ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > güncel > tüm dediklerim uydurmacaydı
boomerangi asin boomerang kek ay ne sikik basliklar aciyorsunuz boluculuk
mesaj ekleyeni başlık aç forum ana sayfası facebook'ta paylaş!

Sayfalar: 1  2  3  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12
 
boomerang ¹³
boomerang ¹³
Bir film vardı, kısa olanlarından, hassiktir adını unuttum dediklerimden. Neyse efenim, adı sanı, yazanı, oynayanı mühim değil pek, zira ben olayı anlatacağım..

Dönem zencilere eziyet dönemi ama!

Bir öğretmen var, bir sınıf ve pek tabi ufaklıklar. Öğretmen her daim olduğu gibi sınıfına geliyor. Az önce deliler gibi ses çıkaran öğrenciler oturmuş, sus pus öğretmenlerinin güne başlama merhabasını bekliyorlar. Ama öğretmen, birkaç gün önce yaşanılan tatsız kavganın izlerini taşıyor, hala üzüntüsü var bünyesinde. Merhaba demiyor, diyemiyor, konuşmaya başlıyor ve diyor ki;

“Size bugün bir şey söylemem gerekiyor, ama bu çok mühim ve gerçek.”

Ufacık çocuklar, heyecanla dinliyorlar.

“Aranızda mavi gözlüler var! Onlar diğerlerinizden daha akıllılar!”

Çocuklar ufak, öğretmen bu ya, o an, hepsi birbirine bakıyor. Ufaklar ya! “Allah allah, ne diyor bu salak” diye değil de; “Acaba kimin gözü mavi değil diye bakıyorlar!”

Evet evet, ayrım başlıyor..

Durmuyor, durduramıyorsunuz, mavi gözlüler ayrı geziyorlar. Birkaç gün önce beraber oyun oynadıkları arkadaşlarıyla dalga geçiyorlar. Öyle bir boyut alıyor ki, tuvaletlere mavi renkli gözlüler için, diğerleri için yazılmadık şey kalmıyor o ufacık çocukların elinden.

Günler geçiyor, gözlükle gelenler oluyor okula, benim göz rengim belli olmasın diye!

Artık dayanamıyor öğretmen; yine “merhaba” diyemiyor, “birkaç gün önce iki arkadaşınız neden kavga etmişti?” diye sesleniyor.

Kimse net bir cevap veremiyor, verilemez de zaten, çünkü o kadar basit, o kadar komiktir ki bu kavgaların başlangıcı söylemeye utanır insan.

Öğretmen sessizliğe ekliyor; “Tüm dediklerim uydurmacaydı”

Şimdi anlıyor musunuz etrafınızdaki ayrımcılığı? Şimdi anlıyor musunuz zenciler için söylenenleri?

Tüm dediklerim uydurmacaydı, şimdi anlıyor musunuz bölmeyi, bölünmeyi, bölünmeye alet olmayı..

Çocuklar o derece etkilenmişler ki, sinirden yumruklarını sıkıyorlar o an..

Ben ‘’Hassiktir filmin adını unuttum’’ dedim ya, benim ‘hassiktir’im de neymiş ki..

Öğretmen bölücülük yaptı, böldü!
Ama ya çocuklar?
İzin verdiler.. düşünmediler..
Sorgulamadılar..
Oyun arkadaşlarını, sıra arkadaşlarını suçladılar, ben farklıyım diye dolandılar!
Tamam dediler öyledir dediler..
Onlara sunulan en büyük hazine olan çeşitliliği es geçtiler..

Bir bölünmedir gidiyor, bugün böyle bölünüyoruz, şehit ile, kolpa ülke kurma hayalleriyle, ben farklıyım ile. Bundan önce, ama az önce de baştaki örtüyle bölündük, durun bekleyin, bakın bu bitsin yine gelecek o örtü önümüze, yine kaldığımız yerden bölüneceğiz. Şu an kalp kalbe şehit için yüreği yananlar yine bölünecekler, kalp kalbe ben onlardan değilim diyenler bu örtü yüzünden siz benden değilsiniz diyecekler!

O bitse de bir şeyler sunulacak, biz de yiyeceğiz bunları bir güzel..

Bu coğrafyada, tanımı belli cumhuriyette, tam bağımsız olarak bir arada yaşamak, çeşitliliğin zenginliğiyle bir arada olmak varken; ‘’Biz bir güzel yiyoruz..’’

Allah için bir öğretmen yok mu, çıkıp; ‘’Tüm dediklerim uydurmacaydı’’ diyecek?

