ipuçları, yani etiketler; sitede dolaşırken içeriğe kolay ulaşmanızı sağlayacak sözcüklerdir.
bu anahtar kelimeler ile forum başlıklarını, grupları birbiriyle bağlayabilir, kategorize edebilirsiniz.
örnek başlığımız "hababam sınıfı" olsun; iyi ipuçları: mizah,rıfat ılgaz,sinema,kemal sunal,domdom ali,inek şaban,adile naşit
kötü ipuçları: çokkk komikk,bunun adı neydi unuttumm,bi bakar misiniz,çok egleniyorum,pffff
ekleyeceğin ipuçları -adı üstünde ipucu- mutlaka başlıkla ilgili olmalı!
artık bu başlığa ipucu ekleyebilecek kıvama gelmişsindir! bol şans
Hakkari Dağlıca'da, 12 şehit verdiğimiz baskının ayrıntılarını bilen yok. Devlet makamları açıklama yapmıyor. Kafamızdaki soruları kim cevaplayacak
Dilsiz şeytan olmayacağız...
Türkiye bir öfke seli içinde...Sıkılı tek bir yumruk olduk.
12 askerimizi şehit verdiğimizi öğrendiğimde SKYTURK ekranının yayın akışını derhal değiştirdik.
Özel yayına geçtik... Birkaç saat içinde Dağlıca bölgesinde verilen şehitlerin sayısının 16’ya ulaştığı haberi geldi... 8 askerimizin kaçırıldığı bizzat bölgedeki askerlerden geldi.
Bir gazeteci olarak aklıma üşüşen onlarca soruya yanıt bulamamanın şaşkınlığı ve öfkesi içindeydim.
Daha Gabar’da verilen 12 şehidin kanı kurumadan, hesabı sorulmadan nasıl bu denli sert bir darbe almıştık? Alabilmiştik?
Nereden geldiler? Nasıl vurdular? Bu sayılar nasıl doğru olabilirdi?
Genelkurmay, hükümet neden bir açıklama yapmıyordu?
Olay resmi açıklamaya göre 21 Ekim günü 00:20’de meydana gelmişti?
Genelkurmay Başkanı anında bilgilendirilmiş ardından Başbakan’a bilgi verilmişti...
Saatler 12:00’yi gösterirken yani olayı bizim duymamızdan ve yayına geçmemizden itibaren saatler geçmişti ve tek bir açıklama yoktu.
Haber merkezimize kayıtlı tam 4500 telefon geldi.
Bunlardan 200’ü ağlamaktan konuşamıyordu.
Tek bir soru vardı?
“Bu söylenenler doğru mu? Devlet nerede ve neden bir açıklama yapılmıyor?”
Başbakan oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada doğrudan bizi hedef aldı ve, “Ajitatif yayın yapıyorsunuz. Susun!” dedi.
Peki, susalım...
O halde şu sorulara birileri yanıt versin.
İSTİHBARAT ZAFİYETİ VAR MI?
Dağlıca’daki piyade taburunun emniyet bölüğüne saldıran terörist grubun 200 kişi olduğu ifade ediliyor. Bu grup sınırımızı nasıl geçmiştir? Bu kadar yüksek sayıda bir hareket bölgedeki termal kameralar tarafından nasıl algılanmamıştır? Bölgede istihbaratın her şey olduğu biliniyor “yerel kaynaklardan” o ana kadar bir bilgi alındı mı? Alındıysa bu bilgi hangi nasıl süzgeçlerden geçirildi? “İstihbaratı kıymetlendirmeyi” hangi unsurlar (MİT, JİTEM, Emniyet istihbarat,vs) yaptı?
PUSU MU? BASKIN MI?
Bu çapta zayiat için “pusu” ifadesi kullanılıyor. “Pusu” intikal halindeki birliklere “kapan” veya “ağ” atılmasıyla düzenlenen ani ve planlı saldırıdır. Bu emniyet bölüklerinin taburun etrafındaki mevzilerde “durduğu” ve “baskın” yedikleri doğru mudur?
BASKIN NASIL GERÇEKLEŞTİ? 8 ER NASIL KAÇIRILDI ?
Bu çapta bir baskın için PKK’nın bölgede haftalar süren bir istihbarat ve gözleme faaliyeti içinde olması gerektiği ifade ediliyor. Sabit mevzilerde teröristi “bekleyen” bu timlere 3 ayrı noktadan ağır silahlarla saldırıldığı söyleniyor. Ancak havan, RPG-7, bixi ağır makinelilerle gerçekleştirilen bu saldırıya karşın siperlere “girmeden” bu derece yüksek bir zaiyet verilemeyeceği de bilinen askeri bir gerçek. Evlatlarımızın siperlerin içine kadar girebilen teröristlerce “yakın mesafeden atışla veya el bombası kullanılarak” şehit edildiği iddia ediliyor.
