ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Gazeteciler iktidarı tartışmayı seviyor ama iktidar tartışmak zor geliyor. Çok sayıda tahakküm odağının milyonlarca insanın hayatına vurup durduğu tuhaf bir demokratik, sosyal, hukuk devleti
ile her gün çiğnenen bir anayasanız varsa, siyasi iktidar da o ahval ve şerait üstünde dayatmacı olabilir.
***
Türkiye demokratikleşir görünürken, birey hakkı ve özgürlüğünün güvenceleri geçmişe göre artıyor sanılırken; İnsanı sadece kimlik değerleri bakımından değil; gündelik hayatında daha fazla ufalayan, rehin alan, esir düşüren, hırpalayan, küçülten, aşağılayan bir neomuhafazakar + neoliberal + neoulusal + neoküresel sentez mevcut.
Sentez, birbirine karşıt görünen odakların dahi, hükmettikleri alanlardaki tahakküm düzeni bakımından aynı yolun yolcusu olmalarının, aynı kabı sevdiklerinin resmidir.
***
Bu resim orduda, sadece buyruğun değil, hukuksuz, yargısız dayatma, dışlama, cezalar olmasını, insanların ufalanmasını da;
Sivil iktidarın, ayrımcı, kayırmacı, dayatmacı, dışlamacı uygulamaları coşturmasını da;
İktidar denetlemesi beklenen parlamentoda milletvekili inisiyatifi ve parti içi demokrasinin hiç işlememesini de;
Tüm hukuk dışılıkları hukukun ruhu na göre ele alması gereken yargının da kaba hiyerarşi, atama tehdidi ve ödüllerine mahkum kılınmasını veya bizatihi bir güç odağı olarak sahnede yer almasını da;
Akıl, fikir, eleştiri, çoğulculuk, hukuk, bilim ve vicdan odağı olması gereken Üniversite nin lise seviyesi ve neredeyse militer bir hiyerarşi ile güç ilişkisi nin ötesine geçememesini de;
Anayasa, demokrasi, hukuk, insan hakları, özgürlük, adalet, hakkaniyet yörüngesinde; güçsüzün, mağdurun sesini, acısını da vermesi gereken, siyasi, askeri, ekonomik iktidar odaklarını denetlemesi beklenen medyanın da esasta iktidar olmasını da içerir.
Tüm kuvvetlerin, kudret, güç dayatması nda uzlaştıklarını gösterir.
Kimi simgesel değerlerdeki anlaşmazlıkların arka yüzü; bireylerin sokulacağı cendereler, tutulacağı hücreler, tıkılacağı kafeslerde büyük mutabakat ve sıkı ittifak tır.
***
Bu iktidarlar; bireyin güçlü karşısında, sıradan insanın bir kudret ve iktidar karşısında korunması, güçlendirilmesi açısından birbirini nadiren rahatsız eder.
O yüzden;
Siyasi iktidar medyada sendika dan önce, gazetecilerin zaten var olan yıpranma hakkını budamak ister.
Teşvikli havayolu şirketlerinde pilotların, hosteslerin insan ve güvenlik için azami çalışma süresinden öteye zorlanmaması, herkesin güvenliği için sendikalaşabilmesi değil; öncelikle şirketlerin onlar için ödediği sigorta primi ile personelin yıpranma hakkının kazınması gündeme gelir.
90 bin astsubay, 45 bin uzman çavuş, 25 bin uzman jandarmanın kırık kalplerini, hırpalanmış hayatlarını, bakiye emekliliklerini biraz onarabilmekte, yüzlerce subayın mecburi hizmet süresini gözden geçirmekte değil, bu işleri sürüncemede bırakmakta uzlaşır sanki tüm iktidar ve kuvvetler.
Devlet, Emniyet ve AKP'li ya da CHP'li belediyeler, vatandaştan alınan vergiyle döşenmiş cadde, sokak, kaldırımların, kendilerine kanka şirketlerce istila, işgal, gaspına ses çıkarmaz.
Geçim sıkıntısına, zaten faizi esaret gibi olan kredi kartıyla yama çabasındaki yüz binlerce mütevazı insana, karlarını zaten kat kat katlamış bankalarca bir de kart haracı ödetilmesi ne kitle destekli iktidarın, ne kitlesel medyanın kitleye karşı sorumluluğu na girer. Çok çok, liste yayınlarız ha diye bir parmak sallanır havada.
O yüzden;
Tersane işçisinin, banka çalışanının, gazetecinin, madencinin, minik tarım işçisinin, askerin, polisin, özel havayolu personelinin bir nevi köleleştirilmesidir Büyük mutabakat, sıkı ittifak.
***
Birbirlerini fetih, bir ötekine tehdit, diklenme, dayatma çabaları dahi; adalet uğruna, güçlerin güçsüzler gözetilerek frenlenmesi namına değil; güce ve iktidara hayranlık, gücünü, iktidarını, tahakkümünü çoğaltmak uğrunadır.
İKTİDAR tartışamıyorsanız, yarım yamalak bir iktidarı tartışırsınız ancak! Hayatınız rehinken, kendinizi özgür sanırsınız.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/16219
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!