Parmak kaldırdım, söz hakkımı aldım;

‘’Malesef yok, birlik olmak, birlik istemek sadece kendi düşünceni, kendi acını paylaşmak için olmaz! Her yanlış, her olumsuzluk, her kişi içindir..’’

‘’Yanınbaşındakinin gözlerinin içine baktığında bugün sen ne veriyorsan aynı şeyleri diğer bir gün senin için yapacağını bilmektir..’’

Gün, bugün. Bugün, dünden beri hak ettiklerimizle uğraşıyoruz..
 35   22 Ekim 2007 20:06   mesajın adresini al  
 
zodiac
zodiac
çok güzel bi yazı emeğine sağlık..
22 Ekim 2007 20:12   mesajın adresini al  
 
denizhan
denizhan
ne de güzel her şeyi bir çırpıda özetlemiş, mükemmel bir yazı.
bunu okutsak bir bir .. aa ne kadar doğru cevaplarını alacağımıza adım gibi eminim.
peki ya ders çıkaran ?
resim halbuki o kadar gözümüzün önünde ki !
yazık ..
22 Ekim 2007 20:14   mesajın adresini al  
 
kafamagöre
kafamagöre
cidden cok güzel bir yazı ...
22 Ekim 2007 20:15   mesajın adresini al  
 
gıro ®
gıro ®
öğrencide de zeka olması gerekiyor ne yazık ki...

22 Ekim 2007 20:20   mesajın adresini al  
 
ne alaaka
ne alaaka
olay aslında böyle şahane bi kaç satırda açıklanabilecek kadar kolay.karmaşıklaştıran biziz heralde.
bi zaman sonra parmak kaldıran değil de öğretmen olursun belki...
22 Ekim 2007 20:38   mesajın adresini al  
 
aslan67
aslan67
ben olmadan böyle yazılar yazmaya utanmıyor musun lan bumi?:)

ben alkışlamazsam içimde kalır arkadaş..
23 Ekim 2007 00:31   mesajın adresini al  
 
İrena
İrena
çok güzel bi yazı öle çok ihyiyacımız varki böyle yazıları okumaya,okutmaya
23 Ekim 2007 00:48   mesajın adresini al  
 
porcelain babé
porcelain babé
tek yürek,tek bilek...
23 Ekim 2007 01:22   mesajın adresini al  
 
cassio
cassio
Belki de farkında olmadan Türkiye nin 84 yıllık özeti çıkartılmış...
Yazıyı beğendiğimi söylemeliyim...
Tesellim şudur ki gerçeklerin her zaman ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır...
O adamların toplum mühendisleri günde 25 saat mesai yapıyor...
Biz ne yapıyoruz şunlar onlar diye kamplaşarak onların(toplum mühendisleri) ekmeğine yağ sürüyoruz...
Bugün mukavemet dersim vardı...
Hocamız önce başsağlığı diledikten sonra anlatmaya başladı...
Bir parçaya tek başına uygulanan kuvvetler parçayı zorlar ve eğer...
Eğer o parça kendini oluşturan maddelerle bir araya gelip kuvvete direnç gösterirse uygulanan dış kuvvet hiç bi işe yaramaz...Çünkü parçacık artık kendi içindeki reaksiyonları bir kenara bırakıp özüne dönmüş ve birleşmiştir...Hatta üzerine uygulanan kuvvetler artık önemini yitirmiştir...
Absürd bir örnek değil...O parça biziz...Biz o parçayla nice destanlar yazdık...Daha çok değil bir asır önce Çanakkale de omuz omuza verdiğimizde yedi düvele mukavemetimizin sarsılmaz olduğunu ispat ettik...
Madde içindeki atomlar da aynı oldukları için değil farklı oldukları ve birbirlerini tamamladıkları için birbirine sarıldılar...



boomerang ¹³ demis ki:

Bir film vardı, kısa olanlarından, hassiktir adını unuttum dediklerimden. Neyse efenim, adı sanı, yazanı, oynayanı mühim değil pek, zira ben olayı anlatacağım..

Dönem zencilere eziyet dönemi ama!

Bir öğretmen var, bir sınıf ve pek tabi ufaklıklar. Öğretmen her daim olduğu gibi sınıfına geliyor. Az önce deliler gibi ses çıkaran öğrenciler oturmuş, sus pus öğretmenlerinin güne başlama merhabasını bekliyorlar. Ama öğretmen, birkaç gün önce yaşanılan tatsız kavganın izlerini taşıyor, hala üzüntüsü var bünyesinde. Merhaba demiyor, diyemiyor, konuşmaya başlıyor ve diyor ki;

“Size bugün bir şey söylemem gerekiyor, ama bu çok mühim ve gerçek.”

Ufacık çocuklar, heyecanla dinliyorlar.

