ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Ülker'in Godiva'yı almasından gururd duyarak büyük başarı sayanlara 2 güzel yazı
İlki Yılmaz Özdil'den
SON günlerde... Nerede fikrimizi söylesek, hep aynı cevapla karşılaşıyoruz.
- Limanlar satıldı.
- Ama Ülker de Godiva’yı aldı!
- Bankalar yabancıların oldu.
- İyi de, Godiva da Ülker’in oldu!
- Az daha Erdemir bile gidiyordu.
- Godiva geldi ya!
- Ne telefon kaldı, ne Petkim.
- Godiva’yı duymadın galiba!
- Bari nehirleri satmasalar...
- Bırak bu kafayı artık, yabancıya mal satmak kötü bir şey olsa, yabancılar Godiva’yı Ülker’e satar mı?
*
Gık diyoruz...
Lafı ağzımıza tıkıyorlar.
*
E şakır şakır yabancıya satıldığımız yolundaki asılsız iddiamız, böylesine güçlü bir argümanla çürütüldüğüne göre, ulusalcı olmanın bir manası yok artık...
Kafayı değiştiriyorum!
*
Teklifim şu...
*
Fransız Telekom’u versinler...
Biskrem’i verelim.
İngiliz limanlarını alalım.
Çokonat’ı satalım.
İspanya, bankalarını bize satsın.
Alsın Cola Turka’yı.
Alman, Erdemir’inden vazgeçsin...
Kekstra helali hoş olsun.
Amerikalıların kolesterolü yüksektir.
Versinler doğalgaz santrallarını...
Alsınlar Kalbim Benecol’ü.
*
Ben razıyım.
328 Aralık 2007 22:57
comandante
İkincisi Yiğit Bulut'tan
Son günlerde okuyorsunuz; ne kadar büyük iş yaptık! Çikolata üreten bir firmayı satın aldık! Sanki banka, rafineri, demir çelik tesisi veya bilgi toplumunun “ana taşı” olan bir şirketi satın aldık!
Aldığımız “ağzımızdan giren, sindirip dışarı attığımız” bir ürün! Olsa da olur, olmasa da!
Avrupa’da kimse “Godiva” yemezse ölmez ama “Türkiye’de satılan bankalar kredi üretmediğinde, satılan rafineriler petrolü işlemediğinde, satılan telekomünikasyon şirketleri imkân tanımadığında evden bile çıkamazsınız!”
Sevgili dostlar, “stratejik sektör” ve “ekonomik güvenlik” gibi kavramların atlandığı ülkemizde, “Avrupa’nın yediği çikolatayı ben ürettim”, “yattığı yatağı ben düzelttim” gibi “abes” kavramlara sevinmeye devam ediyoruz...
Kimse kusura bakmasın, “alıcı gıda devi olduğu için” bu operasyon “kendi adına çok önemli” olabilir ama Türkiye adına “çok fazla bir şey ifade etmez”... Ayrıca bu alımdan dolayı kendilerini kutluyorum...
Peki, hangi sektörler daha önemli? Örneğin “reel sektöre kan pompalayan” bankacılık sektöründe hangi noktadayız?
Sevgili dostlar, “stratejik sektöre” örnek olarak bankacılığı vermek ve bu noktada özellikle yabancılaşmanın detaylarına inerek, “Türkiye, çok kritik bir sınıra geldi” vurgusunu açmak istiyorum.
İşte detaylar:
* Bankacılık sektöründe yabancı sermaye payı günümüz itibarıyla yüzde 51’in üstünde. Borsa payları ve büyüme de dikkate alınırsa pay yüzde 60’ların dahi üzerine rahatlıkla çıkabilir.
* Satışa çıkarılan bankaların (Ziraat Bankası’nın tamamı, Halkbank ve Vakıfbank’ın yüzde 51’i) yabancıların eline geçmesi halinde, sektördeki yabancı sermaye oranı yüzde 70’in üzerine çıkacak.
* Gelişmiş AB ülkelerinde oranlar oldukça düşük. Örneklemek gerekirse; AB ülkelerinden Almanya’da yabancı sermaye payı yüzde 5, İtalya’da yüzde 8, İspanya’da yüzde 10, Hollanda’da yüzde 11, Danimarka’da yüzde 17, Avusturya ve Fransa’da yüzde 19, Yunanistan’da yüzde 20’nin dahi altında...
* Yabancı payının yüksek olduğu ülkeler AB’nin ve IMF’nin kontrol ettiği daha doğrusu sömürdüğü ülkeler. Bunları da örnekleyelim; Estonya’da yüzde 100, Çek Cumhuriyeti’nde yüzde 95, Slovakya’da yüzde 93, Meksika’da yüzde 82, Macaristan ve Polonya’da yüzde 65, Arjantin’de yüzde 48, Peru’da yüzde 47, Şili’de yüzde 42.
* Türk bankalarına 20–25 milyar dolar yatıran yabancı sermaye, Türk halkının trilyon dolarlık aktifinin kontrolünü ele geçirecek.
* Yabancı bankaların, ülkeyi siyasi-ekonomik krizler öncesinde ve sırasında ani terk etme riski, finansal aracılık hizmetlerinde şok düşüşlere yol açarken, artan rekabet, yerlileri aşırı riskli alanlara itecek.
* Artan yabancı rekabet ile yerliler sektör dışına itilirken, Türk bankacılık sistemi tam bir “oligopol”e dönüşecek.
