ana sayfaya dön
ÜYE OL  GİRİŞ 

başlık ara
 
forum
forum > güncel > mehmetçiklerimiz için yardim kampanyasi
mesaj ekleyeni başlık aç forum ana sayfası facebook'ta paylaş!

Sayfalar: 1  2  << Önceki Sayfa      şu anda 13 - 21
 
!...wtf...!
!...wtf...!
Bu konunun bu kadar az konuşulması açıkcası bu sitede fazla milletini düşünen yok demek degilsede pek takılmıyor anlamına gelir sanırım....!!!

Belki hatalı bişey yazdım ama bence bu konunun sitedeki mit olayından en azından bu sefer daha çok konuşulması gerekirken çok az yorum yapılması ve belkide okunması açıkcası bunu yazdırtıyor.

15 Ekim 2007 23:23   mesajın adresini al  
 
potestatis
potestatis
bu yazıyı okuyun belki barışa yardımcı olur

Beytüşşebap, Gabar ve Lice sonrasında burjuva siyaseti ve medya tam bir histeri atmosferi yaratmış bulunuyor. Türk Kamu-Sen'e bağlı sendikalar ve faşistler öncülüğünde sokaklara dökülen topluluklar da şovenist histeriyi kışkırtıyor. Sanki Türkiye hiç tanımadığı bir durumla karşılaşmıştır. Sanki neredeyse bütün 90'lı yıllar bu tür olaylarla dolu değildir. Amaç, Gabar ve Lice'de 15 gencin ölmesinin insanların yüreğinde yarattığı acıyı kullanarak Kuzey Irak'a uzun zamandır yapılmak istenen operasyon ve Kürt hareketine genel olarak saldırmak için uygun bir atmosfer yaratmaktır. Evet, 15 gencin ve onlardan önce binlerce, on binlerce insanın ölümü insanın canını yakacak acı bir şeydir. Ama can kayıplarının devam etmesinin sorumlusu, 23 yıllık bir savaştan sonra halkın gözünün içine bakarak bu iş daha yıllarca devam edecek diyebilenlerdir. Kürt sorununa barışçı ve adil bir siyasi çözümü reddedenlerdir. İşçiler ve emekçiler bu inada karşı çıkmalı, daha fazla gencin ölmesini, bu toprakların kana bulanmasını engellemeye çalışmalıdırlar.

Şimdi “terör” karşısında ne öneriliyor? Sınırötesi operasyon, Kuzey Irak'a karşı ekonomik yaptırımlar, Güneydoğu bölgesine yönelik sosyo-ekonomik kalkınma hamlesi, DTP'yi sindirmek ya da ezmek... Bu önlemler ve en başta sınırötesi operasyon başta Kuzey Irak'ı, sonra Bölge'yi, sonra bütün Türkiye'yi kana bulama riskini yaratır. Başka biçimde söylenecek olursa, bugün 15 (ya da Beytüşşebap dahil edilirse 27) kişinin ölümü üzerinden kışkırtılan atmosfer sayesinde alınacak kararlar yarın yüzlerce, hatta binlerce gencin, hatta sivilin ölümüne yol açacak bir cehennemi zinciri harekete geçirebilir. Bununla da kalmaz Kürt sorununu daha da derinleştirir, halkların karşı karşıya getirme riskini yaratır. Türkiye'yi Irak ve Ortadoğu'nun cadı kazanı içine çeker.

Kimse kendini aldatmasın! Yaşanan olayları “terör” diye nitelemek ve şeytan taşlar gibi sabah akşam “teröre karşı ulusal birlik” ilan etmekle hiçbir sorun çözülmez. Ortada bir savaş vardır. 23 yılda on binlerce can alan ve bütün toplumu sarsan bir olaya “terör” adını takmak halkı aldatmaktır. İşçi ve emekçiler bu yalana kanmamalıdırlar. Bugün Türkiye'nin karşısındaki sorun bir savaşın nasıl bitirileceği sorundur. Bu kadar yalın! Her savaş bir siyasi çatışmanın ve sorunun silahlar aracılığıyla sürdürülmesidir. Bu savaşın ardında ise bugün kimsenin yadsıyamadığı Kürt sorunu yatıyor. Herkes Kürt sorunundan söz ediyor. Tayyip Erdoğan yıllar önce “düşünmezseniz Kürt sorunu diye bir şey yoktur” diyerek felsefi anlamda idealist yaklaşımın karikatür derecesinde komik bir örneğini vermişti. Ama iki yıl sonra “Kürt sorunu”nun varlığını kabul etmek zorunda kaldı. Bugün Kürt sorunu ile savaş sorununu birbirinden ayıramazsınız, çünkü Kürt sorununun toplumun gündemine girmesi savaş dolayısıyla olmuştur. Ayırmak istiyorsanız, hodri meydan, çözün bakalım Kürt sorununu! Kısacası, savaşı bitirmek, gençlerin ve başkalarının ölmesini engellemek isteyen Kürt sorununa siyasi bir çözüm bulur. Bu da savaşın gerekçesini ortadan kaldırır. Aksinde diretmek ve üstelik halkın gözünün içine bakarak “bu iş daha yıllarca sürecek” demek, “daha çok genç, daha çok sivil ölsün” demekle eşanlamlıdır. İşte son günlerin kayıplarından bu yaklaşımda inat edenler sorumludur.