“Aranızda mavi gözlüler var! Onlar diğerlerinizden daha akıllılar!”

Çocuklar ufak, öğretmen bu ya, o an, hepsi birbirine bakıyor. Ufaklar ya! “Allah allah, ne diyor bu salak” diye değil de; “Acaba kimin gözü mavi değil diye bakıyorlar!”

Evet evet, ayrım başlıyor..

Durmuyor, durduramıyorsunuz, mavi gözlüler ayrı geziyorlar. Birkaç gün önce beraber oyun oynadıkları arkadaşlarıyla dalga geçiyorlar. Öyle bir boyut alıyor ki, tuvaletlere mavi renkli gözlüler için, diğerleri için yazılmadık şey kalmıyor o ufacık çocukların elinden.

Günler geçiyor, gözlükle gelenler oluyor okula, benim göz rengim belli olmasın diye!

Artık dayanamıyor öğretmen; yine “merhaba” diyemiyor, “birkaç gün önce iki arkadaşınız neden kavga etmişti?” diye sesleniyor.

Kimse net bir cevap veremiyor, verilemez de zaten, çünkü o kadar basit, o kadar komiktir ki bu kavgaların başlangıcı söylemeye utanır insan.

Öğretmen sessizliğe ekliyor; “Tüm dediklerim uydurmacaydı”

Şimdi anlıyor musunuz etrafınızdaki ayrımcılığı? Şimdi anlıyor musunuz zenciler için söylenenleri?

Tüm dediklerim uydurmacaydı, şimdi anlıyor musunuz bölmeyi, bölünmeyi, bölünmeye alet olmayı..

Çocuklar o derece etkilenmişler ki, sinirden yumruklarını sıkıyorlar o an..

Ben ‘’Hassiktir filmin adını unuttum’’ dedim ya, benim ‘hassiktir’im de neymiş ki..

Öğretmen bölücülük yaptı, böldü!
Ama ya çocuklar?
İzin verdiler.. düşünmediler..
Sorgulamadılar..
Oyun arkadaşlarını, sıra arkadaşlarını suçladılar, ben farklıyım diye dolandılar!
Tamam dediler öyledir dediler..
Onlara sunulan en büyük hazine olan çeşitliliği es geçtiler..

Bir bölünmedir gidiyor, bugün böyle bölünüyoruz, şehit ile, kolpa ülke kurma hayalleriyle, ben farklıyım ile. Bundan önce, ama az önce de baştaki örtüyle bölündük, durun bekleyin, bakın bu bitsin yine gelecek o örtü önümüze, yine kaldığımız yerden bölüneceğiz. Şu an kalp kalbe şehit için yüreği yananlar yine bölünecekler, kalp kalbe ben onlardan değilim diyenler bu örtü yüzünden siz benden değilsiniz diyecekler!

O bitse de bir şeyler sunulacak, biz de yiyeceğiz bunları bir güzel..

Bu coğrafyada, tanımı belli cumhuriyette, tam bağımsız olarak bir arada yaşamak, çeşitliliğin zenginliğiyle bir arada olmak varken; ‘’Biz bir güzel yiyoruz..’’

Allah için bir öğretmen yok mu, çıkıp; ‘’Tüm dediklerim uydurmacaydı’’ diyecek?

Parmak kaldırdım, söz hakkımı aldım;

‘’Malesef yok, birlik olmak, birlik istemek sadece kendi düşünceni, kendi acını paylaşmak için olmaz! Her yanlış, her olumsuzluk, her kişi içindir..’’

‘’Yanınbaşındakinin gözlerinin içine baktığında bugün sen ne veriyorsan aynı şeyleri diğer bir gün senin için yapacağını bilmektir..’’

Gün, bugün. Bugün, dünden beri hak ettiklerimizle uğraşıyoruz..

23 Ekim 2007 01:36   mesajın adresini al  
 
doomswar
doomswar
bizim tek sorunumuz suçlu aramak suçlu ararken yere bakıyoruz fakat önümüze baksak ve hatta yürüsek suçlu ağayımızın altında ezilebilir...bu cümle 1 kişi içindi şimdi bunu 70 milyon düşünün....suçlularezilir...
17 Kasım 2007 05:53   mesajın adresini al  
 
væringjar
væringjar
So let us begin anew remembering on both sides that civility is not a sign of weakness, and sincerity is always subject to proof. let us never negotiate out of fear, but let us never fear to negotiate.

let both sides explore what problems unite us instead of belaboring those problems which divide us.

-john f. kennedy
17 Kasım 2007 10:54   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  3  Sonraki Sayfa >>      şu anda 1 - 12

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2009