Hulki Cevizoğlu'nun Kurtuluş Savaşı ve bugünkü durumu mukayese ettiği İşgal ve Direniş adlı kitabında rasladığım bir sayfalık yazısını sizlerle paylaşmak istedim.
BEYGİR KİŞNEDİ.. Vatan savunmasında gençler her türlü özveriyi göze alıp, mücadele ediyordu. onlar gibi başka mücadele veren de, Mahmut Esat Bozkurt idi. (Mahmut Esat Bozkurt. 1892-1943. Türk devlet adamı ve hukukçu. Türk devriminin ideolojisi olan Kemalizm'in önde gelen kurumcılarından biri. Bugünkü Ankara Hukuk Fakültesi'nin kurucusu. Türk Medeni Kanunu başta olmak üzere Cumhuriyet'in temek kanunlarının mimarı. Atatürk'ün Adalet Bakanı. 1924.) İşgale karşı direnişi, Cumhuriyet kurulduktan sonra da devam etti. Bozkurt, yıllar sonra da gençlerin yan gelip yatmamaları ve vatanı sebip korumaları için öğütlerde bulunmayı sürdürdü. 1934'te yayınlanan Türk İhtilali'nde Vatan Müdafaası adlı kitabındaki şu örnek bugün de akıllarda yer edecek niteliktedir:
Ölüm nedir, hayat nedir?
(...)
Şimdi de yaşadıklaını zanneden bir iki Romalı'nın hayatlarını anlatayım. Bazı Romalılar'ın mezar kitabelerinde şunları okuyoruz: 'Yedim, içtim, kazandım, eğlendim. Herşeyi yaptım. Şimdi burada yanıma kar kalan yalnız bunlar oldu. Ziyaretçi! Akıllı isen benim gibi yap.'
Türk genci bu bir hayat mıdır? Nihayet bir hayvanın mezarına bir taş dikilmek istense, bundan başka ne yazılabilirdi? Belki biraz daha açık ifade ile 'Burada yatan beygir yedi, içti, tepindi, kişnedi, buraya gömüldü ve bunlar yanına kar kaldı' denebilirdi.
Bu mezar kitabeleri neyi ifade eder, bilir misiniz? Bence Roma'nın yıkım devirlerini.
Mübarek Kadir Gecenizi tebrik ederim.