* Yabancılar “en iyilere” odaklanarak, küçük ve orta ölçeklileri göz ardı edecek.
Sonuç: “Yabancı sermaye” adı altında maddi birikim ve bilginin Türkiye’ye gelmesine ne ben, ne de bu tip uyarıları yapan diğer dostlarım karşıyız. Kesinlikle değiliz ama her konuda olduğu gibi bu dinamik için de “optimal” bir nokta var ve Türkiye “optimal” noktayı geçmek üzere. Bu gerçekten yola çıkarak, hem sizlere, hem yetkililere, hem de siyasi otoriteye yeniden hatırlatmak istiyorum; AB genelinde de hukuken engel olmamasına rağmen, banka satışlarında “görünmez” bir politika izleniyor ve ulusal çıkarlar doğrultusunda gerekli oranlar mutlaka korunuyor. Biz “stratejik olan” her şeyimizi “verirken”, “yeme-içme-hizmet-bez dikme” gibi sektörlerde “öne çıktık, şirket aldık” diye seviniyoruz.
Son söz: Türkiye, çok kritik bir sınırda, banka devirlerine izin verme konusunda “görünmez el”i devreye sokmalı ve sınırların aşılmasına asla ama asla izin vermemeliyiz! Tekrar ediyorum; Türkiye “her alanda” geri dönülmez noktaya doğru gidiyor ve “esas olanı” devrederken, karşılığında “olmasa da olurları” alıyor! Not: “Ne yapabiliriz?” diyenlere şunu söyleyebilirim; Halkbank’ın blok satışından vazgeçilebilir ve bankacılıkta oranın “dengede kalması” ne olursa olsun sağlanabilir...
28 Aralık 2007 22:58
fizban
çok güzel olmuş iki yazı da.
29 Aralık 2007 18:09
bad religion
gercekten godivanin alinmasindan sonra konuyla ilgili kose yazisi/haber sayisini tahmin bile edemiyorum.. memleket genelinde davulla zurnayla kutlancakti nerdeyse.. artik kitlik olur da ac kalirsak ulker kamyonlarla beles godiva cikolata yardimi yapar, cikolatayla doyar karnimiz (!) ..
30 Aralık 2007 00:18
_volkan_
yılmaz özdil mükemmel bir adam. ve eleştirirken sanki karikatür gibisine güldürebiliyor insanı :)
30 Aralık 2007 00:26
feykoğlufeyk
iyi ce sacmaladınız bence kopyala yapıstır yerine yaratıcı olun biraz....
limanları alsaydı o zaman Türk gecinenler...
engelmi koydular onlerine
bu arada comandante nerde apır sapır konu sen acıon haaa masallah yani
30 Aralık 2007 14:36
_volkan_
devletci bir politika izleyebilseydik belki, alırlardı
yavuzcan:p demis ki:
iyi ce sacmaladınız bence kopyala yapıstır yerine yaratıcı olun biraz....
limanları alsaydı o zaman Türk gecinenler...
engelmi koydular onlerine
bu arada comandante nerde apır sapır konu sen acıon haaa masallah yani
30 Aralık 2007 14:40
feykoğlufeyk
nasıl olacaktı o?
yanı nasıl bi kural koyacaktın?
30 Aralık 2007 14:49
_volkan_
Yabancı sermayenin tek bir mantıgı vardır. Yabancı sermaye, sahip olmadıgın teknolojinin ülkeye getirilmesi ya da senin üretemediğin ürünün senin ülkende üretilmesi ve burdan pazarlanması ve de yaratamadıgın istihdam açığının kapatılması için yapılır.
Bizim yabancı sermayemize bakınca. Yabancı sermayenin türkiyeye hiç birşey getirmediğini görüyoruz. Zaten bizim ürettiğimiz teknolojiyi ve ürünleri fabrikaları çok düşük bir fiyattan satın alıyorlar. Yerli teknoloji ve ürün birden yabancı teknoloji ve ürün olup girdisi direk yurtdışına çıktığı gibi
birde gelir gelmez bırak istihdam yaratmayı. işçi çıkarıyorlar. ve yönetici kadrosunuda yurt dısından getiriyorlar.
Dolayısıyla Türkiyeye çağrılan yabancı sermaye mantığının tam aksine hareket etmektedir
Dünya özellikle Avrupa Ülkeleri, Globalleşmenin bu bu zararına karşın çeşitli önlemler almışlardır.
Mesela Aynı ihaleye girecek olan YERLİ girişimcilere VERGİ İNDİRİMİ. Ya da çok değerli hassas konularda sermayenin %51inin yerlide kalması zorunlulugu ya da bunun ilerleyen zamanda yabancıya satılamayacagı zorunlulugunu yapar.
Ya da yerli girişimciye çeşitli avantajlar sağlar. bedava arsa. ya da bilmem kaç yılda ödenecek kredilerler....
binlerce örnek verebilirim sana dünyada bu şekilde ülkelerinin markası olmuşlardan...
sen bizim yabancı sermayede bu mantıga uyan bir tane gösterir misin?
30 Aralık 2007 15:58
feykoğlufeyk
devletci bir politika izleyebilseydik belki, alırlardı
demissin bu onlara satmamaktır... bunuda saglayacak bı yasa yada benzerı bıse yok...
oncekı msjlarıma bakarsan bende yabancıya satma sevdalısı deılım ama bu ıhale kım kazanırsa...
ha sole yaparsın bellı kurallar koyarsın kı oncekı msjlarıma bakarsan bahsettım bunlardan
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/16783
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.