Kaldı ki Genelkurmay karargahı tarafından her nedense ancak dün öğle saatlerinde “resmen” açıklanan 8 askerimizin kaçırılması olayı da bu baskının siperlere kadar girilerek yapıldığını kuvvetle destekliyor. Tüm bu argümanlar doğru mu?
ABD, PKK’YA İSTİHBARAT DESTEĞİ VERDİ Mİ?
PKK’lı grubun saldırısı sırasında ve öncesinde bölgede uçuş yapan kaç ABD helikopteri olduğunu biliyor muyuz? ABD’nin bölgede konuşlu belli unsurlarının hava fotoğrafları ve benzeri datalarla Kandil’e istihbari destek verdiği mümkün veya doğru mudur?
PKK’LILARIN CESETLERİ NEREDE?
Genelkurmay saat 13:00 sularında ilk resmi açıklamasını yaptığında 23 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Bu cesetler nerede? Dağlıca’daki mevzilerin yanında mı yoksa daha derinlerdeki arazilerde mi? Daha sonra bu sayı 34’e çıktı...Basınla bu görüntülerin paylaşılması toplumun mevcut sosyal psikolojik sürecinde zararlı mı olur faydalı mı olur?
TSK FARKLI BİR TAKTİK İZLİYOR MU?
PKK’nın eylem pratiğini, bölgenin coğrafi şartlarını ve muharebenin seyrini çok iyi bilen uzmanlar bu tip baskınlardan sonra PKK’lı grubun baskına son derece yakın sınır ötesi yakın arazilerde “zula mağaralara” sığındığını ve etrafta bir iki gözcü bırakarak uykuya çekildiğini anlatıyorlar. TSK’nın “manevra birlikleri” 20 yıldır değişmeyen bu paterni bozmak için nasıl bir taktik anlayış geliştirmiştir?
PKK’nın Dağlıca baskını sonrası birkaç kilometre güneydeki Avaşin kampına çekileceği biliniyor. Bu kamp ve çevresine birlik atılmış mıdır?
GABAR DOSYASI AÇILDI MI?
Gabar’daki 12 Mehmetçiğin ise bir “pusu”ya kurban gittiği anlaşılıyor. O olayla ilgili olarak TSK bir soruşturma açmış mıdır? Şayet açtıysa burada bir ihmal veya tedbirsizlik var mıdır?
Sayın yetkililer, başta hükümet, bu soruların sorulmasını istemiyor...
O zaman benim bir istirhamım daha var. Bu soruları biz sormayalım ama o zaman bu soruları ima yoluyla sorup TSK’ya son derece çirkin ithamlarda bulunan kalemleri de susturun.
Güneydoğu’da görev yapmamış kerameti kendinden menkul bazı adamların ekranları parselleyip saatlerce harita karşısında ahkam kesmesi ve bilgi kirliliğine yol açması olacak iş değil.
O halde basını azarlamak yerine oturup bir koordinasyon merkezi kurun bunun içinde de uzmanlardan oluşan; doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiyi anında bizlere ulaştıracak saygın bir ekip kurun. Medyayı da 24 saat bu yapıya muhatap kılın.
Bu orduyu yıpratmanın kimseye hakkı yok.
TSK bu yakıcı soruları göğüsleyecek ve açıkça yanıtlayacak özgüvene, birikime ve sonsuz kamu desteğine elbette sahiptir.
Ama artık hainliğe varan bu 5. kol faaliyetlerine dur demek yerine bize cepheden saldırıp azarlamanın da vicdanla bağdaşır tarafı yoktur.
Sıra yaralı askerin ifadesinde:
Sabah Gazetesi'nden Erhan Öztürk'ün haberine göre; hastaneden, kendisini telefonla arayan yakınları ile görüşen Mehmetçik, Çatışma saatlerce sürdü. O kadar kurşun sıktık ki, mühimmatımız bitti. Bendeki şarjörler bitince, şehit olan arkadaşlarımızın şarjörlerini aldım. Beş şarjör bitirdim dedi. Halen askeri bir hastanede tedavi altında tutulan ve durumu iyi olan Dağlıca Taburu'nun kahraman gazisi bazı arkadaşlarının da kaçırıldığını söyledi. İşte kahraman askerin anlattıkları:
KÖSTEBEK KUŞKUSU
Cumartesi'yi pazara bağlayan gece yarısı, birliğimize sızma yaptılar. Çok kalabalıklardı. Ve çok yüklü gelmişlerdi. Biz tepede 50 kişiydik. Uyuma şansımız yoktu. Tepe emniyetini alıyorduk. Çok yakınımızda olduklarını biliyorduk, sesleri geliyordu. Telsiz konuşmalarını da dinliyorduk. Üstlerimizden öğrendiğime göre, içimizden, bizi bilen biri 'Buraya gelebilirsiniz, Burası savunmasız demiş... Bir anda geldiler.. Her yerden çıkıyorlardı. Özellikle üst bölgeyi çevrelediler. Biz iki gün öncesine kadar biliyorduk geleceklerini. Çok kalabalıklardı. Adamların nöbet tuttuklarını, doldur boşalt yaptıklarını, şarjörlerini değiştirdikler değiştirdiklerini her şeyi gördük. Hem termal kamera, hem nikon hem de gece görüş var. Her şeyi gördük. Bizimkiler sekiz kilometre öbür tarafa 3- 4 tane havan attı.
