-Yokluğumuzdan Kalan-
Yoksun,
Kilometrelere dökünce çok yakındasın
Zihnime dökünce çok uzakta
Kelime olup dökülünce kağıdıma
Hiç olmadığın kadar yakın.
Yokum,
Parmaklarımın dokunabildiği kadar yakın
Kalbimin kaybolmuşluğu kadar uzağım
Korkularıma,cesaretsizliğime ise
Hiç olmadığım kadar yakınım.
Ah…O kadar ‘’yok’’tuk ki sevgilim
Birlik olup,biz olmayı denedik.
Dünyanın iki ucunda kaybolmuş,iki çocuktuk.
Yaralı,bereli o ürkek halimizle
Birbirimize tutunalım istedik.
Kaybolmuşluğumuzun verdiği hüzünle
Evimiz olsun istedik.
Dünyadaki evim olur musun?dedin.
Sen de benim evim ol dedim.
Yokmuşuz,
Anlamamamız yüreğimizi acıttı.
Tekiller dünyasında çoğul olmaya çalışan,
İki masum hayalperest çocuktuk.
Dünyanın çıkmazlarını hiç hesaba katmadık.
Şimdi senin içinde ben,benim içimde sen
‘’Biz’’olamamış ben ve sen,
İkişer tekil olarak yaşıyor,
Bitmez bir suskunluk ve ölüm sakinliği içinde.
Şimdi biz iki kimsesiz çocuk,
Yüreğini bir parkın kimsesiz bir bankına,
Emanet bırakmış iki çocuk
Duyulamayan şarkılar söylüyoruz birbirimize
Ayrılığımızın ayazında üşüyen ellerimiz
Birbirini bulacak kadar yakında
Tutamayacak kadar uzakta
Evimiz ise yok,hiç olmayacak
Yokmuşuz,anlamamız yüreğimizi acıttı.
O kadar yokmuşuz ki
O kadar yokuz ki artık
En azından bir şiirde tutunalım istedim
Ama bu şiir ne bir dilek ne de bir keşke diyor
Sana ya da bana…
Dünyanın bütün kirinden koruyorum bu şiiri kuytumda
Ayaz bile vuramıyor şiirimizin yüzüne
Senden bile koruyorum bu şiiri
Hiçbir zaman okumayacaksın,ne acı…
Kendimden bile koruyorum bu şiiri
Yazıp,gömeceğim kuytuma
Açıp okumayacağım bir daha,ne acı…
O kadar yokmuşuz ki,
Biz olamamış senden ve benden bile koruyorum artık
Saklıyorum aşkımızı
O kadar yokmuşuz ki
Anlamam yüreğimi acıttı.