ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Babam ilginç bir adamdır. Emekli olduktan sonra da devam etti çalışmaya, kaldı ki çok da erken emekli oldu. Almanya dönüşünde emekli olarak geldikten sonra, garip garip işler yaptı, pek tabi ben o zamanlar ufaktım, keza hala ufak yapımı korumaktayım..
Eam sıralama belki yanlış olabilir ama; önce bir gazetede şöförlük, sonra peynir satma işi, ardından tiner satma. Sonrasında irili ufaklı serbest meslekler, ardından plastik sanayi..
En son orada kaldı ve artık bırakması gerekiyordu, 60 yaşına gelmiş kereta hala çalışıyordu. Bıraktı da, işte tam burada ilginçliği daha da arttı, feci derece de kitap okumaya başladı. Yok! Yani öncesinde de okuyordu. Ben ne kadar kitap okumasam da okutuyordu da, düşünün yemek yerken, köşe yazarlarını okuyordu. Her daim bir hırsı vardı, siyasete, toplumsal gelişmelere ama daha da bir hırslı ve ilgili oldu.
Ben evin en küçük çocuğu olduğumdan bazı ailevi şeyler saklanırdı benden ama artık yaş kemale erince açıklanıyor bazı bunlar. Çok ufak etken olsa da, Almanya’ya gidişimizde sanırım biraz babamın sol görüşü de etkenmiş.
Pek tabi ‘’babandan bize ne’’ diyeceksiniz..
Ama iki ana karakterin konuşmasını bir şekilde aktaracağım, biri babam biri ben.. babamı anlattım, beni de artık oradan buradan öğrenebilirsiniz diye düşünüyorum..
Babamlar ‘’cumhuriyet mitingleri’’ne katıldı, ben katılmadım..
O dönem babam sordu; ‘’Neden katılmıyorsun?’’ diye.. Katılmak isterdim ama ciddi derecede çok yoğundum. Ama bunun ötesinde bazı kesimler sinirime dokunuyordu, televizyonlarda bu ilk başlarda halk haraketi denilirken, artık denilmemeye başlanmıştı, bir kaç siyasi parti ve kanal amanın bunu sahiplenen yoksa bir el atalım demişlerdi çünkü. Aynen sahipsiz bıraktığımız Türkiye’ye el atmaya çalışanlar gibi.
Türkiye asla sahipsiz demeyin, yıllardız hepimiz sahipsiz bıraktık..
O yürüyüşlerde beni en çok sevindiren olaysız olmalarıydı..
Aradan zaman geçti, şimdiki olaylar patlak verdi. Tam bunun öncesinde, bir kanalda biri çıkıp ‘’biz kaç kişiyiz?’’ dediği anda, teknolojiyle uzaktan yakından alakalı olmayan ebeveynlerim; ‘’gir bakalım, üye de yap bizi!’’ dediler. Bu olayında çok güzel olduğunu söylediler. Babam özellikle. Evet, tamam bir yerden başlamak güzel, birleşmek vesaire. Pek tabi o konuşan biri çok da güzel söylüyor, sadece bu baştakine değil veya sadece bir olaya değil, kötü olan her şeye karşı birleşmek.
Birleşmiş bir sürü insan düşünüyorum. Böyle bir sahneyi canlandırdığımda aklıma hemen savaş geliyor. Bir sürü insan savaş dışında şu dünyada acaba neden birleşir ki? Gülümsüyorum ve pek tabi savaştan başka bir şey olamaz diyorum.
İşte, bu biz kaç kişiyiz muhabbetlerinin ortasında ben şununla karşı çıktım babama, ve dedim ki;
Birleşelim, birleşelim.. Sonra ne olacak? Hadi baba kalk birleştik, topladık bir milyon olduk.. İstersen 5 milyonda benden olsun, eder 6 milyon.. Ne olacak? Ne yapacağız?
Zaten sürekli birleşmekten başka bir şey yapmıyoruz ki..
