onu da üniversite kartı vermek için alıyolar)
(1) 7 Ocak 2008 13:05
boomerang ¹³
bana göre, üniversite okumak bir bireysel tercihtir.. devlet kişinin ilköğretim eğitimini vermek ile yükümlüdür.. hatta bunu ailenin isteğini karşılayacak şekilde vermekle de yükümlüdür.. ama üniversite farklı..
vakıf üniversitelerinde sanırım ki burslu/burssuz oranı 1/5.. bu rakam tüm üniversitelere yayılır ve %50 oranı olursa.. ciddi seviyede bir atılım olur üniversitelerde..
belki 500 bin kişi giriyorken, 350 bin burslu girer.. ama sağlam girerler.. bununla beraber burssuz girişlerde de kota konulduğun da.. ve parası da yoksa okumak isteyenlere kredi sağlanacaksa bunun neresi kötü merak etmekteyim..
zira tekrarlıyorum ki üniversite okumak bireysel bir tercihtir..
(2) 7 Ocak 2008 13:07
boomerang ¹³
e, bireysel tercihim?
kırmızı demis ki:
BAY BOOM...
O ZAMAN SEN NEDEN ÜNİVERSİTEDE OKUYORSUN????????
(4) 7 Ocak 2008 13:10
kretzsche
şimdi arkadaşlar para ile okumanın savunulacak tarafı yoktur. okulların geliri artar diyorsanız devlet vergilerimiz ile ödenek sağlasın okullara.
yahu ben antakya'da doğdum. izmit'te ilkokula gittim. annem babam devlet memurudur. aldıkları maaşı hesaplar öyle her şeyi idare ederlerdi ev kirasıdır vs vs. ayda bir ancak dışarda yemeğe çıkarlardı. şimdi bunları yazarken bile acaip üzülüyorum yemin ederim.
neyse işte biraz kafamız çalışıyordu heralde çalışkan da bir çocuktum istanbul un iyi liselerinden birisini kazandım orada da okuycam diye senelerce yatılı kaldım, yine ailemizin yolladığı paralar ile okuduk sağolsunlar.. yemediler içmediler bana baktılar..
üniversite de keza.. eşşek gibi çalıştık yine ülkenin en iyi üniversitelerinden birine girdik .. para ödemeye devam..
eh şimdi hadi ben şanslı bir insanım .. bu okullara girdim okuyabildim .. şimdi bir iş yerine girsem üç beş bir şeyler kazanırım .. girişimcilik yapabiliyorum, elimden bir şeyler geliyor .. . yabancı diller öğrendim .. iyi eğitim aldım .. artık yarın için pek endişeli değilim ..
peki ya okullar paralı olsaydı? üniversiteler paralı olsaydı? okuyabilecek miydim? kendimi geliştirebilecek miydim? özel liselerde okuyup ahkam kesmek kolay.. her yer öyle mi sanıyorsunuz? özel üniversitelerde okuyup işkembeden sallamak kolay..
daha yazardım ama okula gitmem lazım proje sunucam daha.. 24 yaşındayım bir yandan çalışıyorum bir yandan master yapıyorum.. sağolsun burs bulduk bir tane türk eğitim vakfından... bunu da bulmasaydık .. daha kenara koyduğum üç beş kuruşum var ne ev var ne bir şey .. tek lüksüm ucuz uçakla gezmek tozmak .. dört tane dil konuşuyorum en iyi okullarda okudum türkiyeye gitsem şimdi üç kuruşa çalıştıracaklar. . .
siz de gelmiş okullar paralı olsun diyorsunuz .. allah belanızı versin
7 Ocak 2008 13:11
kretzsche
he bu arada allah belanızı versini iktidar ve yök mantalitesine söyledim bumi kardeşime söylemedim üstüne alınmasın :) hadi ben çıktım
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/16994
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
Sen de binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!