ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Kasımpaşa Teksas hattı
14 Kasım 2007 Çarşamba
Başbakan Recep Tayip Erdoğan Amerika ziyaretinde nasıl başarıya ulaştığını AK Parti Grup toplantısında açıklamış:
-Siz Teksaslıysanız, ben de Kasımpaşalıyım!
Erdoğan bu “bileği güçlü adam” vurgusunu yaptıktan sonra şöyle demiş:
-Artık sabrımız taşıyor!
En sonunda da raconu kesmiş:
-Karar verin: Barzani mi, Irak mı, Türkiye mi?
ABD Başkanı George Bushun bu sözlere, şaka ile karışık şöyle karşılık vermiş olabilir mi:
-Yürü anca gidersin!
Çünkü Erdoğan bu “çıkışını” esprili bir dille yaptığını ifade ediyor. Bush da espriden çok iyi anlar zaten...
Erdoğan bu anekdotu iktidar partisinin gurup toplantısında anlattığına göre “önemlidir” denilerek ertesi gün gazetelerin manşetlerine yerleştirildi.
Şimdi ülkenin kahvelerinde bu sözler konuşuluyordur:
-Gördün mü Tayipi nasıl çakmış kafayı?
-Eyvallah, ne de olsa Kasımpaşalı, yürekli adam!
Devletler arasındaki görüşmeler muhteşem. En büyük müttefikimizle sorunlar çözüldü. Amerika bizi anladı. Sabrımızın kalmadığına inandı.
Görüşmenin başarısı kendini anında gösterdi.
Şimdi Türk jetleri Kuzey Irak sınırında terkedilmiş bir karakolu yerle bir edebiliyor.
Devlet adamlarımızın yabancı meslektaşları karşısında böyle babalanmaları eskilere dayanıyor. 1970lerin ikinci yarısında Milliyetçi Cephe Hükümetinin Başbakanı Süleyman Demirel, Londrada İngiltere Başbakanı Harold Wilson ile görüşmüştü.
Geziyi izleyen gazetecilerin en üst makamında bulunan Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onukun kaleminden yazılan haber ertesi gün gazetelerin manşetlerini süslüyordu:
-Demirel, masaya yumruğunu öyle bir vurdu ki, bileğindeki saat kayışı koptu!
Türkiyenin yüreğine soğuk sular serpildi.
Onurlu dış politika işte böyle olurdu.
Sonradan öğrenildi ki, böyle bir sahne hiç yaşanmamış!
AA Genel Müdürü “toplumsal moral” adına uydurduğu haberi devlet ajansı adına abonelerine servis etmişti.
Türk devlet adamlarının yabancı devlet ve hükümet başkanlarına ara sıra böyle sert posta koyarlar! Bütün ülke vatandaşlarının bu “kahramanlıktan” haberi olur.
Sadece fırçayı yiyen yabancı devlet başkanı bunu bilmez!!!
Erdoğanın Beyaz Saray, “muzafferiyeti” de, sözel zaferler tarihinin özel bir yerine yazılacaktır!
Nazım ALPMAN
14 Kasım 2007 17:22
obsesif-kompulsif
birileri kodummu oturtan genelkurmay başkanı istiyordu ya...o olmadı zira şimdiki genelkurmay başkanımız cumhurbaşkanını merdivenlere kadar uğurlarken , meclis başkanı için amuda bile kalkarım demişti...eksik kalan tarafını da rte tamamlamış işte...
bir söz : hakettiğiniz gibi yönetilirsiniz...
no control demis ki:
Kasımpaşa Teksas hattı
14 Kasım 2007 Çarşamba
Başbakan Recep Tayip Erdoğan Amerika ziyaretinde nasıl başarıya ulaştığını AK Parti Grup toplantısında açıklamış:
-Siz Teksaslıysanız, ben de Kasımpaşalıyım!
Erdoğan bu “bileği güçlü adam” vurgusunu yaptıktan sonra şöyle demiş:
-Artık sabrımız taşıyor!
En sonunda da raconu kesmiş:
-Karar verin: Barzani mi, Irak mı, Türkiye mi?
ABD Başkanı George Bushun bu sözlere, şaka ile karışık şöyle karşılık vermiş olabilir mi:
-Yürü anca gidersin!
Çünkü Erdoğan bu “çıkışını” esprili bir dille yaptığını ifade ediyor. Bush da espriden çok iyi anlar zaten...
Erdoğan bu anekdotu iktidar partisinin gurup toplantısında anlattığına göre “önemlidir” denilerek ertesi gün gazetelerin manşetlerine yerleştirildi.
Şimdi ülkenin kahvelerinde bu sözler konuşuluyordur:
-Gördün mü Tayipi nasıl çakmış kafayı?
-Eyvallah, ne de olsa Kasımpaşalı, yürekli adam!
Devletler arasındaki görüşmeler muhteşem. En büyük müttefikimizle sorunlar çözüldü. Amerika bizi anladı. Sabrımızın kalmadığına inandı.
Görüşmenin başarısı kendini anında gösterdi.
Şimdi Türk jetleri Kuzey Irak sınırında terkedilmiş bir karakolu yerle bir edebiliyor.
Devlet adamlarımızın yabancı meslektaşları karşısında böyle babalanmaları eskilere dayanıyor. 1970lerin ikinci yarısında Milliyetçi Cephe Hükümetinin Başbakanı Süleyman Demirel, Londrada İngiltere Başbakanı Harold Wilson ile görüşmüştü.