SAYILARI 150'DEN ÇOKTU
Gelenlerin sayısı 150'nin üstündeydi diye tahmin ediyorum. Çünkü üç bölgeyi yuvarlak içine aldılar. Hepimiz uyanıktık. Saat gece 12'yi 20 geçe başladı. Saat 4'e çeyrek kala kobra helikopterler geldi. O saate kadar hep savunmaya çalıştık. Mühimmatımız bitti. Bende üç şarjör kaldı. Şehit olan arkadaşlarımızın şarjörlerini aldım. Beş şarjör bitirdim. El bombası pimi çektim. Bir tane hücüm yeleği buldum. Onlar üstten ve arkadan saldırdılar. Biz önden bekliyorduk. Bizim inip, çıkamayacağımız yerlerden geldiler. Bunları önceden tespit etmiştik. Benim onbeş metre ilerimdeydi adamlar. Kürtçe falan konuşuyorlardı. İsimlerini falan hep duydum. Roketleri vardı. Çok sağlam gelmişlerdi. Doçka (bir tür uçaksavar) bile getirmiş adamlar. Çok ağır bir silah. Silahlar, el bombaları....Bizden 7-8 kişi şehit düştü. Biz 50 kişiydik. 20 kişi kaldık. 14'ü hastanede burada. Sağlamlar. Gerisi ya onlarla gitti. Ya da şehit oldu.
YARALILARI TAŞIDIM
Sonra kobralar bastırmaya başlayınca çocukları aldılar, gittiler. Ben bir tanesini vurdum diye sanıyorum. Çünkü el bombası pimi sesini duydum. On metre yukarımdaydı. Biz aşağıdaydık. Benim yanımda çok arkadaşım öldü. İki tanesini sırtımda taşıdım helikoptere. Onlar gidince sağdan soldan yaralıları topladık. Ben de yaralıyım ama diğer diğer çocuklara göre iyiyim. Sağlığımda bir sorun yok...
Aslında yok ama hareket alanı CIA ve Mossad ın hareket alanına kadar...
PUSU MU? BASKIN MI?
Sayısal olarak pusu , aksiyonel olarak baskın..
BASKIN NASIL GERÇEKLEŞTİ? 8 ER NASIL KAÇIRILDI ?
Asıl amaç asker kaçırmaktı...Yoksa böyle bi planı bu çabulcular gerçekleştiremez...
ABD, PKK’YA İSTİHBARAT DESTEĞİ VERDİ Mİ?
İstihbari ve askeri desteklerini sorgulamaya gerek yok...
PKK’LILARIN CESETLERİ NEREDE?
pkklılar genelde ceset bırakmazlar...Ancak bir tane vatan evladı milyonlarca pkklı ile kıyaslanamaz...37 tane öldürüldü açıklaması da yanlış oldu kanaatimce...
TSK FARKLI BİR TAKTİK İZLİYOR MU?
Mümkün ...
GABAR DOSYASI AÇILDI MI?
Bu dosya tehlikeli...İki görüş var...Sadece birisini söyleyebilirim...O da hava operasyonu yapıldığı şeklinde...Öldürülenlerin hepsi kürt kardeşlerimiz...Bunu da Mossad ın yaptığı söyleniyor...
123 Ekim 2007 18:04
tosi
benim anlamadığım baskın saatleri bellidir gece 2 veya sabaha karşı 5 civarı saldırıya geçiliyo gerekli önlem nasıl alınamaz? yeterli mühimmat yoksa bile komutanın hatası olduğu kanaatindeyim.herşeyin önceden planlanması gerekirdi saldırı olacağından haberdarlarken komutanın planı neymiş bunu merak ediyorum..
bence ciddi bir boşluk var..bir şekilde örgütlenip siyah kurdele siyah kıyafet giymek yerine elimizden geldiği kadar yardım yapmalıyız şimdilik en mühimi bu ve ben osman pamukoğlunun göreve alınmasını istiyorum tekrar..
