ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
evime asacak poster-tablo bakınırken şu postere rastladım:
berlin'de kalırken doğu berlinli bir hatunla friedrichshain parkında (kreuzberg yakınında, sanatçıların, özgürlükçülerin, ve eskiden doğuluların bulunduğu muhit) bayağı bir muhabbet etmiştik . kız hakiki berlinli, duvar yıkılmadan önce doğu kısmında çiçekçi dükkanında çalışıyormuş. 12-13 yaşlarında falan sanırım o zamanlar. duvar yıkıldıktan sonra batı daha zengin olduğu için ailesinin onu o tarafa yolladığını ama orada hiç mutlu olamadığını, ve aldığı ücretin yarı fiyatına tekrar doğuya geldiğini söyledi .
duvarın yıkılıp doğu-batı almanya'nın birleşmesinden sonra olanlardan hiç mutlu değildi. 'bizi aldılar, televizyon, para-pul ile kandırıp hırslı-düzenbaz insanlar haline getiriyorlar' diyordu. o sırada (geçen sene) dünya kupası da almanyadaydı ve etraf bir sürü turist ve almanya bayraklı- sarı kırmızı siyah boyalı insanla dolmuştu. 'bu olanlar, dünya kupası, milliyetçilik akımı da hiç hoşuma gitmiyor' diyordu. nazi zamanlarını, milliyetçilik (nasyonal sosyalizm) in nasıl bir canavara dönüştüğünü, insanların farklılıklara karşı tahammülsüzlüğünü, yabancı düşmanlığını vs. anlattı.
benim merak ettiğim şey, olayın bir de şöyle bir yanı var:
batı ile birleşmeden önce doğu tarafında inanılmaz bir baskı rejimi var. sosyalist bir rejim yürütülmeye çalışılsa da ne fikir özgürlüğü, ne sanat özgürlüğü, ne de rahat bir ortam var. birleşmeden sonra insanların refah düzeylerinde gözle görülür bir artış oluyor. almanya sosyal devlet olmasıyla övünür, insanlara birçok imkan sağlar, çalışmayana parasını verir, okullar ücretsizdir vs vs.
şimdi burada açmazı nasıl çözüyoruz? kapitalistleşem toplumun götürüleri mi ağır basar getirileri mi?
başlıkta ve posterde gördüğümüz 'annecim devlete güvenebilir miyim?' in yanıtı nedir? devlet halka hizmet etmek için kurulmuştur fakat halka hizmet eder mi? bu kız haklı mıydı? yoksa yaşam şartlarının iyileşmesinden dolayı şükran mı duymalıydı?
ülkemizde sosyal güvenceler almanyadakinin yanına bile yaklaşamıyor, bir de bunun üstüne hiper kapitalist, tüketim odaklı bir hayata sürükleniyoruz. bir ne yapalım oturup ağlayalım mı?
yorumlarınızı beklerim.
6 Ocak 2008 22:30
bonaventure
o kız nankörmüş:P
o değilde ben bu konularda kafam güzelken fikir yürütebiliyorum. türkiye ye geldiğinde dibini görelim senle şişenin bak nasıl çıkarımlarda bulunuyorum ben.
napayım benim de eksiğim bu. hatasız kul olmaz değil mi;)
16 Ocak 2008 22:45
kretzsche
nankör mü? haklı mı?
almanya'nın kalkınma politikası belli, hukuk tıkır tıkır işliyor, sosyal güvenlik yerinde, bu kızın derdi nedir o zaman?
6 Ocak 2008 22:52
bonaventure
öte yandan devlet var, devlet var.
abd yle venezüellanın yönetim şeklini bir tutup bireyleri değerlendirmeye kalkarsak işin içinden çıkamayız. bireyin istekleri mi önceliklidir? yoksa devlete göre bireyin zihniyeti küçük yaşlardayken mi eğitilmelidir?
sanırım devletin yapısına göre bir eğitim var kapitalist devletlerin eğitim politikasında, yoksa bu kadar niteliksiz bir profile sahip muhalafet çıkmazdı herhalde orataya. veya şöyle de diyebilirim sscb nin içindeki muhaliflere baktığımızda neredeyse tarihi tekrar yazmaya yakın olduklarını görüyoruz. örneğin: troçkistler.
beri taraftan; kapitalizmin önceliği paraysa. parayla imanın kimde olduğuda belli değildir. haksız mıyım:P
6 Ocak 2008 22:53
bonaventure
maneviyat.
kretzsche demis ki:
nankör mü? haklı mı?
almanya'nın kalkınma politikası belli, hukuk tıkır tıkır işliyor, sosyal güvenlik yerinde, bu kızın derdi nedir o zaman?
6 Ocak 2008 22:55
kretzsche
maneviyatını sürdürmesine engel olan nedir? kendi gibi olan insanlarla özgürce iletişim kuramıyor mu? yoksa herkesin kendisi gibi olmasını mı istiyor? bencillik değil midir bu
6 Ocak 2008 22:58
bonaventure
öte yandan batıyla birleşmeden önce abartılı bir baskı olduğunu düşünmüyorum doğuda ve sovyetlerde. daha ziyade bizlere öyle yansıtılıyordu oradaki iç çekişmeler.bizim haber kaynaklarımız onların ki ler değildi. bir tarafata karşında parayla bir halkı yoldan çıkarmaya çalışanlar, öbür tarafta pekte masum olmayan çeşitli yöntemlerle devrimlerini muhafazakarlaştırlar. enteresan bir kısır döngü.
6 Ocak 2008 23:00
fgrbet
türkiye için kesinlikle hayırrrrr
6 Ocak 2008 23:02
bonaventure
sen,ben ve bizim dünyamızla. gözümüzü açtığımızda gördüklerimizle o kızınki bir değil. hatta başka bir dünya. özgürlük yeterli bir kavram olmayabilir onun için. ya da bizim özgürlük sandığımız onun için hiç bir anlam ifade etmeyebilir.
ahanda çok kasılıyorum. halbuki bi fırt çeksem;)
kretzsche demis ki:
maneviyatını sürdürmesine engel olan nedir? kendi gibi olan insanlarla özgürce iletişim kuramıyor mu? yoksa herkesin kendisi gibi olmasını mı istiyor? bencillik değil midir bu
6 Ocak 2008 23:03
bonaventure
mors tuva, vita mea!
(senin ölümün, benim hayatımdır)
6 Ocak 2008 23:38
kretzsche
evet sonuçta yapılan filmler, okuduğumuz yazılar falan hep şu anın dünyasına göre biçimlendirilen yalandan şeyler genelde. o yüzden gerçek bir doğuluyla konuşmak daha doğru. geçenlerde bonn'da almanya tarih müzesine gittim. adam müzeyi gezdirirken almanyanın bölündüğü zamanlar için hazırladıkları kısımda batı tarafını ayrıntılı bir şekilde gösterirken doğu tarafını birkaç cümle ile atladı ve o kısma gidip göstermedi bile
bonaventure demis ki:
öte yandan batıyla birleşmeden önce abartılı bir baskı olduğunu düşünmüyorum doğuda ve sovyetlerde. daha ziyade bizlere öyle yansıtılıyordu oradaki iç çekişmeler.bizim haber kaynaklarımız onların ki ler değildi. bir tarafata karşında parayla bir halkı yoldan çıkarmaya çalışanlar, öbür tarafta pekte masum olmayan çeşitli yöntemlerle devrimlerini muhafazakarlaştırlar. enteresan bir kısır döngü.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/16982
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.