Geziyi izleyen gazetecilerin en üst makamında bulunan Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onukun kaleminden yazılan haber ertesi gün gazetelerin manşetlerini süslüyordu:
-Demirel, masaya yumruğunu öyle bir vurdu ki, bileğindeki saat kayışı koptu!
Türkiyenin yüreğine soğuk sular serpildi.
Onurlu dış politika işte böyle olurdu.
Sonradan öğrenildi ki, böyle bir sahne hiç yaşanmamış!
AA Genel Müdürü “toplumsal moral” adına uydurduğu haberi devlet ajansı adına abonelerine servis etmişti.
Türk devlet adamlarının yabancı devlet ve hükümet başkanlarına ara sıra böyle sert posta koyarlar! Bütün ülke vatandaşlarının bu “kahramanlıktan” haberi olur.
Sadece fırçayı yiyen yabancı devlet başkanı bunu bilmez!!!
Erdoğanın Beyaz Saray, “muzafferiyeti” de, sözel zaferler tarihinin özel bir yerine yazılacaktır!
Nazım ALPMAN
14 Kasım 2007 17:30
comandante
Ne yazık ki halkımızda bunlara inanıyor. Vay be delikanlı adam işte Kasımpaşalı falan diye hoş görüyor ve gidiyor oy veriyor. ABD'de yaptığının burada yaptığından bi farkı yok. Orada Gerorghe W. Bush'un bi taraflarını yaladı, geldi burada Suudi Kralının elini eteğini öptü. Tıpkı daha önce Hocasının Kaddafi'ye kendisinin terörist Hikmetyar'a diz çöktüğü gibi. Biat kültürü ile yetişmişler. Fazlasını bekleyemeyiz.
114 Kasım 2007 17:48
cemzengin
paylaşım için teşekkürler ...
14 Kasım 2007 18:35
sprue
Vay anasına sayın seyirciler.
Ne kadar da kolaymış bu halktan! oy toplamak.
Demek ki AKP dışındaki partiler ne kadar basiretsiz, ne kadar aciz, ne kadar aptalmış.
Baksana bu kadar kolay oy toplanabilecek halktan bile oy alamıyorlar. Of offf. Ne olacak sizin sonunuz :)
comandante demis ki:
Ne yazık ki halkımızda bunlara inanıyor. Vay be delikanlı adam işte Kasımpaşalı falan diye hoş görüyor ve gidiyor oy veriyor. ABD'de yaptığının burada yaptığından bi farkı yok. Orada Gerorghe W. Bush'un bi taraflarını yaladı, geldi burada Suudi Kralının elini eteğini öptü. Tıpkı daha önce Hocasının Kaddafi'ye kendisinin terörist Hikmetyar'a diz çöktüğü gibi. Biat kültürü ile yetişmişler. Fazlasını bekleyemeyiz.
14 Kasım 2007 22:51
souvereign jr.
iyi tayyip'e çakmıyolar kafa :D
14 Kasım 2007 22:57
-glycerine-
keşke oy toplamakla adam olunsaydı.keşke aldıkları oyun altında biraz sorumluluk hissedip,biraz güçlü olabilselerdi.
114 Kasım 2007 23:02
sprue
Anlatırdım neler yaptıklarını, Türkiyeye nasıl çağ atlattıklarını ama...
Anlamazsın ki...
-glycerine- demis ki:
keşke oy toplamakla adam olunsaydı.keşke aldıkları oyun altında biraz sorumluluk hissedip,biraz güçlü olabilselerdi.
114 Kasım 2007 23:09
souvereign jr.
evet çağ atlattılar kesin. atom çağından taş devri çağına :D göbeğini kaşıyan adamlar...
şakayı bırakayım da tayyip deniz baykal'a neler demiş öyle , size ekmek yok burdan flan! oha be sen kimsin ya! oğlunun gemi'cik'inden bahsedince , damadının işinden bahsedilince , ... kısacası damarına basılınca ve gerçekler yüzüne vurulunca nası da etrafına sataşıyo. çiftçi anamız ağlıyo diyo , başbakan al lan ananı git diyo... YUH!
114 Kasım 2007 23:17
souvereign jr.
halen de savunuyosunuz ya pes...
Hangi ülkenin başbakanı ve / veya cumhurbaşkanı , ülkesine gelen başbakanın yada cumhurbaşkanının ayağına kadar gitmiştir? Yanıtı mı hiçbir ülkenin tabi ki de... e peki bizimkiler naptı Otel odasında görüştüler! Çankaya Köşkü'nü madem kullanmıcan Otel'ler daha pratik , ozaman Köşk'e ne diye çıktınız bisürü tartışma çıkarttınız? Hem nedir şeref madalyası kazandıracak ne yapmıştır Diğer Abdullah çok merak ediyom...
14 Kasım 2007 23:22
sprue
Hep aynı şeyler. Çiftçi rahat etmemiş olsa tekrar gidip oyunu vermezdi. Bırakalım bu işleri...
14 Kasım 2007 23:23
comandante
Atatürk Cumhuriyetine gelişinde Anıtkabir'i ziyaret etmeyen adama devletin Şeref Madalyasını verip bi de kıçını yalayarak mı çağ atlattılar...
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/15799
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.