23 Ekim 2007 18:25
no control
DIYALOG
- usta
- ne var ismail
- usta ne olacak bu harbin sonu?
- iyi olacak
- nasıl yaniü
- yemekli vagonda rakı içeceğiz.
- biz mi
- biz.
- ee, kömür? kim atacak, kim sürecek makineyi
- onu da biz.
- alayı bırak usta. kim kazanacak
- biz.
- usta, bir sualim daha var. şu gördüğün raylar dolanır mı bütün dünya yüzünüü
- dolanır.
- demek ki harp olmasa ama yalnız harp değil, hudutlarda sorgu sual sorulmasa, rayların üstüne saldık mı makineyi dünyanın bir ucundan öbür ucuna varır.
- deniz dedi mi durur.
- gemilere binersin
- tayyare daha iyi
- ben tayyareye binemem usta, anamın vasiyeti var.
- tayyareye binme diye mi
- hayır, karıncayı bile incitme diye.
- sen ne hafızın oğlusuun. zararı yok ulan yine de bineriz tayyareye. adam öldürmek için değil, gökyüzünde püfür püfür sefa sürmek için. şimdi sen hele ateşi bi süngüle
(N.hikmet...memleketimden insan manzaraları..)
23 Ekim 2007 18:54
fref01
safak söktü AV vakti!!!!! bu vatana can feda biz HAZIRIZ!!!
23 Ekim 2007 19:07
luca leotardo
Arkadaşlar bakın çatışmadan 4 saat sonra helikopterler geliyor.
Bir olaya dikkatinizi çekmek istiyorum, Güneydoğu' da Ankara' dan genelkurmay' dan habersiz askeri kamyon çalıştıramazsınız. Oradaki ordunun tek kumandanı genelkurmaydır bunu bilsin herkes, yoksa herkes helikopterime bindim gittim, askerlerimi aldım daldım derse ortada ne koordinasyon kalır ne canlı asker... Bölgede mücadelede görev yapmış tüm kişilere sorabilirsiniz.
Bunu da bazı arkadaşlarımız bilsin diye söyledim
johnny sacromoni demis ki:
Gelenlerin sayısı 150'nin üstündeydi diye tahmin ediyorum. Çünkü üç bölgeyi yuvarlak içine aldılar. Hepimiz uyanıktık. Saat gece 12'yi 20 geçe başladı. Saat 4'e çeyrek kala kobra helikopterler geldi.
23 Ekim 2007 19:18
cassio
Arkadaşlar bakın çatışmadan 4 saat sonra helikopterler geliyor.
1-)Uydu sistemi ile elektronik cihazlar kapatılabiliyor...(aselsanda çalışan 3 mühendis bu sistemi kırmaya çalıştığı için öldürüldü)
2-)Haberleşme imkanı uydu ile kapatılmış olabilir...
3-)Bu ihtimali söylemek istemiyorum...
123 Ekim 2007 19:22
kafamagöre
2gün önceden biliniyordu ama bi hazırlık yapılmadımı gelecegi yerlere pusu kurulmadımı içlerinden biri bilmiyormuydu ordumuzun beklediğini ozman neden geldi bunlar.?
3 muhendis neden öldürüldü?
helikopter 4 saat sonra nden geldi
Aselsan da çalışan 3 mühendis(2 elektronik bir makina) f16 lardaki dost uçak düşman uçak ayrımını çözdü...Bizim f16 lar ingiliz,yunan ve abd f16 larını dost uçak olarak görürken onların f16 ları bizi düşman uçak olarak görüyordu...Aselsandaki kardeşlerim bu sistemi düzelttiler...Bundan sonraki çalışmaları f16 ları uydu sisteminden kurtarmaktı...Şu anda abd uydu kontrolünden uçaklarımızı indirebilir...(ırak harekatı sırasında bağdatta 1 tane bile uçak havalanamamıştı)Bu sistemi neredeyse çözmüşlerdi...Ancak 3 üne de intihar süsü verilerek öldürüldü...(bi tanesi iki bileği kesilmiş ve elleri bağlı halde bulundu...)Biyolojik olarak insanın iki bileğini kesebilmesi imkansızdır...Diyelim ki kesti elleri bağlı bulunuyor...
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu özelliği kullanabilmek için siteye giriş yapman lazım.
Bu başlığı arkadaşlarının inceleyebilmesi için bloguna veya web sayfana ekleyebilirsin!
Başlığın sadece adresini eklemek istiyorsan şu URLyi yazman yeterli:
http://www.ortakantin.com/forum/15338
Başlığı adıyla birlikte web sayfana eklemek istiyorsan, gerekli HTML kodlarını kutunun içinden kopyalayıp kendi web sayfanın kodlarının arasına ekleyebilirsin:
sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin. Hemen üye ol!
Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!
Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.