O bir milyon kişi, yeter lan artık ben böyle bir ülkede yaşayamam bunu içime sindiremem diyip işini gücünü bırakıp sokağa dökülecek mi? O bir milyon kişiden elli bin öğretmen ben bu şartlarda, eğitimin bu kadar kötüleştiği bir sistemde ders anlatmam! Önce bu sistem düzeltilecek, tüm kötü faktörler eğitimden arındırılacak. Sonra ben çürük birey değil sağlam birey yetiştireceğim! Diyecek mi?
Baba, sen birleşsen ne olur? Senin birleştiğinin farkında mı bu aklı başından uçmuş kitle? Senin birleştiğinin farkında olacak mı birleştiğinde bu kanında banknotların seri numaralarından başka bir şey olmayan kesimler? Olmayacak!
Sen birleşeceksin.. yürüyeceksin sonra evine gideceksin.. Yine o hayatı para olmuş piç için işe gideceksin! O yürüyecek, ertesi gün aklı başından gitmiş 9 çocuklu beyinsizin kitabı olmayan 5. çocuğuna eğitim vermeye çalışacak!
Ben yürüyeceğim baba, ya sonra? sonra ertesi gün yalnızca para kazanmak uğruna okula gideceğim, söz de bilim öğrenmeye..
Ama baba, bıraksak her şeyi.. öğrenmeyi bıraksam ben, gitmesem okula, yaşamasam.. öğretmen girmese derse, bıraksa her şeyi.. memur işi bıraksa, işçi kazısını.. bak sana 6 milyon vermiştim.. yok! Sadece bir milyon her şeyi bıraksa, hepimiz çıksak sokağa, hiçbir şey yapmasak, bu ülke düzelmedikçe, bizler, hepimiz düzelmedikçe, tehlikenin farkına varan sadece biz değil herkes ve her konuda olmadıkça bu ülkede yaşamanın haram olduğunu gösterksek?
İşte o zaman herkes anlamaz mı? O zaman herkes farkına varmaz mı? O zaman o paragözün de işi bitmiş olacak, beyinsizin de.. O zaman hayat durmaz mı? O zaman herkes bu ülkede bir şeylerin, hatta her şeyin boka sardığını anlamaz mı?
Birleşelim, birleşelim.. ama sonrasında bir şeyler yapalım.. artık yürüyenlere de çapulcu deniliyor..
Siz, sizin zamanınızda ne yapmıştınız? Bu ülkeyi bu durumdan kurtarak gençler diyen siz, bu ülkenin bu durumda olmasından sorumlu değil misiniz? Siz biz kaç kişiyiz mi demiştiniz? Yoksa, ‘’ne yapmalıyız?’’ mı demiştiniz..
Biz kaç kişiyiz? değil, asıl soru, Biz ne yapmalıyız?
tavşanın terk etmesi ya da etmemesi dağın umrunda olmaz kardeşim :)
tavşan kendi habitatında yaşar gider :)
26 Ekim 2007 01:55
gıro ®
bu ülkede bi sik olmaz...
biri anca götümüze dürtecek öyle gideriz...
26 Ekim 2007 02:13
küçük bir kız çocuğu
savaşmasını biliriz biz tepki vermesini değil.. topla tüfekle 3. dünya savaşı çıksa çok başarılı olur ülkemizi korumak için can da veririz ama.. ama işte..
26 Ekim 2007 07:48
aslan67
Önemli olan boyu değil işlevi..
26 Ekim 2007 09:29
pfelconte
iteat değil
itaat
126 Ekim 2007 09:48
*sütoğlan*
ben niye onu o saatte iteat yazdıysam
alkışı kopardın benden yine hadi
pfelconte demis ki:
iteat değil
itaat
26 Ekim 2007 11:25
boomerang ¹³
konfüçyüs; “bir devlet aklın ilkeleri ile yönetiliyorsa, yoksullukla sefalet utanç vericidir; yok, bir devlet aklın ilkeleri ile yönetilmiyorsa, varlıklılıkla sefahat utanç vericidir.”
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/15379
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.