Şimdi önerilen yöntemlerin ne kadar anlamsız olduğunu, ne kadar büyük zarar getireceğini anlamak için bunlara kısaca bakmak yeter.

Sınırötesi operasyon 90'lı yıllarda sürekli başvurulmuş bir yöntemdir. 1992'den başlayarak ordu, “Kuzey Irak Harekâtı”, “Çelik-I”, “Çekiç”, “Şafak” gibi adlarla anılan operasyonlarda sınır ötesinde savaşmıştır. Peki bunlar ne işe yaradı? Savaş bugün de devam etmiyor mu? Bu tür bir operasyon, başka bütün sonuçları bir yana, Türkiye'de yaşayan Kürtlerin büyük tepkisine yol açacak ve halklar arasındaki çatlağı biraz daha büyütecektir. Böyle bir operasyonda Türkiye içinde doğacak ağır şovenist hava, linçlere, hatta kitle katliamlarına ortam oluşturabilir.

Burada söylenenler sınırötesi operasyonun, ihtimal düşük de olsa, ABD ile çatışmaya yol açabileceği endişesiyle bundan uzak durmaya çalışanlarının yaklaşımıyla hiçbir bağ taşımıyor. İşçi Mücadelesi, Türkiye'nin NATO'dan çıkmasını, ABD'yle bütün askeri bağlarını kesmesini, İncirlik Üssü'nün kapatılmasını savunuyor. Dolayısıyla, ABD ile bir çatışma olasılığı bizi korkutmaz. Mesele, Kürt halkıyla çatışmamaktır. Çünkü o mazlum bir halktır.

Kuzey Irak'a ekonomik yaptırımlar, sadece iki halk arasındaki gerilimleri arttırmayacak, aynı zamanda dönüp Türkiye burjuvazisini de vuracaktır. Bugün Türkiye'nin Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi ile dış ticaret hacmi 3 milyar doları, Türkiye'den müteahhitlerin aldıkları işler ise 4 milyar doları aşmıştır. Ekonomik yaptırım ya hayaldir ya da Türkiye hakim sınıfının zararlı çıkmasıyla sonuçlanacaktır.

Güneydoğu bölgesinde sosyo-ekonomik kalkınma hamlesi vaadi, insanın kanını donduruyor. Türkiye'nin en yoksul bölgesi olan bölgeye yatırım yapılması için 23 yıllık bir savaşın olmasını mı beklemek gerekiyordu? Ya da Gabar ve Lice'de 23 gencin hayatını yitirmesini mi? Ayrıca bu hamlenin anlamı nedir? “Terör” denen şeyin toplumsal tabanını oymak. Bu size savaşın büyük Kürt kitlelerinin gözüne devletten, burjuvaziden, medyadan farklı göründüğünü anlatmıyor mu? Nihayet, Kuzey Irak'a yaptırım uygularsanız, bölgenin can damarlarını kurutursunuz. O zaman bir elinizle verdiğinizi (yatırım hamlesi) öteki elinizle geri almakta olduğunuzu göremiyor musunuz?

Nihayet DTP milletvekillerine ve partinin kendisine saldırılar, özellikle de vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve meclisten ihracı, Kürt sorununun ve savaşın siyasi bir çözüme kavuşturulması bakımından çok önemli bir olanağın ortadan kaldırılması olmakla kalmıyor. Siz isterseniz bu olanağı beğenmeyebilirsiniz. Ama Kürt milletvekillerinin hepsi 100 binlerce oy alarak meclise girdi. Onları meclisten çıkarmak istemek onlara oy veren o yüz binlerin, o milyondan fazla insanın iradesini hiçe saymak demektir. Bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur, kimsenin haddine düşmemiştir.

Hayır, Kürt sorununun tek bir çözümü vardır: Kürtleri muhatap alacaksınız. Siyasi ve barışçı bir çözüm bulacaksınız.

 1   15 Ekim 2007 23:25   mesajın adresini al  
 
ern
ern
Kimse kendini aldatmasın! Yaşanan olayları “terör” diye nitelemek ve şeytan taşlar gibi sabah akşam “teröre karşı ulusal birlik” ilan etmekle hiçbir sorun çözülmez

Sen insan mısın ??? Şu yaşananlara terör deiyemeyenin ne hali varsa görsün .. Eğer sokak ortasında patlayan bir bomba ile annen baban kardeşin can verseydi aynı yazıyı yine kopyalayabilecek miydin ??
 1   15 Ekim 2007 23:41   mesajın adresini al  
 
!...wtf...!
!...wtf...!
Al abi o zaman bide bunu okutun belki o zaman bir kaçınız daha duyarlı hale gelirsiniz...!!!


DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, DTP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının planlandığını öne sürerek, Meclis'ten kovulursak, halkımızın yanına oturur en büyük sivil eylemlerimizi yaparız. Arkamızda Cudi var dedi.
Bayram dolayısıyla seçim bölgeleri olan Şırnak'a giden milletvekilleri Kaplan ve Sevahir Bayındır, Habur Sınır Kapısı'nda halkla bayramlaştıktan sonra açıklamalarda bulundu. DTP'lilerin dokunulmazlığının kaldırılmasının planlandığını öne süren Kaplan, Sizin seçilmiş DTP'li vekillerinizi yani bizi, TBMM'den kovmak istiyorlar. Biz bu halkın verdiği oy ile Meclis'e gittik. Onların cümlelerini kullanmamızı istiyorlar. Bizim arkamızda Cudi, önümüzde Habur var. Buradan, sınırdan Erdoğan'a sesleniyorum; Sayın Erdoğan, sen sultan değilsin, biz de senin kölen değiliz. Bizi Meclis'ten kovarlarsa biz de halkımızın içine gelir oturur, onlarla en büyük sivil eylemlerimizi yaparız diye konuştu.

'Kürtler susturulamadı'

Kaplan, AKP hükümetine 'sınırı geçmeyin' çağrısında da bulunarak, Başbakan Erdoğan tezkere hazırlamış, Irak Kürdistanı'na saldırmayı düşünüyor. Türkiye oraya gittiğinde sınır ötesi operasyon değil halkların savaşı olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin 84 yıldır başına gelen diktatörler, askerler ve baskıcılar tarafından Kürtler susturmaya çalışıldı. Ama susturulamadı. Demek ki sorun baskıyla değil diyalog ve muhataplıkla çözülür dedi.
Başbakan'ı şehit kanı üzerinden ahlaksız siyaset yapmakla suçlayan Kaplan, Bu millet AKP'ye nasıl oy vermişse almasını da bilir. Bu halk, Başbakan'ı malulen emekli edip tezkeresini eline verecektir dedi.

Milliyet
16 Ekim 2007 00:07   mesajın adresini al  
 
souvereign jr.
souvereign jr.
yarın bakalım nolacak. tezkere bi çıksın pkklılar gene ateşkese mi sığınacak görücez...
16 Ekim 2007 00:11   mesajın adresini al  
 
chillipepper
chillipepper
600 milyon $ vererek 3G ihalesinde tekel halinde ihaleyi almayı başaran, çok sayın!!! turkcell firması, 150bin ytl vererek benim epeeey bi hayır!!! dualarımı aldı...
utanmadan bir de sadece turkcell adına değil; turkcell, digiturk ve iddaa üçlüsünden bu kadar para gelmesi rezalet onlar adına, kaldı ki ondan sonraki bağışçılar bu rezaletlerini verdikleri bağışla defalarca yüzlerine çarptı, çarpmaya devam ediyor...
16 Ekim 2007 01:07   mesajın adresini al  
 
chillipepper
chillipepper
aslanım hemşehrim benim;
adam gibi adamdır kendisi, burada da göstermiş yine insanlığını ve adamlığını...

NEVZAT DEMİR'DEN 2.5 MİLYON YTL

FIRATPEN Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Demir'den dev bağış

Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek Kampanyasına bir büyük bağış da Nevzat Demir'den geldi. FIRATPEN Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Demir'in bağışı ile toplam bağış miktarı 36.826.656 YTL'ye ulaştı.
16 Ekim 2007 09:17   mesajın adresini al  
 
julians
julians
fırat pen nin boru reklamıda çok onur verici
16 Ekim 2007 15:26   mesajın adresini al  
 
geronimo
geronimo
konu hemşehrilikten açılmışsa benim de ibrahim kefeliden bahsetmem gerek..

cirosunun yüzde 2 sini ebediyen bağışladı kendisi..ve sıfırdan kurmuştur bisseyi..bu hale sıfırdan gelmiştir..artvin dağlarından bu noktaya gelmiştir..ama çare için yeterli olmayacak işin kötü yanı o..



chillipepper demis ki:

aslanım hemşehrim benim;
adam gibi adamdır kendisi, burada da göstermiş yine insanlığını ve adamlığını...

NEVZAT DEMİR'DEN 2.5 MİLYON YTL

FIRATPEN Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Demir'den dev bağış

Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek Kampanyasına bir büyük bağış da Nevzat Demir'den geldi. FIRATPEN Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Demir'in bağışı ile toplam bağış miktarı 36.826.656 YTL'ye ulaştı.

16 Ekim 2007 16:31   mesajın adresini al  
 
 
Sayfalar: 1  2  << Önceki Sayfa      şu anda 13 - 21

sen de yazmak ister misin?
Binlerce üniversiteli gibi ortakantin'e katılabilirsin.
Hemen üye ol!

Bu foruma yorum eklemek için siteye üye olman veya giriş yapman gerekiyor.

Üniversiteliler ortakantin forumlarında gündemi takip ediyor, arkadaşlarıyla ve diğer üyelerle fikir alışverişinde bulunuyor ve sınırsızca mesajlaşıyor!

Üye olmak, profilini ve fotoğraf albümünü oluşturmak için buraya tıkla.
ortakantin.com bir expodea üretimidir (c) 2005-2009